4. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, TEDAŞın feshedilen yüklenici sözleşmesinden doğan 4.090.323,83 TL rücuen tazminat talepli davanın iddia ve savunmaları.
Özet: Bu dava, davacı idare TEDAŞ Genel Müdürlüğünün, temizlik ve destek hizmetleri ihale sözleşmesini davalı yüklenici şirketin sözleşme hükümlerine aykırı davranması nedeniyle feshederek, yapılan durum tespiti sonucunda ortaya çıkan 3.931.976,92 TL borç ile 158.346,91 TL damga vergisi dahil toplam 4.090.323,83 TLnin avans faiziyle birlikte rücuen tahsilini talep etmesi üzerine açılmış olup; davalı taraf ise davanın zamanaşımı, görev ve husumet yönünden reddini, kıdem tazminatından sorumlu olmadığını, asıl işverenin davacı idare olduğunu ve sorumluluğun yarı yarıya paylaşılması gerektiğini savunmaktadır.

T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/224 Esas - 2025/898
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARARESAS NO : 2025/224 EsasKARAR NO : 2025/898BAŞKAN : ...ÜYE :..ÜYE : ...KATİP :...DAVACI : ...VEKİLİ : Av...DAVALI : ...VEKİLİ : Av. ...DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)DAVA TARİHİ : 14/03/2025KARAR TARİHİ : 24/12/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : 05/12/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonucunda; Dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA: Davacı vekili sunduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili TEDAŞ Genel Müdürlüğü sorumluluğundaki tesislere ait hizmet binalarının ve açık alanların temizlik ve destek hizmetlerinin karşılanması işi, 2022/824487 İhale Kayıt Numaralı ihale kapsamında imzalanan sözleşme gereği 12.10.2022–30.09.2025 tarihleri arasında ... ...San. ve Tic. Ltd. Şirketi tarafından yerine getirilmekteyken davalı yüklenicinin sözleşme hükümlerine aykırı davranması nedeniyle 21.08.2024 tarihli ve ... sayılı Genel Müdürlük Makamının Olur'u ile 26.08.2024 tarihinde feshedildiğini, sözleşmenin feshedilmesi üzerine mevcut durum tespitinin yapılması için komisyon kurulmasına karar verilip, mevcut durumun tespiti için davalı yükleniciden bir yetkilisinin komisyon çalışmalarına katılması talep edilmişse de yükleniciden talebimize ilişkin herhangi bir dönüş gelmediğini, komisyon çalışmalarına yüklenici temsilcisi katılmadığını, komisyon tarafından bahse konu hizmet alımına ilişkin 4735 sayılı Kamu İhaleleri Sözleşmeleri Kanunu'nun "Sözleşmenin feshine ilişkin düzenlemeler" başlıklı 22'nci maddesi ile Hizmet İşleri Genel Şartnamesi'nin "Sözleşmenin feshi ve işin tasfiyesi" başlıklı 54'üncü maddesi doğrultusunda işin yer teslim tarihi olan 12.10.2022 tarihi ile sözleşmenin fesih tarihi olan 26.08.2024 tarihi arasında gerçekleştirilen işlere ilişkin durum tespiti yapıldığını, ve durum tespit tutanağında 4.090.323,83-TL'nin davalı yükleniciden tahsilinin gerektiği söz konusu meblağın hesabının, neticede, yüklenicinin borcu olan 3.931.976,92-TL ile sözleşmenin feshi nedeniyle mevzuat gereğince hesaplanan damga vergisi olan 158.346,91-TL'nin toplamı 4.090.323,83-TL'nin yükleniciden tahsili gerekeceğini, Mali İşler Dairesi Başkanlığının 16.12.2024 tarihli ve E-29733527-755.05-1186937 sayılı yazısı ile müvekkil Kurum tarafından hesaplanan 4.090.323,83-TL'nin yazılarının davalıya tebliğinden itibaren 1 hafta içinde ödenmesi talep edilmişse de söz konusu yazının davalının yasal ve sözleşme adresine ulaşmasına rağmen davalı tarafından müvekkil Kurum hesaplarına ödeme yapılmadığını beyanla müvekkil Kurum ile davalı arasında akdedilen sözleşmenin davalının kusuru nedeniyle feshi akabinde müvekkil Kurumca yapılan inceleme neticesinde davalının sorumlu olduğu tespit edilen 4.090.323,83-TL'nin temerrüt tarihi olan 24.12.2024 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ve yargılama giderleri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP VE SAVUNMA:Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davanın öncelikle zamanaşımı, görev ve husumet itirazları gözetilerek reddi gerektiğini, işyeri devirlerinde makul süreyi aşan kesintinin varlığı halinde iş yeri devri olmadığı kabul edilerek değerlendirme yapılması ve müvekkil şirket yönünden davanın reddine karar verilmesini, kamuda 11.9.2014 tarihinden sonra akdedilen personel çalıştırılması esasına dayalı alt işveren sözleşmelerinde alt işveren işçilerine kamu tarafından ödenen kıdem tazminatları için alt işverenlere rücu edilemeyeceğini, taraflar arasında imzalanan sözleşme ve teknik şartnamelerde yüklenicinin kıdem tazminatından sorumlu olduğuna dair açık bir düzenleme bulunmadığını, davacı tarafından müvekkili şirkete ihale bedeli içerisinde kıdem payı ödenmediğinden dolayı müvekkil şirketin kıdem tazminatından sorumluluğunun olmadığını, dava dışı işçinin asıl işvereni davacı idare olup işçi bu kurumun işçisi olduğunu emir ve talimat verme yetkisinin davacıya ait olduğundan davanın müvekkil şirketler açısından husumetten reddine karar verilmesi gerektiğini beyanla husumet itirazının kabul edilmemesi ve taraflar arasındaki ilişkinin asıl işveren-alt işveren ilişkisi olduğunun kabulü halinde dahi tarafların sorumluluğu yarı yarıya olacağını davacının emir ve talimat yetkisini elinde bulundurduğundan baştan beri işçinin asıl işvereni kabul edilmesi gerektiğini ve de asıl işveren sıfatıyla işçiye ödediği kıdem tazminatının yarısından sorumlu olacağını, diğer yarısından sorumluluğun ise; işçinin çalıştığı yüklenici şirketler tarafından çalıştırılan süre uyarınca paylaşılması gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER :-Taraflar arasında imzalanan sözleşme ve ekleri. -Hak ediş belgeleri ve raporları-Bilirkişi heyeti raporu-DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava konusu uyuşmazlığın taraflar arasında imzalanan eser sözleşmesinin davacı işveren idare tarafından taraflı olarak feshinden sonra davacı tarafından tek taraflı olarak feshi sonrasında YİGŞ’nin 22.m. kapsamında davalı yükleniciden sözleşme gereğince alınan teminatların güncelleştirilmiş bedelinin davalı lehine yapılan mahsup işlemlerinden sonra tespit edilen miktarı ile fesih sonrasında doğduğu ileri sürülen damga vergisi alacağının davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekili tarafından dava konusu işe ait taraflar arasında imzalanan sözleşme ve eki teknik şartname ile hak ediş belgeleri sunulmakla incelenmiştir. Dosyamıza sunulan ve taraflar arasında imzalanan 11/10/2022 tarihli "Tedaş Genel Müdürlüğü Sorumluluğundaki Tesislere Ait Hizmet Binalarının ve Açık Alanların Temizlik ve Destek Hizmetlerinin Karşılanması Hizmet Alımına ait Sözleşmenin" incelenmesinde; sözleşmenin "İş Tanımı" başlıklı 5.maddesi gereğince; sözleşmenin konusunu davacı kurumun sorumluğunda bulunan tesislerde davalı yüklenici şirket tarafından 12/10/2022-30/09/2025 tarihleri arasında dönemde temizlik ve destek hizmeti işinin sunulmasının oluşturduğu, sözleşmenin 8.maddesinde sözleşmenin ekleri sayılarak Hizmet İşleri Genel Şartnamesi ile idari ve teknik şartnamenin sözleşmenin eki olduğunun açıkça belirtildiği, sözleşmenin " Sözleşmeye aykırılık halleri, cezalar ve sözleşmenin feshi" başlıklı 16.1. maddesinde; " İhale konusu işin niteliği ve özelliğine göre işin sözleşmesine uygun olmayan haller ve idare tarafından uygulanacak cezalar aşağıda belirtilmiştir. Cezalar, aykırılık halleri ve sözleşmenin feshine ilişkin hususlar bu Sözleşmenin 16, 24. 25. 26. 27. 28 ve 20 uncu maddelerinde düzenlenmiştir. Bu hususlara ilişkin olarak söz konusu maddeler dışındaki ve ihale dokümanındaki diğer düzenlemeler sadece 16.1.1 inci madde kapsamında değerlendirilir. 16.1.1. Bu sözleşmenin 16.1.2 nci maddesinde yer alan özel aykırılık ve 16.1.3 üncü maddesinde yer alan ağır aykırılık halleri dışında, sözleşme hükümlerine uyulmaması halinde uygulanacak ceza oranı, ilk sözleşme bedelinin On Bin de 0,2'dır. Aynı fiilin tekrarı halinde bu oran % 50 artırımlı uygulanır. 16.1.2. Aşağıdaki tabloda yer alan özel aykırılık hallerinde aynı satırda belirtilen oranda ceza uygulanır. Tabloda yer verilen özel aykırılıklardan herhangi birinin ilgili aykırılık için aynı satırda belirtilen sayıya ve toplam özel aykırılık halinin de 30 sayısına ulaşması koşullarının birlikte gerçekleşmesi durumunda. 4735 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin (b) bendine göre protesto çekmeye gerek kalmaksızın sözleşme feshedilir." düzenlemesine yer verildiği, yine sözleşmenin "İdarenin sözleşmeyi feshetmesi" başlıklı düzenlemesinde; "Aşağıda belirtilen hallerde İdare sözleşmeyi fesheder:a)Yüklenicinin taahhüdünü ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirmemesi veya işi süresinde bitirmemesi üzerine, sözleşmede belirlenen oranda gecikme cezası uygulanmak üzere, idarenin en az on gün süreli ve nedenleri açıkça belirtilen ihtarına rağmen aynı durumun devam etmesi; b) Sözleşmenin uygulanması sırasında Yüklenicinin 4735 sayılı Kanunun 25 inci maddesinde belirtilen yasak fiil ve davranışlarda bulunduğunun tespit edilmesi hallerinde ayrıca protesto çekmeye gerek kalmaksızın kesin teminat ve varsa ek kesin teminatlar gelir kaydedilir ve sözleşme feshedilerek hesabı genel hükümlere göre tasfiye edilir." düzenlemesine yer verildiği anlaşılmıştır.Dosyamızda taraf delilleri toplandıktan sonra konusunda uzman bilirkişi heyetinden taraf şirketlerin ticari defterleri inceletilerek işin tasfiye kesin hesabının çıkartılması sonucunda işin davacı işveren tarafından tek taraflı olarak fesih ve tasfiyesi sonrasında mevcut ise; davacının davalıdan talep edebileceği alacak miktarı konusunda rapor aldırılmıştır.Dosyamıza sunulan bilirkişi heyeti raporunda özetle; davalı yüklenici tarafından davacı işveren tarafından kendisine yapılacak hakediş ödemelerine esas olmak üzere sunulan “Vadesi Geçmiş Borcu Yoktur” belgesinde tahrifat yapılıp yapılmamasına göre alternatifli değerlendirme yapıldığı, buna göre anılan belge üzerinde yapılan tarih değişikliği, yüklenici tarafından kasti bir sahtecilik veya idareyi yanıltma amacı taşımadan, yalnızca belge formatında veya başvuru tarihinin güncellenmesi mahiyetinde kabul edilmesi söz konusu işlemin sözleşmeye aykırı davranış olarak kabul edilemeyeceği, belgenin Gelir İdaresi Başkanlığı’nın dijital doğrulama sistemi üzerinden alınmış olması, içerdiği vergi borcu bilgilerinin gerçeğe aykırı olmaması ve idareye fiili bir zarar doğurmaması nedeniyle taraflar arasındaki sözleşmenin 4735 sayılı Kanunun 20/b ve 25/b maddelerine dayalı olarak feshedilmesi için gerekli “yasak fiil veya davranış” koşulu oluşmayacağı ve dolayısıyla, sözleşme feshi işlemi mevzuata uygun olmayacağı, dava konusu alacak talebinin dayanağını oluşturan işlemlerin feshin geçersiz sayılması nedeni ile dayanaksız hale gelmesi ve davalı yüklenici tarafından yerine getirilen hizmetin karşılığı olan hakedişlerin davacı idare tarafından ödenmiş olup tespit edilen tutarların mahsuplaşma sonucunda denklik göstermesi karşısında davalı yüklenicinin davacı kuruma herhangi bir borcunun bulunmadığı, Mahkemenin takdirine göre aynı belgenin 4735 sayılı Kanunun 25/b m. kapsamında kabul edilmesi halinde ise; davalı yüklenicinin fiilinin "sahte belge düzenlemek veya kullanmak” olarak nitelendirileceği, buna göre ise; davacı idare'nin 4735 sayılı Kanun’un 20/b maddesi uyarınca protesto çekmeye gerek olmaksızın sözleşmeyi feshetmesi, 26. madde gereğince teminat mektuplarını gelir kaydetmesi ve 22. madde uyarınca teminat farkını güncelleyerek yükleniciden tahsil etme hakkının doğduğu, davacı kurum tarafından sunulan belgelerde, fesih sonrası yapılan hesaplama uyarınca yükleniciye ait üç adet teminat mektubunun nakde çevrilerek toplam 7.100.000,00-TL tutarında tahsil edildiği, Yİ-ÜFE esasına göre güncellenmiş teminat tutarının 12.925.538,31-TL olduğu, aradaki 5.825.538,31-TL farkın davalı yükleniciden talep edilmesi gerektiği ve yüklenicinin son hakedişinden yapılan ve rapor içeriğinde gösterilen mahsuplar neticesinde davacının davalıdan talep edebileceği 4.090.323,83-TL alacak bakiyesinin mevcut olduğu mütalaa edilmiştir. Bilirkişi heyeti raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekilleri rapora beyan ve itiraz dilekçelerini sunmuştur. Dosyamıza sunulan bilirkişi heyeti raporu denetime ve hüküm tesisine elverişli görülmekle ek rapor alınmasına Mahkememiz'ce gerek görülmemiştir.Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında temizlik ve destek hizmeti alımına ait sözleşmenin imzalandığı, alanların temizlik ve destek hizmetlerinin karşılanması işi yüklenicisi ...... Ltd. Şti. 'nin 2024 yılı Nisan, Mayıs, Haziran ve Temmuz aylarına ait hakediş ödemelerinin yapılması amacıyla davacı Kuruma sunduğu 25.04.2024 tarihli ve ".." sayılı, 27.05.2024 tarihli ve "...." sayılı, 25.06.2024 tarihli ve "..." sayılı, 25.07.2024 tarihli"...." sayılı "Vadesi Geçmiş Borç Durumunu Gösterir Belgelerin gerçeğe aykırı olarak düzenlendiği, yüklenicinin bu şekilde sözleşme konusu iş nedeni ile kendisine ödenecek hak edişlerinden olması gerekenden daha az kesinti yapılmasını amaçladığının tespit edildiği gerekçesi ile sözleşmenin ... ve Tic. Ltd. Şirketi ile imzalanan 11.10.2022 tarihli sözleşmenin 16.1.3 ve 26.1. maddelerine istinaden dava konusu 21/08/2024 tarihli Genel müdürlük makam olur'una istinaden sözleşmenin davacı işveren taraflı olarak feshedildiği, davalı yüklenici tarafından davacı kuruma verilen teminat ve ek kesin teminatların nakde çevrilerek kuruma gelir kaydedilmesine, teminatların güncellenen tutarı ile kesin teminat ve varsa ek kesin teminatlar arasındaki farkın yükleniciden tahsil edilmesine karar verildiği, işbu davanın ise; davacı tarafından dava konusu güncelleme bedeli ile damga vergisi alacaklarının tahsiline yönelik olarak açıldığı anlaşılmaktadır. Bu tespitler ışığında dosyamızda davacı yan, davalı yüklenicinin sözleşme ayakta ve ifa edilmekte iken davacının kendisine ibraz ettiği "vergi borcu yoktur" yazısının tahrif edilmiş olduğunu ileri sürmesine rağmen davalı yüklenici bu iddiayı inkâr ederek belgede tahrifat olmadığını ileri sürmektedir. Davalı yüklenici şirket, tüzel kişi tacir olarak davacı işverene karşı gerek işin ifası sırasında gerekse işin ifası kapsamında davacıya sunacağı mali ve diğer nitelikli belgeler bağlamında sözleşme ve eklerinde yer alan düzenlemelere uygun davranmakla yükümlüdür. Dosyamızda gerek bilirkişi heyeti raporunda yer verilen ayrıntılı tespitler ve gerekse de idare'nin aksi sabit olmayan sözleşmenin feshine ilişkin makam olur'u içeren fesih yazısı dikkate alındığında; davalı yüklenicinin davacı işverenden 2024 yılı Temmuz ayına hak ediş ödemesinin yapılması talebi ile birlikte davacı idare'ye sunduğu 01/08/2024 tarihli dilekçesi ekinde yer alan 25.07.2024 tarihli ve "5rru18zs2j1911" sayılı "Vadesi Geçmiş Borç Durumunu Gösterir Belgenin" https://dijital.gib.gov.tr/dogrulamalar/mukellefiyet Dogrulama adresinden yapılan kontrolü neticesinde belgenin "Başvuru Tarihi", "Düzenleme Tarihi" ve metin bölümlerinde yer alan tarihlerin gerçeğe aykırı olarak tahrif edildiği, - anılan belgenin başvuru tarihi ve düzenleme tarihinin gerçekte 25.03.2024 olduğu ancak belgenin bu bölümlerinin tahrif edilerek 25.07.2024 tarihinin yazıldığı anlaşılmaktadır. Davalı yüklenici, sözleşme kapsamında yaptığı işin karşılığı olarak hak edişini davacı işverenden talep ve tahsil etmeye yetkili olup davacı idare ise; ilgili mevzuat hükümleri gereğince davalı yüklenicinin vadesi geçmiş vergi, sigorta primi asıl alacak ve gecikme zamlarını mahsup edip ilgili kurumlara davalı adına yatırmakla yükümlüdür. Davalı yüklenicinin ödenmemiş vergi borçları yönünden yapılan incelemede Başkanlığımıza bilgi verilmiş, bunun sonucunda, 27.05.2024, 25.06.2024 ve 25.07.2024 tarihleri itibarıyla yüklenicinin yalnızca Hitit Vergi Dairesi'ne olan borçlarının dahi gerçeğe aykırı olarak düzenlenen ve hakediş ödemeleri için davacı idare'ye sunduğu "Vadesi Geçmiş Vergi Borç Durumunu Gösterir Belgelerde" belirtilen borç tutarından daha yüksek olduğu kesin olarak saptanmıştır. Bu durumda, açıklanan maddi olgular ve toplanan deliller çerçevesinde davalı yüklenicinin sözleşmenin 16.1.3 maddesine aykırı olarak tahrif etmek suretiyle sahte olarak tanzim ettiği anlaşılan vergi borcuna ait belgeyi davacı işverene ibraz ederek kendisine ait vergi borcu miktarını düşük göstermek ve idare'yi yanıltarak haksız yere davacıdan fazla hak ediş alacağı talep ve tahsil girişiminde bulunduğu kanaatine varılmıştır. Davalı yüklenicinin değinilen fiili, açıkça sözleşmeye ağır aykırılık halleri arasında sayılmış olup yasak fiil niteliğinde olmakla; sözleşmenin 26/1.b.m. delaleti ile 4735 sayılı Kanunun 20/b ve 25/b maddelerine dayalı olarak davacı işveren tarafından tek taraflı olarak gerçekleştirilen sözleşmenin feshi ve teminat mektuplarını irat kaydedilmesi açıkça hukuka uygundur. Yapılan fesih işlemi hukuka uygun olduğuna göre; davacı idare davalı yükleniciden 4735 sayılı 22. madde uyarınca teminat farkını güncelleyerek yükleniciden tahsil etme hakkı doğmuştur. İşin fesih ve tasfiyesine karar verilmekle; Mahkememiz'ce işin tasfiye kesin hesabının çıkartıldığı bilirkişi heyeti raporunda denetime elverişli şekilde hesaplandığı üzere davalı tarafından davacıya verilen banka teminat mektuplarının toplam Güncellenmiş bedelinin 12.925.538,31-TL, tazmin edilen teminat mektubu bedelinin 7.100.000,00-TL, davalı yükleniciden tahsil edilecek olan 5.825.538,31-TL ile 23 no'lu hakedişe ait damga vergisinin 32.264,92-TL, 23 no'lu hakedişten kesilen teminat miktarının 31.977,92-TL, Davalıya olan 320 hs. borcunun 1.957.802,81-TL, sözleşmenin feshinden kaynaklanan Damga Vergisinin 158.346,91-TL olduğu, güncellenmiş teminat mektubu bedelinden tazmin edilen teminat mektubu bedeli ile 320 hs. Borcunun ayrı ayrı mahsubu ve anılan diğer alacak kalemlerinin ise; eklenmesi ile yapılan hesaplama kesin hesap sonucunda davacı idare'nin davalı yükleniciden bakiye 4.090.325,25-TL alacağının mevcut olduğu sabittir. Açıklanan gerekçelerle; Davanın talep ile bağlı kalınarak kabulü ile; dava konusu 4.090.323,83-TL alacağın dava tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek ve hüküm oluşturmak gerekmiştir.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın talep ile bağlı kalınarak KABULÜ İLE; dava konusu 4.090.323,83-TL alacağın dava tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gerekli karar ve ilam harcı nispi 279.410,02-TL olup davacı tarafından peşin yatırılan 69.852,51-TL harcın mahsubu ile bakiye 209.557,51-TL harcın davalıdan alınarak Maliye Hazinesine gelir kaydına, 3-Davacı tarafından peşin yatırılan 69.852,51-TL harç ile 615,40-TL başvurma harcı ve 87,50-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 70.555,41-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki AAÜT gereğince 563.935,62-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Bu dava kapsamında davacı tarafından yatırılan gider avansından karşılanan ve aşağıda dökümü gösterilen toplam 15.355,00-TL yargılama giderinin HMK 326/2.m. gereğince davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-6325 sayılı Kanunun 18. m. gereğince 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Maliye Hazinesine gelir kaydına, 7-HMK 333.m. gereğince artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.24/12/2025Başkan ... ¸e-imzalıdırÜye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip .... ¸e-imzalıdır YARGILAMA GİDERİ DÖKÜMÜ: 1-Posta ve davetiye gideri : 355,00-TL 2-Bilirkişi ücreti : 15.000,00-TL TOPLAM :+15.355,00 -TL