İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, işe giderken şirket aracının arızalanması ve müdahale sırasında yaşanan ölümcül trafik kazası neticesinde vefat eden çalışanın yasal mirasçılarının işveren ve sigorta şirketine karşı açtığı maddi ve manevi tazminat davası.
Özet: Davacılar, işyerine ait arızalı aracı tamir etmeye çalışırken başka bir aracın çarpması sonucu hayatını kaybeden yakınlarının maddi ve manevi zararlarının tazmini amacıyla, vefat edenin işvereni olan şirket, kazaya karışan diğer aracın sahibi şirket, sürücüsü ve sigorta şirketine karşı dava açmış olup, davalı sigorta şirketi ise hasar başvurusunun usulüne uygun yapılmadığını, sorumluluklarının poliçe limitleriyle ve sigortalı sürücünün kusuruyla sınırlı olduğunu savunarak davanın reddini talep etmektedir.

T.C.
İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : 2022/736 EsasKARAR NO : 2026/550DAVA : Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)DAVA TARİHİ : 07/09/2022KARAR TARİHİ : 25/06/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacılar vekili dava dilekçesinde: Davacıların yasal mirasçısı ... 02.03.2022 tarihinde çalıştığı şirketin aracıyla işe gitmek amaçlı seyir halindeyken şirket aracının arızalanması nedeniyle bu arızaya çözüm üretmeye çalışırken başkaca bir aracın arkadan çarpması neticesinde öldüğünü, maktulün çalıştığı şirket davalı ... ... istihdam eden konumunda olduğunu, maktul davalı şirketteki muhasebe kayıtlarında asgari ücretten çalışıyor gösterildiğini, usta çalışan olup aradaki maaş farkı kendisine haricen ödendiğini, bu hususta tanıkları olduğunu, kazaya sebebiyet veren firma aracının çok sık aralıklarla benzer arıza verdiği firma yetkililerinin buna kalıcı çözüm üretmedikleri yönünde de beyanda bulunacak tanık listesi de dilekçe ekinde sunduklarını, araç arızası firma yetkililerine bildirildiğinde güvenlikli bir şekilde çekici çağırmanın mümkün olduğunu, firma yetkililerinin talimatı gereği arıza yapan aracın yine firmaya ait başka bir araçla çekilmeye çalışılması esnasında ölümlü trafik kazası meydan geldiğini, arkadan gelip çarpan araç ... ... Şirketine ait olduğunu, bu olaydan sorumlu olduğunu, kazaya sebebiyet veren aracı ... Sigorta AŞ. tarafından kaskolu (zorunlu trafik sigortası da olabilir) olması nedeniyle ölüm nedeniyle meydana gelen her türlü tazminattan sorumlu olduklarını, mahkemece gerekli görülen tüm belgeler Büyükçekmece ...Başsavcılığı 2022/14001 soruşturma sayılı dosyasından temin edilebileceğini, soruşturmada düzenlenecek tarafımızdan ibraz edileceğini, kazaya sebebiyet veren sürücü ... de bu olay nedeniyle şahsen sorumlu oldukları, kolluk tutanaklarında bu şahıs aracı kullanan görünmekte ise de bilahere aldıkları durumlara göre asıl sürücünün olaydan hemen sonra kaçtığı bilindiğini, savcılık soruşturmasında açıklığa kavuşturulduğunda esas sürücüyü dahili davalı yapacaklarını, arabuluculuğa gidildiğini, herhangi bir netice alınamadığını, davalıların mal varlıklarına teminatsız ihtiyatı tedbir konulmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacıların her biri için ayrı ayrı 100.000,00 TL maddi yine davacıların her biri için 100.000,00 TL manevi tazminata, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin sebebiyet veren davalılardan müteselsilen tahsilinde karar verilmesi talep etmiştir. Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde: Dava konusu kazaya karıştığı ifade edilen ... plakalı araç müvekkil şirket ... Sigorta tarafından 09.07.2021-2022 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ...-...-... nolu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Sigorta Poliçesi sigortalandığını, davacı tarafça müvekkili şirket tarafından kasko poliçesi tanzim edildiği iddia edilmekle işbu hususa ilişkin delil, poliçe numarası vs. Bildirilmediğini, müvekkili şirket nezdinde gerekli incelemelere başlanıldığını, poliçe teminini takiben dosyaya sunulacağını, poliçeye, teminata, vade tarihine yönelik tüm itiraz hakları saklı olduğunu, Karayolları Trafik Kanunu’na göre zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabi olduğunu, Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiillere ilişkin hükümlerin uygulanamabilmesi için genel şartlarda düzenlenmeyen bir husus olması gerektiğini, davacı yanın talep etmiş olduğu tazminatlara ilişkin düzenlemeler Trafik Sigortası Genel Şartları’nda açıkça düzenlendiğini, genel şartlarda bulunan usul ve esaslara uyulması gerektiğini, talebe ilişkin olarak müvekkili şirkete usulüne uygun hasar başvurusu yapılmadığının açık olduğunu, kabul anlamına gelmemek ve husumet itirazları saklı kalmak kaydıyla esasa girilmesi halinde, davanın başvuru şartı eksiliği nedeniyle reddedilmesi gerektiği son derece açık olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığını, sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kusuru bulunmadığı tartışmasız olduğunu, davanın reddini talep ettiklerini, sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kusuru bulunmadığını, tartışmasız olduğunu, davanın reddini talep ettiklerini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin sorumluluğu trafik poliçesindeki limitler ve sigortalı araca atfedilebilecek kusur ile sınırlı olduğunu, yapılacak yargılamada araçların kusur durumlarının tespit edilmesinin gerektiğini, yapılacak yargılamada araçların kusur durumlarının tespit edilmesinin gerektiğini, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası, meblağ sigortası olmadığını, poliçede üst limit olarak belirlenen tutarın her olayda otomatik olarak ödenmesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirket, ancak sigortaladığı araç işletenin sorumluluğu nispetinde zarardan sorumlu tutulabileceğini, öncelikle kazada araçların kusur durumunun tespitinin gerektiğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2013/17-72 E. 2013/1558 K. Sayılı ilamı bu yönde olduğunu, müteveffanın müterafik kusurunun değerlendirilmesini, müteveffanın emniyet kemerinin takılı olup olamadığının tespitini, tehlikenin meydana gelmesine veya artmasına kendi kusurlu filleriyle sebep olması halinde müterafık kusur sebebiyle hesaplanacak tazminattan uygun oranda indirim yapılmasını talep ettiklerini, sigortalı araca atfedilen kusuru kabul etmediklerini, davacının müterafik kusurunun dikkate alınmasını, emsal yargı kararları gereği hatır taşımacılığının değerlendirilmesini ve hatır taşımacılığı indirimi yapılmasını, dava konusu olayla ilgili olarak ceza soruşturma dosyasındaki tüm delillerin, ifade tutanaklarının, tanık beyanlarının ve nihayet bilirkişi raporunun temini gerektiğini, ceza dosyası ve kusur durumunu gösteren bilirkişi raporu celp edildikten sonra meydana gelen kazada kusur durumunun tespiti için dosyanın bu konuda uzman öğretim görevlilerinden oluşacak bir bilirkişi heyetine; yahut Adli Tıp Kurum Trafik İhtisas Kurulu’na sevk edilmesini, müteveffaların emniyet kemerlerinin takılı olup olmadığının tespiti ile tehlikenin meydana gelmesine veya artmasına kendi kusurlu filleriyle sebep olması halinde; müterafık kusur sebebiyle tazminatta uygun oranda indirim yapılmasını, dava konusu kaza açıkça iş kazası niteliğinde olduğunu, dava konusu kaza iş kazası niteliğinde olduğunu, Yargıtay kararları gereği, kişinin kardeşlerine destek olduğunun kabul edilebilmesi için, fiili durumun ve kardeşin acziyetinin somut delillerle kanıtlanmasının gerektiğini, yetiştirme gideri ve evlenme ihtimalinin dikkate alınmasını, yetiştirme giderinin; destek paylarının ve hesabı etkileyen diğer hususların Yargıtay Yerleşik içtihatlarına uygun olarak dikkate alınmasını, müvekkili şirket sigortalısına atfı kabil kusur bulunmadığını davanın reddine karar verilmesini, aktüer hesabı yapılırken KTK madde 90 da belirtilen usul ve esaslara uygun hareket edilmesini, ZMM Genel Şartları B.2. maddesi gereği müteveffanın ölüm tarihinden faiz talep edilmesi usul ve yasa gereği mümkün olmadığını, huzurdaki davanın tarafımıza yönetilebilmesi KTK'da yer alan halefiyet hükümleri gereği olduğunu, davanın dayanağı ticari olduğunu, müvekkili şirket sigortalıya halef olduğunu, haksız fiil kaynaklı dava nedeniyle ticari faiz taleplerinin de reddine karar verilmesini, haksız ve mesnetsiz davanın, yukarıda sırasıyla sayılan ve açıklanan nedenlerle reddini, sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kusuru bulunmadığından davanın reddini, ölümün kaza ile illiyeti bulunmadığından davanın reddini, mahkeme masraf ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini, mahkeme masraf ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini, dava konusu kazanın iş kazası niteliğinde olduğunun tespitini, SGK'dan rücuya tabi bir ödeme alınıp alınmadığının alınmış ise bu tutarın tazminat hesabından mahsup edilmesini, davacının müterafik kusurunun tespitini, aktüerya hesabında yukarıda izah edildiği ve Yargıtay tarafından kabul edildiği şekilde KTK madde 90 da belirtilen usul ve esaslara uygun hesaplama yapılmasını, kardeş için destek tazminatı hesaplanmasının reddini, denkleştirme nedenlerinin (hatır taşıması, müterafik kusur vs.) değerlendirilmesine ve indirim takdirini, ticari faiz taleplerinin reddini, talep etmiştir. Davalı ... ... Servisi Anonim Şirket vekili cevap dilekçesinde: Müvekkili şirketin dava konusu kazada herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davanın müvekkili şirket yönünden reddini, dosyanın yetki itirazları çerçevesinde Büyükçekmece Mahkemelerine gönderilmesini, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, davacılar tarafından maddi zarar talebinin somutlaştırılması ve zararları bakımından illiyet bağını ortaya koyması gerektiğini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için maddi tazminata yönelik yapılacak değerlendirmede kazaya etki etmesi muhtemel tüm faktörler nazara alınarak kusur ve illiyet bağı tespiti yapılması gerektiğini, müteveffanın kullandığı/bulunduğu araçta meydana gelen arızanın araştırılmasını, söz konusu arızanın emniyet şeridinde duraklama yapılmasına sebebiyet verecek büyüklükte olup olmadığının da araştırılması gerektiğini, kusur ve illiyet bağı değerlendirilmesi yapılmasının gerektiğini, manevi tazminat davasının kısmı ve/veya belirsiz alacak davası şeklinde açılması Yerleşik Yargıtay uygulaması uyarınca mümkün olmadığını, alacak kalemi bakımından da bir bedel arttırım ve/veya ıslah işlemine muvafakat etmediklerini, müvekkili şirket yönünden manevi tazminat taleplerinin reddi gerektiğini, müvekkili şirkete kusur atfedilecek ve/veya sorumluluğunu gerektirecek bir hukuki neden bulunmadığını, mahkemeniz aksi kanaatte olması durumunda ise davacıların manevi tazminat talepleri fahiş olup reddi gerektiğini, kazaya karışan araçların Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ve kaskolarının bulunduğu sigorta şirketlerinin tespiti ile ilgili sigorta şirketlerinden poliçelerin ve hasar dosyasının celp edilmesini talep ettiklerini, davaya konu olayda kazaya karışan araçların ZMSS ve Kaskolarının bulunduğu sigorta şirketlerinin tespiti ile ilgili sigorta şirketlerine poliçe şartları ve limitlerinin tespit edilmesi bakımından müzekkere yazılmasını, sigorta şirketlerinin de limitleri dahilinde zararlardan sorumlu olacakları ortada olduğunu, sigorta şirketleri tespit edildikten sonra davayı ilgili sigorta şirketlerine ihbar etme hakları saklı tuttuklarını, dava konusu olay dolayısıyla devam eden ceza soruşturmasının bekletici mesele yapılmasını, davalılardan biri müteveffanın çalıştığı şirket olduğu iddiası bulunmakla birlikte söz konusu olayın iş kazası olup olmadığı, iş kazası bildirimi yapılıp yapılmadığı tespit edilerek davacılara SGK tarafından herhangi bir ad ve nam altına ödeme yapılıp yapılmadığının tespiti gerektiğini, müvekkili şirkete yöneltilen davanın reddini, davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddini, aksi kanaat halinde ve her durumda, davanın esastan reddini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Yapı Sanayi Ve Dış Ticaret Limited Şirket vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde: Davanın davanın konusu ölümlü trafik kazası sebebiyle doğan maddi ve manevi tazminat talebinden ibaret olduğunu, HMK md. 2/1 ye göre ölümlü veya yaralamalı trafik kazaları nedeniyle açılacak maddi ve manevi tazminat davalarında görevli mahkeme kural olarak Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, görevsizlik sebebi ile davanın reddine karar verilmesini, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, Yargıtay içtihatları çerçevesinde davacı tarafından müvekkili şirket davalı olarak gösterildiğini, dava konusu maddi ve manevi tazminata ilişkin sorumluluğundan söz edilemeyeceği de göz önünde bulundurulduğunda taraf sıfatının olmadığı aşikar olduğunu, müvekkili şirket açısından davanın pasif husumet yokluğu sebebi ile reddi gerektiğini, davacı tarafından maktulün maaşının bir kısmını haricen aldığı iddiası gerçek dışı olduğunu, müvekkile ait olan ... plakalı araca ilişkin çok sık aralıklarla arıza yaptığı iddiası asılsız olduğunu, dava kapsamında yapılacak yargılamada kazaya sebep olan olaya ve kazaya sebep olanların kusurları belirlenmeli ve illiyet bağı neticesinde müvekkili şirket bakımından davanın reddi gerektiğini, davanın müvekkil şirket yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddini, mahkemenizin görevsizliğine karar verilerek görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini, davacının haksız ve mesnetsiz iddiaları neticesinde açtığı davanın esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde: 02/03/2022 tarihi sabah saatlerinde müvekkili idaresindeki ... ... firmasına ait ... plakalı tır tipi araç ile ... plakalı kamyonet tipi aracın çarpışması sonucu kaza gerçekleştiğini, kazanın gerçekleştiği Esenyurt bölgesine bakan, Büyükçekmece Mahkemeleri davada yetkili olduğunu, yazılı bir başvurunun olup olmadığının sigorta şirketinden sorulmasına, yazılı başvuru yoksa HMK.m.115 gereğince dava şartı eksikliğinden davanın usulden reddine karar verilmesini, kaza iş saatleri içerisinde şirket araçlarıyla yapıldığını, kaza açık bir şekilde iş kazası niteliği taşıdığını, merhumun çalıştığı iş yerinin SGK bildirimlerinin yapılıp yapılmadığını, yapılmışsa SGK'nın merhumun ailesine yapmış olduğu ödeme miktarlarının SGK kurumundan sorulmasını, ödeme yapılmışsa yapılan ödeme miktarları tazminat tutarından düşürülmesinin gerektiğini, iş kazasına dair SGK bildirimi yapılmamışsa olayın iş kazası olduğunun tespitini, ardından SGK tarafından gelir bağlanılmasının istemi için davacı tarafa önel verilmesi gerektiğini, kardeşler arasında bir bakım yükümlülüğü olmadığını, kardeşin kardeşe destek olması bir karine olarak kabul görmediğini, desteğin ispatlanması durumunda dava hakkının olduğu kabul edilebileceğini, kardeşlerin merhumdan destek aldıklarına dair dosyaya herhangi bir delil sunulmadığını, bu durumda kardeşler açısından maddi tazminat talebinin reddinin gerektiğini, arızalı olduğu iddia edilen araç otoyol üzerinde emniyet şeridinin dar olduğu bir alana çekildiğini, bunun sonucu olarak da aracın sol tarafı emniyet şeridi dışında kaldığını, arızalı olduğu iddia edilen araç çekilmeye çalışılırken aracın dörtlüleri yakılmadığını, reflektör veya herhangi bir parlak cisim konulmadığını, kamyon, kamyonet, tır gibi ağır tonajlı araçlar için reflektör koyma mesafesi binek araçlara göre daha fazla olduğunu, ancak bahsi geçen kazada araçların gerisinde uyarıcı herhangi bir cisim dahi bulunmadığını, bu durum hem şikayetçilerin tutanaklarında ikrar edildiğini, hem de polis tutanağında ve soruşturma dosyasındaki bilirkişi raporunda yer aldığını, soruşturma dosyasına girecek kamera görüntüleriyle de beyanlarımız açıklığa kavuşacağını, müvekkilinin belirtilen sebeplerden dolayı aracın arızalı bir şekilde emniyet şeridinde durduğunu farketmesi imkansız bir hal aldığını, müvekkilinin önünde seyreden araç, arızalı araca çok yaklaştıktan sonra kendini sola attığını, müvekkilinin arızalı aracın dışarı çıkan sol arka kısmıyla karşı karşıya kaldığını, müvekkili çarpmamak için sol şeride hamle yapmak istediğini, ancak orada da başka bir tırın seyir halinde olduğunu farkettiğini, müvekkili soruşturma dosyasındaki fotoğraflarda da görüleceği üzere olabilecek en fazla şekilde kendini sola atmıştır ancak aracın arka kısmının şeridin fazlasıyla dışına taşmış olması sebebiyle isnat edilen suça konu kaza gerçekleştiğini, kaza yerine ait soruşturma dosyasındaki fotoğraflarda, arızalı olduğu iddia edilen aracı çekmeye gelen aracın olay sonrası dahi emniyet şeridinden taşmış şekilde durduğu açıkça görüldüğünü, 02/03/2022 tarihinde polisler tarafından kaza yeri krokisi çizildiğini, krokide arızalı olduğu iddia edilen kamyonet tipi aracın, emniyet şeridi dışına taşmış ve çapraz biçimde durduğu beyan edildiğini, müvekkili ne emniyet şeridine ne de zorunlu sollamalar hariç sol şeride geçmeden istikametinde devam ettiğini, fren yaptıktan sonraki lastik izleri bu durumu kanıtlar nitelikte şerit içinde olduğunu, soruşturma dosyasındaki bilirkişi raporunda trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen gösterme yükümlülüğüne riayet etmediği, görüş açısındaki araca önlemsizce çarptığı, hızını trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmadığı, davranışlarının olayın oluşmasında tali etken olduğu ifadeleri yer aldığını, Karayollarında hız limiti tır tipli araçlar için 90'dır ve müvekkili hız limitlerinin içinde seyretmekteyken olay meydana geldiğini, bilirkişi raporunda hız limitine uymamanın herhangi bir somut ispatı bulunmadığını, sadece soyut veriler üzerinden bu kanıya varıldığını, bilirkişi raporunda yolda görüşün açık olduğu yazılmışsa da müvekkilinin önündeki diğer tır tipli araç sağ şerit içindeki görüşünü kısıtladığını, önde giden tır, arızalı olduğu iddia edilen aracın yanına gelene kadar şeritten çekilmediğini, müvekkili kazayı önlemek adına tüm gayreti göstermişse de solundaki araç ve önünden son anda çekilen araç dolayısıyla kazadan kaçamadığını, karşı tarafa ait arızalı olduğu iddia edilen araç Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 135/a-1,135/a-2,135/a-3 maddelerinde mecburi olarak belirtilen hiçbir kurala riayet etmediğini, yapılan çekme işlemi Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliğine tamamiyle aykırı olduğunu, arıza sonucu çekici çağırmak yerine kendi çevresinden yardım istendiğini, çelik halat kullanılmadığını, araçlar arasında mesafe bırakılmadığını, iki araç arasına pek çok kişi girdiğini, araç çekilirken, çeken ve çekilen araçların şoförleri harici mahalde kimse bulunmaması gerekirken 6-7 kişinin bulunduğu görüldüğünü, müvekkilinin kazada herhangi bir kusuru bulunmadığını, olayın gerçekleşmesinde emniyet şeridinde hatalı çekme işlemi yapan ve aracını yola taşacak şekilde bırakan karşı taraf asli ve tam kusurlu olduğunu, bunun yanı sıra bir kusurlu da emniyet şeridini dar yapan KGM olduğunu, müvekkilinin olaya ilişkin bir kusurunun bulunmadığını, müvekkilinin olaya ilişkin bir kusuru bulunmadığını, öncelikle dosyanın yetkili Büyükçekmece mahkemelerine gönderilmesini, sigorta şirketine başvuru bulunmadığından davanın reddini, müvekkilinin kazada bir kusuru bulunmadığını, davanın reddini, mahkeme aksi kanaatteyse kardeşlerin maddi tazminat taleplerinin reddini, SGK'ya iş kazası bildirimi yapılıp yapılmadığının sorulmasını, yapılmadıysa davacıya yukarıda bahsedilen davaları açması için önel verilmesini ve bu davaların bekletici sebep yapılmasını, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava, 02/03/2022 tarihinde meydana gelen, davacılar murisi ...'ın vefat ettiği trafik kazası dolayısıyla, kazaya karışan araçların kusur durumlarının ne olduğu, davalıların talep edilen tazminatlardan sorumlu olup olmadıkları, davacıların talep edebilecekleri tazminat miktarlarının ne kadar olduğu noktalarında toplanmıştır. Davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür. Mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır. Celse ara kararı ile dava konusu kazanın olduğu yerde bilirkişi heyeti ile keşif yapılarak rapor alınmasına karar verilmiş, dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir.Bilirkişiler... ve ... tarafından hazırlanan 04/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda: " Talep Konusu; 02/03/2022 günü meydana gelen trafik kazası nedeniyle vefat eden ...' ın desteğinden yoksun kalan davacı/lar için fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik her bir davacı için ayrı ayrı 100.000,00 TL olmak üzere toplam 400.000,00 TL destekten yoksun kalma / maddi tazminatın tüm davalılardan, her bir davacı için ayrı ayrı 100.000,00 TL olmak üzere toplam 400.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsili talebi.Kusur durumu değerlendirilmesi neticesinde; Yukarıda Açıklanan Hususlar Doğrultusunda; ... plakalı kamyon sürücüsü ...'ün müteveffa yaya ...'ın ölümü ile neticelenen dava konusu trafik kazasında% 75 (yüzde yetmiş beş) oranında asli derecede kusurlu olduğu, ... plakalı kamyonet sürücüsü ...'un müteveffa yaya ...'ın ölümü ile neticelenen dava konusu trafik kazasında% 25 (yüzde yirmi beş) oranında tali derecede kusurlu olduğu, müteveffa yaya ...'ın kendi ölümü ile neticelenen dava konusu trafik kazasında kusursuz olduğu, ... plakalı kamyonet sürücüsü ...'ın müteveffa yaya ...'ın ölümü ile neticelenen dava konusu trafik kazasında kusursuz olduğu kanaatine ulaşıldığı, dava konusu trafik kazasında Mahkemenizin ara kararı doğrultusunda kusur oranı tespiti yapılmış ise de, 6754 sayılı bilirkişi kanunu 6. Maddesi kapsamında Bakanlık tarafından 07.09.2020 tarihli bilirkişilerin uyacağı rehber ilkelerin 27. Maddesi gereği (asli kusurlu, tali kusurlu, kusur oranı, müterafık kusur ve hatır taşıması durumu) tespiti Hakim yetkisindedir. Maddi Zarar; Rapor/ hesap tarihi dikkate alındığında; 02/03/2022 tarihinde destekçi ...' ın vefatı sonrasında; baba ...' ın; toplam DYK zararının 549.905,68 TL olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı araç sürücüsünün % 75 kusurunun bulunduğunun kabulü durumunda davalılardan 412.429,26 TL talep edebileceği, baba ...' ın emekli maaşının bulunduğu görülmekle, SGK tarafından iş kazasına bağlı aylık / gelir bağlanmasının söz konusu olmadığı, iş kazası olarak Mahkeme tarafından kabul edilmemesi durumunda, toplam 549.905,68 TL için davalı ZMMS sigortacısının işbu zararın (500.000,00 TL azami limit dahilinde garameten hesaplaması sonrası) 228.779,61 TL 'lik kısmından sorumlu olduğu, o 183.649,65 TL 'lik kısmından davalı ... ... firmasının müteselsilen sorumlu olduğu, o 137.476,42 TL' lik kısmının ise (kusur oranı % 25 ' lik) ... plakalı araç maliki olan davalı ... Yapı San. Dış Tic. Ltd. Şti. 'den talep edilebileceği, anne ...' ın; toplam DYK zararının 651.918,40 TL olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı araç sürücüsünün % 75 kusurunun bulunduğunun kabulü durumunda davalılardan 488.938,80 TL talep edebileceği, dava konusu kazanın bir Trafik İş Kazası olduğunun kabulü halinde; SGK tarafından bağlanan / bağlanacak olan aylıkların ilk PSD değerinin kusura / rücuya tabi kısmının tenzilinin gerektiğinin hukuki takdirinin elbette Mahkemeye ait olduğu, iş kazası olarak Mahkeme tarafından kabul edilmemesi durumunda; İş kazası olarak Mahkeme tarafından kabul edilmemesi durumunda, toplam 651.918,40 TL için o davalı ZMMS sigortacısının işbu zararın (500.000,00 TL azami limit dahilinde garameten hesaplaması sonrası) 271.220,39 TL 'lik kısmından sorumlu olduğu, o 217.718,41 TL 'lik kısmından davalı ... ... firmasının müteselsilen sorumlu olduğu, o 162.979,60 TL' lik kısmının ise (kusur oranı % 25 ' lik) ... plakalı araç maliki olan davalı ... Yapı San. Dış Tic. Ltd. Şti. 'den talep edilebileceği, davalı sigorta şirketi yönünden; dava öncesi davalı sigorta şirketine yazılı başvuruda bulunulmuş olmasına karşın, kaza tespit tutanağı, müteveffanın gelirlerini gösterir belgeler vb. belgelerin gönderilmediği görülmekle ve dava dilekçesinde faiz talep edilmediği görülmüş olmasına karşın, temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilebileceğine Sayın Mahkeme tarafından karar verilmesi durumunda; Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih 2019/40 E. 2020/40 K. Sayılı kararında da ayrıntılı olarak açıklanmış olmakla, 07/09/2022 dava tarihinin temerrüt tarihi olarak kabul edilebileceğinin ve ticari avans faizi işletilebileceğinin (sigortalı araç ticaridir) hukuki takdirinin elbette Sayın Mahkemeye ait olduğu, davacılar müteveffanın kardeşleri ... için, vefat eden kardeşlerinin sürekli ve ispatlar belge sunulmamış olması nedeni ile destekten yoksun kalma / maddi tazminat hesaplanamayacağı, Yukarıda yapmış bulunduğum açıklamalar sonucunda, tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi neticesi, 6100 sayılı HMK 'nın md. 279/4 ve md 266/c.2 ahkamıyla 6754 sayılı Kanun'un md. 3/3 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir ve tavsif sadece Yargı Makamına ait olmak üzere, görüş ve kanaatlerimi saygılarımla tetkike arz ederim." şeklinde rapor düzenlenmiştir.Rapor taraflara tebliğ edilmiş, taraf vekillerince rapora yönelik beyan ve itiraz dilekçesi sunmuşlardır. Bilirkişi İsmet Akıl tarafından düzenlenen 27/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda: " Kusur durumu değerlendirilmesi neticesinde; Yukarıda Açıklanan Hususlar Doğrultusunda; ... plakalı kamyon sürücüsü ...'ün müteveffa yaya ...'ın ölümü ile neticelenen dava konusu trafik kazasında% 75 (yüzde yetmiş beş) oranında asli derecede kusurlu olduğu, ... plakalı kamyonet sürücüsü ...'un müteveffa yaya ...'ın ölümü ile neticelenen dava konusu trafik kazasında % 25 (yüzde yirmi beş) oranında tali derecede kusurlu olduğu, müteveffa yaya ...'ın kendi ölümü ile neticelenen dava konusu trafik kazasında kusursuz olduğu, ... plakalı kamyonet sürücüsü ...'ın müteveffa yaya ...'ın ölümü ile neticelenen dava konusu trafik kazasında kusursuz olduğu kanaatine ulaşıldığı, dava konusu trafik kazasında Mahkemenizin ara kararı doğrultusunda kusur oranı tespiti yapılmış ise de, 6754 sayılı bilirkişi kanunu 6. Maddesi kapsamında Bakanlık tarafından 07.09.2020 tarihli bilirkişilerin uyacağı rehber ilkelerin 27. Maddesi gereği (asli kusurlu, tali kusurlu, kusur oranı, müterafık kusur ve hatır taşıması durumu) tespiti Hakim yetkisindedir. Takdir ve hukuki değerlendirmesinin elbette Mahkemeye ait olduğu, görüş ve kanaatlerimi saygılarımla tetkike arz ederiz." şeklinde ek raporunu sunmuştur. Bilirkişi ek raporu taraflara tebliğ edilmiş, taraf vekillerince ek rapora yönelik beyan ve itiraz dilekçesi sunmuşlardır. Celse ara kararı uyarınca dosya içerisinde bulunan kaza anına ilişkin CD görüntüleri incelenerek ve raporda değerlendirilmek üzere, taraf vekillerinin kusur durumuna yönelik itirazların ve tazminat hesabına yönelik itirazların değerlendirilmesi yönünden bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verilmiş , dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Bilirkişi heyetince hazırlanan 27/07/2024 tarihli ek raporda : "Talep Konusu; 02/03/2022 günü meydana gelen trafik kazası nedeniyle vefat eden ...' ın desteğinden yoksun kalan davacı/lar için fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik her bir davacı için ayrı ayrı 100.000,00 TL olmak üzere toplam 400.000,00 TL destekten yoksun kalma / maddi tazminatın tüm davalılardan, her bir davacı için ayrı ayrı 100.000,00 TL olmak üzere toplam 400.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsili talebi.Kusur durumu değerlendirilmesi neticesinde; yukarıda Açıklanan Hususlar Doğrultusunda; ... plakalı kamyon sürücüsü ...'ün müteveffa yaya ...'ın ölümü ile neticelenen dava konusu trafik kazasında% 75 (yüzde yetmiş beş) oranında asli derecede kusurlu olduğu, ... plakalı kamyonet sürücüsü ...'un müteveffa yaya ...'ın ölümü ile neticelenen dava konusu trafik kazasında% 25 (yüzde yirmi beş) oranında tali derecede kusurlu olduğu, müteveffa yaya ...'ın kendi ölümü ile neticelenen dava konusu trafik kazasında kusursuz olduğu, ... plakalı kamyonet sürücüsü ...'ın müteveffa yaya ...'ın ölümü ile neticelenen dava konusu trafik kazasında kusursuz olduğu kanaatine ulaşıldığı, dava konusu trafik kazasında Mahkemenizin ara kararı doğrultusunda kusur oranı tespiti yapılmış ise de, 6754 sayılı bilirkişi kanunu 6. Maddesi kapsamında Bakanlık tarafından 07.09.2020 tarihli bilirkişilerin uyacağı rehber ilkelerin 27. Maddesi gereği (asli kusurlu, tali kusurlu, kusur oranı, müterafık kusur ve hatır taşıması durumu) tespiti Hakim yetkisindedir. Hesaplama yönünden yapılan itirazlar değerlendirildiğine, hesaplamada herhangi bir maddi hata olmadığı, ayrıntılı olarak kök raporda ve yukarıda açıklandığı üzere yüksek yargı kararları dahilinde hazırlandığı, Yapılan itirazlarda, olayın bir iş kazası olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği, iş kazası bildirimi için önel verilip verilmeyeceği Sayın Mahkemenin takdirlerinde olduğu, İş bu önelin verilmesi ve SGK tarafından bağlanacak aylıkların ilk peşin sermaye değerlerinin tespit edilmesi gerektiğinin Sayın Mahkeme tarafından kabulü durumunda, işbu PSD değerlerinin dosyaya kazandırılması sonrası ancak tekrar bir hesaplama yapılabileceği " şeklinde ek rapor düzenlenmiştir. Ek rapor taraflara tebliğ edilmiş, taraf vekillerince rapora yönelik beyan ve itiraz dilekçesi sunmuşlardır.Mahkeme celse ara kararı ile dosyanın ...'de görev yapan adli trafik bilirkişileri ... ve ... ile Karayollarından emekli adli trafik bilirkişisi... ile aktüer bilirkişi ...'tan oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilerek, tarafların İddia ve itirazları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek, mahkememizce alınan bilirkişi raporundaki kusur değerlendirmesi ile, ceza dosyasında alınan kusur değerlendirmesi arasındaki çelişki de giderilmek suretiyle dava konusu trafik kazasına ilişkin kusur durumları tespit edilip, rapor tarihi itibari ile yeni asgari ücret te dikkate alınarak davacı tarafın talep edebileceği tazminat miktarlarının belirlenmesi için rapor düzenlenmesine karar verilmiş, dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Bilirkişiler ... tarafından hazırlanan 16/02/2026 tarihli bilirkişi raporunda: " Tüm delillerin hukuki münakaşası, her türlü hukuki tavsif, tarafların, masraf, vekalet ücreti ve benzeri diğer istemleri ile İİK Md. 67/2 kapsamına giren taleplerin takdiri ve nihai kararı tamamıyla Yüce Yargı Makamlarına ait olmak üzere; dosya incelemesi kapsamında elde edilen bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilmesi sonucunda yukarıda açıklanan nedenlerle;Rapor, tazminat talebinin hukuken oluşup oluşmadığına dair bir değerlendirme içermeyip, sadece tazminatın hesabına ilişkindir.Talep Konusu: 02/03/2022 günü meydana gelen trafik kazası nedeniyle vefat eden ...'ın desteğinden yoksun kalan davacı/lar için fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik her bir davacı için ayrı ayrı 100.000,00 TL olmak üzere toplam 400.000,00 TL destekten yoksun kalma/maddi tazminatın tüm davalılardan, her bir davacı için ayrı ayrı 100.000,00 TL olmak üzere toplam 400.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsili talebidir.Hatalı Davranış (Kusur) Durumu:Davalı sürücü ...'ün hatalı sevk ve idaresinin, olayda, birinci (asli) derecede ve takdiren % 75 (yüzde yetmişbeş) oranında etkili bulunduğu, sürücü ...'un hatalı davranışının, olayda, ikinci (tali) derecede ve takdiren % 25 (yüzde yirmibeş) oranında etkili olduğu, davacıların murisi yaya ...'ın ve dava dışı yayaların, olayda, etkili herhangi bir hatalı davranışlarının olmadığı, kusursuz bulundukları, dava konusu trafik kazasında Mahkemenizin ara kararı doğrultusunda kusur oranı tespiti yapılmış ise de, 6754 Sayılı bilirkişi kanunu 6. Maddesi kapsamında Bakanlık tarafından 07/09/2020 tarihli bilirkişilerin uyacağı rehber ilkelerin 27. Maddesi gereği (asli kusurlu, tali kusurlu, kusur oranı, müterafık kusur ve hatır taşıması durumu) tespiti Hakim yetkisindedir.Maddi Zarar: Rapor/ hesap tarihi dikkate alındığında, en son bilinen 2026 yılı asgari ücretlerle hesaplandığında; 02/03/2022 tarihinde destekçi ...'ın vefatı sonrasında; Baba ...'ın; toplam DYK zararının, müteveffanın ölümle sonuçlanan kazada kusurunun bulunmadığının kabulü ile 878.284,32 TL olduğu,Kusur oranları dahilinde hesaplandığında; Davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı araç sürücüsünün % 75 kusurunun bulunduğunun kabulü durumunda davalılar; ... Sigorta, ... ... firması ve sürücü ...'den 658.713,24 TL talep edebileceği, baba ...'ın emekli maaşının bulunduğu görülmekle, SGK tarafından iş kazasına bağlı aylık / gelir bağlanmasının söz konusu olmadığı, Ancak davalı ZMMS sigortacısının işbu zararın (500.000,00 TL azami limit dahilinde garameten hesaplaması sonrası) 238.561,13 TL 'lik kısmından sorumlu olduğu, davalı ... firmasından % 25 kusur oranı dahilinde 219.571,08 TL talep edilebileceği, anne ...'ın; toplam DYK zararının müteveffanın ölümle sonuçlanan kazada kusurunun bulunmadığının kabulü ile 962.510,82 TL olduğu,Kusur oranları dahilinde hesaplandığında; Davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı araç sürücüsünün % 75 kusurunun bulunduğunun kabulü durumunda davalılar davalılar; ... Sigorta, ... ... firması ve sürücü ...'den 721.883,12 TL talep edebileceği, Dava konusu kazanın bir Trafik İş Kazası olduğunun kabulü halinde; SGK tarafından bağlanan/bağlanacak olan aylıkların ilk PSD değerinin kusura/rücuya tabi kısmının tenzilinin gerektiğinin hukuki takdirinin elbette Sayın Mahkemeye ait olduğu, Ancak Davalı ZMMS sigortacısının işbu zararın (500.000,00 TL azami limit dahilinde garameten hesaplaması sonrası) 261.438,87 TL'lik kısmından sorumlu olduğu, davalı ... ... firmasından % 25 kusur oranı dahilinde 240.627,70 TL talep edilebileceği, davalı sigorta şirketi yönünden; dava öncesi davalı sigorta şirketine yazılı başvuruda bulunulmuş olmasına karşın, kaza tespit tutanağı, müteveffanın gelirlerini gösterir belgeler vb. belgelerin gönderilmediği görülmekle ve dava dilekçesinde faiz talep edilmediği görülmüş olmasına karşın, temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilebileceğine Sayın Mahkeme tarafından karar verilmesi durumunda; Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih 2019/40 E. 2020/40 K. Sayılı kararında da ayrıntılı olarak açıklanmış olmakla, 07/09/2022 dava tarihinin temerrüt tarihi olarak kabul edilebileceğinin ve ticari avans faizi işletilebileceğinin (sigortalı araç ticaridir) hukuki takdirinin elbette Mahkemeye ait olduğu, davacılar müteveffanın kardeşleri ... için, vefat eden kardeşlerinin sürekli ve ispatlar belge sunulmamış olması nedeni ile destekten yoksun kalma/maddi tazminat hesaplanamayacağı," şeklinde rapor düzenlenmiştir. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, taraf vekillerince ek rapora yönelik beyan ve itiraz dilekçesi sunmuşlardır. Davacılar vekilince sunulan 03.05.2026 tarihli ıslah dilekçesinde: Dava dosyasında mağduriyete konu maddi ve manevi tazminat miktarları belli olmadığını, kısmi dava açtıklarını, belirlenen rakam itibariyle (5.000.000 TL) üzerinden dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte geçerli olmak üzere davalarını ıslah etmişlerdir.Yapılan yargılama sonucunda: Davacı taraf dava dilekçesinde maktulün çalıştığı şirket davalı ... ... olup istihdam eden konumunda olduğunu, kazaya sebebiyet veren firma aracının çok sık aralıklarla benzer arıza verdiği firma yetkililerinin buna kalıcı çözüm üretmedikleri yönünde de beyanda bulunacak tanık listesi de dilekçe ekinde sunduklarını, araç arızası firma yetkililerine bildirildiğinde güvenlikli bir şekilde çekici çağırmanın mümkün olduğunu, firma yetkililerinin talimatı gereği arıza yapan aracın yine bu firmaya ait başka bir araçla çekilmeye çalışılması esnasında ölümlü trafik kazası meydan geldiğini ileri sürmüştür. Davalı ... davacılar murisi müteveffanın çalıştığı firma olup, müteveffa ile ile aralarında işçi işveren ilişkisi bulunmaktadır. İş kazası, çalışanların işleri kapsamında yürüttükleri faaliyetler sırasında, önceden planlanmamış ve istenmeyen durumlar sonucu meydana gelen yaralanma, hastalık ya da ölümle sonuçlanabilen olaylar olarak değerlendirilmektedir. İş kazası sonucunda meydana gelen uyuşmazlıkta görevli mahkeme genel mahkemelerde bakılamayacağı açık olup, görev kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkememizce bu husus resen göz önünde tutularak, mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine, karar kesinleştiğinde ve istem halinde dava dosyasının İstanbul İş Mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-HMK, İş Kanunu ve TTK'nun göreve ilişkin maddeleri de dikkate alınarak HMK 114/1-c ve 115/2 maddesi gereğince görev dava şartı yokluğundan usulden reddine,2-Görevli Mahkemenin İSTANBUL İŞ MAHKEMESİ olduğuna,3-Karar kesinleştiğinde HMK'nun 20/1. maddesi uyarınca 2 haftalık kesin süre içinde başvurulması halinde dosyanın görevli mahkemesine gönderilmesine, belirlenen süre içinde başvurulmadığı takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, 4-HMK 'nun 331/2. maddesi son cümlesi uyarınca dosya süresi içinde görevli mahkemeye gönderilmediği takdirde talep halinde yargılama gideri ve vekalet ücreti hususunda mahkememizce karar verilmesine, 5-HMK 'nun 331/2. maddesi gereğince yargılama gideri ve vekalet ücreti hususunda görevli mahkemece karar verilmesine, Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak hazır bulunan taraf vekillerinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 25/06/2026Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır