Yargıtay 7. Ceza Dairesi, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet suçunda zamanaşımı gerçekleşmesi nedeniyle kamu davasının düşmesi kararını oy birliğiyle onadı.
Özet: Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet suçundan verilen hükümde, yargılama konusu eyleme göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre Türk Ceza Kanununda öngörülen 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin, zamanaşımını kesen son işlem olan 10.06.2014 tarihli mahkûmiyet kararından hüküm tarihine kadar gerçekleştiği anlaşıldığından, kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir; ayrıca, nakil aracının müsaderesine yer olmadığına dair kararın daha önce kesinleştiği dikkate alınarak, bu konuda yeniden hüküm kurulması hukuki değerden yoksun bulunmuş ve katılan idare vekilinin ilgili temyiz talebi inceleme dışı bırakılmıştır; sonuç olarak, katılan vekilinin temyiz sebepleri reddedilerek, ilk derece mahkemesinin kararı tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle onanmıştır.
7. Ceza Dairesi         2026/1167 E.  ,  2026/6340 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/103 E., 2025/319 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Zamanaşımı nedeniyle düşme, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Nakil aracının müsaderesine yer olmadığına ilişkin kararın, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 27.01.2022 tarihli ve 2021/9575 Esas, 2022/1947 Karar sayılı ilâmı ile düzeltilerek onanması suretiyle kesinleştiği gözetilerek, temyize konu kararda araç hakkında yeniden hüküm kurulması hukuki değerden yoksun olup, katılan ... İdaresi vekilinin bu
konuyla ilgili temyiz talebi inceleme dışı bırakılmıştır.
Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü,anılan Kanun'un 67/2-d bendi gereği, zamanaşımını kesen son işlem olan, sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilen 10.06.2014 tarihinden hüküm tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından, zamanaşımı nedeniyle kamu davasının
düşmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 02.06.2026 tarihinde karar verildi.