Elektrik enerjisi satış hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan imza ve borç itirazının iptali davası.
Özet: Elektrik enerjisi satış sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine açılan bu itirazın iptali davasında, davacı şirket, davalı borçlunun sözleşme gereği aldığı elektrik hizmetine ilişkin faturayı ödemediğini ve itirazının haksız olduğunu ileri sürerek takibin devamını ve tazminat talep etmiş; davalı ise sözleşmedeki imzanın kendisine ait olmadığını, davacı ile sözleşme ilişkisi bulunmadığını ve bahsi geçen dönemde farklı bir şirketten elektrik hizmeti aldığını belirterek davanın reddini ve kötü niyet tazminatı ödenmesini istemiştir.

T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/699 Esas
KARAR NO : 2026/458
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/10/2025
KARAR TARİHİ : 01/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlu ..., müvekkili şirketle Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi yaptığını, davalı sözleşmenin kurulmasından itibaren müvekkili şirketten elektrik enerjisi hizmeti almakta olup elektrik tüketimine ilişkin 16.02.2017 son ödeme tarihli faturalarının bedelini günü geçmiş olmasına rağmen ödememiş olduğunu, müvekkili şirket tarafından faturanın ödenmemesi üzerine borcun tahsili amacıyla davalı/borçlu hakkında.... İcra Dairesinin 2017/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı/borçlu itiraz dilekçesinde bir borcu bulunmadığı iddiasıyla takip konusu borca, faize ve ferilerine itirazda bulunduğunu, tüm bu nedenlerle; .... İcra Dairesi 2017/... Esas sayılı dosyası ile yapılan takibe yönelik davalı-borçlunun haksız ve yersiz itirazının iptali ile takibin kaldığı yerden asıl alacağa uygulanacak 6183 sayılı yasa gereği değişecek yıllık oranlar üzerinden gecikme zammı, işbu gecikme faizi tutarına işleyecek Katma Değer Vergisi ile birlikte takibin devamına, davalının %20’den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama harç ve masrafları ile vekalet ücretinin de davalıya tahmiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; İmza sirkülerinden de görüleceği üzere davacının dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu sözleşmede yer alan imza müvekkiline ait olmayıp müvekkilinin davacı şirket ile imzaladığı 26.06.2014 tarihli bir sözleşme bulunmadığını, ekte sunulan 04.05.2016 tarihli Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi'nden ve 1 yıllık döneme ait faturalardan görüleceği üzere davacının müvekkilinin müşterisi olduğunu iddia ettiği dönemde müvekkilinin elektrik hizmetini ... A.Ş.'den almış olduğunu, davacının müşterisi dahi olmadığını, nitekim bu sebeplerle de.... İcra Müdürlüğünün 2017/... Esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibine itiraz edilmiş olup davacı şirket ile 2017 yılında yapılan görüşmelerde de bu durum izah edilmiş olduğundan davacı şirket tarafından herhangi bir dava açılmadığını, ancak aradan 8 yıl geçmiş olması nedeniyle olsa gerek davacı tarafından bu yanlışlık unutulmuş olduğundan itirazın iptali davası ikame edilmişse de bu davanın hiçbir hukuki mesnedi olmadığının ve davacının davasını ispatlayamadığının da ifade edilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle; davacı tarafından ikame edilen haksız, hukuki mesnetten yoksun ve ayrıca, kötü niyetli davanın reddine, davacının kötü niyetli olması nedeni ile alacak miktarının, %20’sinden aşağı olmamak üzere, kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama masrafları ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:.... İcra Müdürlüğünün 2017/... Esas sayılı icra dosyasının UYAP kayıtları, abonelik sözleşmesi, 16/02/2017 son ödeme tarihli tüketim faturası, Yenibosna Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gelen 10/10/2025 tarih 1303276 sayılı davalı şirketin bilanço hesabına göre defter tuttuğu ve Yıllık gelir beyannamelerini bilanço esasına göre beyan edildiğine ve beyannamenin bir örneğinin gönderildiğine ilişkin müzekkere cevabı, İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden gelen davalının gerçek kişi tacir kaydı olduğunu içeren müzekkere cevabı, ... A.Ş.'den gelen davalının elektrik aboneliğine ilişkin sözleşmesi ve buna bağlı olan fatura tüketim bedellerini içerir müzekkere cevabı, İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden gelen davalının ticaret sicil kaydını içerir müzekkere cevabı, ... Anonim Şirketin'den gelen Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi ve tüm kayıtları içerir müzekkere cevabı, imza sirküleri, faturalar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, .... İcra Müdürlüğünün 2017/... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın haklı olup olmadığı, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığından ibaret itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi yapıldığını, sözleşme kapsamında davalı tarafın elektrik enerji hizmeti aldığını, hizmet karşılığı düzenlenen takip dayanağı faturanın ödemediğini, bu nedenle davalı aleyhine başlatılan icra takibinde davalılar tarafından yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ekinde sunulan sözleşmedeki imzanın müvekkile ait olmadığını, dosyaya sunulmuş olan imza sirkülerinden de anlaşılacağı üzere sözleşmedeki imza ile müvekkile ait imzanın gözle görülür bir şekilde benzerliğinin bulunmadığını, davacı ile imzalanan 26/06/2014 tarihli sözleşmenin bulunmadığını, davacı tarafın iddia ettiği dönemde ... A.Ş'den alınan elektrik hizmetinin bulunduğunu, elektrik faturasından kaynaklı borcunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
.... İcra Müdürlüğünün 2017/... Esas Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalılar/borçlular aleyhine 32.739,00 TL asıl alacak, 1818,11-TL işlemiş faiz ve 327,26-TL KDV olmak üzere toplam 34.884,37-TL borcun ödenmesi amacıyla 15/06/2017 tarihinde icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 02/12/2019 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 03/12/2019 tarihinde icra takibine itiraz ettiği itirazın süresi içinde yapılmasından dolayı icra takibinin durduğu anlaşılmıştır.
... A.Ş'ye yazılan müzekkere cevabında davalı ... ile imzalanmış olan 04/05/2016 tarihli ve 01/02/2017 tarihli iki adet Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesinin bulunduğu anlaşılmıştır.
...'a yazılan müzekkere cevabında ise davalı ile 18/04/2014 tarihinde imzalandığı iddia edilen Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesinin mahkememiz dosyasına gönderildiği görülmüştür. Dava dilekçesi ekinde ise davalı ile imzalandığı iddia edilen 26/06/2014 tarihli Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesinin eklendiği görülmüş ancak söz konusu sözleşmede davalıya ait olduğu iddia edilen imzanın dosya kapsamındaki davalıya ait tüm imza örnekleri ile aynı olmadığı ve bu hususta davalı tarafından imza inkarının bulunduğu anlaşılmıştır.
Mali Müşavir Bilirkişi... bilirkişi heyeti tarafından 05/05/2026 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre; "Dava konusu; taraflar arasında akdedilen Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi kapsamında davacı tarafından davalı adına düzenlenen 01.01.2017 tarihli, ... seri numaralı, “Sözleşme Ceza Bedeli / Tüketim Bedeli” açıklamalı, 32.739,00 TL tutarlı faturadan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla.... İcra Dairesi 2017/... E. sayılı dosya ile başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan borca, faize ve fer'ilerine yönelik itirazın iptali ile takibin devamına ve davalının alacağın 9420'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahküm edilmesi talebinden ibaret olduğu, davacının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64/3 maddesi ve Vergi Usul Kanunu'nun 182. maddesi uyarınca tutulması zorunlu olan defterlerinin, 2017 yılında E-Defter kullanıcısı olarak tuttuğu elektronik defterlerin beratlarını yasal süreler içinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine başarıyla yüklenmiş ve onaylandığı, 2017 yılına ait beratların zamanında ve eksiksiz olarak tamamlandığı görülmekle sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, davacının ticari defterleri incelendiğinde, davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve takibe konu edilen 01.01.2017 tarihli, ... seri numaralı, “Sözleşme Ceza Bedeli / Tüketim Bedeli” açıklamalı, 32.739,00 TL tutarlı faturanın davacının yasal ticari defterlerinde 120 Alıcılar hesabı altında muhasebe usul ve esaslarına uygun kaydedildiği; takibe konu faturadan kaynaklı olarak davacının takip tarihi (15.06.2017) itibarıyla davalıdan 32.739,00 TL tutarında cari hesap bakiye alacaklı olduğu, davalı yan 09.03.2026 günü saat 14:10'da yapılan incelemeye gelmiş, davalının dava konusu yıllara ait ticari defterleri zayi olduğunu, buna ilişkin belgeleri daha önce dosyaya sunduğunu beyan ederek ticari defter ve belge ibraz etmediği, buna ilişkin dosya kapsamında yer alan belgelerin incelenmesinde; içeriğinde, T.C. ... 1 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... sayılı dosyası kapsamında düzenlenen gerekçeli kararın bulunduğu, mahkemece yapılan inceleme neticesinde 2010-2019 yıllarına ait yevmiye defteri, defter-i kebir ve envanter defterlerinin zayi olduğunun tespitine karar verildiği, ayrıca karar içeriğinde çeşitli tarih ve seri numaralarına sahip fatura ve sevk irsaliyelerine de yer verilerek bunların zayi olduğunun belirtildiği, bununla birlikte talebin bir kısmının kabulüne, bir kısmının ise reddine hükmedildiği, yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakıldığı ve kararın istinaf yoluna açık olduğunun ifade edildiği görülmekle, diğer taraftan, içeriğinde yer alan kesinleşme şerhinde, söz konusu mahkeme kararının 21.03.2022 tarihinde verildiği, davacı vekiline 30.04.2022 tarihinde tebliğ edildiği, istinaf edilmemesi üzerine kararın 17.05.2022 tarihinde kesinleştiği ve 20.05.2022 tarihinde kesinleşme şerhi düzenlendiği anlaşıldığı, dosya kapsamında yer alan e-Arşiv fatura incelendiğinde; ... A.Ş. tarafından ... adına düzenlenmiş bir elektrik tüketim faturası bulunduğu görüldüğü, söz konusu faturada, fatura seri numarasının ..., fatura tarih/döneminin 01.01.2017 olduğu, sözleşme hesap numarasının ..., tesisat numarasının ... olarak yer aldığı anlaşıldığı, faturada yer alan tüketici bilgileri bölümünde, abonenin ... olduğu, kullanım yerinin İstanbul ili Bahçelievler ilçesinde bulunan adres olduğu, faturaya konu bedelin 32.739,00 TL olarak tahakkuk ettirildiği ve son ödeme tarihinin 16.02.2017 olarak belirlendiği görülmektedir. Fatura detay kısmında, bedelin “Sözleşme Ceza Bedeli” açıklaması ile tahakkuk ettirildiği, toplam fatura tutarının yine 32.739,00 TL olduğu anlaşıldığı, ayrıca faturada sayaç bilgileri, çarpan/demand gücü, sayaç marka ve seri numarası gibi teknik bilgilere de yer verildiği görüldüğü, Davacıya ait ticari defter ve kayıtların incelenmesi neticesinde, söz konusu 01.01.2017 tarihli, ... seri numaralı, “Sözleşme Ceza Bedeli” açıklamalı, 32.739,00 TL tutarlı faturanın davacının yasal ticari defterlerinde muhasebe usul ve esaslarına uygun şekilde kaydedildiği, bu kapsamda ilgili fatura bedelinin davacı kayıtlarında davalıdan olan alacak kalemi olarak izlendiği anlaşıldığı, dosya kapsamına sunulan belgelerin incelenmesinde; ... A.Ş. tarafından ... adına düzenlenmiş, farklı dönemlere ait e-Arşiv faturaların bulunduğu, söz konusu faturaların elektrik enerjisi tüketimine dayalı olarak düzenlendiği, her bir faturada aktif enerji bedeli ile dağıtım bedeli kalemlerinin ayrı ayrı gösterildiği, ayrıca elektrik tüketim vergisi, TRT payı, enerji fonu ve katma değer vergisi gibi yasal yükümlülüklerin hesaplanarak toplam fatura tutarına dahil edildiği görülmüştür. Sunulu faturaların tarihsel olarak incelenmesinde; o 04.07.2016 tarihli, ... numaralı, “Aktif Enerji Bedeli ve Dağıtım Bedeli” açıklamalı, 9.794,08 TL tutarlı, o 01.08.2016 tarihli, ... numaralı, “Aktif Enerji Bedeli ve Dağıtım Bedeli” açıklamalı, 7.561,35 TL tutarlı, o 01.09.2016 tarihli, ... numaralı, “Aktif Enerji Bedeli ve Dağıtım Bedeli” açıklamalı, 8.419,34 TL tutarlı, o 03.10.2016 tarihli, ... numaralı, “Aktif Enerji Bedeli ve Dağıtım Bedeli” açıklamalı, 8.654,73 TL tutarlı, o 03.11.2016 tarihli, ... numaralı, “Aktif Enerji Bedeli ve Dağıtım Bedeli” açıklamalı, 14.096,65 TL tutarlı, o 01.12.2016 tarihli, ... numaralı, “Aktif Enerji Bedeli ve Dağıtım Bedeli” açıklamalı, 14.014,16 TL tutarlı, o 06.01.2017 tarihli, ... numaralı, “Aktif Enerji Bedeli ve Dağıtım Bedeli” açıklamalı, 11.963,61 TL tutarlı, o 03.02.2017 tarihli, ... numaralı, “Aktif Enerji Bedeli ve Dağıtım
Bedeli” açıklamalı, 11.215,39 TL tutarlı, o 03.03.2017 tarihli, ... numaralı, “Aktif Enerji Bedeli ve Dağıtım Bedeli” açıklamalı, 11.646,52 TL tutarlı, o 03.04.2017 tarihli, ... numaralı, “Aktif Enerji Bedeli ve Dağıtım Bedeli” açıklamalı, 16.902,76 TL tutarlı, o 03.05.2017 tarihli, ... numaralı, “Aktif Enerji Bedeli ve Dağıtım Bedeli” açıklamalı, 15.680,01 TL tutarlı, o 01.06.2017 tarihli, ... numaralı, “Aktif Enerji Bedeli ve Dağıtım Bedeli” açıklamalı, 15.544,75 TL tutarlı, o 06.07.2017 tarihli, ... numaralı, “Aktif Enerji Bedeli ve Dağıtım Bedeli” açıklamalı, 12.718,92 TL tutarlı faturaların düzenlendiği görülmektedir. Anılan faturaların her birinde, tüketim miktarlarının (kWh bazında) ayrı ayrı gösterildiği, bu tüketime bağlı olarak aktif enerji ve dağıtım bedellerinin hesaplandığı, devamında vergi ve fon kalemlerinin ilave edilerek genel toplam tutarlarının oluşturulduğu, faturaların “satış” türünde ve “temel fatura / e-arşiv fatura” senaryosu kapsamında düzenlendiği görülmüştür. Faturaların muhatabının ... olduğu, adres bilgilerinin İstanbul ili Bahçelievler/Yenibosna bölgesine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.Davalı cevap dilekçesinde, “davacının iddia ettiği dönemde elektrik hizmetinin ... A.Ş. tarafından sağlandığının, bu nedenle davacının müşterisi olunmadığının” beyan edildiği, bu kapsamda ... A.Ş. tarafından ... adına düzenlenmiş elektrik tüketimine ilişkin e-Arşiv faturaların dosya içerisine sunulduğu görüldüğü, neticeten; Rapor içeriğinde yapılan açıklamalar doğrultusunda, davacının incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre, davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve takibe konu edilen 01.01.2017 tarihli, ... seri numaralı, “Sözleşme Ceza Bedeli / Tüketim Bedeli” açıklamalı, 32.739,00 TL tutarlı faturanın davacının ticari defter ve muhasebe kayıtlarında yer aldığı, takibe konu faturadan kaynaklı olarak davacının takip tarihi (15.06.2017) itibarıyla davalıdan 32.739,00 TL asıl ve 1.040,70 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 33.779,70 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın cevap dilekçesinde davacının iddia ettiği dönemde elektrik hizmetinin ... A.Ş. tarafından sağlandığının, bu nedenle davacının müşterisi olunmadığının iddia edildiği, ancak söz konusu hususların teknik değerlendirme gerektirdiği ve bu hususta teknik yönden yapılan incelemeler aşağıdaki gibi olduğu, Teknik Yönden yapılan İncelemelerde; davacı ... Anonim Şirketi ile davalı ... arasında 18.04.2014 tarihinde “Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi” akdedilmiştir. Davalı ..., davacı ... Anonim Şirketi'nden ayrılarak dava dışı “... A.Ş. ile 04.05.2016 tarihinde “Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi” yapmıştır. Davacı ... Anonim Şirketi, davalı ...'ın süresinden önce ayrılarak dava dışı ... A.Ş. ile ikili anlaşma yaparak elektrik enerjisi satın aldığı gerekçesiyle taraflar arasında yapılan sözleşmenin 10. Maddesine göre Fesih Tazminat Bedeli tahakkuk ettirmiştir. Sözleşmenin 10. Sözleşmenin Feshi ve Fesih Tazminat Bedeli başlıklı maddesinde; “Tüketici, iki yıllık sözleşme süresi içerisinde herhangi bir zamanda haklı bir gerekçe olmadan sözleşmeyi sona erdirdiği takdirde sözleşme çerçevesinde tahakkuk ettirilecek en yüksek faturasının iki katı tutarında fesih tazminatı bedeli ödemeyi kabul ve taahhüt eder” hükmü yer almıştır. Davacı ... Anonim Şirketi, davalı ...'ın kullandığı elektrik enerjisine karşılık 18.04.2014-04.05.2016 tarihleri arasında bir dizi elektrik faturası tanzim etmiştir. Tanzim edilen faturalar arasında en yüksek tutarlı fatura 17.065,24 TL olı ına rağmen davacı ... Anonim Şirketi, daha düşük 16.369,50 TL üzerinden fesih tazminatı bedelini 2 X 16.369,50 TL= 32.739,00 TL olarak hesaplamıştır. Sayılan nedenlerle davacı ... Anonim Şirketi'nin, davalı ...'dan 32.739,00 TL fesih tazminat bedeli ve 1.040,70 TL işlemiş faiziyle birlikte 33.779,70 TL alacaklı olduğu," şeklinde rapor düzenlenmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalının 26/06/2014 tarihli Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi kapsamında elektrik aboneliğinin bulunduğunu, bu abonelik kapsamında hizmet karşılığı düzenlenen fatura bedelinin ödenmediğini, ödenmeyen fatura bedellerin tahsili için icra takibi başlatıldığını iddia ettiği, davalının ise davacı ile yapılan sözleşme kapsamında düzenlenen tüm fatura borçlarını ödediğini, davacı tarafın iddia ettiği döneme ait davalının başka bir elektrik şirketi ile aboneliğinin bulunduğunu ve elektrik hizmetinin başka bir firmadan alındığını, davacı tarafından dava dilekçesi ekinde sunulan sözleşmedeki imzanın davalıya ait olmadığını iddia ettiği, bu kapsamda dava dışı ... A.Ş'ye ve ...'a müzekkere yazılarak davalı ile yapılan sözleşmelerin mahkememize gönderilmesi istenmiş, yazılan müzekkere cevabındaki sözleşmelerin incelenmesi ile davacı tarafın davaya konu ettiği ve dava dilekçesi ekinde sunulan sözleşme ile ...'ın müzekkere cevabında gönderdiği sözlemenin birbiri ile aynı olmadığı, sözleşme tarihlerinin 26/06/2014 ve 18/04/2014 olduğu bu haliyle aynı sene aynı dönem için iki farklı sözleşmenin düzenlenmesinin hayatın olağan akışını uygun olmadığı, dava dilekçesi ekinde sunulan sözleşmedeki imza ile müzekkere cevabında sunulan sözlemede imzaların gözle görülür şekilde farklı olduğu ve davalı tarafın davaya konu edilen sözleşmedeki imzaya itiraz ettiği, dosya kapsamında davalıya ait olan imza sirkülerindeki imzaların incelenmesinde dahi dava dilekçesi ekinde sunulan sözleşmedeki imzanın davalıya ait olmadığının tespit edildiği, dosya kapsamında düzenlenen bilirkişi raporunda davaya konu edilen faturanın sözleşme ceza bedeli/fesih tazminatı açıklamasıyla düzenlendiği, oysaki müzekkere cevabında ... tarafından dosyaya sunulan sözleşme tarihi ile ... A.Ş tarafından sunulan sözleşme tarihleri incelendiğinde sözleşmenin süresinden önce davalı tarafından feshedilmediğinin sözleşme süresi bittikten sonra dava dışı elektrik dağıtım şirketi ile sözleşme imzaladığının anlaşıldığı ki davaya konu edilen icra takibinin konusu faturaların ödenmeyen gecikmiş enerji bedeli açıklamasına dayandığı, bu haliyle icra takibinin konusu olan fatura ile davacının defterlerine kayıtlı olan faturaların birbiri ile de örtüşmediği anlaşıldığından davacı tarafından iddialarını kanıtlar dosya kapsamında sunulmuş herhangi bir delil olmadığı kanaatiyle davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Kötüniyet tazminat talebi yönünden; Kötüniyet tazminatı, takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir. Anılan yasa hükmüne göre, alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi, açıkça, takibin kötüniyetle yapılmış olması koşuluna bağlanmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, alacaklının icra takibini kötüniyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Öğretiye ve Yargıtay uygulamasına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötüniyetli kabul edilir. Açıklanan bu yasal durum ve ilke çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde davalı, davacının icra takibinde kötüniyetli olduğunu yasal delillerle kanıtlayamamış olup, dosya içeriğinde de kötüniyetin varlığını açıkça ortaya koyacak bir yöne rastlanmamıştır.Bu nedenle davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalı tarafın kötü niyet tazminat talebinin koşulları oluşmadığından REDDİNE,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 116,60-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 34.887,37-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerine bırakılmasına,
7-Davacı tarafça yatırılan gider avansının harcanmayan kısmının karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan sonra karar kesinleştiğinde davacı tarafa resen iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı dava değeri itibariyle kesin olmak üzere verilen karar usulen okundu, anlatıldı. 01/07/2026
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır