Ticari taşınmaz kira sözleşmesi depozito iadesi itirazın iptali davasında Asliye Ticaret ile Sulh Hukuk Mahkemeleri arasındaki görev uyuşmazlığı.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının ticari nitelikteki ofis kullanım sözleşmesinden kaynaklanan depozito alacağının tahsili için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, mahkemeler arasında yaşanan görev uyuşmazlığını anlatmaktadır; ilk olarak Asliye Ticaret Mahkemesi, uyuşmazlığın kira ilişkisinden doğduğunu belirterek Sulh Hukuk Mahkemesini görevli görmüşken, Sulh Hukuk Mahkemesi ise tarafların tacir olması ve konunun ticari işletmeleri ilgilendirmesi nedeniyle davanın ticari nitelikte olduğuna hükmederek dosyayı tekrar Asliye Ticaret Mahkemesine göndermiştir.

T.C.
İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2026/597 EsasKARAR NO :2026/528DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Taşınmaz Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ:27/02/2026KARAR TARİHİ : 20/07/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Taşınmaz Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı taraf arasında 08/12/2023 tarihinde Üyelik Sözleşmesi imzalandığını, üyelik sözleşmesi uyarınca ofis kullanım anlaşması sağlandığını, sözleşme hükümleri gereğince müvekkili şirketin hiçbir demirbaşa zarar vermeden kullanım sağladığını, demirbaş ürünlerin zararı halinde kullanılması amacıyla karşı tarafa rehin olarak ödedikleri 18.000 TL'lik depozitonun iadesi talebini 17/10/2024 tarihinde keşide edilen ihtarname ile tebliğ ettiklerini, ihtarnameye verilen süre içerisinde dönüş gelmemesi üzerine davalı aleyhine .... İcra Dairesi'nde 2024/... Esas sayılı dosya ile icra takibi başlattıklarını ancak davalı tarafından takibe itiraz edildiğini beyanla davalının itirazlarının iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Mahkemenin yargılamada görevli olmadığını görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, İİKm.67/1 maddesi uyarınca hak düşürücü süre içerisinde ikame edilmeyen davanın usulden reddine, haksız ve mesnetsiz davanın reddine %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet giderinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Dava; kira sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili için .... İcra Dairesinin 2024/... esas sayılı dosyasında yürütülen takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne yazılan dava dilekçe ile 27/02/2026 tarihinde açılan dava, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/... esas sırasına kaydedilmiştir. .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/... esas sayılı dosyasında 09/03/2026 tarihinde 2026/214 karar sayılı kararında; "...Bir davanın asliye ticaret mahkemesinde görülebilmesi için mutlak veya nispi ticari dava olması ve bu uyuşmazlık için başka bir mahkemenin özel olarak görevlendirilmemiş olması gerekir. Davaya konu sözleşmede davacının edimi ücret ödemeye, davalının edimleri ise taşınmazın bir bölümünün ofis olarak davacıya tahsisine ve bunun yanında muhtelif büro hizmetlerinin verilmesine yöneliktir. Görüldüğü üzere uyuşmazlık bu haliyle mutlak ticari davalardan değildir. Tarafların tacir olması sebebiyle uyuşmazlığın nispi ticari dava mahiyetinde olduğu akla gelebilir ise de sözleşmenin 3. sayfasında yer alan "Konu ve Kapsam" başlıklı madde incelendiğinde; davalının iki asli ediminin bulunduğu, bunlardan birinin taşınmazın bir kısmını ofis olarak kullandırmak (kira sözleşmesi), diğerinin ise muhtelif büro destek hizmetlerinin verilmesi (hizmet sözleşmesi) olduğu görülmektedir. Karma sözleşme örneği olan eldeki sözleşmede görev hususunun, uyuşmazlığın sözleşmenin hangi kısmıyla ilgili olduğuna göre belirlenmesi gerekir. Dava dilekçesi incelendiğinde, davacının kira sözleşmesine istinaden ödediği depozitonun iadesini talep ettiği anlaşıldığından ve tarafların tacir olduğuna bakılmaksızın kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıkları çözme görevi sulh hukuk mahkemelerine ait olduğundan davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir (Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2025/1278-4564 E.K. sayılı kararı ile Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2008/29892-25205 E.K. sayılı kararı)..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, kararın miktar itibariyle kesin olduğu belirtilmek suretiyle davacı vekilinin 11/03/2026 tarihli gönderme talebi üzerine dosya İstanbul 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2026/185 esas sırasına kaydedilmiştir. İstanbul 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2026/185 esas sayılı dosyasında 16/06/2026 tarihinde 2026/501 karar sayılı kararında; "...6100 sayılı HMK'nın 4. Maddesine göre Sulh Hukuk Mahkemelerinin görev alanı açıkça yazılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir. Buna göre bir uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir. Türk Ticaret Kanununun 3. maddesinde, "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir.”, Türk Ticaret Kanununun 11/1.maddesinde, "Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir.",Türk Ticaret Kanununun 12/1.maddesinde "Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir." şeklinde düzenlemeler mevcuttur. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 2025/1041 E. 2025/1121 K. Sayılı 18.09.2025 tarihli kararında davalının taraf olduğu benzer nitelikteki bir uyuşmazlıkta taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre sözleşmenin niteliğinin hizmet sözleşmesi olduğuna ilişkin kabulü bulunduğu ve görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu belirttiği anlaşılmıştır.Dosya kapsamına ve taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre dava konusu husumetin sözleşme niteliği itibari ile ticari nitelikte hizmet sözleşmesi olduğu, bu durumda taraflar arasındaki uyuşmazlığın mahkememizin görev alanına girmediği mahkememizin bakmakla yükümlü olmadığı anlaşıldığından, dava konusunun Asliye Ticaret Mahkemesinin görev alanına girdiği nazara alınarak ticari dava niteliğindeki ihtilafın, Asliye Ticaret Mahkemelerince çözümlenmesi gerekmektedir..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, kararın 09/07/2026 tarihinde kesinleşmesi üzerine davacı vekilinin 16/06/2026 tarihli gönderme talebi üzerine dosyanın Mahkememize tevzi edilmiş ve Mahkememizin 2026/597 esas sırasına kaydedilmiştir. Yukarıda değinildiği gibi dosyanın safahatından anlaşıldığı üzere, dava Asliye Ticaret Mahkemesi'ne hitaben yazılan dava dilekçesi ile açılmış ve .... Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edilerek 2026/... esas sırasına kaydedilmiş ve Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilen dosya İstanbul 8. Sulh Hukuk Mahkemesine tevzi edilerek 2026/185 esas sırasına kaydedilmiş ve Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilen dosya Mahkememize tevzi edilmişse de; 6100 sayılı HMK'nın Yargı Yerinin Belirlenmesi Gerektiren Sebepler başlıklı 21/1. Maddesinin c bendi; "(1) Aşağıdaki hâllerde, davaya bakacak mahkemenin tayini için yargı yeri belirlenmesi yoluna başvurulur:c) İki mahkeme de görevsizlik kararı verir ve bu kararlar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşirse..." şeklinde düzenlenmiş olup, .... Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/... esas 2026/214 karar sayılı görevsizlik kararı ve İstanbul 8. Sulh Hukuk Mahkemesi 2026/185 esas 2026/501 karar sayılı görevsizlik kararı nedeniyle iki MAhkeme arasında olumsuz görev uyuşmazlığı oluştuğu ve her iki kararın da istinaf edilmeksizin kesinleştiği görüldüğünden, ikinci görevsizlik kararı veren İstanbul 8. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce görevsizlik kararının istinaf edilmeksizin kesinleşmesi üzerine 6100 sayılı HMK'nın 21/1-c maddesi gereği yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesine gönderilmesi gerekirken, karşı görevsizlik mahiyetinde ikinci görevsizlik kararı veren İstanbul 8. Sulh Hukuk Mahkemesince sehven tevzi büroya gönderilerek yeniden tevzi edilen dosyanın 6100 sayılı HMK'nın 21/1-c maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere ikinci görevsizlik kararını veren İstanbul 8. Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine ve Mahkememiz işbu dosyasındaki esasın gönderme kararı uyarınca kapatılmasına dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İş bu davanın İstanbul 8. Sulh Hukuk Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,2-Mahkememiz esasının gönderme kararı uyarınca kapatılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde karar verildi. 20/07/2026Katip ...¸e-imzalıdır Hakim ...¸e-imzalıdır ¸"5070 sayılı yasanın 5. Ve 22. Maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."¸"Bu belge elektronik imza ile imzalanmış olup ayrıca ıslak imza uygulanmayacaktır"