Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen ticari krediye ilişkin menfi tespit davasında, TBK 583e aykırı kefalet sözleşmesinin geçersizliği iddiasıyla icra takibine itirazın değerlendirilmesi.
Özet: Bu menfi tespit davasında, davacı müteselsil kefil sıfatıyla, ticari kredi sözleşmesindeki kefaletinin Türk Borçlar Kanununun 583. maddesindeki el yazısı şartlarına uyulmadığı gerekçesiyle geçersiz olduğunu iddia ederek, hakkında başlatılan icra takibinden borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. Dava, ticari niteliği nedeniyle tüketici mahkemesinden ticaret mahkemesine gönderilmiş; davalının cevap vermediği yargılamada, alınan bilirkişi raporu ve diğer deliller, davacının kredi sözleşmesinde müteselsil kefil sıfatıyla yer aldığını, borcun ödenmediğini ve kendisine ihtarname gönderildiğini ortaya koymuştur.

T.C.

ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/780 Esas
KARAR NO : 2026/653
DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit)
DAVA TARİHİ : 22/07/2025
KARAR TARİHİ : 16/07/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili Antalya ... Tüketici Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde özetle; davalı ile dava dışı ... Şti arasında ... tarihinde kredi sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin kefili olan davacı aleyhine Antalya Genel İcra Dairesinin .../... esas sayılı takibinin başlatıldığını ancak kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğunu, Kefalet sözleşmesinin geçerli olabilmesi için TBK md. 583'de ''Kefilin sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda , bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.'' hükmünün yer aldığını, kefalet sözleşmesinin geçerli olabilmesi ve vekil edenin kefil olarak borçtan sorumlu tutulabilmesi için vekil edenin kendi el yazısıyla sözleşmedeki ilgili kısımları doldurup ''okudum, anladım'' şeklinde ya da buna benzer başka bir ifadeyle imzalaması gerektiğini, bu şartları taşımayan geçersiz sözleşmeden dolayı davacının borçlu tutulamayacağını beyanla davacının Antalya Genel İcra Dairesinin .../... esas sayılı dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalının cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
Antalya ... Tüketici Mahkemesinin .../... esas .../... Sayılı kararıyla "davanın konusunu oluşturan Antalya Genel İcra Dairesinin .../... esas sayılı takibin dayanağının ... tarihli ticari nitelikli genel kredi sözleşmesi olup davacının da ticari kredinin kefili olması sebebiyle aleyhine icra takibi başlatıldığı, bu haliyle taraflar arasında tüketici işlemi bulunmadığı, 6502 sayılı yasanın 73/1 maddesi uyarınca tüketici mahkemelerinin tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakmakla görevli olduğu, taraflar arasında tüketici işlemi bulunmadığından davaya bakmakla tüketici mahkemesinin görevli olmadığı anlaşılmakla dava dilekçesinin reddine" denilerek dosyanın mahkememize gönderildiği ve yukarıda yazılı esas üzerinden yargılamaya devam edildiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; davacının müteselsil kefil sıfatıyla Antalya Genel İcra Dairesi’nin .../... Esas (kapatılan Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas) sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit olarak adlandırılmaktadır. Menfi tespit davasında amaç bir hukuki ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitine yöneliktir. Başka bir deyişle hukuki bir yarar bulunması koşuluyla sonuçta alacak-borç ilişkisi doğuracak bir durumun olmadığının tespiti amaçlanır. Menfi tespit davası, normal bir hukuk davası gibi açılır. Borçlu, itirazın kaldırılması sırasında tetkik merciinde (m. 68-68a) ileri sürüp ispat edemediği itiraz ve def’ilerini, menfi tespit davasında yeniden ileri sürebilir; çünkü itirazın kaldırılması kararı, menfi tespit davasında kesin hüküm teşkil etmez. Nitekim aynı ilkeler, T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 17.03.2010 gün ve 2010/19-123 E. 2010/154 K; 07.12.2011 gün ve 2011/13-576 E. 2011/747 K. sayılı kararında da vurgulanmıştır. (T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., 2011/19-622 esas, 2012/9 karar, Tar. 18/01/2012)
Antalya Genel İcra Dairesinin .../... esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklısının ..., borçlularının ... ve ..., ... tarihli /Kredi Sözleşmesi, İhtarname, Hesap Özeti, Banka Defter Kayıt ve Belgelerine dayanarak toplam ... TL icra takibi başlatıldığı görülmüştür.
Mahkememizce dosyanın 1 bankacı bilirkişi ile 1 nitelikli hesap uzmanından oluşan heyete tevdi edilmiş, bilirkişi heyetinin düzenlemiş olduğu ... tarihli rapor taraflara tebliğ edilmiş, alınan raporun mahkeme ve kanun yolu denetimine elverişli, yasaya ve oluşa uygun olduğu anlaşılmakla; bilirkişi raporuna itirazların reddine karar verilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, taraf beyanları, mahkememizce hükme ve denetime elverişli bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davalı banka ile dava dışı ... Şti. arasında ... tarihli ... TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davacının bu sözleşmede müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla yer aldığı, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacıya ihtarname gönderildiği, ihtarnamenin ... tarihinde tebliğ edildiği ve ihtarnamede verilen bir günlük sürenin sonunda davacının ... tarihi itibariyle temerrüde düştüğü anlaşılmıştır. Davacı taraf, kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğunu, şekil şartlarına uyulmadığını, eş rızasının bulunmadığını ve borcun ipoteklerin satışıyla sona erdiğini ileri sürmüşse de, davacının imzasını taşıyan kefalet sözleşmesinin mülga 818 sayılı Borçlar Kanununa uygun olarak düzenlendiği, sözleşmenin yürürlük tarihinde eş rızasına ilişkin düzenlemenin bulunmadığından kefaletin geçerli olduğu anlaşılmıştır. Yine ipotekli taşınmazların satışından elde edilen bedellerin banka alacağından mahsup edildiği, yapılan tahsilatların bilirkişi heyeti tarafından hesaplandığı ve dava tarihi itibariyle davalı bankanın alacağının devam ettiği anlaşılmıştır.
Tüm bu açıklanan nedenlerle, davacının kefaletinin geçerli olduğu, ipotek satışlarından elde edilen tahsilatların banka alacağından mahsup edildiğiği halde dava tarihi itibariyle davalı bankaya borcun devam ettiği anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar kanunu uyarınca alınması gerekli ... TL harcın peşin ve tamamlama harcı olarak alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halide davacıya İADESİNE,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap edilen ... TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; ... TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
6-Artan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, davacı vekili ve davalı vekili yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili Antalya İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/07/2026
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır