İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin kambiyo senedinden kaynaklı menfi tespit davasında, imza ve dolandırıcılık iddialarına dayalı ihtiyati tedbir talebinin yaklaşık ispat yetersizliğiyle reddedilmesine ilişkin istinaf incelemesi.
Özet: Davacı, eski sevgilisinin güven ilişkisini kötüye kullanarak imzasının sahteciliğiyle düzenlendiğini iddia ettiği 15.750.000 TLlik kambiyo senedine dayalı icra takibinin durdurulması için teminatsız ihtiyati tedbir talebinde bulunmuş; ancak ilk derece mahkemesi, yaklaşık ispat şartının yerine getirilmediği ve banka havalelerindeki açıklama eksikliği gerekçesiyle bu talebi reddetmiş, davacı ise senedin talil edilmesi nedeniyle ispat yükünün davalılara geçtiğini ve mahkemenin hatalı yorumladığını belirterek karara itiraz etmiştir.

T.C.
İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ16. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IDOSYA NO:2026/783 EsasKARAR NO:2026/1151 KararİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ:10/04/2026NUMARASI:2026/294 E. SAYILI ARA KARARDAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ:09/07/2026İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:TALEP:Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dilekçesi ile; dava konusunun temelini keşidecisi müvekkili olan, lehtarı davalı ... ve son ciranta ile hamilinin davalı ... olarak görünen 15.750.000,00-TL bedelli, 15/02/2024 tanzim ve 30/08/2024 vade tarihli kambiyo senedine dayalı olarak İstanbul 33. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin oluşturduğunu, takipte ödeme emrinin müvekkiline 10/09/2025 tarihinde tebliğ edildiğini, müvekkilinin dava konusu senette yer alan imzanın kendisine ait olmadığı itirazında bulunarak İstanbul 21. İcra Hukuk Mahkemesinin 2025/598 Esas sayılı dosyası ile imzaya itiraz ettiğini, öte yandan müvekkili tarafından davalılar hakkında 08/09/2025 tarihli şikayet dilekçesi ile tehdit, hakaret, dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik konularında suç duyurusunda bulunulduğunu, savcılık soruşturmasının İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2025/201778 Soruşturma sayılı dosyası ile devam ettiğini, davalı ...'ın müvekkili ile arasındaki güven ilişkisini kötüye kullandığını, müvekkili ile davalı ...'ın 2013 yılında tanışmış olup 2018 yılında başlayan ilişkileri kapsamında uzun süre birlikte yaşadıklarını ve nişanlandıklarını fakat davalının sergilediği olumsuz tutum ve davranışlar nedeniyle taraflar arasındaki ilişkinin sona erdiğini, taraflar arasında geçmişte güven ilişkisinin sonucu olarak müvekkilinin banka hesapları ile çeşitli kişisel verilerinin davalı ...'ın hakimiyetinde olduğunu, ilişki sona erince davalının müvekkilinin hesaplarına erişim sağlamaya yönelik girişimlerde bulunduğunu, bu durumun davalının müvekkili üzerindeki güven ilişkisini kötüye kullandığını açıkça ortaya koyduğunu, davalıların senedi talil etmeleri nedeniyle ispat yükünün davalılara geçmiş olduğunu ve borç ilişkisini senetle ispatlamakla yükümlü olduklarını, takibe konu senet üzerinde herhangi bir ihdas nedenine yer verilmediğini, davalıların senedi ciro etme sebeplerine ilişkin birbirleriyle çelişen açıklamalarda bulunduklarını, müvekkilinin huzurdaki davaya yargılama giderlerini karşılamaya gücü bulunmadığını, müvekkiline ait tüm menkul ve gayri menkul mallar ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz uygulandığını, müvekkilinin tek gelir kaynağı olan taşınmaz kira gelirlerine de aynı şekilde haciz konulduğunu belirterek, bu nedenlerle müvekkili aleyhine haksız ve hukuka aykırı olarak yöneltilen İstanbul 33. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takibinin teminatsız olarak tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.TEDBİR TALEBİNİN REDDİ KARARI:İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 10/04/2026 tarihli 2026/294 E. sayılı ara kararıyla; "...Somut durumda talep dilekçesi incelendiğinde; davalı ...'ın bononun düzenlenme nedenine ilişkin "borç verdim" iddiasını ve davacının banka hesabına para transferi vakıası anlatılmakla birlikte hesaba havalelerde herhangi bir açıklama olup olmadığı dava dilekçesi açıklanmamış olmakla yaklaşık ispat yerine getirilmediği..." gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği görülmüştür.İSTİNAF BAŞVURUSU:Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; dosyaya sundukları uzman görüşünde de belirtildiği gibi, senedin talili halinde ispat yükünün davalı tarafta olduğunu,Mahkemenin ispat yükünün HMK'nın 190. maddesi uyarınca davalılara geçtiğini göz ardı ederek ve farklı yorumlayarak oy çokluğuyla ihtiyati tedbir taleplerin, reddetmesinin hatalı olduğunu,Davalı ...'ın müvekkiline borç verdiği şeklinde bononun ihdas nedenini talil etmesi nedeniyle, bu ilişkiyi HMK'nın 200 ve 201. maddeleri uyarınca ispat etmesi gerektiğini,Mahkemenin banka havalelerinde açıklama bulunup bulunmadığının belirtilmediği gerekçesiyle yaklaşık ispatın sağlanamadığı sonucuna ulaştığını, oysa davalının borç ilişkisini banka transferlerine dayandırdığını ve borç ilişkisini bu işlemlerle açıkladığını, taraflar arasında çok sayıda banka transferi bulunduğunu, bir kısmının açıklamalı, bir kısmının ise açıklamasız olduğunu, transferin niteliğini davalının ortaya koyması gerektiğini,Öte yandan davalıların senedin devrini de birbirlerinden farklı açıkladıklarını, davalı ...'ın yatırım amaçlı devir yaptığını söylediğini, ...'ın ise araç alım satımı ilişkisine dayandığını, Muhalefet şerhinde de muhalif kalan üye hakim tarafından yaklaşık ispat şartının gerçekleştiğinin açıkça ortaya koyulduğunu,Tüm dosya kapsamı ve ceza soruşturması birlikte değerlendirildiğinde yaklaşık ispat şartının gerçekleştiğini,İİK'nın 72/3. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesinde Mahkemenin takdir hakkının bulunmadığını, tedbir talep edenin gecikmeden doğabilecek zararları karşılamak üzere alacağın %15'inden aşağı olmamak kaydıyla teminat göstermesi halinde, icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesine karar verilebileceğinin düzenlendiğini, Mahkemenin yalnızca teminat miktarını belirlemede takdir hakkının bulunduğunu,Müvekkili hakkında adli yardım kararı bulunduğundan, HMK'nın 390. maddesi uyarınca teminatsız olarak takibin durdurulması gerektiğini, aksi kanaatteyse İİK'nın 72/3. maddesi uyarınca teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmesinin zorunlu olması gerektiğini,İstinaf incelemesinin öncelikle yapılması gerektiğini, müvekkilinin taşınmazları hakkında satış kararı verilmesi nedeniyle telafisi güç ve imkansız zarar tehlikesi bulunduğunu belirterek,izah edilen hususlar ile re'sen dikkate alınacak sebepler doğrultusunda; öncelikli inceleme taleplerinin kabulüne, istinaf başvurularının kabulü ile İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/294 Esas sayılı dosyasında verilen 10.04.2026 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ara kararın kaldırılmasına, müvekkil hakkında verilen adli yardım kararı da gözetilerek, İstanbul 33. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasının dava sonuna kadar teminatsız olarak durdurulmasına, Mahkeme aksi kanaatte ise, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 72/3. maddesi uyarınca icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER:İstanbul 33. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası incelendiğinde; alacaklının ..., borçluların ... ve ... oldukları, 15.750.000,00 TL asıl alacak olmak üzere 23.610.924,66 TL toplam alacak için 05/09/2025 tarihinde kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak 15.750.000,00 TL miktarlı, 15/02/2024 tanzim tarihli, 30/08/2024 vade tarihli senedin gösterildiği tespit edilmiştir. Takibe konu bono örneği incelendiğinde; borçlusu ..., lehtarı ... olan, 15.750.000,00 TL miktarlı, 15/02/2024 tanzim tarihli, 30/08/2024 vade tarihli bono olduğu, bedelinin malen alındığının yazıldığı, bonon arkasında sırasıyla ... ve ...'ın cirolarının mevcut olduğu tespit edilmiştir.Davalı ...'ın istinafa cevap dilekçesi ekinde sunduğu ve davacı tarafından imzalandığını iddia ettiği 16 Şubat 2024 tarihli "TAAHHÜTNAME" başlıklı belge örneği incelendiğinde; davacının davaya konu bonoyu davalı ...'a olan borçlarına karşılık verdiği, bonoya hiç itirazı olmadığının yazılı olduğu, belge altında davacının adının ve T.C. Kimlik numarasının yazılı olduğu, adının altında imza mevcut olduğu tespit edilmiştir. G E R E K Ç E:Dava, icra takibinden sonra açılan borçsuzluğun tespiti davasıdır.Dairemizin önüne gelen uyuşmazlık ise davacının ihtiyati tedbir talebinin reddi kararına ilişkin olup, karara karşı davacı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya incelendiğinde; davaya konu senedin kambiyo senedi olduğu, davacının bonodaki imzaya itiraz etmediği, senedin davalı ... tarafından aralarındaki güven ilişkisinin kötüye kullanması sonucunda düzenlendiğini iddia ettiği, bononun ihdas nedenine ilişkin davalı tarafından dosyaya sunulan taahhütname örneği de dikkate alındığında bu aşamada yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediği anlaşılmakla, mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi yerindedir.Tüm bu nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Davacı yanın adli yardımdan yararlandığından bu aşamada yatırılmayan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf maktu karar harcının ilk derece mahkemesi'nce verilecek nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak; davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 09/07/2026 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.