Bölge Adliye Mahkemesi, sözleşmeye dayalı menfi tespit davasında kambiyo senetlerinin icra takibine konu edilmesi ve sözleşme ihlali iddialarını değerlendiren istinaf başvurusunu inceledi.
Özet: Davacıların, davalı şirket ile yapılan klor kabini imalat ve teslimat sözleşmesi kapsamında verilen bonolar nedeniyle borçlu olmadıkları, davalının sözleşme edimlerini yerine getirmediği, ödenen 240.000 TLnin iadesi ve kötü niyetli takip tazminatı talepleriyle açtığı menfi tespit davasında, yerel mahkemenin davacıların iddialarını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermesi üzerine, davacılar vekilinin bilirkişi raporları ve davalının defterlerindeki kayıt eksikliğini delil göstererek kararın bozulması ve davanın kabulü yönündeki istinaf başvurusu incelenmiştir.

T.C. ... BAM .... HUKUK DAİRESİ

T.C.
...
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
.... HUKUK DAİRESİ K A R A R
DOSYA NO : ...
KARAR NO : .../
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ... .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ...
KARAR NO : ..
KARAR TARİHİ :
İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ : ...
DAVACILAR : ...-...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVALI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit
B.A.M. KARAR TARİHİ :
KARAR YAZIM TARİHİ :
Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde, davalı şirket tarafından ... .... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasında iki adet bono için kambiyo senetlerine mahsus icra takibi yapıldığını ve haciz işlemi başlatıldığını, takibe konu senetlerin davacı tarafından davalı şirket ile imzalanan sözleşme için verildiğini, sözleşme gereği davalı toplam ... adet klor kabini imalatı yaparak ve davacı şirkete teslim etmeyi taahhüt ettiğini, davalı taraf sözleşme edimlerini yerine getirmediğini, hiçbir teslimat yapmadığını, davacı iyi niyetiyle tüm ödemelerini yerine getirmiş ise de davalı sözleşme gereği taahhüttü yerine getirilmediği gibi çek ve senetleri de iade edilmediğini, ... .... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasında alacaklıya borçlu olmadığına karar verilmesini, davacı tarafından ödenen ....000,00.-TL'nin avans faiziyle davalıdan tahsiline, kötü niyetli takip sebebiyle davalının %100 haksız takip tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, iki adet bononun davacılar tarafından ödenmemesi üzerine ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin .../... D.iş sayılı dosya ile ihtiyati haciz kararı alındığını ve ... .... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, davacının aradaki hukuki ilişkinin varlığını kabul etmesi sebebiyle ispat yükünün davacıda olduğunu, davacıların borçlu olmadıklarını ispatlaması gerektiğini, davacının borçlu olmadığı yönündeki iddialarını kabul etmediğini, mahkemece yapılacak ticari defterler, bilirkişi incelemesi ve keşif sonucunda beyanlarının haklılığının ortaya çıkacağını, sözleşmeye istinaden yapılan ....000,00.-TL tutarlı ödemenin yapıldığı ....000,00.- TL tutarlı çekin takibe konu edilmediğini, borç yönünden yapılan menfi tespit iddiasının ve ....000,00.-TL tutarlı ödemenin iadesinin haksız ve mesnetsiz hatta kötüniyetli olduğunu , %...'den aşağı olmamak kaydıyla davacı borçluların icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporlarının davacın iddialarını doğrular nitelikte olmadığı, davacının iddialarını ispat sadedinde başkaca bir delil de bildirmediği gerekçesiyle davacının davasını yeterince ispatlayamadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde, davalı şirket iki adet bono için kambiyo senetlerine mahsus icra takibi yapılarak haciz işlemi başlatıldığını, borçlu olmamakla menfi tespit ve ödenen ....000,00.-TL.'nin tahsili amacıyla dava ikame olunduğunu, sözleşme gereği davalının, toplam ... adet klor kabini imalatı yaparak teslim etmeyi taahhüt ettiğini, üç adet kıymetli evrak verildiğini, çek ve senetler açıkça sözleşmede belirtilmiş olup kambiyo evrakına dayalı borcun kaynağının sözleşme olduğunu, davalının sözleşme edimlerini yerine getirmeyip hiç bir teslimat yapmadığını, sözleşme gereği taahhüt yerine getirilmediği gibi çek ve senetlerin iade edilmediğini, alacak yönünden davalı / alacaklı ticari defterlerinde bir kayıt bulunmadığının görüldüğünü, davacılar kayıt ve defterleri raporda da belirtildiği üzere usulüne uygun tutulmuş olduğunu, davanın ispat hususunun tamamlandığını, davalı tarafça inkar edilmeyen ticari ilişkinin kendi defterlerinde yer bulmaması açıkça kötü niyetli bir hareket olduğunu belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde, istinaf dilekçesinin esasa dair başlığı altında dava dilekçesi tekrarlanmış olmakla yargılamanın esasa veya şekle ilişkin hangi kısmında hataya düşüldüğü yahut kararın neden kaldırılması gerektiğinin bildirilmediğini, tekrarlanan iddiaları kabul etmediğini, ....000,00.-TL tutarlı bir ödemeden bahsedilmekteyse de kabul anlamına gelmemekle davacı beyanlarında bu ödemenin bir çeke ilişkin olduğunu belirttiğini, davaya konu ... .... İcra Müdürlüğü ... esas takibi ise 2 adet bonoya ilişkin olduğunu, bu beyanların tekrarlanmasının hukuki mesnedi olmayan %100 haksız takip tazminatı veya sükuta ikrar sonucu bağlanması gibi beyanları anlamanın mümkün olmadığını, davacı defterlerine ilişkin bilirkişi raporu davacı defterlerinin karışık, iki defa kayıtlar içerir ve bu kayıtların birbirini tutmaz ve muhasebe standartlarına uymaz halde olduğunu çok açık belirtmekle delillerin değerlendirilmesi hususu gerekçeli kararda da ayrıntılı olarak gerekçelendirildiği ve açıklandığını, davacı münhasıran davalı defterlerine de dayanmadığını belirterek davacının istinaf isteminin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir.
Somut olayda, davacı, davalının ... adet klor kabini imalatı yaparak ve teslim etmeyi taahhüt ettiğini, davalının edimlerini yerine getirmediğini, teslimat yapmadığını, davacının iyi niyetiyle tüm ödemelerini yerine getirmiş ise de davalı sözleşme gereği taahhüdü yerine getirmediği gibi çek ve senetleri de iade etmediğini borçlu olmadığının tespitine ve istirdada karar verilmesini talep etmiş; davalı ise ispat yükünün davacıda olduğunu, borçlu olmadığını iddia ediyor ise bunu davacının ispatlaması gerektiğini savunmuştur.
Taraflar arasında imzalandığı hususunda uyuşmazlık bulunmayan 04.01.... tarihli sözleşmenin konusunun teknik şartnameye uygun olarak ... adet klor kabinin imalatı hususunda anlaşma sağlandığı, 15 adet klor kabininin Ocak ... ayı içerisinde, 15 adet klor kabinin Şubat ... ayı içerisinde ve kalan ... adet klor kabinin ... ... ayı içerisinde teslim edileceğinin kararlaştırıldığı, sözleşmede 30.06.... tarihine ....000,00.-TL'lik çek, 30.07.... tarihine ....000,00.-TL'lik senet, 30.08.... tarihine 59.300,00.-TL'lik senet verileceğini kararlaştırıldığı, davalının, 30.07.... tarih ....000,00.-TL ve 30.08.... tarih 59.300,00.-TL tutarlı bonolar için ihtiyati haciz kararı alarak takibe geçildiğini, 30.06.... tarihli çeke istinaden ....000,00.-TL ödeme alındığını, bu çekin takip konusu yapılmadığını, cevap dilekçesinde kabul etmiş olması nedeniyle uyuşmazlık konusunun sözleşme gereğince verilen iki bonodan ibaret olduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece taraf defterleri üzerinde inceleme yaptırılmış; sonuç olarak, davacı defterlerinin muhasebe standartlarına uygun tutulmadığı, teslim edilen faturalar arasında davalı tarafından kesilen 39.884,00.-TL tutarında iki adet fatura bulunduğu, defterlerin lehine delil olarak kullanılmasının mümkün olmadığı sonucuna ulaşılmış, davalı defterlerini inceleyen bilirkişi raporunda ise, defterlerin muhasebe ilke ve kurallarına uygun tutulduğu, davacı firmadan 2016 yılından 2017 yılına devir eden cari hesap bakiye alacağının 6.263,....-TL olduğu, ... yılı defter kayıtlarında "16.03.... tarih 36.698,00.-TL tutarlı dört adet konteyner, 23.03.... tarih 3.186,00.-TL tutarlı bir adet klor kabini" açıklaması ile toplam 39.884,00.-TL tutarında satış faturası kaydının tespit edildiği, bu faturaların aynı zamanda sözleşme tarihinden sonraki teslimleri gösterdiği, ... yılından 2019 yılına devir eden cari bakiye alacak tutarının 46.147,....-TL olduğu,... yılı ticari defter kayıtlarında icra takibine konu senetler ile çek ve çeke ilişkin ....000,00.-TL tahsilat kayıtlarının yer almadığı tespit edilmiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporundaki bu tespitler gerekçeli karara yazıldıktan sonra, davacı davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında kurulan ilişki klor kabini imalatını konu alan eser sözleşmesi ilişkisi olup davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir. Eser sözleşmelerinde akdî ilişkinin varlığı ve işin yapılıp teslim edildiğini ispat yükleniciye, eser bedelinin ödendiğini ispat külfeti ise iş sahibine aittir.
Davalı ispat yükünün davacıda olduğunu savunmuş ise de, TBK 479/....maddesi gereğince iş sahibinin bedel ödeme borcu, eserin teslimi anında muaccel olur. Sözleşmede ödeme şekli "30/06/... tarihine ....000,00.-TL çek, 30/07/... tarihine ....000,00.-TL senet, 30/08/... tarihine 59.300,00.-TL senet " olarak kararlaştırılmış, takip dosyasında sayılanlardan iki senet takibe konulmuş, davalı cevap dilekçesinde, "16/07/... tarihinde yapılan ....000,00.-TL tutarlı ödeme belirtildiği üzere 30/06/... tarihli çeke istinaden yapılmış olmakla borçlu olunmadığı iddiası ileri sürülen ... esas sayılı icra dosyasında bu çek takibe konu edilmemiştir" şeklinde beyanda bulunarak ....000,00.-TL ödeme aldığını kabul etmiştir.
O halde dosya kapsamındaki tespitler ve TBK'nın 479. maddesi gereğince, sözleşme kapsamında klor kabinlerinin bedeli çek ve senetler davalıya teslim edildiğine göre eserin tesliminden sonra bu çek ve senetlerin bedeli davalı tarafından istenebilir (emsal Yargıtay 15. HD'nin 24/05/20007 tarih 2006/6743 - 2007/3511 sy.k.) . Buna göre davalının klor kabinlerini davacıya teslim ettiği ispat etmesi gerektiğinden ispat yükü davacı da değil davalı üzerindedir.
Bu açıklamalardan sonra teslim sorumluluğu bulunan davalının dosyaya ibraz ettiği faturalar konusunda inceleme yapılarak, taraflar arasında başka bir sözleşme bulunup bulunmadığı, faturalarda yazılan konteynerlerin sözleşme kapsamında teslim edilip edilmediği, farklı bir sözleşme var ise ibraz edilen faturalara göre davalının işi teslim edip etmediği, ödemeleri hak edip etmediği, davacının borçlu olmadığı kısım bulunup bulunmadığı, iade isteminin yerinde olup olmadığı hususlarında değerlendirme yapılmadan karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmayıp davacının istinaf nedeni yerindedir.
HMK nun 355. maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına, kamu düzenine ve istinaf konusu yapılan nedenlerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK nun 353/....a.6 hükmü uyarınca kaldırılmasına, Dairemiz kararı gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
...-Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi'inin ,,sayılı kararının KALDIRILMASINA,
Gerekçede yapılan açıklamalar göz önünde bulundurularak yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
2-İstinaf başvurusu aşamasında davacı tarafından yatırılan karar ve ilam harcının yatırana iadesine,
3-Karar tebliğ ve harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
4-İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 353/...-a hükmü uyarınca kesin olmak üzere ... tarihinde oy birliği ile karar verildi.
...
Başkan
...
...
Üye
...
...
Üye
...
...
Katip
...