Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesindeki fason üretim anlaşmasından doğan ayıplı mal ve ödenmeyen avans iddialarına dayalı, defter kayıtları ile bilirkişi incelemeli alacak davası.
Özet: Davacı, davalı ile yapılan fason üretim anlaşması kapsamında avans ödemeleri yapmasına karşın davalının ayıplı ve eksik ürün teslim etmesi nedeniyle alacaklı duruma düştüğünü belirterek, ödemelerin iadesi talebiyle dava açmış; davalı ise edimlerini eksiksiz yerine getirdiğini ve ürünlerin standartlara uygun olduğunu savunmuştur. Tarafların ticari defterlerindeki çelişkiler üzerine Gelir İdaresi Başkanlığı verileriyle yapılan detaylı bilirkişi incelemesi neticesinde, davacının davalıdan belirli bir miktar alacaklı olduğu tespit edilmiş, bunun üzerine davacı, talebini artırarak tespit edilen 5.505.909,59 TL’nin ticari avans faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/69 Esas - 2025/1001
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIRESAS NO : 2024/69 EsasKARAR NO : 2025/1001DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 30/01/2024KARAR TARİHİ : 25/12/2025Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı arasında Mart 2022 tarihinde fason üretime dair anlaşma yapıldığını, bu anlaşma gereğince davalı tarafından davacıya bir kısım ürünlerin üretilmesinde mutabık kaldıklarını davacının fatura karşılığı ürün bedellerine düzenli bir şekilde davalıya ödediğini, davalının vadettiği üretimler yerine eksik hatalı ve ayıplı mal teslimi yaparak sözlemeye aykırı davrandığını, davalıdan satın alınan ürünlerin iadesi yoluna gidildiğini, davalının ürünleri kabul ettiğini, iade faturasına karşı herhangi bir ihtirazi kayıt oluşturmadığını, taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunduğundan davacının ifa tarihide değin siparişler vererek avans ödemeleri yaptığını, neticede alacaklı konuma geçtiğini, avans ödemeleri karşılığı ürün temin edemediğini, davalı uhdesindeki ödemelerin iadesini talep ettiklerini belirterek şimdilik 1.000,00 TL bedelin ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalının sözleşme ile üstlendiği edimini yerine getirdiğini, davacıya teslim edilen ürünlerin davacının sattığını, halende satılmakta olduğunu, ürünlerin ayıplı olmadığını, standartlara uygun olduğunu, davalıdan ürünleri alıp satarak kar elde ettiği halde ödeme yapmamak adına diğer ürünlerin bedelinin de ödenmediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraf delilleri toplanmış, ... ve ... cevabi yazıları dosya kapsamına alınmış, davacı yanın ticari defterlerinin incelenmesi bakımından uyap sisteminden mali müşavir bilirkişi atanarak düzenlenen rapor ve ek raporda özetle; "davacı tarafından düzenlenip davalıya gönderilen e iade faturalarının davacı tarafından yasal süresinde iade edildiği, e iade faturalarında davalıya teslim edilen ürünlere ait e irsaliyelerin düzenlenmediğini, 31.12.2023 tarihi itibariyle davacının davalıdan 3.445.889,20 TL alacaklı olduğu, davacının yaptığı ödemeler dikkate alındığında davalının davacıya 3.945.889,20 TL tutarında borçlu olduğu" ifade edilmiştir.Tüm dosya kapsamı ile davalı yanın ticari defter kayıt ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, bilirkişi tarafından yapılan inceleme sonucu düzenlenen kök ve ek raporlarda özetle; "davalı tarafından davacı adına tanzim edilen bir kısım faturanın kendi defterlerinde kayıtlı olmadığı, yine davacı tarafından davalı adına tanzim edilen iade faturaların bir kısmının davalı yasal defterlerinde kayıtlı olmadığı, taraf yasal defter kayıtlarının ihticaca salih olmaması ve uyumsuzluğun çok fazla olmasından dolayı elektronik ortamda düzenlenen faturaların taraflarca kayıtlara alınmamış olsa dahi gelir idaresi sistemi tarafından otomatik olarak BA/BS form bilgilerine aktarıldığı dikkate alınarak davalı tarafından davacı adına tanzim edilen fatura adet ve tutarlarını en doğru şekilde eksiksiz olarak tespit etmek amacıyla gelir idaresinin resmi verileri baz alınarak BA/BS form bildirimleri üzerinde inceleme yapıldığı, BA/BS form bildirimlerinde beyan edilen ve birbirini doğrulayan beyanlara göre davalı tarafından davacı yana düzenlenen faturalar tutarının 138.940.811,26 TL olduğu, BA/BS form bildirimlerinde beyan edilen ve birbirini doğrulayan beyanlara göre davacı tarafından davalı yana düzenlenen faturalar tutarının 126.959.652,96 TL olduğu, her iki taraf yasal defter kayıtlarında yer alan davacı ödemeleri tutarının 14.460.000,00 TL olduğu, davacının dava tarihinde davalıdan (138.940.811,26 TL- (126.959.652,96 TL + 14.460.000,00 TL))= 2.478.841,70 TL alacaklı olduğu" ifade edilmiştir. Davacı vekili 24.12.2025 tarihli dilekçesinde bilirkişi ikinci ek raporunda 2023 yılına dair incelemelerde %18 KDV bedelinin hesaplanmasında matematik hatası yapıldığı, bu hatanın düzeltilmesi halinde davacının 5.417.680,70 TL alacaklı olacağı, davacı defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesi düzenlenen raporda tespit edilen 5.505.909,59 TL bedel üzerinden davalarının kabulünü talep ettiklerini beyan etmiş, davalı vekili ek rapora itiraz dilekçesinde kendileri alacaklı iken haksız bir şekilde borçlu çıkarıldıklarını, ayıplı olduğu iddia edilen ürünlerin kendilerine iade edildiğinin kanıtlanamadığını, bu ürünlerin iade edilmemiş olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davacı vekilinin 12.12.2024 tarihli talep artırım dilekçesi ile dava değeri 5.505.909,59 TL'ye çıkarılarak ticari avans faizi ile birlikte tahsilinin talep edildiği, artırılan dava değerine ilişkin peşin harcın ikmal edildiği anlaşılmıştır. Dava; davalı tarafından üretilen kozmetik ürünlerin davacıya satımı şeklinde süre gelen ticari ilişkide eksik ve ayıplı ürün teslimi nedeniyle ödenen avans bedelinin iadesi talebine ilişkindir. Davacı yan, davalı ile anlaşmalarına uygun olarak davalının ürettiği ürünleri bedeli ödeyerek satın aldıklarını, bir kısım ürünlerin eksik ve ayıplı teslim edildiğini, bu ürünlerin davalıya iade edildiğini, verilen siparişler nedeniyle yapılan avans ödemelerinin davalı uhdesinde kaldığını belirterek yapmış olduğu ödemelerin iadesi talebinde bulunmuş, davalı yan ise davacıya teslim edilen ürünlerin ayıplı olmadığını, tüm ürünlerin davacı yana teslim edildiğini, davacının talep ettiği diğer ürünlerin bedelinin ise ödenmediğini ileri sürmüştür. Toplanan deliller, davacı ve davalı yanın ticari defter kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemeleri, davacı ve davalının ... tutulan BA/BS form bildirimleri ve tüm dosya kapsamı uyarınca; 2022 ve 2023 yıllarında taraflar arasında süre gelen ticari ilişkide davacının davalıdan ürün alımında bulunduğu, davalı yanın davacıya çek ve senetlerle ödeme yaptığı her iki yanın defter kayıtlarının birbiri ile örtüşmediği, defter kayıtlarındaki uyumsuzluğun davacı tarafından davalı adına tanzim edilen iade faturalarının bir kısmının davalı yanın yasal defterlerinde kayıtlı olmaması ve yine davalı tarafından davacı adına tanzim edilen bir kısım faturalarında davacı yasal defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığı, taraf yasal defter kayıtlarının usulüne uygun tutulmaması ve defter kayıtları arasında uyumsuzluğun çok fazla olması nedeniyle mali müşavir bilirkişi tarafından elektronik ortamda düzenlenen faturaların taraflarca kayıtlara alınmamış olsa dahi gelir idaresi sistemi tarafından otomatik olarak BA/BS form bilgilerine aktarıldığı dikkate alınarak davalı tarafından davacı adına tanzim edilen fatura adet ve tutarlarını en doğru şekilde eksiksiz olarak tespit etmek amacıyla ... resmi verileri baz alınarak BA/BS form bildirimleri üzerinde inceleme yapıldığı, BA/BS form bildirimlerinde beyan edilen ve birbirini doğrulayan beyanlara göre davalı tarafından davacı yana düzenlenen faturaların toplam tutarı bilirkişi ek raporunda 2022 yılı için 16.386.251,36 TL, 2023 yılı için 122.554.559,90 TL olmak üzere toplam 138.940.811,26 TL olarak hesaplanmış ise de 2023 yılında davalı tarafından davacı adına tanzim edilen KDV hariç 101.369.255,00 TL faturaların %18 KDV'si 18.246.4653,90 TL olmasına rağmen toplama hatası yapılarak KDV dahil fatura tutarının 119.615.720,90 TL yerine 122.554.559,90 TL olarak rapora yazıldığı anlaşılmakla ek raporda yapılan toplama hatası giderilerek davalı tarafından davacı adına tanzim edilen faturalar toplamı 2022 yılı için 16.386.251,36 TL ve 2023 yılı için 119.615.720,90 TL olmak üzere toplam 136.001.972,26 TL olarak alınmış, BA/BS form bildirimlerinde beyan edilen ve birbirini doğrulayan beyanlara göre davacı tarafından davalı yana düzenlenen faturalar tutarı ise 126.959.652,96 TL olarak tespit edilmekle her iki taraf yasal defter kayıtlarında yer alan davacı ödemelerinin toplam tutarı 14.460.000,00 TL olduğundan davalı yanın davacı adına tanzim ettiği 136.001.972,26 TL fatura tutarından tarafların davacı tarafında davalı adına tanzim edilen toplam iade faturası tutarı 126.959.652,96 TL ile davacının yapmış olduğu 14.460.000,00 TL ödemenin mahsubu neticesinde davacının davalıdan 5.417.680,70 TL alacaklı olduğu anlaşılmış, tarafların BA/BS formlarında yer alan davacının iade faturaları dışında ayıplı ürün iddiasına ilişkin davacı tarafından davalıya ayıp ihbarında bulunulmadığı hususu nazara alındığında davacının bakiye alacak talebinin yerinde olmadığı sonuç ve kanaatine varılarak kanıtlanan davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın kısmen kabulü ile 5.417.680,70 TL'nin 1.000,00 TL'sine 30.01.2024 dava tarihinden itibaren 5.416.680,70 TL'sine 19.12.2024 ıslah tarihinden itibaren avans faizi işletilmek suretiyle davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,2-Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, 3-Alınması gereken 370.081,76 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL ve 94.011,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 275.643,16 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,4-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin 3.070,00 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 50,00 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 709.414,46 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 45.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,7-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 427,60 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı, 94.011,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 94.866,20 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,8-Davacı tarafından yapılan 500,00 TL tebligat gideri, 25,00 TL müzekkere gideri, 15.450,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 15.975,00 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre belirlenen 15.719,01 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,9-Davalı tarafından yapılan 50,00 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre belirlenen 0,80 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,10-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.. 25/12/2025 Gerekçeli kararın yazıldığı tarih: 13.01.2026Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...