İstanbul 1. Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülen, davacının tescilli markasına yönelik tecavüz iddiasıyla açtığı, davalının ise öncelikli başvuru ve markalar arasında iltibas olmadığı savunmasını sunduğu marka davası.
Özet: Bu dava, kuyumculuk sektöründe faaliyet gösteren davacı şirketin tescilli ve tanınmış markalarına davalının tecavüz ettiğini, haksız rekabet yarattığını ve itibarından haksızca faydalandığını iddia ederek, mevcut ihtiyati tedbirlerin devamını, tecavüzün tespitini, menini, durdurulmasını, ihlalden doğan durumun ortadan kaldırılmasını ve davalı tarafın markayla iltibas yaratan tüm kullanımlarının sonlandırılmasını talep ettiği bir marka hakkına tecavüz davasıdır; davalı ise savunmasında, kendi marka başvurusunun öncelikli olduğunu, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından uygun bulunup yayınlandığını, davacının benzer markaya ilişkin başvurusunun ise reddedildiğini, davacının kötü niyetli ve hakkın kötüye kullanılması yasağına aykırı davrandığını, kullanılan ibarelerin karıştırılma ihtimali olmadığını ve davacının jenerik bir terimi tekeline alamayacağını ileri sürmektedir.

T.C.
İSTANBUL1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİESAS NO : 2025/193 KARAR NO : 2026/175DAVA : Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 17/10/2025KARAR TARİHİ : 01/07/2026Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ... Ltd. Şti. markası ve görselleri tescil edilmiş ve koruma altına alınmış olduğunu, ... marka numaralı tescil ile; markası 11/12/2018 tarihinden itibaren 10 yıl süreyle tescil edilmiş ve koruma altına alınmış olduğunu, ... marka numaralı tescil ile; markası... tarihinden itibaren 10 yıl süreyle tescil edilmiş ve koruma altına alınmış olduğunu, Türk Patent ve Marka Kurumu üzerinden numaraları ile sorgulandığında veya celbi ile marka tescil belgelerine ulaşılabilecek olup marka tescil belgelerinin bir örneğini dilekçemiz ekinde sunuyor olduğunu (Ek-Marka tescil belgeleri). Davacıya ait olan ekte sunulu markalar; kuyumculuk, mağazacılık ve metallerin işlenmesi alanında faaliyet yürüten davacı tarafından aktif bir şekilde kullanılmakta olup davacı hem yurt içinde hem de yurt dışında ticari faaliyetine devam etmekte olduğunu, Davacı şirkete ait marka ve isim, kuyumculuk sektöründe (... çevresinde) tanınan ve bilinen marka olup tüketicilerin güvenini kazanmış ve kendi pazarlarında haklı bir yer edinmiş olduğunu, kötü niyetli davalı yan ise davacı firmanın bu itibarından haksız olarak yararlanma çabası içerisinde olduğunu beyan ederek ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin ... D. İş sayılı dosya üzerinden tanzim edilmiş olan ihtiyati tedbir kararının devamına, ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin... D. İş sayılı dosyası üzerinden davalı aleyhine gerçekleştirilmiş olan tespit ve uygulanan tedbir de göz önünde bulundurularak; Fazlaya ilişkin tüm maddi ve manevi tazminat talepleri saklı kalmak kaydı ile şimdilik; TPMK Markalar Dairesi Başkanlığı nezdinde, Müvekkili adına tescilli olan ... ve .... ibareli markalar bakımından davalının söz konusu markaya vaki tecavüzünün tespiti, meni, durdurulması ve önlenmesine, İhlâl durumunun devam ettirilmesi hususunun ve tekrarının ve sair hak ihlâllerinin önlenmesini, ihlâl sonucu meydana gelen durumun ortadan kaldırılmasına, Davalı tarafından kullanılmakla ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin ... D. İş sayılı dosyası üzerinden davalı tarafın “...” adresinde müvekkile ait marka ile iltibas yaratır kullanımların kötü niyetli olarak gerçekleştirildiğinin tespiti ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 159. Maddesi hükümleri çerçevesinde davalı yanların haksız kullanımlarının sonlandırılabilmesi gayesi ile davalı tarafın müvekkiline ait marka ile iltibas yaratır her türlü kullanımının sonlandırılmasına yönelik ihtiyati tedbir kararının devamına, yargılama sonunda tedbir kararı ile el konulmuş/konulacak olan tabela ve sair objelerin kaldırılmasına ve imhasına, davalının; ... adlı web sitesi ve sosyal medya hesaplarında kullanılmasının tedbiren yasaklanmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararının devamına, yargılama sonunda erişimin engellenmesine ve içeriklerin çıkarılmasına, bu doğrultuda İnternet Erişim Sağlayıcıları Birliği'ne müzekkere yazılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalının marka başvurusu önceliklidir ve davacının aynı ibareyi tescil talebi reddedilmiş olduğunu, Davacı taraf her ne kadar marka hakkına tecavüz iddiasında bulunmuşsa da, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdindeki kayıtlar davalının haklılığını ve davacının kötü niyetini ortaya koymakta olduğunu, Davalı şirket yetkilisi, uyuşmazlığa konu "..." ibaresini tescil ettirmek üzere 04.02.2025 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumu'na ... başvuru numarası ile müracaat etmiş olduğunu, bu başvuru Kurum tarafından uygun bulunmuş ve yayın aşamasına geçmiş olduğunu (EK - Başvuru ve Kabul evrakları) Davacı yan ise, davalının bu başvurusundan haberdar olduktan sonra, kötü niyetli bir reflekse, davalının başvurusundan SONRA 17.02.2025 tarihinde "..." ibaresi için ... numarası ile başvuruda bulunmuş olduğunu, ANCAK; Davacının bu başvurusu Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından REDDEDİLMİŞ olduğunu (EK - Başvuru Belgesi) TPMK'nin, davacının "..." ibaresi üzerindeki hak talebini reddettiği bir ortamda; davacının mahkemenizden bu ibare üzerinde inhisari hak talep etmesi ve davalıyı engellemeye çalışması, Hakkın Kötüye Kullanımı Yasağı kapsamında olduğunu, Davalı, yasal prosedürlere uygun olarak öncelikli başvuru sahibi olduğunu, Davacı tarafın dayandığı "..." markası ile davalının kullandığı "..." ibaresi, ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali doğuracak nitelikte olmadığını, "..." kelimesi ayırt edici unsur olduğunu, Davacı markasının asli ve ayırt edici unsuru "..." kelimesi olduğunu, Davacı, "..." gibi Türkçede çok yaygın kullanılan, jenerikleşmeye müsait bir aile/ilişki terimini tekeline alamaz olduğunu, davacının markasındaki "..." ibaresi çıkarıldığında marka kimliğini yitirmekte olduğunu, Davalının kullanımında "..." ibaresi kesinlikle yer almamakta olduğunu, "..." İBARESİ TASVİRİDİR: Sektör "..." sektör olduğunu, 6769 sayılı SMK ve yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca, malın veya hizmetin cinsini, vasfını belirten ibareler (... gibi) ayırt edicilik vasfı sağlamaz ve kimsenin tekeline verilemez. Dolayısıyla benzerlik incelemesinde bu ibare dikkate alınmaması gerektiğini, Davacı: "..." yazısı ve ... harflerinden oluşan bir logo kullanmakta olduğunu, Davalı: "..." yazısı yanında görsel olarak tamamen farklı bir ... kullanmakta olduğunu, (EK - Görseller) - (Halihazırda davalının ... markasını kullanmamakta ve tüm ürünleri ihtiyati tedbir kapsamında kaldırmış olduğunu) Tabela tasarımları, renk kombinasyonları ve font karakterleri yan yana getirildiğinde, ortalama bir tüketicinin bu iki işletmeyi karıştırması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ... 2. FSHHM ... D. İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu, yüzeysel bir incelemeye dayanmaktadır ve hükme esas alınamaz olduğunu, Rapor, markaları bir bütün olarak değerlendirmek yerine sadece "ler" çoğul ekine odaklanmış, markalar arasındaki dominant unsur olan "..." kelimesinin yarattığı farklılaşmayı göz ardı etmiş olduğunu, Raporda, davalının kullandığı ayırt edici "..." ve davacının "..." arasındaki bariz farklar değerlendirilmemiş olduğunu, Sadece kelime bazlı, görsel unsurlardan kopuk bir inceleme ile iltibas varlığına kanaat getirilmesi SMK 7/2-b maddesine aykırı olduğunu, Bu sebeple işbu davada, içerisinde marka uzmanı ve sektör temsilcisinin bulunduğu yeni bir heyetten rapor alınması zorunlu olduğunu, Davacı taraf, ... bölgesindeki coğrafi yakınlığı (1-2 dakika yürüme mesafesi) iltibas sebebi olarak göstermekte olduğunu, Oysa ki; Kapalıçarşı ve Kuyumcukent gibi bölgeler, yüzlerce kuyumcunun yan yana faaliyet gösterdiği özel alanlar olduğunu, bu bölgeye gelen tüketici kitlesi (kuyum müşterisi), "yüksek dikkat düzeyine" sahip bir kitle olduğunu, Altın ve döviz gibi yüksek değerli emtia ticareti yapıldığından, tüketicinin hangi dükkana girdiğini ayırt etme bilinci, marketten sakız alan bir tüketiciye göre çok daha yüksek olduğunu, Davalı, kendi özgün ticari unvanı ve logosu ile faaliyet göstermektedir. Davacının itibarından yararlanma amacı gütmemekte olduğunu, aksine, davalının resmi marka başvurusu bu ticari faaliyetin yasal zeminde yürütülmek istendiğinin en açık kanıtı olduğunu, Ayrıca davacı, davalıya ait olduğunu iddia ettiği web sitesi ve sosyal medya hesaplarının aktif kullanıldığını iddia etse de, kendi sunduğu delillerde dahi Instagram hesabında "..." ibaresi ve web sitesinde hazır şablon (Lorem Ipsum) metinlerin bulunduğu — görülmekte olduğunu, Bu durum, davalının davacının ticari alanına internet yoluyla tecavüz ettiği iddiasını çürütmekte olduğunu, Halihazırda davalının ihtiyati tedbir kapsamında ... markasının tüm unsurlarını kaldırmış (tabela, web sitesi, görsel ürünler vb.) ve kullanmamakta olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Uyuşmazlığın; TPMK Markalar Dairesi Başkanlığı nezdinde, davacı adına tescilli olduğu iddia olunan ... ve ... ibareli markalar bakımından davalının söz konusu markaya iddia olunan tecavüzünün tespiti, meni, durdurulması ve önlenmesi ile davalı yanın mağazasında "..." ibareli tabelanın tüm masrafları karşı tarafa ait olmak üzere tedbiren kaldırılması, keşif neticesinde tespit edilen tecavüze konu ürünlere el konulması, imhası, talep edenin markasının ayırt edici işaretlerinin karşı tarafın; ... ve... adlı web sitesi ve sosyal medya hesaplarında kullanılmasının tedbiren yasaklanmasına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.Dosya kapsamı itibari ile yapılan incelemede gerek değişik iş dosyasında alınan bilirkişi raporu gerek mahkememiz nezdinde alınan bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere; Dosya somutunda mevcut değişik iş dosyası ile yapılan tespitler ile bilişim bilirkişisi marifetiyle yapılan tespitler somutunda değerlendirme yapıldığında ise; davacı markaları ile davalı kullanımlarındaki ... ibaresinin asli bir unsur olarak kullanıldığı, davalı kullanımlarında yer alan ... ibaresindeki çoğul -... ekinin ... ibaresinin üzerindeki etkisinin markaya ayırt edicilik katacak nitelikte ve etkide olmadığı, bununla birlikte davalı yan kullanımlarının her iki tarafın da aynı sektörde faaliyet gösteriyor olması göz önünde bulundurulduğunda ilgili kullanımların ortalama tüketici nezdinde karışıklığa yol açabilme tehlikesi barındırdığı, böylelikle davalı yanın ... asli unsurunu ihtiva eden markasal kullanımlarının davacı yan adına tescilli ... ve ...numaralı markalarına tecavüz teşkil ettiği, davalı yan her ne kadar cevap dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarında Davacı markasının asli ve ayırt edici unsuru "..." kelimesi olduğunu beyan etmiş ise de ... ibaresinin altın anlamına geldiği, taraf faaliyet alanlarına göre zayıf ibare olup, tek başına taraf faaliyetlerine göre esaslı ve ayırt edeci unsur olmadığı, davalı yan her ne kadar " Davacı, "..." gibi Türkçede çok yaygın kullanılan, jenerikleşmeye müsait bir aile/ilişki terimini tekeline alamaz olduğunu, davacının markasındaki "..." ibaresi çıkarıldığında marka kimliğini yitirmekte olduğunu" beyan etmiş ise de, itirazının yerinde olmadığı, kardeş kelimesi günlük hayatta sıklıkla kullanılan bir ibare ise de, taraf faaliyet alanları ile hiçbir ilgi ve alakası olmayan, bu faaliyet alanında kullanılan bir kelime olmayıp, kuyumculuk sektörü açısından tanımlayıcı mahiyeti olmayan ibare olması hasebiyle , davalı yanın itirazlarının yerinde olmadığı, davalı yan "..." ibaresinin tasviri olduğunu beyan etmiş ise de, taraf markalarında asli unsur olarak ... ibaresi usul ve yasaya uygun olarak belirlenmiş olup, davalı yanın markasal kullanımlarının tecavüz kapsamında telakki edilmesi kardeşler ibareli asli unsurun kullanılması olup, kardeşlerin yanında kullanılan kelimeler ve şeklin davacı markaları karşısında ayırt edicilik sağlamaması, davalının markasal kullanımlarında baskın ve esas unsurun ... olması ve yine ilgili kullanımların ortalama tüketici nezdinde karışıklığa yol açabilme tehlikesi barındırdığı, böylelikle davalı yanın ... asli unsurunu ihtiva eden markasal kullanımlarının davacı yan adına tescilli ... ve ... numaralı markalarına tecavüz teşkil ettiği, anılı sebeplerle davalı yanın itirazlarının yerinde olmadığı, davalı yan her ne kadar bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde davalı yanın kullanımlarındaki kuş logolu şekil unsurundan bahsedilmediğini beyan etmiş ise de, mahkememizce aldırılan raporun 17. Sayfasında davacı markaları ile davalı yanın değişik iş dosyasında tespit edilen kullanımları tek tek gösterilmiş ve ... logosu da gösterilmiş, buna dair açıklama da yapılmış olup, raporda da belirtildiği üzere davalı yanın bir takım markasal kullanımlarında kuş figürü var ise de, değişik iş dosyasında alınan raporda da görüldüğü üzere iş yerinin içindeki kullanımlarda kuş figürü olmaksızın markasal kullanımların yer aldığı ve yine davalı yanın tescil ettirdiği ... tescil numaralı markada da ... figürü olmaksızın tescil yapıldığı, tüm bu hususların esasen davalı tarafın da markasal kullanımlarında ... esas unsurunu baskın olarak kullanmaya çalıştığının göstergesi olduğu gibi davacı markaları ile davalı yanın markasal kullanımlarındaki esas ve baskın unsurun ... ibaresi olduğu, ... figürü her ne kadar davacı yan markasında olmasa da, bu hususun davalı yanın markasal kullanımlarındaki esas ve baskın unsurun ... ibaresi olduğunu değiştirmeyeceği dolayısı ile esas ve ortak unsur olarak baskın bir şekilde davalı yanın markasal kullanımında yer alan ... ibaresinin mevcudiyeti nazara alındığında şekil ibaresi olarak eklenen kuş figürünün davalı markasına ayırt edicilik sağlamayacağı, gerek değişik iş gerekse de mahkememizce alınan rapor ile marka hakkına tecavüzün usul ve yasaya uygun olarak belirlendiği anlaşılmakla davalı yanan itirazları yerinde görülmemiştir.Davalı vekili her ne kadar davaya konu markasal kullanım olan ... ibaresinin davalı adına tescil edildiğini beyan etmiş ise de, yapılan incelemede iş bu markanın kuş figürü olmaksızın davalı adına ... numarası ile tescil gördüğü TPMK cevabi yazısından anlaşılmakla birlikte bu husususun yargılamaya etki etmediği, TPMK kararlarının mahkememiz için bağlayıcı olmadığı bilakis mahkeme kararlarının ... için bağlayıcı olduğu, TPMK tarafından dava konusunu ihtiva eden markasal kullanımın davalı adına tesciline cevaz vermesinin mahkememiz için bağlayıcı olmadığı, dosya kapsamına alınan değişik iş dosyası bilirkişi raporu ile TPMK tarafından davalı yanın markasal kullanımını oluşturan ibareye tescil olarak cevaz vermesi sebebi ile çelişki oluştuğu varsayımında da mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile bu çelişkinin giderilmiş olacağı, hülasa gerek değişik iş dosyası gerekse de mahkememiz nezdinde alınan raporlar ile davalı yanın marka hakkına tecavüz teşkil eden eylemleri kesin olarak saptanmış olup anılı sebeplerle davalı yanın itirazları yerinde görülmemiştir. Davalı vekili her ne kadar davacı tarafın... tescil numaralı ... markasından bahsetmiş ise, davacı yanın dava dilekçesinde davalı yanın markasal kullanımlarının davacı adına kayıtlı ...( ... İBARELİ LOGO+ ... ) ve ...(...) markalar ile benzediği iddiası ile dava açmış, tecavüz iddiaları incelenirken davalı yanın markasal kullanımları davacı adına tescilli ...( ... İBARELİ LOGO+ ... ) ve...(...) markalar ile karşılıklı incelenmiş dolayısı ile davacı yanın tescil başvurusunda bulunduğu ... numaralı ... markası davacının davasına dayanak marka olmamış olup, iş bu marka davalı yanın markasal kullanımları ile iltibas ve benzerlik incelemesinde de ele alınmamış ve değerlendirilmemiş olup anılı sebeplerle bu marka yönünden TPMK tarafından verilen yahut verilecek kararın ve yine bu konuda yapılacak itiraz başvurularının iş bu dosyaya etki etmeyeceği anlaşılmakla davalı yanın itirazları yerinde görülmemiştir.Davalı yan her ne kadar markasal kullanımların kaldırıldığını beyan etmiş ise de; dosya kapsamına alınan bilirkişi raporu ile davalı yanın değişik iş dosyasında tespit edilen kullanımlar ile davacının dayanak markalarının karşılaştırması üzerinden marka hakkına tecavüz davası yönünden değerlendirme yapıldığı, mahkememizce alınan raporda gerek fiili gerekse de alan adı ve sosyal medya hesabında güncel mütecaviz kullanımın olmadığı ancak bu durum davalının iddia ettiği gibi davanın konusuz kalmasına sebebiyet vermediği zira bizatihi davalı yanın cevap dilekçesinde" Halihazırda müvekkilim ihtiyati tedbir kapsamında ... markasının tüm unsurlarını kaldırmış (tabela, web sitesi, görsel ürünler vb.) ve kullanmamaktadır." şeklinde ifade ettiği beyanından da anlaşılacağı üzere davalı yan ... esas ve baskın unsurunu ihtiva eden "..." ibareli mütecaviz olduğu tespit edilen fiili ve internet üzerindeki kullanımları tedbir kararı kapsamında kaldırmış olup, bilindiği üzere tedbir kararlarının geçici mahiyette olup aksi karar yok ise etkisinin hüküm kesinleşinceye kadar devam edeceği, davalı yanın mütecaviz kullanımlarını tedbir kararı için geçici olarak kapattığı, kesin olarak markasal kullanımları kaldırmadığı iş bu sebeple davanın konusuz kalmadığı görülmekle; ... 2.FSHHM ... D.iş sayılı dosyası üzerinden verilen tedbir kararının hüküm kesinleşinceye kadar aynen devamına, tedbir kararı etkisi hüküm kesinleşinceye kadar devam edeceğinden hüküm kesinleştikten sonrası için de davalı yanın gerek fiili gerekse de internet ve sosyal medya üzerindeki mütecaviz kullanımların kesin olarak engellenmesi ve yasaklanması amacına hasreten Marka hakkına yönelik tecavüzün tespiti, meni, durdurulması, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, Mütecaviz kullanımların bulunduğu ürünlere el konulmasına, kararın kesinleşmesi ile masrafı davalı yana ait olmak üzere imhasına karar verilmiş, aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM:1-Açılan davanın kabulü ile ; -Marka hakkına yönelik tecavüzün tespiti, meni, durdurulması, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, -Mütecaviz kullanımların bulunduğu ürünlere el konulmasına, kararın kesinleşmesi ile masrafı davalı yana ait olmak üzere imhasına, -... 2.FSHHM ...D.iş sayılı dosyası üzerinden verilen tedbir kararının hüküm kesinleşinceye kadar aynen devamına, 2-Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye kalan 116,60 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafça yapılan başvurma harcı, peşin harç, posta ve bilirkişi masraflarından oluşan toplam 18.910,80 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,4-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki tarife gereğince hesaplanan maktu 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,6-Arta kalan gider ve delil avansının kararın kesinleşmesi ile yatıran tarafa iadesine, Dair karar taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 01/07/2026Katip ...¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır