Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin taşıma sözleşmesi kaynaklı itirazın iptali davasında, davalının ticari defterlerinde faturanın kayıtlı ancak itiraz edilmemiş olması gerekçesiyle verilen karar.
Özet: Bir taşıma sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında, davacı, davalıya verilen taşımacılık hizmetlerine ilişkin 1.199.400,00 TL tutarındaki ödenmemiş faturaların tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine, itirazın iptali ile takibin devamını talep ederken, davalı hizmetin ispatlanmadığını iddia etmiş; ancak yapılan yargılamada ve bilirkişi incelemesinde, davalının ticari defterlerinde davacı tarafından kesilen faturanın kaydedildiği, bu faturaya ilişkin herhangi bir itirazın veya ürün kabul edilmediğine dair belgenin bulunmadığı tespit edilerek alacak talebinin dayanağı güçlenmiştir.

T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/1188 Esas - 2026/562

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C. ANKARA BATI 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/1188
KARAR NO: 2026/562
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 12/12/2025
KARAR TARİHİ : 30/06/2026
G.K. YAZIM TARİHİ : 27/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalıya ait emtiaların çeşitli lokasyonlara taşındığını, taşıma hizmetlerine ilişkin düzenlenen faturaların ödeme taahhütlerine rağmen ödenmediğini, 1.199.400,00 TL alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, faturalarda belirtilen taşıma hizmetlerinin davacı tarafından yerine getirildiğinin ve emtiaların teslim edildiğinin yazılı delillerle ispatlanması gerektiğini, faturaların tek başına alacağın varlığını kanıtlamayacağını ve hizmet sunulmadan düzenlenen faturalara itiraz edildiğini savunarak davanın reddine ve davacı aleyhine %20’den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
TOPLANAN DELİLLER :
-Taraflara ait Ticaret Sicil Gazetesi suretleri dosya arasına alınmıştır.
-Kahramankazan İcra Müdürlüğü' nün ......takip sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilmiştir.
-Kahramankazan Vergi Dairesi ile Kartal Vergi Dairesi Müdürlüklerinden tarafların 2025 yılına ait BA&BS kayıtları celp edilmiştir.
-Taraflara Ticari Defter ve Kayıtlarını sunmak veya bulunduğu yeri bildirmek üzere süre verilmiş, taraflarca söz konusu kayıtların bulunduğu yerlerin bildirildiği anlaşılmıştır.
-Ankara Bilirkişilik Bölge Kurulundan resen seçilen SMM bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilerek rapor tanzimi istenmiş, bilirkişi tarafından hazırlanan raporlar dosya arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ...... E. Sayılı dosyasına yapılan itirazın haklı olup olmadığı, alacağın likit olup olmadığı, takibin kötü niyetli olup olmadığı, hususlarına ilişkindir.
Davaya konu icra dosyasında ödeme emrinin davalıya 20/09/2025 tarihinde e-tebligat yolu ile tebliğ edildiği, davalı tarafından22/09/2025 tarihli borca itiraz dilekçesi sunulmak suretiyle takibin durdurulduğu, davacı tarafından işbu davanın 12/12/2025 tarihinde yasal süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Taraflara ticari defter ve kayıtlarını sunmak üzere süre verilmiş, taraflarca ticari defter ve kayıtları ile bulundukları yer bildirilmiş, defter üzerinde inceleme yapmak üzere bir adet Mali müşavir bilirkişi görevlendirilmiştir.
Ticari defterlerin delil olması Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 222. Madde düzenlenmiştir. Buna göre kanunun ilgili hükmü aşağıdaki gibidir;
"...(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur."
Mahkememizce taraf defterleri üzerinde yerinde inceleme yapmak üzere görevlendirilen SMM Bilirkişi tarafından sunulan raporda; hem davacı hem davalı tarafın 2025 yılı defterlerinin kanunun aradığı şartları taşıdığı, sahibi lehine delil gücüne sahip olduğu tespit edilmiştir. Davalının defterlerinin incelenmesinde de dava ve takip tarihi itibariyle davacı tarafından düzenlenen faturanın davalı defterlerinde de kayıtlı olduğu, söz konusu faturaya ilişkin herhangi bir itirazda bulunulmadığı, fatura içeriği ürünün kabul edilmediğine dair herhangi bir belge sunulmadığı tespit edilmiştir.
Yine davalının cevap dilekçesinin ve aşamalardaki beyanlarının incelenmesinde, aradaki hukuki ilişkinin reddedildiği görülmüş ise de; davacı tarafından düzenlenen faturaların davalı defterlerine itirazsız kayıt edildiği hususu dikkate alındığında davalının taraflar arasındaki akdi ilişkiyi reddeder mahiyetteki savunmalarına itibar edilmemiştir. Şöyle ki;
Faturaya sekiz günlük süre içinde itiraz edilmemişse, TTK. m 21/2'ye göre, faturaya itiraz etmeyen kimse, fatura içeriğini kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil, geçici bir zaman için de olsa borçluyu sorumlu kılan bir ödeme emri de sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura, içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Davalı borçlunun uzun süre sonra iade faturası düzenlemesi özellikle bu faturanın karşı tarafın defterlerine kaydedilmemiş olması karşısında bu olguyu değiştirimez. Bu durumda borçlu taraf, faturaları ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır. (Yargıtay 11. HD. 2017/2642 E, 2018/8096 K sayılı 19/12/2018 tarihli ilamı)
Somut olaya gelindiğinde davacının davaya ve takibe konu ettiği faturaların hem davalı tarafından vergi dairesine bildirildiği, hem de kendi defter ve kayıtlarına itirazsız şekilde işlendiği görülmektedir. Yukarıda değinilen yargı kararı dikkate alındığında işbu durum başlı başına aradaki sözleşmenin varlığını ve teslimi ispatlar mahiyettedir. Davalı tarafından dava tarihinden sonra 30/12/2025 tarihinde düzenlenen 365.400,00 TL tutarlı 4 adet iade faturası düzenlenmiş olması da mevcut durumu değiştirecek mahiyette değildir. Zira davalı tarafından düzenlenen iade faturaları davacı defterlerinde kayıtlı bulunmamaktadır. Davalı tarafından borcun doğmadığı veyahut ödendiği usulünce ispatlanabilmiş değildir.
Yine davalı tarafından cari hesap sözleşmesinin yazılı olarak yapılması gerektiği yönünde iddialarda bulunulmuş ise de; davaya konu uyuşmazlık uygulamada cari hesap olarak nitelenen ancak Türk Borçlar Kanununda düzenlenen mahiyette olan cari hesaba ilişkin değil, açık hesaba dayalı alacak talebine ilişkindir.
Mahkememizce alınan 01/06/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; '' Taraf ticari defterlerine ait açılış tasdiklerinin yasal süreleri içerisinde yaptırıldığı, kapanış
tasdiklerinin ise yasal süresi içerisinde bulunduğu, ticari defterlerin usule uygun tutulduğu, dava
ve takip konusu faturaların ticari defterlerde kayıtlı olduğu, BA/BS formlarında bildirildiği,
Dava ve takip tarihi itibariyle davacı alacağının 1.199.400,00 TL hesaplandığı, söz konusu tutarın
takip miktarı ile aynı olduğu
Dava ve takip tarihinden sonra davacı adına düzenlenen 365.400,00 TL tutarındaki 4 adet iade
faturasına yönelik takdirin sayın mahkemeye ait olduğu,
İ.İ.T. yönelik hukuki değerlendirmenin sayın Mahkemeye ait olduğu,''nun belirlendiği anlaşılmıştır.
Alınan bilirkişi raporunun tarafların ve mahkememizin denetimine açık, dosya kapsamı ile uyumlu ve hüküm kurmaya elverişli olduğu görülmekle mahkememizce kurulan hükme esas alınmıştır.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davalının davacıya bilirkişi raporunda belirlenen miktar kadar borçlu olduğu, davacının bu miktar üzerinden başlattığı takibe davalı tarafından yapılan itirazın haksız olduğu anlaşılmıştır. Davacının davasının kabulüne karar ermek gerekmiştir. Yine taraflar arasındaki uyuşmazlık fatura alacağına ilişkin olup, talep olunan tutar belirlenebilir mahiyette olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin de kabulü gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca;
Davanın KABULÜ ile;
1-Davalının Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ...... E. Sayılı dosyasına yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin 1.199.400,00-TL asıl alacak yönünden DEVAMINA,
2-Kabul edilen asıl alacak (1.199.400,00-TL) miktarı üzerinden hesaplanan %20 oranında (239.880,00-TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
3-Alınması gereken 81.931,02-TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 14.485,76-TL harcın mahsubu ile bakiye 67.445,26-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen 14.485,76 -TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 185.910,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacı tarafça yapılan 8.121,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE,
8-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.30/06/2026
Katip ..... E-imzalıdır Hakim .....E-imzalıdır