Danıştay 12. Daireden, sözleşmeli erin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına rağmen feshedilen sözleşmesinin iptali ve özlük haklarının iadesi talebi üzerine idari yargı kararı.
Özet: Bölge idare mahkemesi, sözleşmeli erin "üste hakaret" suçundan hüküm giydiği ve nitelik belgesinin olumsuz olduğu gerekçesiyle sözleşmesinin feshedilmesini hukuka aykırı bularak iptal etmiş, zira davacının eylemlerinin feshi gerektirecek ağırlıkta olmadığı ve sicil amirince verilen notlar ile olumsuz kanaatin uyumsuz ve dayanaksız olduğu tespit edilmiştir; Danıştay ise bu kararı onarken, iptal edilen işlem nedeniyle yoksun kalınan özlük haklarına işletilecek yasal faizin başlangıç tarihinin idareye başvuru veya dava tarihi olması gerektiği yönündeki yerleşik içtihada uygun olarak düzeltilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2024/1526 E.  ,  2025/5861 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/1526
Karar No : 2025/5861
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığında ... olarak görev yapan davacının, sözleşmeli er olma şartlarını taşımadığından bahisle, sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin ... tarihinde tebliğ edilen ... tarih ve E-... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı tüm özlük haklarının fesih tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu'nun 3. maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendinin (2) numaralı alt bendinde yer alan, haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kararı verilmiş olsa dahi, üste hakaret suçundan ceza alanların sözleşmeli er olamayacağına dair hüküm ile davacı hakkında üstlerince düzenlenen sözleşmeli er nitelik belgesinde yer alan tespitler birlikte değerlendirildiğinde; sözleşmeli er olma şartını taşımadığı anlaşılan davacı hakkında tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; "üste hakaret" suçundan değil, "kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret'' suçundan ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, "mala zarar verme" suçundan ise anılan Mahkemenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, davacı hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, davacının bu eylemlerinin, güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasına yol açacak nitelik ve ağırlıkta bulunmadığı, davacı hakkında düzenlenen 2022 yılı Ocak ayına ait sözleşmeli er nitelik belgesinde ise, davacıya sicil amirince 70, 73 ve 75 not takdir edilmesine karşın, sözleşmeli er/onbaşı/çavuş olmaya layık olmadığı değerlendirilmesi yapılması nedeniyle not ile kanaatin uyumsuz olduğu ve değerlendirmenin bilgi ve belgelerle desteklenmemesi karşısında, davacının sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı tüm özlük haklarının tahakkuk tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin, değerlendirme komisyonu kararına istinaden davalı idarece yürütülen hizmetin önemi nedeniyle tesis edildiği ve hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: "Üste hakaret" suçundan ceza almadığı, söz konusu fiil tarihinde asker olmadığı belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Temyize konu kararın, "işlem nedeniyle yoksun kaldığı tüm özlük haklarının tahakkuk tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" ilişkin kısmına gelince;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştayın kararı düzelterek onayacağı kuralına yer verilmiştir.
Bir idari işlem veya eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davalarda, uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak; idareye başvuru varsa başvuru tarihinin, başvuru yoksa davanın açıldığı tarihin esas alınması gerektiği hususu, Danıştay içtihatlarıyla istikrar kazanmıştır.
Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesince, dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı özlük haklarına uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak dava tarihinin esas alınması gerekirken, işlem nedeniyle yoksun kaldığı "tüm özlük haklarının tahakkuk tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde hüküm kurulmasında, hukuka ve Danıştay içtihatlarına uygunluk bulunmamakta ise de; bu yanlışlık 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan; söz konusu kararın, "işlem nedeniyle yoksun kaldığı tüm özlük haklarının dava tarihi olan 22/02/2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, dava konusu işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı tüm özlük haklarının tahakkuk tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen "işlem nedeniyle yoksun kaldığı tüm özlük haklarının dava tarihi olan 22/02/2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 17/12/2025 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi.