7. Ceza Dairesi, kaçakçılık mahkûmiyetini onarken, suçta kullanılan nakil aracının iadesini müsadere edilmesi gerektiği kararıyla bozdu.
Özet: Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet hükmü, temel ceza hesaplamasındaki eksikliğin katılan idare tarafından aleyhe temyiz edilmemesi ve eylemin suç tipi ile yaptırımlarının doğru belirlenmesi gerekçesiyle Yüksek Mahkemece onanırken; sanığın zincirleme şekilde işlediği kaçakçılık suçlarında kullandığı nakil aracının iadesine ilişkin karar, yakalanan eşyanın ve aracın değeri göz önüne alındığında 5237 sayılı Kanunun 54/3. maddesi uyarınca müsadere kararının orantısız sonuç doğurmayacağı ve hukuka aykırı olduğu tespitiyle ilgili idarenin temyizi üzerine bozulmuştur.
7. Ceza Dairesi         2024/5381 E.  ,  2026/6306 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/466 E., 2024/181 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
SUÇ TARİHLERİ : 15.11.2013, 10.03.2014
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz talebinin münhasıran suçta kullanılan nakil vasıtasının müsadere edilmesi gerektiğiyle sınırlı olduğu anlaşılmakla, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz talebi ile sanık müdafiin temyiz talebine yönelik yapılan incelemede,
I.Sanık Hakkında Verilen Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Sanık hakkında temel ceza olarak belirlenen 3 yıl 9 ay hapis cezasından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62/1. maddesi gereği 1/6 oranında indirim yapılması sırasında hapis cezasının "3 yıl 1 ay 15 gün hapis" yerine "2 yıl 13... gün hapis" olarak hesaplanması suretiyle sanığa eksik ceza tayin edilmesi, katılan kurum vekilinin temyiz talebinin kapsamı dikkate alındığında aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Her ne kadar sanık hakkında 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanunun 3/18-son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5, 3/10 maddeleri uyarınca mahkumiyet kararı verildiği halde aynı Kanun'un 3/23. maddesi gereği eşyanın gümrüklenmiş değeri fahiş olduğundan cezada artırım uygulanmadığı belirtilmiş ve Tebliğnamede lehe aleyhe Kanun değerlendirilmesinin hatalı yapıldığından bahisle hükmün bozulması talep edilmiş ise de; suça konu eşyaların ağır olanın gümrüklenmiş değerinin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre normal sınırlarda kaldığı ancak eşyanın miktarına göre cezada teşdit yapılması gerektiği anlaşılmakla 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5 ve 3/10 maddeleri gereği yapılan uygulamanın sonuç ceza miktarına göre sanık lehine olduğu gözetilerek Tebliğname de bu yönde bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
II.Nakil Aracı Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
Zincirleme suç kapsamında bulunan sanığın üzerine atılı her iki eyleminde de adına kayıtlı 33... plaka nakil aracının suça tahsis edildiği anlaşılmakla, yakalanan eşyanın değeri ile suçun işlenmesinde kullanılan nakil aracının suç tarihlerindeki değeri nazara alındığında, nakil vasıtasının müsaderesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğurmayacağı ve bu nedenle 5237 sayılı Kanun'un 54/3. maddesi uyarınca hakkaniyete aykırı bir yanın da bulunmadığının anlaşılması karşısında, dava konusu nakil vasıtasının müsaderesi yerine yazılı şekilde iadesine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 01.06.2026 tarihinde karar verildi.