Gazi indirimli araç alımının vefat sonrası inançlı işlem niteliğiyle, ilamsız icra takibine itiraz ve araç bedeli alacağı talebi uyuşmazlığı.
Özet: Bu hukuki evrak, vefat eden bir aile üyesinin gazi indiriminden faydalanılarak adına tescil edilen ancak tüm bedeli ve masrafları başka bir aile ferdi tarafından karşılandığı iddia edilen bir araç üzerindeki alacak davası ve borçsuzluk tespiti talebine ilişkindir; ilk derece mahkemesi, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin inançlı işlem niteliğinde olduğuna hükmederek, aracı bedelini ödeyen tarafın alacak talebini kabul etmiş ve karşı tarafın borçlu olmadığının tespiti istemini reddetmiştir.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1443 E., 2025/1322 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı/birleşen davalı vekili ve davalı/birleşen davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. ASIL DAVA 1. Davacı/birleşen davada davalı ... vekili; davalı/birleşen davada davacının Ankara 23. İcra Müdürlüğünün 2021/7633 E. sayılı dosyası ile hakkında ilamsız icra takibi başlattığını, takip dosyasına sunulan belgelerle bir ilgisinin bulunmadığını, icra dosyasında diğer borçlu olarak gösterilen ...'ın 16.04.2021 tarihinde vefat ettiğini, davalının ...'ın kardeşi olduğunu, cenazesine katıldığı kardeşine karşı 2 ay sonra icra takibi başlattığını, davalıya borcu olmadığını ileri sürerek, icra dosyasında borçlu olmadığının tespiti ile davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. 2. Davalı/birleşen davacı ... vekili; davacının davaya konu icra dosyasından ve borcun sebebinden haberdar olduğunu, borcun sebebinin abisi ... adına kayıtlı 06... plakalı jeep marka renegade model aracın satış bedeline ve ilgili aracın kasko, trafik sigortası, lastik alımı vs. için yapılan ödemelere ilişkin olduğunu, davacının ileri sürdüğü iddiaların haksız ve kötü niyetli olduğunu, abisi üzerinden almış olduğu 06... plakalı aracın bedelinin ve araca ilişkin ödemelerin müvekkili tarafından yapıldığını savunarak davanın reddini ve davacının %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini istemiştir. II. BİRLEŞEN DAVA 1. Davalı/birleşen davada davacı ... vekili; müvekkilinin abisi gazi olduğundan indirimden yararlanarak araç satın aldığını, aracın bedelini ödediğini, kardeşler arasındaki güven ilişkisi gereği aracın karşılığı yahut bedelin iadesi için yazılı sözleşme yapmadığını, aracın satın alındığı günden beri kullanıldığını, aracın tüm masraflarının kendisi tarafından karşılandığını, müteveffa ... adına kayıtlı olan 06... plakalı aracın abisinin vefatında sonra ... tarafından çekici ile evinin önünden götürüldüğünü ileri sürerek satış bedeline ve masraflara ilişkin 125.000,00 TL tutarın ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. 2. Davacı/birleşen davada davalı ... vekili; tarafları ve konusu aynı olan başka bir dava dosyası daha mevcut olduğundan derdestlik olduğunu, 06... plakalı aracın ... tarafından alındığını ve tüm bedellerin onun tarafından karşılandığını, müteveffanın hastalığı sırasında araç anahtarlarını kardeşlerine teslim ettiğini, bu nedenle anahtar ve ruhsatın davacıda olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; asıl dosya davacısı/ birleşen dosya davalısı ... ile birleşen dosya davacısı/ asıl dosya davalısı ... arasındaki hukuki ilişkinin inançlı işlem mahiyetinde olduğu gerekçesiyle; asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulü ile, 125.000,00 TL alacağın, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesinin 05.07.2024 tarihli tashih şerhi ile; gerekçeli kararın ''Başlık'' kısmında her ne kadar Davalılar ''..., ...'' şeklinde belirtilmiş ise de dosyanın tetkikinde ve davacı tarafça 05.07.2024 tarihli talep dilekçesinin incelenmesi üzerine davanın davalısının yalnızca ... olduğu, diğer davalılar olarak görünen ''..., ...''ın sistemsel hata sebebi ile sehven gerekçeli karara davalı olarak yazıldığı anlaşılmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 304/1. maddesi hükmü gereği hüküm henüz taraflara tebliğ edilmemiş olduğundan tarafların dinlenmesine gerek kalmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda Mahkemenin 12.05.2023 tarihli gerekçeli kararın "Başlık" kısmında yer alan "Davalılar: ..., ...'' ibaresinin çıkartılarak yerine yalnızca ''Davalı: ..." şeklinde tashihine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı/birleşen davada davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; asıl dava dosya kapsamında bulunan davalı/birleşen dosya davacısı ... ile ... arasındaki yazışmalar incelendiğinde; davaya konu edilen 06... plakalı aracın ...'in gazi olması nedeniyle ÖTV indiriminden yararlanılarak 31.01.2020 tarihli fatura ile ... adına satın alındığı, 21.01.2020 tarihinde davalı ...'in araç için 65.000,00 TL tüketici kredisi kullandığı, aracın alındığı günden itibaren masraflarının ... tarafından yapıldığı ve zilyetliğininde kendisinde iken ...in ölümünden sonra eşi ... tarafından 09.06.2021 tarihinde çekici ile götürüldüğü, dosyaya sunulan banka kayıtları incelendiğinde de; 05.02.2020 tarihinde davalı ... tarafından abisi ...'e 40.000,00 TL ve 30.000,00 TL ile, 21.01.2020 tarihinde 10.000,00 TL ve 39.900,00 TL olmak üzere toplam 119.900,00 TL gönderildiği, ... tarafından da hesabına gönderilen paranın aynı tarihte aracın satın alındığı şirket olan ... Otomotiv A.Ş. hesabına aktarıldığı, dosyaya sunulan ... ile ... arasındaki yazışmalar yazılı delil başlangıcı niteliğinde bulunduğundan taraf tanıklarının dinlenebileceği, dekontlarda açıklama bulunmadığı ancak dinlenen tanık beyanları ile aracın ÖTV indiriminden yararlanmak amacıyla davalı ... adına alındığının anlaşıldığı, davalı ...'in ... hesabına gönderdiği toplam 119.900,00 TL araç bedelini istemekte haklı olduğu, ancak takibe konu edilen kasko, sigorta ve lastik masraflarının aracın çekici ile götürüldüğü 09.06.2021 tarihi öncesine ait olduğu, bu masraflara davalı ...'in katlanması gerektiğinden asıl dosyada davacının Ankara 23. İcra Müdürlüğünün 2021/7633 E. sayılı takip dosyasında havale edilen araç satış bedeli haricindeki 5.100,00 TL masraflar yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerektiği, birleşen dava yönünden yapılan incelemede; davalı / birleşen dosya davacısı ... tarafından icra takibine konu aynı alacak talepleri yönünden alacak talebinde bulunulduğu, asıl dosyada taleplerinin değerlendirilerek karar verilecek olması nedeniyle birleşen dosyada davacının hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davacı/birleşen davalı ... vekilin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl davanın kısmen kabulü ile davacının Ankara 23. İcra Müdürlüğünün 2021/7633 E. sayılı takip dosyasında 5.100,00 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebi ile kötü niyet tazminat talebinin reddine, birleşen davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı/birleşen davalı ... vekili ve davalı/birleşen davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı/birleşen davalı ... vekili; davacıya şahsi borcu olmadığını, sunulan belgelerin müteveffa ... ile ... arasında olduğunu, fakat ... tarafından ne ilgili icra dosyasında ne de iş bu dosya kapsamında ...'ın mirasçılarının eklenmesi sureti ile taraf teşkili sağlanmadığını, ölü kardeşi aleyhine icra takibi başlattığını, tanık anlatımlarına dayalı hüküm tesisinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının alacaklı olduğunu yasal delillerle ispat edemediğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı/birleşen davacı ... vekili; müvekkilinin inançlı işlem yönünden alacak davası açmakta hukuki yararı olduğunu, müvekkili tarafından araç bedeline ilişkin, araç satın alındıktan sonra aracın kasko ve sigorta poliçelerinin ödenmesine ilişkin, aracın demirbaş niteliğindeki masraflarına ilişkin, aracın kendisine ait olduğu ve müteveffa abisi ... tarafından mülkiyetinin kendisine sonradan devredileceği inancı ile ödemeler yaptığını, müteveffa ... adına kayıtlı olan 06... plakalı aracın satış bedeline ve masraflara ilişkin 125.000,00 TL tutarın ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmek gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl dava icra takibinde borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup birleşen davada ise inançlı işlemden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.Temyiz olunan kararın dayandığı bilgi ve belgelere, davalı/birleşen davada davacı ...'in iddiasının inançlı işleme dayalı olmasına, bu iddianın Whatsapp yazışmaları ile ispat edildiğinin ve yazışmaların delil başlangıcı olduğunun, tanık beyanlarıyla davalı-birleşen davacı ...'in iddiasını ispatlandığının, mirasçılar arasında müteselsil sorumluluk olduğundan mirasçılardan biri aleyhine takip başlatılabileceğinin, temyizde ileri sürülen sebeplerle sınırlı inceleme yapılacağının, somut olayın özelliğine göre verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğunun anlaşılmasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir (Dairemizin 15.12.2025 tarihli ve 2025/2627 E., 2025/6136 K. sayılı ilamı).VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.