Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin, ticari satıştan kaynaklanan itirazın iptali davasında, bilirkişi raporlarıyla fatura bedelinin nakden ödendiğinin tespit edildiği gerekçeli kararı.
Özet: Ticari satıştan kaynaklanan bir itirazın iptali davasında, davacı şirket davalı tarafından satın alınan araç ve ekipman bedelinin ödenmediğini iddia ederek icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiştir. Davalı ise davacının taraf ehliyetinin sona erdiğini ve borcun mevcut olmadığını ileri sürmüştür. Mahkemece yapılan incelemeler ve alınan mali müşavir bilirkişi raporları sonucunda, dava konusu faturanın hem davacı hem de davalı şirketlerin ticari defterlerinde nakit olarak ödenmiş göründüğü ve bu nedenle davacının davalıdan takip konusu borçla ilgili herhangi bir alacağının bulunmadığı tespit edilmiştir.

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİKARARESAS NO : ... EsasKARAR NO : 2...HAKİM : ... ...KATİP : ... ...DAVACI : ... - ... ...VEKİLİ : Av. ... - [...DAVALI : ... - ......VEKİLİ : Av. ... -...DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : ...KARAR TARİHİ :...GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : ...Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, her türlü Sanayi, Ticaret ve Tarımsal Ürünlerin İthalat ve İhracatı işi ile iştigal ettiğini, davalı yanın, müvekkili şirketten satın aldığı araç ve ekipmanlar için düzenlenen ... tarih,...No'lu faturadan kaynaklanan müvekkilinin ticari defterlerinde mevcut 496.000,00-TL fatura bedelini ödemediğini, davalı hakkında İzmir 21.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, davalı tarafın haksız ve kötü niyetli olarak borcun tamamına tüm faiz ve ferileri ile birlikte itiraz ederek icra takibini durdurduğunu beyanla davalının İzmir 21.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazının iptaline takibin devamına, davalı yanın, takip konusu borcu ticari temerrüt faiziyle birlikte ödemesine, asıl alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ile yargılama masraflarının karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava şartı yokluğundan davanın reddine, yetkisiz icra müdürlüğünce gönderilen ödeme emrinin geçersiz olduğundan, itirazın iptali davası için de geçerli bir ödeme emri ve geçerli bir itiraz şart olduğundan dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesini, davacının taraf ehliyetinin bulunmadığını, davacı ...'nin tüzel kişiliğinin sona erdiğini, ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi ile birleştiğini, bu sebeple, tescil ve ilan edilen birleşme neticesinde hukuki varlığı sona erdiği için huzurdaki davada taraf olma ehliyeti bulunmadığını beyanla takip konusu tutarın %20'sinden aşağı olmamak üzere davacı hakkında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, davanın usul ve esastan reddine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.İzmir 21. İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosyanın incelenmesine, alacaklının ..., borçlunun ... olduğu, toplam 926.038,79-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 04/06/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 05/06/2024 tarihinde itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğu ve 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasının açıldığı görülmüştür.Kayseri Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davacı şirketin tüm kayıtlarının gönderilmesi istenilmiş, gelen yazı cevabıyla, İzmir Ticaret Sicili Müdürlüğünden talep edilmesi gerektiği hususu bildirilmiştir.İzmir Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davacı şirkete ait ve dava dışı ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'ne ait ticaret sicil kayıtları celp edilmiştir.Dava dışı ...'nin uyap sistemi üzerinden yapılan incelemesinde İzmir 2.ATM ... E. Sayılı dosyası ile iflasına karar verildiği görülmüştür.Tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Davacının ticari defterleri yönünden alınan 09/09/2025 tarihli mali müşavir bilirkişi raporunda özetle;1-Davalı ....'nin davacı ...San. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nden dosya muhteviyatında bulunan bilgi ve belgeler çerçvesinde davaya ve takibe konu faturadan kaynaklı alacağının/borcunun bulunmadığı; kur farkından kaynaklandığı düşünülen 743,50 TL haricinde 2019 yılı itibariyle alış ve satış tutarlarının denk olduğu yönünde kanaat raporu sunulmuştur. Rapordan birer suret taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacı vekilinin itiraz dilekçesi, davalı vekilinin itiraz dilekçesi sundukları görülmüştür.Davalının ticari defterleri yönünden alınan 25/04/2026 tarihli mali müşavir bilirkişi raporunda özetle;Davacının 2019 yılına ait yevmiye-kebir-envanter defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerine ilişkin bir tespit yapılamadığı, mübrez defter ve kayıtların HMK 222/2 ye uygun olmadığının tespit edildiğini,Davacının mübrez kayıtlarına ve davalı defteri üzerinden alınan bilirkişi raporuna göre; takip ve davaya konu faturanın her iki taraf kayıtlarında yer aldığı, her iki taraf kayıtlarında da fatura bedelinin nakit tahsil edilmiş olarak kayıtlı olduğu, her iki taraf kayıtlarında da takip ve davaya konu fatura bakımından davacının alacaklı davalının borçlu olmadığının görüldüğünün tespit edildiğini bildirir yönde tespit ve kanaat raporu sunulmuştur. Rapordan birer suret taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacı vekilinin ve davalı vekilinin itiraz dilekçesi sundukları görülmüştür.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava; ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir. Davacı, davalıya satılan araç ve ekipman bedelinden kaynaklanan alacağın varlığını; davalı ise hem usule ilişkin taraf ehliyeti, yetki, zamanaşımı hem de esasa ilişkin borcun bulunmadığı, aksine kendisinin alacaklı olduğu itirazlarını ileri sürmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, öncelikle davacının bu davayı açabilme taraf ehliyetinin bulunup bulunmadığı; bu dava şartının mevcut olması hâlinde ise takip konusu borcun gerçekte mevcut olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.Mahkememizce, davalı vekilinin davacının taraf ehliyetine yönelik itirazı üzerine, davacı şirketin güncel sicil durumunun belirlenmesi amacıyla 25.02.2026 tarihli müzekkere ile İzmir Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden bilgi istenmiştir. Anılan Müdürlüğün 23.03.2026 tarih ve ... sayılı cevabi yazısı ile ekinde gönderilen MERSIS kayıtlarının incelenmesinde;• Davacı “...” (Merkez-199867 sicil no.) hakkında faaliyet durumunun “Birleşme Sonu Kapanış – 21.06.2022” olarak kayıtlı bulunduğu,• Devralan şirketin “... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi” (Merkez-... sicil no.) olduğu,• Devralan şirket hakkında da 30.01.2026 tarihinde iflas kararı verilerek şirketin “(İflas Nedeniyle) Tasfiye Hâlinde” konumuna geçtiği açıkça tespit edilmiştir. Söz konusu kayıtlar, aksi sabit oluncaya kadar geçerli resmî sicil kayıtları (TTK m.36-37) niteliğinde olup, davacı tarafça da bu kayıtların aksi ileri sürülmemiştir. Dava, İİK m.67 anlamında itirazın iptali istemine ilişkindir. Her iki tarafın da tacir olması ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeleriyle ilgili bulunması nedeniyle dava, 6102 sayılı TTK m.4 ve m.5 uyarınca mutlak ticari dava niteliğindedir; davalının yerleşim yerinin Kayseri olması karşısında HMK m.6 uyarınca Mahkememiz görevli ve yetkilidir. Dosya kapsamından, TTK m.5/A uyarınca dava şartı olan arabuluculuk yoluna başvurulduğu ve anlaşmama ile sonuçlandığı, ayrıca İİK m.67/1'de öngörülen bir yıllık hak düşürücü süre içinde davanın açıldığı anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK m.114/1-d hükmü uyarınca, tarafların “taraf ehliyetine” sahip bulunması bir dava şartıdır. Aynı Kanun'un m.115/1 hükmü gereğince hâkim, dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır; taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilir. HMK m.50 uyarınca taraf ehliyeti, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'ndaki medenî haklardan yararlanma (hak) ehliyetine göre belirlenir. TMK m.8 ve tüzel kişiler bakımından m.48 uyarınca tüzel kişiler de hak ehliyetine sahiptir; ancak tüzel kişinin hak ehliyeti ve buna bağlı taraf ehliyeti, tüzel kişiliğin kazanılmasıyla doğar ve tüzel kişiliğin sona ermesiyle ortadan kalkar. Hukuken var olmayan bir kişi adına dava açılamaz; açıldığı takdirde taraf ehliyeti yokluğu söz konusu olur. 6102 sayılı TTK m.136 vd. hükümleri uyarınca devralma şeklinde birleşmede, devrolunan şirketin malvarlığı aktif ve pasifiyle bir bütün olarak ve külli halefiyet ilkesi gereği devralan şirkete geçer. Devrolunan şirket, birleşmenin ticaret siciline tescili anında infisah eder ve ticaret sicilinden silinmek suretiyle tüzel kişiliği sona erer (TTK m.152/3 ve m.153). Bu andan itibaren devrolunan şirketin taraf ehliyeti de sona erer; hak ve borçları, külli halef sıfatıyla devralan şirkete intikal eder ve takip yetkisi de bu şirkete ait olur. İzmir Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün ... tarih ve... sayılı yazısı ile ekindeki MERSIS kayıtlarından sabit olduğu üzere; davacı ..., 21.06.2022 tarihinde gerçekleşen birleşme neticesinde tüzel kişiliğini yitirmiş ve “Birleşme Sonu Kapanış” şerhiyle ticaret sicilinden terkin edilmiştir. Buna karşılık huzurdaki dava 30.08.2024 tarihinde, dayanağını oluşturan icra takibi ise 2024 yılı içinde, yani davacının tüzel kişiliğinin sona ermesinden yaklaşık iki yıl sonra açılmış ve başlatılmıştır.Tüzel kişiliği 21.06.2022 tarihinde sona eren davacının, gerek icra takibinin başlatıldığı gerek davanın açıldığı tarihlerde taraf ehliyetine (HMK m.50; TMK m.8 ve m.48) sahip bulunmadığı; bu durumun HMK m.114/1-d anlamında bir dava şartı yokluğu oluşturduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Davacının hak ve alacaklarının külli halefiyet yoluyla devralan ...Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne geçmiş olması, eldeki davanın sonucunu değiştirmemektedir. Somut olayda dava açıldığı anda hâlihazırda mevcut olan başlangıçtaki, aslî bir eksikliktir. HMK m.115/2 uyarınca dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün olan hâllerde hâkim süre verebilir ise de; burada ehliyeti sonradan tamamlanabilecek bir “taraf” dahi bulunmamaktadır. Hukuken hiç var olmayan bir kişi lehine taraf teşkili yoluyla bu eksiklik giderilemez. Dolayısıyla eksiklik, tamamlanabilir nitelikte değildir. Külli halef sıfatındaki devralan şirket de 30.01.2026 tarihinde iflas etmiş ve tasfiye hâline girmiştir. Varsa bir alacak hakkı iflas masasına dahil olup, İcra ve İflas Kanunu'nun iflasa ilişkin hükümleri masaya kayıt, sıra cetveli vb. çerçevesinde ileri sürülebilir. Bu husus da işbu davanın tarafı ve konusu bakımından sonuca etkili değildir. Öte yandan, İİK m.67 anlamındaki itirazın iptali davası, geçerli bir icra takibinin varlığını zorunlu kılar. Takip de tüzel kişiliği sona ermiş, hukuken var olmayan bir alacaklı adına başlatıldığından, ortada iptali istenebilecek geçerli bir takip ile usulüne uygun bir itiraz da bulunmamaktadır. Taraf ehliyeti, mahkemece her şeyden önce ve re'sen incelenmesi gereken bir dava şartı olup yokluğu işin esasının incelenmesine engeldir. Bu nedenle, davalının zamanaşımı ve yetki itirazları ile takip konusu alacağın gerçekte mevcut olup olmadığına ilişkin esasa yönelik iddia ve savunmaların değerlendirilmesine geçilmemiş; davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Davanın, davacının taraf ehliyeti bulunmaması nedeniyle HMK m.114/1-d ve HMK m.115/2 maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 732,00-TL harcın davacı tarafından peşin yatırılan 15.814,43-TL harçtan mahsubu ile artan 15.082,43-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak Hazine'ye Gelir Kaydına,4-Davacı tarafından yapılan tüm yargılama giderlerinin kararın mahiyeti gereği davacı taraf üzerine bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda mahkememizce herhangi bir karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'nin 7/2 maddesi gereğince hesap edilen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,7-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,8-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra İstinafa gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına,Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı....Katip ... e-imzalıdır Hakim ...e-imzalıdır