7. Ceza Dairesi, 5607 sayılı Kanuna muhalefet suçunda lehe kanun, etkin pişmanlık, HAGB ve ceza belirlemedeki hatalar nedeniyle mahkûmiyet kararını bozdu.
Özet: Kaçakçılık suçundan yargılanan sanıklardan birinin beraat kararı onanırken, diğer sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmü, sanık lehine olan kanun hükmünün belirlenmemesi, etkin pişmanlık hükümleri kapsamında yapılan ödemenin yanlış değerlendirilmesi ve ödeme süresi konusunda sanığın yanıltılması, temel cezanın belirlenmesindeki çelişkiler, hükmün açıklanmasının geri bırakılması şartları oluştuğu halde reddedilmesi, hak yoksunluklarının hatalı uygulanması ve suçta kullanılan nakil aracı hakkında karar verilmemesi gibi hukuka aykırılıklar nedeniyle bozulmuştur.
7. Ceza Dairesi         2022/11672 E.  ,  2026/6812 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/43 E., 2021/419 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜMLER : Sanık ... hakkında beraat, sanık ... hakkında mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I.Katılan ... İdaresi Vekilinin Sanık ... Hakkında Verilen Beraat Hükmüyle Sınırlı Temyiz Talebinin İncelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
II.Sanık ...'ın Hakkında Verilen Mahkûmiyet Hükmüne İlişkin Temyiz Talebinin İncelenmesinde;
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkemece kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
Dava konusu kaçak sigaraların gümrüklenmiş değerinin normal değerde olduğu gözetilerek, sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. madde ve fıkrası ile suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545, 72 42... sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son cümlesinin yollaması ile aynı Kanun'un 3/5, 3/10, 3/10-son. maddelerinin somut olaya ayrı ayrı uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime elverişli biçimde birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Kanun'un belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabul ve uygulamaya göre;
1.7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulanmasının olanaklı hale geldiği cihetle, sanığa talimat Mahkemesince tebliğ edilen etkin pişmanlık ihtaratında gümrüklenmiş değer toplamının iki katı kadar parayı hüküm verilinceye kadar ödemesi için ihtarda bulunulması gerekirken "duruşma gününe kadar'' kesin süre verilerek, ödeme yapabileceği süre hususunda yanıltıldığı ve sanığın kendisine kamu zararı olarak bildirilen 40.137,33 TL'yi ödeyerek buna ilişkin dekont sunduğu da gözetildiğinde, 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi kapsamında gümrüklenmiş değer toplamının iki katı tutarından, sanığın daha önce ödediği miktarın mahsup edilerek yeniden ihtaratta bulunulması ve sanığa "hüküm verilinceye kadar" ödeme yapması halinde cezasında 1/2 oranında indirim yapılacağı bildirilerek etkin pişmanlık hükümlerinin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2.Hüküm fıkrasında temel cezayı belirlerken ''alt sınırdan uzaklaşmak üzere'' denilmesine karşın, temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi ve kaçak eşyanın değerinin ''hafif'' olduğu kabul edilmesine karşın ''hükmolunan cezanın 2/3'sinin indirilerek'' denilmesi suretiyle hükümde çelişkiye sebebiyet verilmesi,
3.Sanığın adlî sicil kaydının, hakkında yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi hususunda engel teşkil etmediği anlaşılmakla, hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesine objektif şartlar yönünden engel hali bulunmayan ve alınan savunmasında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanmasını talep eden sanığın, kurum zararını da kapsayacak şekilde 40.137,33 TL ödeme yaptığı gözetilmeksizin, daha önceden hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği şeklindeki gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
4.Netice 1 yıl 3 ay hapis cezası kısa süreli olmamasına rağmen, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53/4. maddesi uyarınca hak yoksunluklarının uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
5.Suçta kullanılan ve iddianamede müsaderesi talep edilen nakil aracı hakkında bir karar verilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, sanık ... hakkında 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca cezada kazanılmış hakkın korunmasına, 02.06.2026 tarihinde karar verildi.