İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, su arıtma cihazları servis hizmetlerinden doğan fatura alacağı itirazının iptali davasında, ticari defterlerin uyuşmazlığı ve bilirkişi değerlendirmesi.
Özet: Bu hukuki evrak, bir hizmet sağlayıcının, su arıtma cihazı servis hizmetlerinden kaynaklanan ödenmemiş faturalara davalının süresi içinde itiraz etmediğini ileri sürerek başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamını ve icra inkar tazminatı talebini konu edinirken, davalı taraf ise borcun olmadığını, faturalardaki birim fiyatların sözleşmede belirlenen bedellerin üzerinde olduğunu, davacının yeterli delil sunmadığını ve alacağın likit olmadığını savunarak davanın reddini istemiş, bilirkişi raporu ise icra takibi tarihi itibarıyla davacı tarafın davalıdan alacaklı olmadığını ve itirazın yasal süresinde yapıldığını tespit etmiştir.

T.C.
İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/712 EsasKARAR NO :2026/470DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ:06/10/2025KARAR TARİHİ:30/06/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...’ın su arıtma cihazları servis, bakım, değişim, taşıma ve montaj işlemleri için davalı ... ... A.Ş. ile çalıştığını ve yapılan her bir işlem için hizmet formları düzenlenerek faturalandırma yapıldığını, takibe konu faturanın Aralık 2023/Ocak 2024/Şubat 2024/Mart 2024 dönemlerinde müvekkili tarafından davalı adına verilen hizmetlere istinaden düzenlenip davalıya iletildiğini, davalının TTK m.21/2 uyarınca süresi içinde faturaya itiraz etmediğinden içeriğini kabul etmiş sayıldığını, servis formlarında müşteri imzalarının bulunduğunu, takibe konu faturadaki birim bedellerin taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmayan diğer faturalarda da kabul edilip ödenen bedeller olduğunu, alacağın likit olduğunu, alacağın tahsili için .... İcra Dairesi 2025/... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve kötü niyetli olarak borca ve ferilerine itiraz ettiğini, dava şartı arabuluculuk görüşmelerinden anlaşma sağlanamadığını belirterek, davalının haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ...’ın su arıtma cihazları servis, bakım, değişim, taşıma ve montaj işlemlerine ilişkin hizmet verdiğini iddia ederek .... İcra Dairesi 2025/... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını ve itirazın iptalini talep ettiğini, ancak davacının iddialarının hukuki mesnetten yoksun olduğunu, davanın reddi gerektiğini, öncelikle usul yönünden davacının dava dilekçesi ekinde faturaya dayanak işlemlerin birim bedellerini ispat edebilecek hiçbir delil sunmadığını, HMK m.190/1 uyarınca ispat yükünün davacıda olduğunu, davacının HMK m.194 uyarınca somutlaştırma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, delil listesinde hangi delilin hangi vakianın ispatı için gösterildiğini belirtmediğini, esasa ilişkin olarak müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, taraflar arasında 2022 tarihli sözleşme akdedildiğini ve müvekkilinin sözleşmeye uygun olarak sağlanan hizmetlere istinaden düzenlenen faturaları eksiksiz ödediğini, davacının tek taraflı olarak düzenlediği servis formlarının hizmetin verildiği veya müvekkili tarafından onaylandığı hususunda herhangi bir kanıt içermediğini, sözleşmede montaj ücreti 250 TL, servis ücreti 150 TL ve bakım ücreti 150 TL olarak belirlendiğini, davacının sözleşmede belirlenen birim fiyatların çok üzerinde ve herhangi bir yazılı mutabakat olmaksızın faturalar düzenlediğini, müvekkilinin faturaya ilişkin iade faturası düzenlediğini, alacağın likit olmadığını, bu nedenle icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiğini belirterek, davanın öncelikle usulden reddine, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde esastan reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.GEREKÇE: Dava; .... İcra Dairesi’nin 2025/... E. sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamı istemine ilişkindir.Bilirkişi tarafından hazırlanan 08.05.2026 tarihli raporda; davacı ve davalının 2025 yılına ait yasal defterlerin sahibi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu, davacı ...’ e ait 2025 yılı yevmiye defterinde davalı ... ... A.Ş. 120 01 01 cari hesap koduyla kayıtlı olduğu, bu cari kodla yevmiye defterinde yapılan işlemler kayıt altına alındığı, davacı şirketin davalıdan 08.07.2025 TAKİP tarihi itibariyle ALACAKLI olmadığı gibi taraf defterlerinin birbirlerini teyit ettiklerinin görüldüğü, hem davacı hem de davalı muavin defter dökümleri rapora ek olarak sunulduğu, İcra takibinin davalıya 09.07.2025 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun ise 09.07.2025 tarihinde itiraz dilekçesini verdiği, dolayısıyla davalı borçlu 7 günlük yasal sürede itiraz ettiği görüş ve kanaatine varılmıştır.Tarafların iddia ve savunmaları , toplanan deliller ,icra takip dosyası, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmeler sonucunda ; taraflar arası kurulan ticari ilişkiye istinaden takibe konu fatura Aralık 2023/Ocak 2024/Şubat 2024/Mart 2024 dönemlerinde davacı tarafından davalı adına verilen hizmetlere istinaden düzenlenip davalıya iletildiği iddia edildiği ancak davalı tarafından faturaların ödenmemesi üzerine faturadan kaynaklı alacağın tahsili istemiyle başlatılan takibe itiraz edilmesi üzerine mahkememize itirazın iptali davası açıldığı , mahkememizce devam eden yargılamada aldırılan taraf defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu aldırılan bilirkişi raporunda; davacı ve davalının 2025 yılına ait Yevmiye, Kebir defterlerinin açılış tasdiklerinin yasal süresi içinde davacının 2025 yılına ait yevmiye defterinin e-defter olarak tasdikinin yapıldığı, tarafların ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre sahibi lehine delil teşkil ettiği kanaatine varıldığı , taraf defterinde yapılan incelemede davacının davalıdan alacağı olmadığı , davalının da davacıya borcu olmadığı bu haliyle taraf defterlerinin birbirini teyit ettiği tespit edilmiş olmakla , davacı tarafından düzenlenen faturaya davalı tarafça iade faturası düzenlendiği ve davacıya gönderildiği, davacının defterinde de bu durumun kayıt altına alındığı, davalının davaya konu faturalardan sorumlu olduğunun da kabul edilemeyeceği, , ispat kuralına ilişkin TMK. m. 6 hükmüne göre: “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür”. HMK. m. 190/1 hükmüne göre: “İspat Yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir”.Bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf o vakıayı ispat etmeye mecburdur ; düzenlemeleri de dikkate alındığında , bilirkişice yapılan defter incelemesi ile davalı tarafça faturalara karşılık iade faturalarının düzenlendiği anlaşıldığından davacının aksi yöndeki beyanına itibar edilmemiş olup davanın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM: 1-)Davanın REDDİNE,2-)Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu harçtan, 699,43 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 32,57 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,3-)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,4-)Davalının karşıladığı davetiye ve müzekkere masrafı olmak üzere toplam 1.000,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,5-)Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına,6-)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 40.956,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,7-)Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı; tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/06/2026Katip ...(E-imzalı) Hakim ...(E-imzalı)