7. Ceza Dairesi, 5607 sayılı Kanuna muhalefet suçunda mahkumiyeti onarken, ölen sanığın mirasçılarına ait nakil aracının hukuka aykırı müsadere kararını düzelterek iadesine hükmetti.
Özet: Yargıtay, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet suçundan verilen mahkumiyet hükmünü genel olarak yerinde bulmuş; fakat, hakkında ölüm nedeniyle kamu davası düşen ve suçta kullanılan nakil aracının bizatihi kaçak niteliğinde olmaması nedeniyle mirasçılarına iadesi gerekirken müsadere edilmesini hukuka aykırı bularak, bu araca ilişkin müsaderenin kaldırılmasına ve mirasçılara iadesine karar verilerek yerel mahkeme hükmünü düzelterek onamıştır.
7. Ceza Dairesi         2023/4909 E.  ,  2026/6567 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/612 E., 2022/776 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın ve nakil aracının müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Dairemizce benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.12.2023 tarihli ve 2023/7-229 Esas, 2023/650 Karar, 17.01.2024 tarihli ve 2023/7-302 Esas, 2024/7 Karar sayılı kararları doğrultusunda; bozma sonrası sanığın 20.04.2021 tarihli duruşmada kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarı ödeme imkanının bulunmadığını beyan etmesi ve ödeme iradesinde bulunmaması karşısında, Tebliğname'de belirtilen görüşe iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin ve sanık müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak;
Suçta kullanılan 46... plakalı aracın fiilen, dosyası tefrik edilerek hakkında ölüm nedeniyle düşme kararı verilen temyiz dışı sanık ...'ye ait olması ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13/2. maddesinde ''Etkin pişmanlık nedeniyle fail hakkında cezaya hükmolunmaması veya kamu davasının düşmesine karar verilmesi, sadece suç konusu eşya ile ilgili olarak müsadere hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil etmez.'' şeklindeki düzenleme karşısında, kamu davasının düşmesine karar verilmesi halinde, bizatihi kaçak olmayan nakil aracının müsaderesine olanak verecek bir yasal düzenlemenin bulunmadığı cihetle, niteliği itibarıyla müsadereye tabi olmayan nakil aracının ölen sanık ...'nin mirasçılarına iadesi yerine müsaderesine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
Açıklanan nedenle katılan ... İdaresi vekilinin ve sanık müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği; hükmün nakil aracının iadesine ilişkin bendinin hükümden çıkartılması, yerine "Suça konu kaçak eşyanın naklinde kullanılan 46... plakalı aracın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13/2. maddesi gereği ölen sanık ...'nin mirasçılarına iadesine, araç üzerindeki tedbir şerhinin kaldırılmasına" ibaresinin eklenmesi ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04.06.2026 tarihinde karar verildi.