Anayasal düzeni ortadan kaldırma ve silahlı terör örgütüne üyelik suçlarından beraat sonrası verilen mahkûmiyetin usuli hatalar ve etkin pişmanlık indirimi eksikliği nedeniyle Yargıtayca bozulması.
Özet: İlk derece mahkemesince çeşitli suçlardan verilen beraat kararının, katılan kurumların istinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesi tarafından kaldırılarak silahlı terör örgütüne üyelik suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması; ancak katılanların bu suçtan istinaf hakkı bulunmaması ve savcılıkça da aleyhe istinaf başvurusu yapılmamış olması nedeniyle bu yönden istinafın reddi veya diğer suçlar üzerinden inceleme yapılması gerekirken mahkûmiyet kurulması, ayrıca etkin pişmanlık hükümleri kapsamında cezada makul indirim yapılmaması gibi usul ve esas hataları nedeniyle yüksek mahkemece hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/1107 E., 2021/411 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 7. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI : 2016/14 E., 2017/165 K.SUÇ : Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmeHÜKÜM: 5271 sayılı CMK'nın 223/2-(c) ve (e) maddeleri uyarınca verilen beraat kararının kaldırılarak; TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 221/4-2. cümle, 62, 53, 58/9, 221/5, 63. maddeleri uyarınca mahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaBölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;1- Sanık hakkında TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetine karşı silahlı isyanda bulunma, Anayasal Düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, ilk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; sanığın TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetine karşı silahlı isyanda bulunma, Anayasal Düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçları yönünden 5271 sayılı CMK m. 223/2-(c); Silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden ise aynı maddenin (e) bendinden beraatına hükmedildiği, söz konusu beraat hükmünün sadece katılan kurumlar vekilleri tarafından, "sanığın bütün suçlardan cezalandırılması gerektiği" gerekçesiyle yasal süresi içerisinde istinaf edildiği, istinaf mahkemesi tarafından ise Anayasal Düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçları yönünden beraat hükmünün CMK m. 280/2 uyarınca ortadan kaldırılmasına ve söz konusu suçlar arasında geçitli suç ilişkisi de dikkate alınarak sanığın eyleminin bir bütün hâlinde silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğu gerekçesiyle, anılan suçtan mahkûmiyetine karar verildiği, istinaf mahkemesi kararının sanık müdafii tarafından süresi içerisinde temyiz edildiği anlaşılmakla,Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen karar yönünden katılan kurumların suçtan doğrudan zarar görmemeleri nedeniyle hükmü istinaf hakları bulunmadığından ve bu suç yönünden, o yer Cumhuriyet savcısı da sanık aleyhine istinaf başvurusunda bulunmadığı hâlde, istinaf incelemesi sonucunda sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçu ile ilgili olarak CMK m. 279/1-(b) maddesine göre istinaf başvurusunun reddine, silahlı terör örgütüne üye olma dışındaki diğer suçlar yönünden ise, ilk derece mahkemesince geçitli suç ilişkisi değerlendirilmeden, ayrı ayrı beraat kararı da verildiği gözetilerek esas yönünden inceleme yapılarak bir karar verilmesi gerekirken, istinafta incelemeye gelmeyen sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi;2- Kabul ve uygulamaya göre ise,Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve 5237 sayılı Kanun'un 221. maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde öngörüldüğü hâliyle etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın incelenen dosya kapsamı ve delillere göre, örgütsel konumuyla uyumlu birtakım samimi beyanlarda bulunduğunun anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Kanun'un 314/2 ve 3713 sayılı Kanun'un 5/1. maddeleri uyarınca tayin olunan cezada 1/3 ile 3/4 nisabında indirim öngören, 5237 sayılı Kanun'un 221/4-2. maddesi uyarınca, üst hadde yakın olacak şekilde makul oranda bir indirim yapılması gerektiği hâlde, yazılı şekilde hüküm kurulması;Kanuna aykırı, katılanlar vekili, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep 7. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.