Zincirleme trafik kazası sonucu yaralanan davacının haksız fiilden kaynaklanan geçici ve sürekli iş göremezlik ile bakıcı gideri maddi tazminat talebine ilişkin yerel mahkeme kararının istinafen değerlendirilmesi.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının zincirleme bir trafik kazasında yaralanması neticesinde davalı sigorta şirketinden talep ettiği maddi tazminat davasına odaklanmaktadır; yerel mahkemenin davacıya geçici ve sürekli iş göremezlik ile bakıcı gideri için toplam 149.682,11 TL maddi tazminatın sigorta poliçe limiti dahilinde ödenmesine hükmetmesi üzerine, davalı şirket dava şartı eksikliği, alacak türü, tazminat kalemlerinin Sosyal Güvenlik Kurumu sorumluluğunda olduğu, hatalı hesaplama ve müterafik kusur iddialarıyla kararı istinaf etmiş; davacı ise hükmedilen maddi tazminat miktarının güncel asgari ücret tarifesine göre eksik hesaplandığı gerekçesiyle istinaf başvurusunda bulunmuştur.

T.C. ... BAM .... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:
...BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ .... HUKUK DAİRESİDOSYA NO : KARAR NO : BAŞKAN : ..... (...)ÜYE : ..... (...)ÜYE : ..... (...)KATİP : ..... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ... .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : KARAR NO : KARAR TARİHİ : İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ :DAVACI : DAVALI : DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)B.A.M. KARAR TARİHİ : ...KARAR YAZIM TARİHİ :Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahal mahkemesince davanın kabulüne dair verilen karara süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dilekçesinde, 05.10.... tarihinde meydana gelen zincirleme trafik kazasında davacının yaralandığını, kazanın oluşumunda kusurun ... plaka sayılı sürücüsü Hülya Tunalı'da olduğunu, kaza sebebiyle davacının sağ ön kolda açık kırık ve radiusta kırık tespit edildiğini, kaza sebebiyle davacının maddi ve manevi olarak çok yıprandığını kaza sebebiyle 100 TL geçici iş göremezlik, 100 TL sürekli iş göremezlik ve 100 TL bakıcı gideri olmak üzere 300 TL maddi tazminatın tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili 02.06.... tarihli bedel artırım talebi dilekçesi ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, dava dilekçesindeki taleplerini ....-TL geçici iş göremezlik, 134....,85.-TL sürekli iş göremezlik, 2.504,25.-TL bakıcı gideri olmak üzere artırarak, toplam 149.682,11.-TL'ye çıkarmış, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın ZMMS poliçesinin müvekkili şirket tarafından yapıldığını, açılan davanın haksız ve kötü niyetli olduğunu, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderlerinin sorumluluk kapsamında olmadığını, hesaplamanın ....8 teknik faiz ile yapılmasını, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, dava şartı eksikliği sebebiyle ve esastan davanın reddine karar verilmesini davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını, kusur ve maluliyet tespitinin gerektiğini ve davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece, davanın kabulü ile; ... TL geçici iş göremezlik tazminatı, 134....,85 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 2.504,25 TL bakıcı gideri olmak üzere; toplam 149.682,11 TL maddi tazminatın, davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sorumlu olması kaydıyla, temerrüt tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde, müvekkiline KTK 97. maddesine uygun şekilde başvuruda bulunulmadığı, başvuru şartı yerine getirilmediğinden davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiği, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağı, dava tarihinde alacak kalemlerinin miktarı yahut değerinin tam olarak tespit edilebilir olduğu, davacının geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatına ve bakıcı giderlerine hükmedilmesinin ... tarihinde yürürlüğe giren 6111 sayılı kanunun 59 uncu maddesine aykırı olduğu, bu tazminatların SGK sorumluluğunda olduğu, tazminat hesaplamasının ZMMS genel şartlarına göre yapılması gerektiği, %....8 teknik faizi göz önüne alınması gerektiği, davacı taraf kaza sırasında emniyet kemeri kullanıp kullanmadığını tespit edilmesi gerektiği, kullanmadığının ve kusurunun tespiti gerçekleşmesi halinde %20'den az olmamak müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiği, bilirkişi raporu ile tespit edilen tazminat miktarını kabul etmediklerini, belirlenen bedelin müvekkili şirketin poliçe teminat limitini aşmış olduğunu, kusur değerlendirmesinin ATK tarafından yapılması gerektiği, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini, talep etmiştir. Davacı vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde, mahkemece hüküm altına alınan maddi tazminat miktarının eksik olduğunu, mahkemenin karar tarihi olan 11.07.... tarihinden önce, 01.07....'den itibaren uygulanacak yeni asgari ücret tarifesine göre aktüerya hesabı yapılmadan karar verildiğini, dolayısıyla maddi tazminat miktarının eksik hesaplanmış olduğunu, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini, talep etmiştir.DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE:Dava, haksız fiil sebebiyle maddi tazminat talebine yöneliktir.Davacının yolcu olarak seyahat ettiği dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç, ... plakalı araç ve dava dışı sürücü Hülya Tunalı sevk ve idaresinde olan, davalı ... Sigorta AŞ tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalanmış ... plakalı aracın karıştığı 05/10/... tarihli trafik kazasında davacının yaralandığı uyuşmazlık konusu değildir. 2918 Sayılı KTK 85 maddesinde, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, yine KTK 88 maddesinde, bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulup, birden fazla kişinin sorumlu olduğu durumlarda, bunlar arasındaki ilişki bakımından zarar, olayın bütün şartları değerlendirilerek paylaştırılacağı, işletenler ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahipleri kusurları oranında zarara katlanacağı düzenlenmiştir.2918 Sayılı KTK 91/... maddesi gereği işletenlerin, bu kanunun 85/... maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur. Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-.... maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı KTK'ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde düzenleme mevcuttur.Mahkemece alınan ... tarihli kusur raporunda kazanın meydana gelmesinde davalı tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalanmış ... plakalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş olup, kusur raporunun kaza tespit tutanağı ile uyumlu olduğu, kaldı ki davacının yolcu olarak seyahat ettiği, kazanın oluşumunda etkisinin bulunmadığı, 2918 sayılı KTK 85 ve 88 maddelerindeki müteselsil sorumluluk ilkesi gereği davalının tam kusurlu olarak değerlendirilmesi yerindedir. 6098 Sayılı TBK 52 maddesi gereği, zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmışsa hakim, tazminatı indirebilecek veya tamamen kaldırabilecektir. Zarar görenin kendi menfaatlerini korumak için makul bir insanda beklenen davranışta bulunmayarak, zararın meydana gelmesinde veya artmasında etkili olması müterafik (bölüşük) kusur olarak adlandırılır. Zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde 6098 sayılı TBK 52 maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, öğreti ve Yargıtay uygulamalarıyla da benimsenmiştir. Müterafik kusura ilişkin savunma, bir defi olmadığından mahkemece bu yönde bir savunma olmasa dahi resen araştırılması ve tartışılması gerekmektedir (Yargıtay 4 HD .../6032 E- .../8065 K sayılı ilam).Somut olayda, davacının kaza esnasında emniyet kemeri takıp takmadığının belirlenemediği, ancak davacının yolcu olarak seyahat ettiği ... plakalı araç, ... plakalı araç ve davalı tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalanmış ... plakalı aracın karıştığı zincirleme kazada davacının yaralandığı, kaza neticesinde ... plakalı aracın ters döndüğü, kazanın meydana geliş şekli ve davacının yaralandığı bölgeler göz önüne alındığında emniyet kemeri takıp takmamasının zararlı sonucun ortaya çıkmasında veya zararın artmasında etkisi olmamakla müterafik kusur indirimi yapılmamasında isabetsizlik yoktur. 2918 sayılı KTK 87/... maddesi; "Yaralanan veya ölen kişi, hatır için karşılıksız taşınmakta ise veya motorlu araç, yaralanan veya ölen kişiye hatır için karşılıksız verilmiş bulunuyorsa, işletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin sorumluluğu ve motorlu aracın maliki ile işleteni arasındaki ilişkide araca gelen zararlardan dolayı sorumluluk, genel hükümlere tabidir" şeklinde düzenlenmiştir. Aracın hatır için verildiği ya da hatır için taşıma yapılan durumda oluşacak zararlarla ilgili değerlendirmenin genel hükümlere tabi olduğu belirtilmiştir. Hatır taşıması; bir kimseyi ücretsiz olarak, bir karşılık almadan ve bir yararı bulunmadan taşıma halidir. Başka bir ifadeyle hatır için taşımada, taşımanın karşılıksız olması veya alınan karşılığın önemsiz olması gerekir. Hatır taşıması, sigorta teminatı kapsamında ise de, hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığından, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı TBK 51 maddesi (818 sayılı BK 43 maddesi) uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay içtihatlarında benimsenmiştir. Kanun koyucu, indirim imkanını hatır için taşıyan işleten ve sürücüye bahşetmiştir. İşleten yönünden hatır taşıması indirim imkanından doğal olarak onun halefi konumundaki diğer müteselsil sorumlu sigorta şirketi de yararlanacaktır (Yargıtay 17 HD 2020/2968 E- 2020/6285 K sayılı ilam) .Somut olayda, davacının yolcu olarak seyahat ettiği dava dışı ... (davacının eşi) sevk ve idaresindeki ... plakalı araç, ... plakalı araç ile dava dışı sürücü Hülya Tunalı sevk ve idaresinde olan, davalı ... Sigorta AŞ tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalanmış ... plakalı aracın karıştığı trafik kazasında davacının yaralandığı, davalı tarafça cevap dilekçesinde hatır taşıması savunmasının getirildiği, ancak hatır taşıması indiriminden hatır için taşıyanın (ve halefi konumundaki diğer müteselsil sorumlu) yararlanacağı (Yargıtay 17 HD 2014/13142 E-2016/10653 K sayılı ilam), kaldı ki yakın akrabalar arasındaki taşımanın aile ve ahlaki bir ödev niteliğinde olduğu göz önüne alındığında hükmedilen tazminattan hatır taşıması indirimi yapılmamasında isabetsizlik yoktur. Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir (Yargıtay 4 HD .../6772 E- .../9565 K sayılı ilam).Davacının iyileşme süresi boyunca bakım ihtiyacı bulunup bulunmadığı, bu ihtiyacı varsa hangi sebeple ve hangi yaşamsal faaliyetleri için bakım ihtiyacının olduğu, bu ihtiyacın günlük kaç saatlik süre için söz konusu olduğu ve süresi hususlarında rapor alınmalıdır (Yargıtay 17 HD .../1932 E- .../3168 K sayılı ilam).Somut olayda, davacının yaralanmasına neden olan kazanın 05/10/... tarihinde meydana geldiği, bu durumda Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre maluliyet raporu alınmasının gerekeceği, Uludağ Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı .../... tarihli raporunun yöntemince düzenlendiği anlaşılmıştır. Davacının maddi tazminat talebi;geçici iş görmezlik, maluliyet, bakım gideri gideri kalemlerinden oluşmakta olup davacı kaza tarihinde 66 yaşındadır. Çalışma hayatının aktif çalışma dönemi ve emeklilik dönemi olan pasif devre olarak ayrılması ve özel yasalarında çalışma süreleri ayrık olarak belirtilmemiş kişiler (polis, asker vs) yönünden 60 yaşın aktif çalışma devresini, bakiye yaşam süresi varsa bu sürenin de pasif çalışma dönemini oluşturduğu hususu Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatlarında kabul edilmiştir (Yargıtay 17 HD 2016/12248 E- 2017/4236 K sayılı ilam).Pasif devre zararının hesaplanması sırasında esas alınan ücret, bir çalışmanın karşılığı değil, ekonomik bir değer taşıyan yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinin karşılığıdır. Hal böyle olunca da ücretle fiilen çalışanlara uygulanmak için getirilen asgari geçim indiriminin ücretli bir çalışmanın söz konusu olmadığı pasif dönem (devre) zararının hesaplanmasında dikkate alınamayacağı açıktır. Zira asgari geçim indirimi ücretin eki olmadığından, tazminat alacaklarının hesaplanmasında esas ücrete dahil edilemez(Yargıtay 17 HD 2015/8563 E-2018/3277 K sayılı ilam, Yargıtay 17 HD 2020/405 E-2020/5729 K sayılı ilam). Geçici iş görmezlik tazminatı, uğranılan kaza nedeniyle günlük işlerini yapamayan veya yapmakta zorlanan (daha fazla güç sarfeden) kişilerin talep edebileceği (efor tazminatı) tazminat türüdür. Geçici iş görmezlik zararı; kazanç getiren bir işte çalışması yahut çalışma imkanı bulunmakla beraber, yaralanması nedeniyle iyileşme süresi içerisinde çalışamaması nedeniyle uğranılan zararlara karşı talep edilebilecektir.İyileşme süresi boyunca bakım ihtiyacı bulunduğunun tespit edilmesi halinde kaza tarihinde yürürlükte olan brüt asgari ücret tutarı üzerinden (Yargıtay 17 HD 2016/10548 E- 2019/6480 K sayılı ilam) bakım alacağının hesaplanması gerekecektir. Anayasa Mahkemesi 17/07/2020 tarih-2019/40-2020/40 sayılı kararı ile; tazminat hesaplamasının, TRH 2010 yaşam tablosu, progresif rant yöntemi kullanılarak, bilinmeyen devirdeki gelirlerin her yıl için %10 artırılıp, %10 iskonto edilmesi suretiyle, teknik faiz dikkate alınmaksızın yapılması gerekecektir (Yargıtay 17 HD 2019/3292 E- .../1848 K sayılı ilam). Gerçek zararın belirlenmesi için, davacının kaza tarihindeki işinin ve gelir durumunun net ve ispata yarar somut delilerle ortaya konulması gerekmektedir (Yargıtay 17 HD 2015/6885 E-2018/626 K sayılı ilam). Sadece tanık beyanları ile kazanç tespiti mümkün olmayıp bunun birtakım belge ve kayıtlarla desteklenmesi gerekmektedir.6098 sayılı TBK 75 maddesi gereğince gerçek zararın belirlenmesi bakımından karar tarihine en yakın tarihlerdeki ölçütlerin kullanılması gerekmektedir. Asgari ücret kamu düzeni ile ilgili olup, mahkemece resen gözönünde tutulması zorunludur. Bu nedenle hüküm tarihine en yakın tarihte bilinen asgari ücret tutarı belirlenerek bu verilere göre hesap yapılması gerekecektir (Yargıtay 17 HD 2016/8879 E-2019/3815 K sayılı ilam). Somut olayda, 10/04/... tarihli aktüerya bilirkişi raporunda yukarıda belirtilen ilkeler gözetilerek hesaplama yapılmış ise de, 01/07/... tarihinde yürürlüğe giren asgari ücret göz önüne alınmaksızın yapılan hesaplamanın hükme esas alınması isabetsiz olmuştur. 6098 Sayılı TBK 54 maddesinde çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar ile kazanç kaybı, bedensel zararlar kapsamında sayılmış olup, geçici iş görmezlik zararları da bu kapsamdadır. Sürücü ve işletenin, zarar görenin geçici iş görmezlik zararlarından sorumlu olması nedeniyle, aracın sigortalı olması halinde 2918 Sayılı KTK 90 maddesi gereğince, sigortacının sorumluluğu TBK hükümlerine göre belirleneceğinden ve geçici iş göremezlik zararları da 2918 Sayılı KTK 92 maddesinde sigorta teminatı dışında tutulmadığından, geçici iş göremezlik tazminatından sigorta şirketi sorumlu tutulabilecektir. 2918 Sayılı KTK 98 maddesi gereğince geçici iş görmezlik zararlarının tedavi giderleri kapsamında olduğundan bahisle, SGK'nın sorumluluğunda olduğu ileri sürülmüş ise de, genel şartlara atıf yapan kanuni düzenleme Anayasa Mahkemesi'nce iptal edildiği gibi, geçici iş göremezlik zararı tedavi gideri olmayıp, 2918 Sayılı KTK 98 maddesinde geçici iş göremezlik zararlarının SGK'nın sorumluluğunda olduğuna ilişkin düzenleme de yer almamaktadır. 6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenlemede; trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin karşılanacağı belirtilmiş olup, geçici iş göremezlik ödemeleri yasa kapsamı içerisinde bulunmamaktadır. (Yargıtay 17 HD 2020/11295 E- .../780 K sayılı ilam). Davalı vekilinin, geçici iş görmezlik tazminatından sorumlu olmadıkları yolundaki istinaf sebebi yerinde değildir. 6098 sayılı TBK 54 maddesinde, bedensel zarar kapsamına giren zarar türleri örnekseme yoluyla sayılmış olup Yargıtay uygulamaları gereği geçici işgöremezlik, bakıcı gideri ve SGK sorumluluğunda olmayan (belgesiz) tedavi giderleri de anılan kanun hükmü kapsamında tazmini gereken zararlardandır. 6111 sayılı Kanun'un 59 maddesi ile değişik 2918 sayılı KTK 98 maddesinde, SGK tarafından karşılanacak sağlık hizmeti bedellerinin neler olduğu açıklanıp sınırlandırılmıştır. KTK'nın 98 maddesi gereği SGK'nın sorumlu olduğu sağlık giderleri, trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarında yapılan tıbbi tedaviye ilişkin sağlık hizmet bedellerinden ibarettir. Açıklanan maddi ve hukuki vakıalar karşısında; TBK 54 maddesi ile KTK 98 maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan iyileşme sürecindeki geçici bakıcı giderine ilişkin zarar ile geçici iş görmezlik zararından sorumluluk , zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine ait olduğundan, bakıcı gideri de poliçe kapsamındadır (Yargıtay 4 HD .../13507 E- 2022/7004 K sayılı ilam). Kazaya karışan araçların zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olan davalı sigorta şirketleri, poliçe hükümlerine göre, bedeni zararlarda kişi başına 430.000,00 TL, yine tedavi giderlerinde de kişi başına 430.000,00 TL poliçe limiti ile davacıya karşı sorumludur. Bu iki limit birbirinden bağımsız olup, birinin tüketilmesi halinde sigorta şirketinin poliçeden kaynaklanan tüm yükümlülüklerini yerine getirerek sorumluluğunun sona erdiğinden bahsetmek olanaklı değildir. Kazada yaralanan kişi, maluliyetinin oluşması halinde oluşacak sürekli iş göremezlik zararını bedeni zararlar klozundan, bakıcı gideri, tedavi giderleri ve geçici iş göremezlik zararlarını ise tedavi giderleri klozundan karşılanmak üzere sigorta şirketinden talep edebilecektir ( Yargıtay 4 HD .../12166 E- 2022/5381 K sayılı ilam).Somut olayda, brüt asgari ücret üzerinden belirlenen bakıcı giderinden davalının sorumlu tutulmasında isabetsizlik yoktur.6100 Sayılı HMK’nın belirsiz alacak davasını düzenleyen 107/... maddesine göre, davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkansız olduğu hallerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir.HMK 107/2 maddesinde de, karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğunda, hakim tarafından verilecek iki haftalık kesin süre içinde davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın talebini tam ve kesin olarak belirleyebileceği, aksi takdirde davanın, talep sonucunda belirtilen miktar üzerinden görülüp karara bağlanacağı düzenlenmiştir. Dava, maddi tazminat talebine yönelik olup, geçici iş görmezlik, maluliyet tazminatı ve tedavi gideri kalemleri maddi tazminatı oluşturmakla, gerçek zarar miktarı, taraflar arasında tartışmalı olmakla, HMK 266 ve devamı maddeleri ile 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu’nu 3/3 maddesi uyarınca yapılacak teknik bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağı, başka bir ifadeyle maddi tazminatın konusunu oluşturan kalemlerin varlığının ve miktarının belirlenebilmesi, ancak yargılama sırasında delilerin toplanıp değerlendirilmesinden yani HMK 107/2 maddesinde belirtildiği gibi tahkikatten sonra mümkün olabileceğinden davacının iddia ettiği zararın dava tarihi itibariyle miktar ve değerinin tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin davacıdan beklenemeyeceği ve maddi tazminat talebinin belirsiz alacak davası olarak ileri sürülebilecektir (Yargıtay HGK 2017/17-1102 E- 2020/905 K sayılı ilam). Belirsiz alacak davası niteliği gereği istisnai bir dava türü olmakla davasını belirsiz alacak davası olarak açan kişi bunu açıkça dilekçesinde belirtmelidir (Yargıtay HGK .../(22)9-485 E-.../971 K sayılı ilam).Belirsiz alacak davasında davacı, alacağının tam ve kesin olarak belirlenmesinden sonra HMK 107 maddesine dayalı olarak alacağını artırabilir. Ayrıca davasını HMK 176 ve devamı maddelerine göre ıslah edebilir.Somut olayda, davacı taraf davasını HMK kapsamında belirsiz olarak açmış ve dava belirsiz alacak davası niteliğini taşımaktadır. Davacı vekili 02/06/... tarihinde talebini artırmış olup davalı vekilinin bu yoldaki istinaf sebebi yerinde değildir.2918 sayılı KTK 97 maddesi ile, zorunlu mali sorumluk sigortasından faydalanmak isteyen hak sahiplerinin dava yoluna gitmeden önce sigortacıya yazılı başvuru yapması gerektiği düzenlenmiştir. KTK 97 maddesinde “sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması” gerektiği belirtilmiş, bu yazılı başvuruya eklenmesi zorunlu olan ve dava şartı olan başvurunun yapılmamış sayılmasına neden olacak belgeler belirtilmemiştir.Somut olayda, dava öncesi, davacı tarafça, davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı, başvuru sırasında hangi belgelerin sunulacağına ilişkin hüküm bulunmadığı göz önüne alındığında davalı vekilinin başvuru şartının yerine getirilmediğine ilişkin istinaf sebebinin reddi gerekmiştir. 2918 Sayılı KTK 99/... maddesi ve Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları B.2 maddesi gereği, sigortacının zarar giderim yükümlülüğü, zararın ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya bildirildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde zorunlu mali mesuliyet sigortasının poliçe limiti dahilindedir. Başka bir ifade ile sigortacının temerrüdü, bu süre içinde ödeme yapılmaması halinde başlayacaktır. Sigorta şirketine karşı açılan davalarda, sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılıp 8 iş günü içinde ödeme yapılmazsa temerrüt tarihinden, doğrudan dava açılmışsa dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekmektedir.Somut olayda davacının sigortacıya dava tarihinden evvel (29/12/... tarihinde)müracaat ettiği, sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmadığı, 8 iş günü bitimini izleyen ... tarihi itibarıyla davalı sigorta şirketinin temerrüdünün gerçekleşeceği göz önüne alındığında davalı sigorta şirketi vekilinin faiz başlangıç tarihine yönelik istinaf sebebi yerinde değildir. Mahkemece yapılacak iş, dosyayı aktüerya bilirkişiye tevdi ederek güncel asgari ücret üzerinden davacının düçar olduğu maddi zararın belirlenmesi hususunda ek rapor alıp hasıl olacak sonuca göre karar vermekten ibarettir.HMK 355 maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına, kamu düzenine ve istinaf konusu yapılan nedenlerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, hükmün esasını etkileyecek tüm deliller toplanmadan karar verilmesi nedeniyle karar usul ve yasaya aykırı olup taraf vekillerinin istinaf başvurularının bu sebeplerle kabulü ile mahkeme kararının HMK 353/...-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, Dairemiz kararı gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;...- Taraf vekillerinin istinaf taleplerinin KABULÜ ile ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... sayılı kararının KALDIRILMASINA,Gerekçede yapılan açıklamalar göz önünde bulundurularak yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,2- İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,3- İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine,4- Karar tebliğ ve harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,5- İstinaf kanun yoluna başvuran taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6- İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK 353/...-a hükmü uyarınca kesin olmak üzere ... tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip