Danıştayda Başarısız Aday Öğretmenin Memur Kadrosuna Atanması Kararının Hukuki İncelemesi ve Yönetmelik Farklılıklarının Değerlendirilmesi
Özet: Aday öğretmenlik sürecinde başarısız olduğu gerekçesiyle öğretmenlikten genel idari hizmetler sınıfına memur olarak atanan bir felsefe öğretmeninin, atama işleminin iptali talebiyle açtığı davada, ilk derece ve bölge idare mahkemeleri, davacının adaylık süreci için mülga yönetmeliğe tabi olup yetiştirme programındaki başarısızlığı nedeniyle memurluk statüsüne geçirilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığına hükmetmiş; davacı ise bir yıllık hizmetini tamamladığını, eksikliklerin kendisine bildirilmediğini, başarılı performansları olduğunu, farklı bir yönetmeliğe tabi olması gerektiğini ve işlemin orantılılık ilkesine aykırı olduğunu ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.
Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2025/897 E.  ,  2025/5865 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/897
Karar No : 2025/5865
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
2- ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Isparta ili, ... Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde aday felsefe öğretmeni olan davacının, adaylık sürecinde başarısız olduğundan bahisle, aday öğretmenliği kaldırılmadan Isparta İl Milli Eğitim Müdürlüğüne genel idare hizmetleri sınıfında memur olarak atanmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı kararnamesinin iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Aday Öğretmenlik ve Öğretmenlik Kariyer Basamakları Yönetmeliği'nin yürürlüğe girdiği tarihte (12/05/2022) aday öğretmen olan davacının, anılan Yönetmeliğin Geçici 1. maddesine göre, ancak 17/04/2015 tarihli mülga Yönetmelik hükümleri doğrultusunda hazırlanan eğitim ve uygulama görevlerini tamamlaması ve en az bir yıl görev yapmış olması halinde adaylığının kaldırılacağı açık olup, bu bağlamda tamamladığı aday yetiştirme programında başarısız olduğu anlaşılan davacının, aday öğretmenliğe başlamadan önce memurlukta adaylığı kaldırılarak asıl memurluğa atanmış olması sebebiyle aday öğretmenlik statüsü kaldırılmadan memurlukta adaylığı da kaldırılmak suretiyle durumuna uygun kadro olan ... İl Milli Eğitim Müdürlüğüne genel idari hizmetleri sınıfında memur olarak atanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 2015 tarihli Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'ne göre en az bir yıllık çalışma hizmetini tamamladığı, adaylık dönemindeki başarısızlığı ile ilgili olarak eksikliklerin giderilmesi konusunda kendisine bildirimde bulunulmadığı, idari işlemin dayanağı 2022 tarihli Aday Öğretmenlik ve Öğretmenlik Kariyer Basamakları Yönetmeliği’nin 7. maddesinin dördüncü fıkrası gereğince, eksikliklerin ikinci yıl içinde tamamlatılması gerektiği, kaldı ki; hakkında performans değerlendirilmesinin yapıldığı ve 24/02/2023 tarihinde (94) ve (95) puan alarak değerlendirmeyi başarıyla tamamladığı, uzaktan eğitim süreci, tasarım ve yönetim becerilerinin geliştirilmesi ile 30 saatlik müze eğitim kursunu tamamladığı, ancak; sonrasında yapılan sınavlarda başarısız olduğu, mesleki yetersizliğini ortaya koyan somut tespitlerin bulunmadığı, dava konusu işlemin orantılılık ilkesine aykırılık teşkil ettiği, 12/05/2024 tarihinden sonra atanmış olanların 2022 tarihli Aday Öğretmenlik ve Öğretmenlik Kariyer Basamakları Yönetmeliği'ne tabi olduğu, öğretmenlik mesleğine 21/09/2020 tarihinde başladığı, dolayısıyla kendisinin, 2015 tarihli Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'ne tabi olduğu, bir yılın sonunda adaylığının kaldırılması gerekirken, aday olarak geçirdiği sürenin 35 ay olduğu, 7354 sayılı Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun 5. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “…Adaylık Değerlendirme Komisyonu tarafından yapılan değerlendirme sonucunda…” ibaresinin, 27/09/2023 tarih ve 32322 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 13/07/2023 tarih ve E:2022/47, K:2023/124 sayılı kararıyla iptal edildiği, hiç bir memurun hak ettiği sınıfın alt derecesinde çalıştırılamayacağının yasayla düzenlenmesi karşısında, sosyolog unvanıyla atamasının yapılmayarak memur kadrosuna atanmasının da hukuka aykırı olduğu belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci ve Onikinci Dairelerince 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na 3619 sayılı Kanun'la eklenen Ek-1. madde uyarınca yapılan müşterek toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü:
Başkan ...'nin; "2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 'İstinaf' başlıklı 45. maddesindeki, '1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. ... 6) Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir.' hükmü ile bahsi geçen Kanun'un, 6545 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle değiştirilen 'Temyiz' başlıklı 46. maddesindeki, 'Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir: ... c) Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları. ...' düzenlemesi uyarınca; aday felsefe öğretmeni olarak ataması yapılan davacının, Adaylık Değerlendirme Komisyonu kararı gereği başarısız olduğundan bahisle aday öğretmenliği kaldırılmadan İl Milli Eğitim Müdürlüğüne genel idare hizmetleri sınıfında memur olarak atanmasına ilişkin dava konusu işlemin, yukarıda anılan Kanun'un 46/c maddesinde ifade edilen 'belli bir meslekten çıkarılma sonucunu doğuran işlem' olarak değerlendirilemeyeceği, anılan ifadeden meslek grupları için ilgili hukuki metinlerinde ayrıca düzenlenmiş olan 'meslekten ihraç' veya 'mesleki faaliyetini durdurma' cezalarının anlaşılması gerektiği, bu nedenle kararın temyiz yolu açık olmayan 'kesin' kararlardan olduğu sonucuna varılmakla, temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmadığı ve davacının temyiz isteminin incelenmeksizin reddedilmesi gerektiği' yolundaki ayrışık oyuna karşılık, dava konusu uyuşmazlığın, 2577 sayılı Kanun'un 46/c maddesi kapsamında, temyize tabi olduğuna oyçokluğuyla karar verilerek işin esasına geçildi:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
... Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğünde sosyolog olarak görev yapmakta iken engelli öğretmen ataması kapsamında Isparta İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı ... Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesine felsefe öğretmeni (aday öğretmen) olarak atanan ve 21/09/2020 tarihinde göreve başlayan davacının, aday öğretmenlik sürecinde Adaylık Değerlendirme Komisyonu tarafından gerçekleştirilen 21/07/2023 tarihli toplantıda, uzaktan eğitim süreci, tasarım ve yönetim becerilerinin geliştirilmesi kursu ile 30 saatlik müze eğitim kursundan başarısız olarak değerlendirilmesi üzerine, aday öğretmenlik statüsü kaldırılmamış, 12/05/2022 tarih ve 31833 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Aday Öğretmenlik ve Öğretmenlik Kariyer Basamakları Yönetmeliği'nin 10. maddesi gereğince, aday öğretmenliğe başlamadan önce memurlukta adaylığı kaldırılarak asıl memurluğa atandığı gözetilerek 27/07/2023 tarih ve 25122 sayılı kararname ile genel idari hizmetler sınıfında memur olarak atanmış, akabinde ... tarih ve E-... sayılı Valilik Olur'u ile Isparta Merkez ... İlkokulunda memur olarak görevlendirilmesi üzerine, genel idari hizmetler sınıfında memur olarak atanmasına dair Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı kararnamesinin iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Adaylığa kabul edilme" başlıklı 54. maddesi, "aday olarak atanmış devlet memurunun adaylık süresi bir yıldan az iki yıldan çok olamaz ve bu süre içinde aday memurun başka kurumlara nakli yapılamaz" kuralı; "Bir sınıftan başka bir sınıfa geçme" başlıklı 71. maddesinde, "Memurların eşit dereceler arasında veya derece yükselmesi suretiyle sınıf değiştirmeleri caizdir. Bu şekilde sınıf değiştireceklerin geçecekleri sınıf ve görev için bu Kanunda, kuruluş kanunlarında veya Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen niteliklere sahip olmaları şarttır. Bu durumda sınıfları değişenlerin eski sınıflarının derecesinde elde ettikleri kademelerde geçirdikleri süreler yeni sınıflardaki derecelerinde dikkate alınır. Kurumlar, memurlarını meslekleri ile ilgili sınıftan genel idare hizmetleri sınıfına veya genel idare hizmetleri sınıfından meslekleri ile ilgili sınıfa, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle atayabilirler. Eski sınıflarında, görev alacakları yeni sınıfa göre memurluğa daha yüksek bir derece ve kademeden başlamış olup da sınıf değiştirenlerin yeni görevlerindeki ilk ilerleme süreleri eski sınıflarında kazandıkları derece ve kademelere tekabül eden süre kadar uzatılır ve bu süre tamamlanıncaya kadar kendilerine sınıf değiştirmeleri sırasında bulundukları derecede kademe ilerlemesi verilmez." kuralı yer almıştır.
Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan, 14/02/2022 tarih ve 31750 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7354 sayılı Öğretmen Meslek Kanunu'nun "Aday Öğretmenlik" başlıklı 5. maddesinde; "(1) Özel mevzuatında yer alan hükümler saklı kalmak üzere, aday öğretmenliğe atanabilmek için 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesinde sayılan şartlara ek olarak, yönetmelikle belirlenen yükseköğretim kurumlarından mezun olma, 7/4/2021 tarihli ve 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanununa göre güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılmış olma ve Millî Eğitim Bakanlığınca ve/veya Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı tarafından yapılacak sınavlarda başarılı olma şartları aranır.
(2) Adaylık süresi bir yıldan az iki yıldan çok olamaz. Bu süre içinde, zorunlu hâller dışında aday öğretmenlerin görev yeri değiştirilemez.
(3) Aday öğretmenler, eğitim ve uygulamadan oluşan Aday Öğretmen Yetiştirme Programına tabi tutulur. Aday öğretmenlerden adaylık süreci sonunda Adaylık Değerlendirme Komisyonu tarafından yapılan değerlendirme sonucunda başarılı olanlar öğretmenliğe atanır.
(4) Aday öğretmenlerden;
a) Atanma niteliklerinden herhangi birini taşımadığı sonradan anlaşılanların,
b) Adaylık süresi içinde atanma şartlarından herhangi birini kaybedenlerin,
c) Adaylık sürecinde aylıktan kesme veya kademe ilerlemesinin durdurulması cezası alanların,
ç) Aday öğretmenler için öngörülen Aday Öğretmen Yetiştirme Programına mazeretsiz olarak katılmayanlar ile bu program sonunda Adaylık Değerlendirme Komisyonunca yapılan değerlendirmede başarısız olanların, görevine son verilir ve bunlar üç yıl süreyle öğretmenlik mesleğine alınmaz.
(5) Dördüncü fıkranın (ç) bendi kapsamında görevlerine son verilmesi gerekenlerden aday öğretmenliğe başlamadan önce 657 sayılı Kanuna göre memurlukta adaylığı kaldırılarak asıl memurluğa atanmış olanlar, kazanılmış hak aylık derecelerine uygun memur unvanlı kadroya atanır.
(6) Aday öğretmenlerin adaylık sürecinde yetiştirilmelerine esas Aday Öğretmen Yetiştirme Programı ve Adaylık Değerlendirme Komisyonunun oluşumu ile aday öğretmenlik sürecine ilişkin diğer usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir." hükmü öngörülmüştür.
Anılan Kanun'un 5. ve 6. maddelerine dayanılarak hazırlanan 12/05/2022 tarih ve 31833 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Aday Öğretmenlik ve Öğretmenlik Kariyer Basamakları Yönetmeliğinin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinde; "(1) Bu Yönetmelikte geçen; a) Aday öğretmen: Öğretmenlikte adaylığı daha önce kaldırılmamış olanlardan öğretmenliğe ilk defa atama suretiyle atananları, b) Bakan: Millî Eğitim Bakanını, c) Bakanlık: Millî Eğitim Bakanlığını, ç) Danışman öğretmen: Aday öğretmene adaylık sürecinde danışmanlık yapan öğretmeni, d) Eğitim Kurulu: 11/3/2022 tarihli ve 31775 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı Personeli Hizmet İçi Eğitim Yönetmeliğine göre oluşturulan kurulu, e) Eğitim kurumu: Her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim faaliyetlerinin yürütüldüğü kurumlar ile bu kurumlarda yürütülen eğitim ve öğretim etkinlikleri için program hazırlama, eğitim araç-gereci üretme, inceleme, değerlendirme, öğrenci ve öğrenci adaylarına uygulanacak seçme ve/veya yarışma sınavları için gerekli iş ve işlemleri yürütme, rehberlik ve sosyal hizmetler verme yoluyla yardımcı ve destek olan kurumları, f) Eğitim programı: Uzman öğretmen/başöğretmen unvanı için düzenlenecek Uzman Öğretmenlik Eğitim Programını/Başöğretmenlik Eğitim Programını, g) Genel Müdürlük: Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğünü, ğ) Sertifika: Uzman Öğretmen Sertifikasını/Başöğretmen Sertifikasını, h) Yetiştirme Programı: Aday Öğretmen Yetiştirme Programını, ifade eder." kuralı, Adaylık Süreci ve Öğretmenliğe Atama başlıklı ikinci bölümün "Adaylık" başlıklı 5. maddesinde; "(1) Aday öğretmenlerin adaylık süresi bir yıldan az iki yıldan çok olamaz. Bu süreçte aday öğretmenler, eğitim ve uygulama görevlerinden oluşan Yetiştirme Programına tabi tutulur. (2) Yetiştirme Programı, Eğitim Kurulu Kararıyla belirlenir. Yetiştirme Programı, ihtiyaçlar doğrultusunda aynı usulle güncellenebilir." kuralı, "Adaylık süreci" başlıklı 7. maddesinde; "(1) Aday öğretmenler, Yetiştirme Programı doğrultusunda, eğitim kurumu müdürleri ve danışman öğretmenlerin sorumluluğunda eğitim ve uygulama görevlerine tabi tutulur. (2) Aday öğretmenler adaylık sürecini, öncelikle atandıkları eğitim kurumunda görev yapan öğretmenler arasından 6 ncı maddeye göre belirlenen danışman öğretmen ile atandıkları eğitim kurumu müdürünün sorumluluğunda, atandıkları eğitim kurumunda danışman öğretmen ve eğitim kurumu müdürü bulunmaması durumunda sırasıyla; eğitim bölgesinde, ilçede, ilde bulunan diğer eğitim kurumlarında belirlenen danışman öğretmen ve danışman öğretmenin görev yaptığı eğitim kurumu müdürünün sorumluluğunda geçirir. Bu süreçte aday öğretmenlerin; a) Yetiştirme Programında öngörülen izleme ve uygulama görevlerini yapmak üzere danışman öğretmen gözetiminde derse girmeleri, b) Yetiştirme Programı doğrultusunda hizmet içi eğitimlerini tamamlamaları, c) Eğitim kurumunun yönetimi ile ilgili iş ve işlemleri, eğitim kurumu müdürünün gözetiminde izlemeleri ve uygulama yapmaları, ç) İl/ilçe millî eğitim müdürlüklerinin koordinasyonunda, atandıkları eğitim kurumu dışındaki eğitim kurumları ile diğer kurumlara yönelik gözlem ve uygulamalara katılmaları, esastır. (3) Yetiştirme Programı kapsamındaki hizmet içi eğitimler, Eğitim Kurulu kararı doğrultusunda merkezî ve/veya mahallî olarak yüz yüze eğitim ve/veya uzaktan öğretim yöntemleriyle verilir. Aday öğretmenlerin, Yetiştirme Programı kapsamındaki eğitimlerin tamamına katılmaları zorunludur. Bu eğitimleri yasal mazereti nedeniyle tamamlayamayan aday öğretmenlerin eksik kalan eğitimlerini telafi eğitimi ile tamamlamaları sağlanır.(4) Adaylık eğitimine yasal mazereti nedeniyle katılamayanlar ile uygulama eksiği bulunanlardan bu eksiklikleri bir yıl içinde tamamlayamayanların adaylık süreci, ikinci yıl içinde bu eksiklikleri giderilecek şekilde tamamlattırılır." kuralı; "Adaylık Değerlendirme Komisyonu" başlıklı 9. maddesinde; "(1) Adaylık Değerlendirme Komisyonu; il millî eğitim müdürünce belirlenen eğitim müfettişi/ilgili il millî eğitim müdür yardımcısı/il veya ilçe millî eğitim şube müdürünün başkanlığında, danışman öğretmen ve eğitim kurumu müdüründen oluşur. (2) Adaylık Değerlendirme Komisyonu, aday öğretmenin eğitim ve uygulama görevlerinden oluşan Yetiştirme Programını tamamlayıp tamamlamadığına yönelik değerlendirme yapar. Yetiştirme Programını tamamlayanlar başarılı sayılır." kuralı; "Öğretmenliğe atama ve göreve son verme" başlıklı 10. maddesinde; "...ç) Yetiştirme Programına mazeretsiz olarak katılmayanlar ile bu program sonunda Adaylık Değerlendirme Komisyonunca 9 uncu maddenin ikinci fıkrasına göre yapılan değerlendirmede başarısız olanların, görevine son verilir ve bunlar üç yıl süreyle öğretmenlik mesleğine alınmaz. (3) İkinci fıkra kapsamında görevlerine son verilen aday öğretmenlerden aday öğretmenliğe başlamadan önce 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre memurlukta adaylığı kaldırılarak asıl memurluğa atanmış olanlar, kazanılmış hak aylık derecelerine uygun memur unvanlı kadroya atanır." kuralı; "Aday öğretmenlik süreci" başlıklı Geçici 1. maddesinde; " (1) Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihte aday öğretmen olarak görev yapmakta olanların adaylıkları, 17/4/2015 tarihli ve 29329 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin adaylıkla ilgili yürürlükten kaldırılan hükümleri doğrultusunda hazırlanan Aday Öğretmen Yetiştirme Programı kapsamında eğitim ve uygulama görevlerini tamamlamaları ve en az bir yıl görev yapmış olmaları hâlinde kaldırılır." kuralına yer verilmiştir.
Diğer yandan; dava konusu işlemin sebep unsuru olan Adaylık Değerlendirme Komisyonu kararının yasal dayanağı olan 03/02/2022 tarih ve 7354 sayılı Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun; 18/10/2024 tarih ve 32696 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7528 sayılı Öğretmenlik Mesleği Kanunu’nun 36. maddesi ile yürürlükten kaldırıldığı, 7354 sayılı Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun 5. ve 6. maddelerine dayanılarak hazırlanan 12/05/2022 tarih ve 31833 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Aday Öğretmenlik ve Öğretmenlik Kariyer Basamakları Yönetmeliği’nin de; 21/12/2024 tarih ve 32759 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Aday Öğretmenlik ve Öğretmenlik Mesleği Kariyer Basamakları Yönetmeliği'nin 20. maddesi ile yürürlükten kaldırıldığı görülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
03/02/2022 tarih ve 7354 sayılı Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun 5. maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan “...Adaylık Değerlendirme Komisyonu tarafından yapılan değerlendirme sonucunda...” ibaresinin, dördüncü fıkrasının (c) ve (ç) bentlerinin ve altıncı fıkrasının iptali istemiyle açılan davada, Anayasa Mahkemesi'nin 27/09/2023 tarih ve 32322 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanarak yürürlüğe giren 13/07/2023 tarih ve E:2022/47, K:2023/124 sayılı kararıyla; anılan Kanun'un 5. maddesinin altıncı fıkrası yönünden; aday öğretmenlerin adaylık sürecinde yetiştirilmelerine esas Aday Öğretmen Yetiştirme Programı ve Adaylık Değerlendirme Komisyonunun oluşumu ile aday öğretmenlik sürecine ilişkin diğer usul ve esasların yönetmelikle düzenleneceğinin öngörüldüğü, Anayasa’nın İkinci Kısmı’nın Dördüncü Bölümü’nde “IV.Kamu hizmetlerine girme hakkı” kenar başlığı altında 70. maddede kamu hizmetlerine girme hakkına yer verildiği, “Hizmete girme” başlıklı anılan maddenin birinci fıkrasında “Her Türk, kamu hizmetlerine girme hakkına sahiptir” denilmek suretiyle kamu hizmetine girme hakkının güvence altına alındığı, ikinci fıkrasında ise “Hizmete alınmada, görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayırım gözetilemez” denildiği, anılan hakkın sadece kamu hizmetlerine girmeyi değil kamu hizmetlerinde bulunmayı/kalmayı da güvence altına aldığı, dava konusu kuralla aday öğretmenlerin adaylık sürecinde yetiştirilmelerine esas Aday Öğretmen Yetiştirme Programı ve Adaylık Değerlendirme Komisyonunun oluşumu ile aday öğretmenlik sürecine ilişkin diğer usul ve esasların yönetmelikle düzenleneceğinin öngörüldüğü, Adaylık Değerlendirme Komisyonunun Aday Öğretmen Yetiştirme Programı kapsamında yaptığı değerlendirme neticesinde aday öğretmenlerin görevine son verebilme yetkisine sahip olması nedeniyle kuralın aday öğretmenlerin kamu hizmetlerinde kalma hakkını sınırladığı, bu bağlamda temel hak ve özgürlüklerin sınırlanmasına ilişkin genel ilkeleri düzenleyen Anayasa’nın 13. maddesine uyulması gerektiği, Anayasa’nın anılan maddesinde; “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.” denildiği, Anayasa’nın 13. ve 70. maddeleri uyarınca kamu hizmetlerine girme hakkını sınırlamaya yönelik kanuni bir düzenlemenin şeklen var olması yeterli olmayıp yasal kuralların keyfîliğe izin vermeyecek şekilde belirli, ulaşılabilir ve öngörülebilir nitelikte olması gerektiği, esasen temel hakları sınırlayan kanunun bu niteliklere sahip olmasının, Anayasa’nın 2. maddesinde güvenceye bağlanan hukuk devleti ilkesinin de bir gereği olduğu, hukuk devletinde, kanuni düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfî uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi gerektiği, dava konusu kuralla adaylık sürecine ilişkin değerlendirme yapılacağı öngörülen Adaylık Değerlendirme Komisyonunun; oluşumunun, yetkilerinin, çalışma ilkelerinin ve yapacağı değerlendirmeye ilişkin objektif ölçütlerin, Aday Yetiştirme Programının kapsamının herhangi bir tereddüde yer vermeyecek biçimde açık ve net olarak düzenlenmediği, Anayasa’da münhasıran kanunla düzenleme yapılması öngörülen kamu hizmetlerinde kalma hakkına ilişkin bir konuda herhangi bir yasal çerçeve çizilmeden, temel ilkeler belirlenmeden sınırsız, belirsiz, geniş bir alanın yönetmeliğe bırakılmasının öngörülmesi nedeniyle kuralın temel hak ve özgürlüklerin kanunla sınırlanması gerekliliğiyle bağdaşmadığından, Anayasa’nın 7.,13. ve 70. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.
Bu fıkranın iptali nedeniyle anılan Kanun'un 5. maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan “…Adaylık Değerlendirme Komisyonu tarafından yapılan değerlendirme sonucunda…” ibaresi ve dördüncü fıkrasının (ç) bendinin uygulama imkanı kalmadığından 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 43 .maddesinin dördüncü fıkrası gereğince iptaline karar verilmiştir.
Dava konusu işlemin sebep unsurunun dayanağını oluşturan yasa kuralı Anayasa Mahkemesince iptal edildiğinden, Anayasa Mahkemesi kararının geriye yürümesi ve söz konusu karardan önce yürürlükte olan Anayasaya aykırı kurala göre tesis edilen işlemlere karşı açılan ve halen görülmekte olan davaların Anayasa Mahkemesi kararından ne şekilde etkileneceği hususunun öncelikle açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Anayasa'nın,153.maddesinin üçüncü fıkrasında, "Kanun, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmi Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, Resmi Gazete'de yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez"; beşinci fıkrasında da, "İptal kararları geriye yürümez" kuralı; altıncı fıkrası ise, "Anayasa Mahkemesi Kararları Resmi Gazete'de hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar." düzenlemelerine yer verilmiştir.
Anayasa Mahkemesi'nce bir kanunun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da belirli hükümlerinin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde eldeki davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa'nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülemez. Aksine durum ise, Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğu yönündeki hükme aykırılık oluşturur.
Yukarıda açık metinlerine yer verilen ve Anayasa'da düzenlenmiş olan yasa kuralları ile Anayasa Mahkemesi kararlarında belirtilen hukuksal durumun doğal sonucu olarak, bir kanun ya da kanun hükmünde kararnamenin uygulanması nedeniyle dava açmak durumunda kalan ve Anayasa'nın 153. maddesi uyarınca itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurma hakkına sahip olan kişilerin de, kendi hak ve menfaatlerini ihlal eden kuralın iptal davası veya itiraz yoluyla daha önce yapılan başvuru sonucunda Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş hükmünün hukuki sonuçlarından yararlanmaları gerektiği açıktır.
Bu duruma göre, Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda sözü edilen iptal kararının gerekçesi dikkate alındığında, adaylık sürecine ilişkin değerlendirme yapılacağı öngörülen Adaylık Değerlendirme Komisyonunun; oluşumunun, yetkilerinin, çalışma ilkelerinin ve yapacağı değerlendirmeye ilişkin objektif ölçütlerin, Aday Yetiştirme Programının kapsamının herhangi bir tereddüde yer vermeyecek biçimde açık ve net olarak düzenlenmediği, Anayasa’da münhasıran kanunla düzenleme yapılması öngörülen kamu hizmetlerinde kalma hakkına ilişkin bir konuda herhangi bir yasal çerçeve çizilmeden, temel ilkeler belirlenmeden sınırsız, belirsiz, geniş bir alanın yönetmeliğe bırakılmasının öngörülmesi nedeniyle kuralın temel hak ve özgürlüklerin kanunla sınırlanması gerekliliğiyle bağdaşmadığını ortaya koymuştur.
Bakılan uyuşmazlıkta, dava konusu işlemin sebep unsurunun dayanağını oluşturan kanuni düzenlemelerin Anayasa Mahkemesinin yukarıda anılan kararıyla iptal edildiği ve bu kararın da Resmi Gazete'de yayımlandığı tarihten dokuz ay sonra 27/06/2024 tarihinde yürürlüğe girdiği anlaşıldığından; Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan, Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğuna dair hüküm ile Danıştayın yerleşmiş içtihatlarıyla istikrarlı bir şekilde belirtildiği üzere, Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmesinin, Anayasa'nın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine aykırı olacağı hususu göz önünde bulundurulduğunda, Anayasa'ya aykırılığı nedeniyle iptal edilmiş olan Kanun hükmüne göre Adaylık Değerlendirme Komisyonu tarafından başarısız olarak değerlendirilmesi üzerine aday öğretmenlik statüsü kaldırılmayarak genel idari hizmetler sınıfında memur olarak atanması yönünde davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 18/12/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.