Kadastro Mahkemesinde görülen, köyler arası mera aidiyeti ve kamuya ait mera arazisine haksız müdahalenin meni davası.
Özet: .... Köyü tüzel kişiliği tarafından, kendi sınırları içinde bulunduğunu iddia ettiği ve mera vasfında olan bir taşınmaza komşu köy sakinlerinin yayla evi inşa etmesi ve hayvan otlatması suretiyle müdahale ettiğini ileri sürerek açtığı müdahalenin meni ve evlerin kali davasında; davalıların, taşınmazın kadimden beri kendi köylerine ait olduğunu savunmalarına rağmen, ilk derece ve istinaf mahkemeleri, mera niteliğindeki kamu ortak malına yapılan yapıların haksız tecavüz niteliğinde olduğuna hükmederek müdahalenin menine karar vermiş, ancak evlerin kali talebi yönünden görevsizlik kararı vermiştir.
8. Hukuk Dairesi         2026/1126 E.  ,  2026/2106 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI : 2025/9 E., 2025/9 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı .... Köyü Tüzel Kişiliği vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. .... ili ... ilçesi .... Mahallesi 1 01... parsel sayılı 71.471,55 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kamu ortak malı olarak mera vasfıyla sınırlandırılmıştır.
2. Davacı .... Köyü Tüzel Kişiliği vekili dava dilekçesinde; müvekkili köy ile davalı köyün komşu olduklarını, müvekkili köyün dava dilekçesinde belirtilen hudutlar kapsamında olduğu, müvekkili köyün sınırları içerisinde bulunan .... mevkindeki köy mera ve yaylasına davalıların yayla evi yapmak ve .... Köyü Tüzel Kişilği köylülerinin de hayvanlarını otlatmak suretiyle müdahale ettiklerini, davalı köyün muhtarına sınır ihlali yapmamaları ve yapılan evleri yıkmalarının defalarca söylenmesine rağmen hiçbir sonuç alınamadığını ileri sürerek davalıların müdahalelerinin men’i ile evlerin kâl’ine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu yerin kadimden beri müvekkili köy sınırları içerisinde olduğu, müvekkili köy tarafından yayla olarak kullanıldığını, yayla ve yayla evlerinin davacı köyün tarihinden eski olduğunu, davacı köyün muhacir köyü olup, mübadele sonucu kurulan bir köy olduğunu ve birkaç köyün arazisi verilerek kurulduğunu, yayla geleneğinin olmadığını, .... yaylası olarak tabir edilen yerin yaz aylarında kadimden beri kullanan köy olduğunu, yaylanın eski Osmanlı haritalarında köy sınırları içerisinde mevcut olduğunu, dava konusu taşınmazla ilgili olarak davacı köy muhtarlığı tarafından İl İdare Kurulu Müdürlüğüne yapılan müdahalenin men'ine ilişkin talebinin de kurul tarafından reddedildiğini, İller İdaresi Genel Müdürlüğüne 2004 yılında söz konusu mevkideki yayla evlerine elektrik bağlanması için başvurulduğunu, Müdürlük tarafından Valiliğe yazılan yazıda "... sınırları içerisinde kendiliğinden teşekkül etmiş bulunan ve yeri ekli krokide gösterilen .... adlı meskun alan anılan köyün bağlısı olarak kayıtlarımıza işlenmiştir." ifadelerinin kullanıldığını, köy sınır haritaları, tapu-kadastro kayıtları, İçişleri Bakanlığı İller İdaresi Genel Müdürlüğü ve İl İdare Kurulu Müdürlüğü'ndeki diğer belgelerden de söz konusu yayla alanının müvekkili köy bağlısı olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
2. Davalılar ..., ..., ... ve ... cevap dilekçelerinde; dava konusu yerin eskiden beri yüzyıllardır davacı köy kurulmadan var olan ve yayla evlerinden oluşan ve... diye tabir edilen yer olduğunu, ismini köylerinin ataları tarafından yapılan çeşmeden aldığını, davacı köyün yayla geleneği olmayan, yeni kurulan muhacir köyü olduğunu, kendilerine ait yayla evlerinin köyleri sınırları içerisinde olduğunu ve herhangi bir müdahalenin olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 03.02.2021 tarihli ve 2020/3 Esas, 2021/3 Karar sayılı kararı ile ''davalılar tarafından inşa edilmiş, süreklilik gösteren ve kalıcı nitelikte olan ev, ahır vb. yapıların, kamunun kadimden beri yararlandığı ve özel mülkiyete konu edilemeyecek mera vasfında bulunan dava konusu 1 01... parsel sayılı taşınmaza yönelik haksız tecavüz niteliğinde olduğunu ve davalılar tarafından yapılan hukuka aykırı müdahalelerin men'i gerektiği'' gerekçesiyle müdahalenin men'i davasının kabulü ile, kal'e yönelik dava yönünden Mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 03.02.2021 tarihli kararına karşı davalılar ... vekili, ..., ..., ... vekili ve Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 27.10.2023 tarihli kararı ile '' dava konusu taşınmazın mera vasfında olup kadimden beri bu şekilde kullanıla geldiği, bu haliyle bu taşınmazın özel mülkiyete konu edilmesinin ve bu şekilde kullanılmasının mümkün olmadığı, taşınmaz üzerinde davalılar tarafından inşa edilmiş olan süreklilik ve kalıcı nitelikteki olan ev, ahır vb. yapıların kamunun kadimden beri yararlandığı mera vasfındaki bu taşınmaza tecavüz niteliği taşıdığı, davalılar tarafında hukuka aykırı yapılan müdahalelerin men'i gerektiğine dair Mahkemece verilen kararın usul ve kanuna uygun olduğu, meranın şu ya da bu köye aidiyeti şeklinde bir karar verilmediği gibi meranın aidiyeti konusunda Kadastro Mahkemelerinin görevli olmadığı ve meraların aidiyeti konusunda ilgili hak iddia eden tarafça her zaman dava açılabileceği'' gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 27.10.2023 tarihli kararının davalılar ... vekili, ..., ..., ... ve Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 01.07.2025 tarihli ve 2025/1014 Esas, 2025/5109 Karar sayılı ilamıyla ''davacının elatmanın önlenmesi ve kal talebi yönünden talebinin 3402 sayılı Kanun'un 25/son maddesi uyarınca Mahkemenin görevsizliğine, dava konusu taşınmazın tespit gibi mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı'' gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ''taşınmazın mera olarak sınırlandırılmasına ilişkin tarafların herhangi bir itirazının bulunmadığı, taşınmazın "Mera, Yaylak, Kışlak, Otlak ve Çayır Tutanağı"nın 1.sırasında ...... Yaylası olarak belirtilen yer olduğu'' gerekçesiyle dava konusu taşınmazın kadastro tespitinde olduğu gibi, mera vasfıyla sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına, elatmanın önlenmesi ve kal talebi yönünden davanın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 25/son maddesi ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114/1-c ve 6100 sayılı Kanun'un 115/2 maddeleri gereğince usulden reddine mahkemenin görevsizliğine ve talep halinde görevli Kütahya Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı ...... Köyü Tüzel Kişiliği vekili temyiz dilekçesinde; kadastro işleminin henüz kesinleşmemiş olması nedeniyle elatmanın önlenmesi ve kal talebi hakkında Kadastro Mahkemesi görevli olduğunu ve elatmanın önlenmesi ile kal açısından verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, elatmanın önlenmesi ve kal talebi hakkında kadastro mahkemesinin görevli olup olmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamı ile İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... Köyü Tüzel Kişiliği vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemes kararının ONANMASINA,
732,00 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.