Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütüne üye olma mahkumiyetini tanık sorgulama hakkı kısıtlaması, eksik tahkikat ve orantısız ceza tayini sebepleriyle bozdu.
Özet: Yargıtay, silahlı terör örgütüne üyelik suçundan verilen mahkûmiyet kararını, sanığın savunma hakkının kısıtlanarak, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Anayasa ile güvence altına alınan tanıkları sorgulama hakkı gözetilmeksizin talimatla dinlenmeleri, UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında başkaca beyan olup olmadığının eksik araştırılması ve bu beyanlara karşı sanığın diyeceklerinin sorulmaması, ayrıca cezanın belirlenmesinde TCKnın 61/3 ve 3/1 maddelerindeki orantılılık ilkesine aykırı şekilde suçun unsurlarının teşdit sebebi kabul edilerek fazla ceza tayini gibi usul ve esas yönünden hukuka aykırılıklar tespit ettiğinden bozmuştur.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1344 E., 2020/1183 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 8. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI : 2017/226 E., 2019/121 K.SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına uygun kabule göre yapılan incelemede; 1-Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve talimat ile dinlenen tanıkların doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5 maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak suretiyle AİHS’in 6/3-d ve Anayasanın 36. maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden; tanık ....'nin talimat ile dinlenilmek suretiyle, sanığın tanıkları sorgulama hakkının engellenmesi suretiyle CMK 180/1 ve 181/1 maddelerindeki emredici hükümlere riayet edilmeyerek savunma hakkının kısıtlanmasına yol açacak şekilde CMK’nın 181/1 ve 210. maddelerine muhalefet edilmesi, 2- UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasından yapılacak araştırmaya göre başkaca kişilerin sanık hakkında bilgi ve beyanı olup olmadığı da araştırılarak, yapılacak tahkikat sonucunda varsa ilgili şahısların sanık hakkındaki beyanlarının aslı veya onaylı suretlerinin getirtilmesiyle CMK 217. maddesi uyarınca okunarak beyanlara karşı sanık ve müdafisinin diyeceklerinin sorulması ve gerek görüldüğü mahkemede tanık olarak dinlenmelerinden sonra sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken eksik araştırmayla yazılı şekilde karar verilmesi, Kabul ve uygulamaya göre de; TCK'nın 61. maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle, 3/1. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde; suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanıkların kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saikleri de göz önünde bulundurularak hukuka, vicdana, dosya kapsamına uygun olarak makul bir cezaya hükmedilmesi gerekirken silahlı terör örgütüne üye olma suçunun unsurları teşdit sebebi kabul edilmek suretiyle 5237 sayılı TCK'nın 61/3 maddesine muhalefet edilerek yazılı gerekçe ile fazla ceza tayini, Kanuna aykırı, sanık müdafilerinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Antalya 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.