İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülen yerel kanalın tescilli markasına kötüniyetli benzerlik iddiasıyla, internet yayını yapan davalının markasının hükümsüzlüğü ve sicilden silinmesi talepli dava.
Özet: Davacı yerel televizyon kanalı, kendi tescilli markasıyla benzerlik gösteren ve kötüniyetle tescil edildiğini iddia ettiği rakip markanın hükümsüzlüğünü talep ederek, davalının izinsiz ve yanıltıcı internet yayınlarıyla haksız kazanç sağladığını belirtirken, davalı markaların benzer olmadığını ve iyi niyetle tescil edildiğini savunmuş, bilirkişi raporları ise farklı sınıflarda olsalar dahi hizmetler arasında işlevsel tamamlayıcılık bulunduğunu ve kötüniyetli tescil olasılığını değerlendirmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/121 Esas
KARAR NO : 2026/105
DAVA : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/06/2024
KARAR TARİHİ : 16/06/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ----------Ş, ----------- markası adı altında yerel kanal olarak 1995 yılından itibaren --------- ilinde yayın hayatına devam ettiğini, karasal yayında yayın lisansı ile yayın yapan kanalın adı ve aynı zamanda markası olan “---------” mülkiyeti ve tüm hakları müvekkili şirkete ait olmak üzerine 16.06.2014 Türk Patent Enstitüsüne tescil edildiğini, Yerel kanalın herhangi bir şekilde internet sitesi, sayfası ve internet üzerinden canlı yayın yetkisi olmamasına — rağmen — Aralık,2020 ayı içerisinde — izleyicilerimizin — şikayeti — üzerine ---------- internet adresi üzerinden bilgileri, onayı ve muvafakati olmaksızın “-----------” adı kullanılarak yayın yapıldığı, yayının canlı yayın olarak internet sitesinden yayınlandığı tespit edildiğini, akabinde ilgili sitedeki erişimin engellenmesi talebi ile ---------- D.İş sayılı dosyasından başvuru yapılmış ve mahkemece talebin kabulüne karar verildiğini, karar gereğince karşı tarafın yayını kaldırdığını, Daha sonra ----------- internet sitesi üzerinden "---------- " adı ile yayın yapıldığının tespit edildiğini, yayının kanallarına ait olmadığı ancak markanı kullanılmak suretiyle sanki ----------- ait bir yayınmış gibi yayın yapıldığının anlaşıldığını, yeniden mahkemeye başvurmak sureti ile --------- adresindeki içeriğin yayından çıkarılması ve yayının engellenmesi talep edilmiş olup, --------- D. Kararı ile mahkemece "erişimin engellenmesi " talebinin kabulüne karar verildiğini, Akabinde tarafımızca yapılan inceleme neticesinde davalı tarafın 11.05.2020 tarihli ----------nolu başvurusu ile "-----------" markasının tescili talebiyle kuruma başvurduğu ve 18.12.2020 tarihi itibariyle de haksız ve kötüniyetli olarak markayı tescil ettirdiğini tespit edildiğini, davalının haksız olarak tescil ettirdiği ---------- markası ile internet üzerinden online olarak yayın yapmaya, -------- ili içerisinde basın yayın organı olarak faaliyet göstermeye, resmi davetlere "haberci, basın" sıfatıyla katılmaya devam markanın, müvekkili şirkete ait marka ile karıştırılmakta; müvekkilin hizmet sağladığı tüketici kitlesine de ulaşarak müvekkilin marka haklarından haksız bir kazanç elde ederken müvekkilin de maddi manevi kazanç kaybına uğramasına sebebiyet verdiğini, Bu nedenlerle, her türlü maddi manevi tazminat hakları ve alacak haklarımız saklı kalmak kaydıyla; davalıya ait 11.05.2020 tarihli ---------- nolu başvurusu ile "----------" markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden silinmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.Davalı Vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili adına---------- nolu ------------ markasının tescilli olduğunu, işbu davanın dayanaksız açıldığını, davacının daha önce marka başvurusunun yayınına itiraz etmediğini, işbu davanın zamanaşımına uğradığını, bu nedenle de reddinin gerektiğini, markaların benzemediğini ve davacının kötüniyet iddialarının dayanaksız olması nedenleri ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
D E L İ L L E R V E G E R E K Ç E : Dava, davalı adına tescilli ----------- numaralı markanın davacının ---------- numaralı markasına benzerlik ve kötüniyetli tescil sebebiyle hükümsüzlüğü taleplidir. Mahkememizde aldırılan 09/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda; --------- ile tescilli --------şekil markasının davalı adına 41. Sınıfta yer alan hizmetler için Türk Patent nezdinde tescilli olduğu --------- no ile tescilli ---------- markasının davalı adına 38. Sınıfta yer alan hizmetler için Türk Patent nezdinde tescilli olduğu, Davalı adına -------- no ile tescilli 38. Sınıfta yer alan “Haber ajansı hizmetleri” açısından SMK 6/1 ve 25. Maddeleri uyarınca kısmi hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu, Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; davalının tescilli markasını dosyalarken kötüniyetli olduğunun düşünülebileceği ve fakat bu hususta nihai hukuki takdir ve değerlendirmenin mahkemenize olduğu,
Mahkememiz dosyasından aldırılan 30/04/2026 tarihli bilirkişi ek raporunda: Davacının 41. sınıftaki hizmetleri, içerik üretimine (program yapımı, haber üretimi, muhabirlik faaliyetleri) yönelik olduğu, Davalının 38. sınıftaki hizmetleri ise bu içeriklerin kamuya iletilmesi, dağıtımı ve yayınına ilişkin olduğu, Bu iki sınıf şeklen farklı olmakla birlikte, hizmetlerin niteliği ve ekonomik işlevleri bakımından birbirini tamamlayıcı ve aynı sektörel bütünün parçaları olduğu, 4l.sınıf — hizmetlerin, içerik üretimi (yaratım) faaliyetlerine; 38.sınıf hizmetlerin ise içeriğin iletimi, yayını ve dağıtımı faaliyetlerine ilişkin olduğu ve her ne kadar hizmetler farklı sınıflarda yer almakta ise de; medya sektöründe bu faaliyetlerin çoğu zaman aynı ekonomik bütünlük içerisinde ve birbirini tamamlayacak şekilde sunulduğu, 41. sınıftaki “program yapım hizmetleri” ile 38. sınıftaki “yayın hizmetleri” arasında, 41. sınıftaki “haber/foto muhabirliği hizmetleri” ile 38. sınıftaki “haber ajansı hizmetleri” arasında iltibas (karıştırılma ihtimali) bulunduğu , Davacı ve Davalının ayrı ayrı tescil ettirdiği -----------markasının öncelikle sesteş olarak aynı harflerden oluşması, görsel olarak ise sadece renklerinin farklı olması sebebiyle birbirini çağrıştırdığı; benzer hizmet sınıflarında (genel olarak radyo,tv ve iletişim hizmetleri) faaliyet gösterdikleri,dolayısıyla bu iki marka isminin tüketiciler tarafından farklı markalar olduğunun anlaşılmasının ve algılanmasının zor olduğu hatta bu markaların aynı marka olduğunun sanılması ile karıştırılabileceği, Hükümsüzlük incelemesinde yalnızca yukarıda belirtilen örtüşen ve tamamlayıcı hizmetler bakımından iltibasın kabulü ile davalı markanın kısmi hükümsüzlüğü şeklinde ek raporunu sunmuşlardır. Tarafların gösterdikleri deliller toplanmış, tüm usuli eksiklikler giderilmiştir. İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; Dava, davalı adına tescilli ----------- numaralı markanın iltibas ve kötü niyetli tescil sebebiyle hükümsüzlüğüne ilişkin olup davalı tarafından davanın reddinin talep edildiği, aldırılan 09/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda davacıya ait markanın iltibas nedeniyle kısmi hükümsüzlük koşullarının oluştuğu yönünde görüş bildirildiği, daha sonra aldırılan 30/04/2026 tarihli bilirkişi raporunda da iltibas nedeniyle davalı markasının 38. Sınıfta yer alan yayın hizmetleri ile haber ajansı hizmetleri bakımından hükümsüzlük koşullarının oluştuğu yönünde görüş bildirildiği, buna göre dosya kapsamı değerlendirildiğinde davacının----------numaralı ---------- ibareli markanın 41. Sınıfta tescilli sahibi olduğu yine davacının davaya dayanak gösterdiği ---------- numaralı markasının ise 41. Sınıfta tescilli olduğu fakat hükümden düştüğünün anlaşıldığı, davalının ise davalıya konu --------- numaralı markanın 38. Sınıfta tescilli sahibi olduğu, buna göre dava tarihi itibariyle davacının davalıdan önce tescilli bir markasının bulunmadığı, her ne kadar taraf markaları ---------- ibaresini içermesi sebebiyle benzer ise de davalının marka tescilinin, davacı marka tescilinden daha önce olması sebebiyle iltibas iddiasına dayalı SMK 6/1 uyarınca hükümsüzlük talebinin reddine karar vermek gerekmiş, SMK 6/9. Maddesi uyarınca ise yapılan değerlendirmede, asıl olan iyi niyet olup kötü niyeti iddia edenin ispat etmesinin gerektiği, davacı vekilince davalının tescilinin kötü niyetli olduğu iddia edilmiş ise de soyut iddia dışında herhangi bir delil sunulmamıştır, davalının tescil ettirdiği markasının internet üzerinden online olarak kullandığı hususu da taraflarca belirtildiğinden davalının markayı yedekleme kastıyla tescil ettirdiği yönünde de delil bulunmadığı bu şekilde dava dilekçesindeki hükümsüzlük talepleri ile bağlı kalınmak suretiyle yapılan yargılama neticesinde SMK 6/1 ve 6/9. Maddeleri uyarınca hükümsüzlük iddiası ispatlanamadığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davanın REDDİNE,
1-Alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile eksik alınan 304,40 TL harcın davacıdan tahsiline, hazineye gelir kaydına,
2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
3-Kullanılmayan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair davacı vekili ile davalının yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/06/2026