Asıl işverenin alt işverenlerden ödediği kıdem tazminatını rücuen tahsili talebiyle açılan itirazın iptali davasında tarafların iddiaları ve savunmaları.
Özet: Bu hukuki evrak, asıl işveren tarafından, alt işverenlere ihale edilen bir işte çalışan işçiye ödenen kıdem tazminatının rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olup; davacı, itirazın iptali ile takibin devamını ve icra inkar tazminatını isterken, davalı alt işverenler, asıl işverenin sorumluluğu, muvazaa, işyeri devri, belirli süreli iş sözleşmesi nedeniyle kıdem tazminatı hakkı doğmaması, zamanaşımı ve pasif husumet gibi çeşitli gerekçelerle davanın reddini savunmaktadır.

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/854 Esas - 2025/993

T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/854 Esas
KARAR NO : 2025/993
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/05/2024
KARAR TARİHİ : 24/12/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 24.01.2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Asıl işveren olan müvekkil teşekkülün ... tesisat ve kazan dairesi işleri için yapılan ihaleler neticesinde söz konusu işin davalılara ihale edildiğini, davalı şirketler tarafından istihdam edilen dava dışı ...'ün alt işverenler işçisi olarak 01.01.2016 tarihinden 06.04.2023 tarihine kadar sıhhi tesisatçı olarak çalıştığını, dava dışı işçinin iş akdinin sona ermesi nedeniyle işçinin hak kazandığı kıdem tazminatı alacağının müvekkil teşekkül tarafından ödendiğini, müvekkil teşekkül tarafından ödenen kıdem tazminatı alacağını davalılara rücu edilmek üzere ... Esas sayılı dosyası üzerinden takibe konu edilmişse de davalılar tarafından icra takibine haksız ve kötüniyetli itiraz edildiğinden icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini ileri sürüp fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla ... Esas sayılı dosyasında yapılan itirazın her bir davalı için sorumlu olduğu miktar yönünden şimdilik 100,00 TL'lik kısmı için iptali ile takibin devamına, asıl alacak miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesi istemine ilişkindir.
CEVAP:
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı kurumun davalı şirketten rücu hakkı olmadığını, işçi alacakları ve ferilerinden asıl işveren olarak davacı kurumun sorumlu olduğunu, yüklenici davalı şirketin işçi üzerinde herhangi bir tasarrufu bulunmamakta olup davacı kurum ile davalı şirket arasında muvazaa olduğunu, asıl işveren kurum ile davalı şirketler arasında muvazaa mevcudiyeti nedeniyle davanın şirketler yönünden reddine karar verildiği yargıtay içtihatlarıyla mevcut olduğunu, davacı kurumun dava dışı işçiye karşı ihale sözleşmesi gereği belirli süreli iş sözleşmesi olduğu ve dava dışı işçinin kıdem tazminatına hak kazanamayacağının aşikar olduğunu, müvekkil şirket ihale ile aldığı işi eksiksiz olarak sonraki şirkete devrederek işyeri devrinin söz konusu olduğunu, müvekkil şirket davacı kurum ile yapılan ihale sözleşmesi gereği tüm yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmiş olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkil şirketlerin dava dışı işçinin alacaklarından işçinin çalıştığı süre ile sorumlu olacağı ve davacı kurum ile yarı oranında sorumlu olacağını, öncelikle belirli süreli iş sözleşmesi gereği dava dışı işçinin kıdem tazminatı hakkı doğmadığından açılan davanın husumetten reddi gerektiği, müvekkil şirketin işyerini devrettiği ve işyeri devrinin davacının iş akdinin feshi anlamına gelmediğini, işyeri devri nedeniyle davalının herhangi bir sorumluluğunun olmadığından davanın husumetten reddi gerektiğini, mahkeme aksi kanaatte ise işyeri devri nedeniyle davacının iş akdini feshedilmediğinden davacının davalı şirket nezdinde kıdem tazminatı hakkı doğmadığı ve hiçbir ücret alacağı kalmadığını ve dava dışı işçinin davacı kurumun işçisi olduğunu bildirip davanın esastan reddini savunmuştur.
Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; ... Esas sayılı icra takibine esas takip talebinde yer alan miktar üzerinden harç tamamlatılmak üzere davacı tarafa kesin süre verilmesini, süre içerisinde harcın tamamlanmaması halinde davanın usulden reddi gerektiğini, dava konusu alacaklar zamanaşımına uğradığından zamanaşımı itirazı bulunduklarını, müvekkil şirket ile davacı ... A.Ş. arasında, ... ihale kayıt sayısı ile kayıtlı ihale doğrultusunda 20.12.2016 tarihli ... Hizmeti Hizmet Alımına Ait Sözleşme akdedildiğini, davalı ile üst işveren davacı ... A.Ş. arasındaki sözleşme 12 ay süreli bir sözleşme olduğunu, 12 aylık sürenin sona ermesinden sonra, dava dışı ... ile iş akdine devam etmediğini ve diğer yükleniciler ile ... arasında bir iş sözleşmesi akdedilmediğini, davacı ise kıdem tazminatı meblağını dava dışı ...'e ödediği iddiası ile davalıya karşı huzurda görülmekte olan rücuen tazminat davasını ikame ettiğini, işbu davanın davalı açısından pasif husumet nedeniyle reddi gerektiğini, bir diğer husus ise işbu itirazın iptali davasında icra inkar tazminatı talep edilemeyeceğini, davacı tarafça talep edilen icra inkar tazminatının ve davacının davasının müvekkil açısından usulden ve esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, dava dışı işçiye ödenen işçilik alacağının rücuen tahsili talebiyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.
Dosyanın ...'nin 23.09.2024 tarih, ... sayılı yetkisizlik ilamı ile Mahkememize geldiği görülmüştür.
Taraflarca ileri sürülen deliller toplanmıştır; Taraflar arasındaki sözleşmelerin dosya içerisinde bulunduğu, ...Esas sayılı dosyasının Uyap sistemi üzerinden geldiği, ...'ya yazılan müzekkereye cevap verildiği, dava dışı işçinin ... kayıtlarının gönderildiği ve mahkememizce gerekli bilirkişi incelemesi yaptırılarak dosya içerisine alındığı görülmüştür.
...Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı şirketler ile birlikte dava dışı şirketler aleyhine 12.10.2023 tarihinde başlatılan ilamsız icra takibinde; 65.831,14 TL asıl alacak, 3.035,45 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 68.866,59 TL alacak istendiği, takibin dayanağının alt işverenler işçisi ...'ün kıdem tazminatı gösterildiği, ödeme emrinin ... ...'a 18.10.2023'de tebliğ edildiği, ... ...'ın 19.10.2023 tarihinde, takibe, borca, ödeme emrine, faize, işlemiş faize, ferilerine itiraz ettiği, ...'a ödeme emrinin 18.10.2023 tarihinde tebliğ edildiği, ... Şirketinin 23.10.2023'de ödeme emrine, borca ve tüm ferilerine itiraz ettiği, davacının eldeki davayı yasal süresi içinde açtığı görülmüştür.
Mahkememizce Görevlendirilen Nitelikli Hesaplamalar Bilirkişisi ...'dan Aldırılan 07.05.2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "Davacı ile davalılar arasında imzalanan Hizmet alımına ait sözleşmelerinin 36. / Maddesinde 'yüklenici başta 6331 sayılı İş Sağlığı ve İş Güvenliği Kanunu olmak üzere 4857 sayılı İş Kanunu ile ilgili çalışma hayatını düzenleyen Kanunlar ve bu konudaki Tüzük ve Yönetmelik ve sair mevzuattan doğan tüm sorumluluklarını eksiksiz olarak yerine getirecektir” devamla “ Yüklenici yürürlükteki 4857 sayılı İş Kanunu ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu hükümlerine göre çalıştıracağı elamanlarının her türlük özlük ve haklarını karşılamak zorundadır” devamla “ Yüklenici çalıştırdığı işçilerin, başta iş kanunu olmak üzere çalışma hayatını düzenleyen kanunlar ve bu konudaki tüzük, yönetmelik ve sair mevzuattan doğan tüm sorumluluklarını eksiksiz yerine getirecektir” hükmünün yer aldığı,
Sayın Mahkeme'nin bu hükümden davalıların kıdem tazminatından kendi dönemleri ile tam sorumlu olduğu kanaatine varması halinde; ... Ltd. Şti.'nin 15.553,31 TL'den,
... Şirketi'nin 4.104,35 TL'den sorumlu tutulabileceği,
Sayın Mahkeme'nin yukarıda verilen sözleşme hükmünde davalıların kıdem tazminatından kendi dönemlerine düşen miktardan yarı oranda sorumlu olacağı kanaatine varması halinde; tarafların yarı yarıya sorumlu olduğu, bu durumda
... ... Ltd. Şti.'nin 7.776,65 TL'den,
... Şirketi'nin 2.052,17 TL'den sorumlu tutulabileceği,
Davalılar hakkında başlatılan takibin Sayın Mahkeme'nin kanaatine göre yukarıdaki miktarlar kadarından sorumlu olacağı, bu miktarları aşan kısımdan sorumlu tutulamayacakları,
İnkar tazminatı hakkında takdirin Sayın Mahkeme'ye ait olduğu," bildirilmiştir.
Mahkememizce Görevlendirilen Nitelikli Hesaplamalar Bilirkişisi ...'dan Aldırılan 02.12.2025 Tarihli Bilirkişi Ek Raporunda Özetle; "Davalı ... ... Şirketi’nin Bilirkişi Kök Raporun karşı yaptığı itirazların değerlendirmesinin bir kısmının Sayın Mahkeme’nin takdirlerinde olduğu, Davalı ... ... Şirketi’nin sorumlu olduğu miktarın fahiş olduğu yönündeki iddiasının doğru olmadığı, hesap yönteminin hem Kök Raporda hem de iş bu Ek Raporda açık olarak yer aldığını, davalının itirazının destekler herhangi bir veri sunmadığından Kök Rapordaki kanaatimizin değişmediğini, inceleme, tespit ve değerlendirmemizin sonucunu aşağıya çıkarıldığını,
Davacı ile davalılar arasında imzalanan Hizmet alımına ait sözleşmelerinin 36. 1 Maddesinde “yüklenici başta 6331 sayılı İş Sağlığı ve İş Güvenliği Kanunu olmak üzere 4857 sayılı İş Kanunu ile ilgili çalışma hayatını düzenleyen Kanunlar ve bu konudaki Tüzük ve Yönetmelik ve sair mevzuattan doğan tüm sorumluluklarını eksiksiz olarak yerine getirecektir” devamla “ Yüklenici yürürlükteki 4857 sayılı İş Kanunu ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu hükümlerine göre çalıştıracağı elamanlarının her türlük özlük ve haklarını karşılamak zorundadır” devamla “ Yüklenici çalıştırdığı işçilerin, başta iş kanunu olmak üzere çalışma hayatını düzenleyen kanunlar ve bu konudaki tüzük, yönetmelik ve sair mevzuattan doğan tüm sorumluluklarını eksiksiz yerine getirecektir” hükmünün yer aldığı.
Sayın Mahkeme’nin bu hükümden davalıların kıdem tazminatından kendi dönemleri ile tam sorumlu olduğu kanaatine varması halinde;
... ... Ltd. Şti.’nin 15.553,31 TL’den
... Şirketi’nin 4.104,35 TL’den sorumlu tutulabileceği,
Davacının bu miktarları davalılara rücu edebileceği,
Sayın Mahkeme’nin yukarıda verilen sözleşme hükmünde davalıların kıdem tazminatından kendi dönemlerine düşen miktardan tarafların yarı yarıya sorumlu olacağı kanaatine varması halinde;
... ... Ltd. Şti.’nin 7.776,65 TL’den
... Şirketi’nin 2.052,17 TL’den sorumlu tutulabileceği,
Davalılar hakkında başlatılan takibin Sayın Mahkeme’nin kanaatine göre yukarıdaki miktarlar kadarından sorumlu olacakları,
İcra İnkâr tazminatı hakkında takdirin Sayın Mahkeme’ye ait olduğu,
Davacının talebinin ... Esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazın her davalı için sorumlu olduğu miktar yönünden şimdilik 100,00 TL'lik kısmı için iptaline ve takibin devamına, her davalı için sorumlu olduğu asıl alacak miktarının %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine olduğu," bildirilmiştir.
... Dairesi tarafından verilen benzer kararda davalıların kıdem tazminatı alacağı ile ilgili kural olarak kendi dönemi ile sınırlı bulunduğu ve ihbar tazminatından son işverenin sorumlu olduğu davalıların kıdem ve ihbar tazminatına ilişkin sorumluluğunun buna göre belirlenmesi gerektiğine değinilmiştir. (... sayılı ve 11/03/2019 tarihli ilamı)
22 Şubat 2019 tarihli 30694 sayılı Resmî Gazete'de yayınlanan, 7166 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 11'inci maddesi ile 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 112 nci maddesine beşinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
Bahse konu maddeye göre “4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilere, 11/9/2014 tarihinden sonra imzalanan ihale sözleşmeleri kapsamında, kamu kurum ve kuruluşlarına ait işyerlerinde 11/9/2014 tarihinden sonra geçen süreye ilişkin olarak kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemeleri için sözleşmesinde kıdem tazminatı ödemesinden ötürü alt işverene rücu edileceğine dair açık bir hükme yer verilmemişse alt işverenlere rücu edilmez.” denilmektedir. Madde hükmü, Anayasa Mahkemesinin ... sayılı 19/09/2019 tarihli verilen kararı ile iptal edilmiş ve karar 15/09/2019 tarihli ve 30919 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış olduğundan eldeki davaya uygulanma imkanı kalmamıştır.
Tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler ile dosya kapsamına uygun, gerekçeli ve denetime elverişli olmakla hükme esas alınmasının mümkün olduğu değerlendirilen son bilirkişi raporu birlikte değerlendirilerek; özellikle işçilik alacakları işveren tarafından ödenen dava dışı işçilerin davalı yüklenicilerin işçileri olması, sözleşme ücretine işçilerin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, davacı işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair taraflar arasındaki sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin dava dışı işçileri çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkının bulunduğunun kabulünün gerektiği, kaldı ki davalılar ile imzalanan sözleşmeler kapsamında sorumluluğun davalı yüklenicilere ait olduğunun kararlaştırılmış olduğu nazara alınarak, davacının dava dışı işçi için ödenip davacı tarafından eldeki davada davanın ıslah edilmediği ve kısmi dava açıldığı gözetilerek, dava ve talep konusu edilen 100er TL'nin tamamını davalı yüklenicilerin dava dışı işçiyi çalıştırdığı dönemle sınırlı sorumlu olmak üzere talep edebileceği anlaşılmıştır. Ancak yükleniciler aleyhine açılan rücu davalarında ayrı sözleşmelerle hizmet ifa eden yükleniciler mecburi dava arkadaşı olmadığı gibi borçtan müteselsilen sorumlu olacaklarına ilişkin kanun hükmü veya sözleşme bulunmadığından her bir davalı bakımından ayrı tahsil hükmü kurulması gerekmekte olup hükme esas alınan son bilirkişi raporundaki hesaplamalara itibar edilmek suretiyle her bir davalı yönünden dava dışı işçiyi çalıştırdıkları dönem esas alınarak belirlenen sorumluluk tutarının her bir davalıdan münferiden ve davacı tarafından yapılan ödeme tarihi olan 07/04/2023 tarihinden itibaren avans faizi işletilmek suretiyle tahsiline dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN KABULÜNE,
... Esas sayılı dosyada davalıların yaptığı itirazın ayrı ayrı 100,00 TL'er üzerinden iptali ile takibin her bir davalı yönünden 100,00 TL'er üzerinden devamına,
Alacak likit olduğundan her bir davalıdan ayrı ayrı 20,00 TL'şer icra inkar tazminatı alınarak davacıya ödenmesine,
2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 732,00-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 427,60-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 304,40-TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 200,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 427,60-TL Peşin/nisbi Harcı, 6.500,00-TL Bilirkişi ücreti, 638,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 7.993,20TL'nin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin duruşmada yüzüne karşı , davalı ... ... vekilinin e duruşma yüzüne karşı, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.24/12/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı