İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, çekten kaynaklanan menfi tespit davasını, zorunlu arabuluculuk şartı yerine getirilmediği için usulden reddetti.
Özet: Davacı şirket, çalınan ve üzerindeki imzanın sahte olduğu iddia edilen 2.000.000 TL bedelli bir çekten dolayı borçlu olmadığının tespiti ve davalının tazminat ödemesi talebiyle menfi tespit davası açmış; ancak mahkeme, dosyanın ticari niteliği gereği zorunlu arabuluculuk şartı bulunmasına rağmen davacı vekilinin verilen kesin süre içerisinde arabuluculuk tutanağını ibraz etmemesi üzerine, davanın yasal dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine karar vermiştir.

T.C.

İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/471 Esas
KARAR NO : 2026/550
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/05/2026
KARAR TARİHİ : 27/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket yetkilisi ... TCKN'lı ...'ın ... Bankası ... Şubesi'nden çek koçanı talep ettiğini, şirket yetkilisinin yetkilendirdiği ... TCKN'lı ...'nin çek koçanını teslim aldığını, koçandan 2 adet çekin ... ve ...'ın rızası dışında 30 Mart 2026 tarihinde ... tarafından çalındığını, Çalınan İşbu Çeklere Dair ... Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde suç duyurusunda bulunulduğunu, soruşturma numarası belli olunca mahkemeye sunulacağını, dava konusu ... barkod numaralı, 18 Mart 2026 basım tarihli ve 31.05.2026 keşide tarihli çekin müvekkil şirketin haberi olmadan ... lehine doldurulduğunu, çek üzerindeki imzanın şirket yetkilisi veya yetkilendirdiği şahsa ait olmadığını, evrakta sahtecilik yapıldığını, imzaya itiraz ettiklerini, imza incelemesi yapılması gerektiğini, ...'nın ... GSM numarası üzerinden ... ile yaptığı Whatsapp mesajlaşmalarında çeki gizlice aldığını ikrar ettiğini, çekin kötü niyetli üçüncü kişilerin eline geçme veya davalı ...'nun bankaya ibraz ederek haksız kazanç sağlama yahut icra takibi başlatma ihtimali bulunduğunu, hukuki zararların doğmaması adına ivedilikle ilgili bankaya teminatsız ödeme yasağı konulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini beyanla müvekkilin ... Bankası ... keşide tarihli 2.000.000,00 TL bedelli ... nolu çekten dolayı borçlu olmadığının tespitini, davalının haksız ve kötüniyetli olduğundan müvekkili lehine %20 tazminata hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Dava; davacının ...Bankası ... keşide tarihli 2.000.000,00 TL bedelli ... nolu çekten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine ilişkindir.
Mahkememizin 01/06/2026 tensip tutanağı ile davacı vekiline, Arabulucuk tutanağının sunulması hususunda ve dava konusu çek bedeli olan 2.000,000,00 TL üzerinden hesaplanan eksik 30.739,50 TL peşin harcı yatırmak üzere tebliğden itibaren iki haftalık ihtarlı kesin süre verildiği, tensip tutanağının 07/06/2026 tarihinde davacı vekiline tebliğ edildiği, arabuluculuk tutanağının ve hesaplanan eksik harcın yatırılmadığı görülmüştür.
... tarihli ve ... sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 5/A maddesinde "Bu Kanunun 4.üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır" hükmü yer almaktadır. Söz konusu kanun hükmü 01.09.2023 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, huzurdaki dava da 25/05/2026 tarihinde açılmıştır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinde ise "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması, dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. Davacı arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya son tutanağın 1 haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir" şeklindeki yasal düzenlemeye yer verilmiştir.
Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde somut olayda; davacı vekiline 01/06/2026 tarihli tensip tutanağı ile arabuluculuk son tutanağını sunmak üzere kesin süre verildiği, kesin süre içerisinde davacı vekili tarafından arabuluculuk son tutanağının sunulmadığı, menfi tespit davası zorunlu arabuluculuğa tabi olduğundan davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine,
Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli harç peşin alındığından başka harç alınmasına yer olmadığına,
Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, kararın tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde verilen karar açıkça okunup,usulen anlatıldı.27/07/2026
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır