Bölge Adliye Mahkemesi kararı: Ayıplı talaş taşıma havalandırma sistemi kurulumundan kaynaklanan alacak davasının reddi.
Özet: Davacı, ahşap talaşlarını kazan dairesine taşıma amaçlı havalandırma sistemi kurulum bedelinin ödenmemesi üzerine alacak davası açmış; davalı ise sistemin zamanaşımı ve derdestlik itirazlarının yanı sıra, mühendislik tekniğine aykırı, kapasite belirlemesi yapılmadan, eksik ve ayıplı olarak kurulduğunu, defalarca arıza verdiğini, faturayı iade ederek sistemi kabul etmediğini, hatta yangın olayında da sistemdeki eksikliklerin rol oynadığını savunmuş; yerel mahkeme, önceki bir bozma kararı sonrası yeniden yaptığı yargılamada, sistemin projelendirme ve uygulama aşamalarındaki ciddi eksiklikler nedeniyle ayıplı ifa niteliğinde olduğuna ve davalının sistemi bu haliyle kullanmaya zorlanamayacağına kanaat getirerek davayı reddetmiştir.

T.C. ... BAM .... HUKUK DAİRESİ
T.C. ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A .... HUKUK DAİRESİ K A R A R DOSYA NO :KARAR NO : BAŞKAN : ... ...ÜYE : ... ...ÜYE : ... ...KATİP : ... ...İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ..ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : KARAR NO : ..KARAR TARİHİ :İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ : DAVACI : ... -VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : ... -VEKİLİ : Av. ... -DAVANIN KONUSU : Alacak B.A.M. KARAR TARİHİ : KARAR YAZIM TARİHİ : Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında toz toplama kabininde bulunan ahşap talaşların kazan dairesine taşınması için havalandırma tesisatı yapılması konusunda anlaşma yapıldığını, işin bedelinin ....000,00-TL olduğu konusunda davalıya gönderilen teklif formunun davalı tarafından kabul edildiğini, işin yapılmasına karşılık ödeme yapılmadığını, başka bir nedenle çıkan yangında havalandırma kısmının da zarar gördüğünü, havalandırma tesisatının bulunup bulunmadığı ve maliyetinin ne olduğu hususunda tespit yaptırıldığını, bilirkişi raporu ile bedelin ....000,00.-TL olarak belirlendiğini belirterek bu bedele %... KDV eklenerek toplam ....600,00.-TL'nın ticari faizi ve tespit dosyası masrafları ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde, zamanaşımı ve yetki itirazlarının bulunduğunu, davacının .. tarihinde aynı konu ile ilgili ... .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, alacak davası açma hakkının bulunmadığını, derdestlik itirazlarının da olduğunu, davacının talaş taşıma sistemini tam ve eksiksiz olarak kurmayı taahhüt etmesine rağmen bunu yerine getirmediğini, yapılan işi tam ve eksiksiz olarak teslim etmediğini, davacının düzenlediği faturanın iade edildiğini, tam ve işler şekilde kurulmayan sistemin iade alınması gerektiğinin ihtarla bildirildiğini, taraflar arasında cari hesap mutabakatı yapıldığını, borçlarının bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Mahkemece verilen .... sayılı karar Dairemizin ... sayılı kararı ile eksik inceleme ile karar verildiği gerekçesiyle kaldırılmıştır.Kaldırma kararından sonra yapılan yargılama sonucunda mahkemece, yangının çıkış nedeninin tam olarak davacı tarafından davalı iş yerinde kurulan talaş taşıma sisteminden kaynaklanmadığı, ancak yangının çıkışı esnasında kazanda toz toplama sisteminin çalışmamasından dolayı kazan ile ünite arasındaki borularda talaş tozu dolu olduğu, sıçrayan bir kıvılcım ile yangın çıktığının ve toz emme sisteminin komple yandığının tanık beyanları ile olay günlü yangın raporu ve bilirkişi raporu ile anlaşıldığı, netice itibari ile sistemin mobilya imalatı yapan davalı işyerinin ısıtılması amacı ile kurulan iş yerinde bulunan atık talaş ve tozlarının biriktirildiği yerden alınıp yakılmak üzere kazan dairesine taşınması üzere kurulan havalandırma tesisatı ve sistemi için gerekli kapasitenin davacı tarafça değerlendirilip sistemin projesi emme, debi ve kesit hesapları, seçilen kanal kesitleri, bağlantı parçaları, tahrik elemanları, fan hesapları yapılması gereken taşıyıcı platformu içeren malzemelerin bulunduğu toplam bir uygulama projesi ile iş yerinde keşif yapılarak sonrasında hazırlanacak bir mimari proje kapsamında ve bu projenin mühendislik tekniğine göre yapılacak teknik ölçüm ve hesaplarına dayalı olarak belirlenecek metraj ve özellikler çerçevesinde yapılması gerekirken yalnızca resim şeklinde gösterilen bir çizime dayalı olarak yapıldığı, iş yeri kapasitesinin talaş toplama sisteminde kullanılabilecek ve aktarılabilecek kapasitenin belirlenmeden sistemin kurulduğu, bir yıl içerisinde 3-4 kez tamir edilen sistemin tam ve eksiksiz olarak davalı yana teslim edildiğine dair bir tutanak düzenlenmediği, sistemin bu hali ile beklenen faydayı sağlamaya elverişli bir vaziyette olmayıp komple mevcut hali ile ayıplı olduğu, davalı tarafça ayıp ihbarlarının süresi içerisinde yapıldığı, faturanın iade edildiği, bu aşamadan sonra davacı tarafça herhangi bir iyileştirme çalışmasının yapılmadığı, sonrasında ise yangın olayının meydana geldiği, davalının sistemi bu hali ile kullanmak istemediği hususunun fatura iadesi aşamasından itibaren davacı yana bildirildiği, davacı tarafça sistemin yeniden kullanılabilir hale getirilememiş olup, davalı tarafça sistemi bu hali ile kullanmasını kabul etmeye zorlanamayacağı, davacı tarafça da yargılama aşamasında yeniden taraflara verilen süreye rağmen tamirat ve iyileştirme yapılması konusunda bir girişiminin bulunmaması karşısında ayıplı ifa nedeni ile sistemin iadesi yönünde davalı talebinin yerinde olduğu, sözleşmeden dönme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın reddine davalı elinde bulunan toz toplama ünitesine ilişkin sistemin davacıya iadesine karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, tarafların davacının davalının işyerine toz toplama kabininde bulunan ahşap talaşların kazan dairesine taşınması için havalandırma tesisatı yapması konusunda anlaştıklarını, sistemin ısınmayı sağlamak amacı ile yapıldığı konusunda taraflar arasında yazılı ya da sözlü hiçbir anlaşma olmadığı gibi dosya kapsamında bu konuda hiçbir delil bulunmadığını, sistemin yapılış amacına uygun kullanılmadığını, anlaşmanın sadece bir tarafta bulunan günlük talaşı diğer tarafa taşımak olduğunu, davalının iddia ettiği gibi fabrikayı ısıtacak kadar talaş yakılmasının mümkün olmadığını, günlük talaş miktarlarının toz toplama ünitesini tam dolduracak ve dolayısı ile ısınmayı sağlayacak kadar olmadığını, mevcut sistemin günlük talaşın taşınmasına göre ayarlandığını, davalının asıl yapmak istediğinin hem günlük çıkan talaşları hem de mobilya yapımından kalan diğer tahta parçaları kazana atarak ısınmayı sağlamak olduğunu, aynı anda hem sistem aracılığı ile günlük talaşların kazana aktarılacağı, hem de mobilyalardan kalan parçaların görevli vasıtası ile kazana atılarak bu şekilde ısınmanın sağlanacağını, sadece günlük çıkan talaş miktarı ile ısınmalarının mümkün olmadığını, dosya kapsamından ise davalının talaşları bir süre biriktirip daha sonra birden sisteme verdiğinin, bunun da tıkanıklığa neden olduğunun anlaşıldığını, sistemin günlük talaşın taşınması için kurulması nedeniyle motor gücünün de 11 kw olduğunu, daha fazla talaş taşınması için 22 kw motor gücünün olmasının gerektiğini, motor gücünün yüksek olmasının davalı firmanın elektrik maliyetini fahiş oranda artıracağını, motor gücünün miktarının davalının seçimi olduğunu, bilirkişilerin teklif formundaki formülün emiş gücünü göstermeye yeterli olmadığına ilişkin görüşleri kabul etmediklerini, teklif formundan taşıma kapasitesinin anlaşıldığını, davalının teklif formunu kabul ederek anlaştığını, teklif formunda belirtilen “...” sistemin emiş gücünü ve dolayısı ile alacağı talaş yoğunluğunu gösterdiğini, sistemin hava emiş gücü ile çalıştığını, belirtilen rakam havanın çekim gücü hakkında fikir verdiğini, taşınan talaş miktarının da havanın çekim gücüne göre değiştiğini, daha yüksek kapasiteli sistemin maliyeti nedeniyle özellikle devam eden elektrik maliyeti nedeniyle davalının istemediğini, davacıya ödenmesi konusunda anlaşılan fiyatın da yapılan işle orantılı olarak düşük olduğunu, daha az talaş çekebilecek sistem ile daha çok talaş çekilmeye çalışıldığı için sıkıntı yaşandığını, davalının mobilya fabrikası olup mobilya yapımı esnasında çıkan talaş ve parçaları kullanarak ısınıp yakıttan tasarruf sağlamak istemesine rağmen yüksek kapasiteli sistemin talaşları çekerken çok fazla elektrik harcayacağından yakıttan yapacakları tasarrufu elektrik tüketimi nedeniyle kaybetmemek için düşük kapasiteli sistem kurdurduğunu, davalı tanıklarının beyanlarından da anlaşılacağı üzere sistemin aslında çalıştığını, davalının ısınmayı gerçekleştirmek için çok fazla toz ve talaş koyduğu için çalışmadığını, anlaşmaya uygun olarak günlük çıkan talaş ve tozlar koyulduğunda çalıştığının randımanın düşük, faydanın istenilen düzeyde olmadığı şeklindeki beyanlardan anlaşıldığını, daha önceden alınan ek raporda, amacın talaş ve tozların kazan dairesine taşınmak olduğu belirtilerek davacının beyanının doğru olduğunun anlaşıldığını, 1/6/... tarihli duruşmada davalı firma yetkilisinin toz toplama ünitesindeki katı atık ünitesine attırılması işlemi yapılması için anlaşıldığına ilişkin beyanından anlaşmanın ısınmayı sağlamaya yönelik olmadığının anlaşıldığını, anlaşma gereği sistemin kapasitesinin günlük talaşları çekmeye yetecek kadar olduğunun ve kapasitesine uygun kullanıldığında çalıştığının tanık beyanlarından ve yapımdan sonra 1 yıl kullanmalarından anlaşıldığını, yangın raporu ile yangın bilirkişisinin raporundan yangının kazandan meydana geldiği konusunun sabit olduğunu, bu durumda davacının yapmış olduğu toz taşıma sistemi dolu halde iken kazanla olan irtibatı da kesilmeden, kazana başka yakıt koyularak yakıldığının, bu şekilde kazanın yakılması sonucunda yangının meydana geldiğinin anlaşıldığını, kazanın talaş ile dolu olmasının davalı tarafın sistemi kapasite üstü kullanıp tıkamasından kaynaklandığını, sistemin mevcut emiş gücünün fazla miktarda toz almaya uygun olmadığını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.Davalı vekili davacının istinaf başvurusuna karşı verdiği cevap dilekçesinde, gerekçeli kararda belirtildiği üzere sistemin proje, teknik ölçüm ve hesaplara dayalı olarak belirlenecek metraj ve özellikler çerçevesinde yapılması gerekir iken bunların hiçbirinin yapılmayıp dava açıldıktan ve keşif yapıldıktan sonra davalı tarafından da itiraz edilen ne olduğu belli olmayan yalnızca resim şeklinde gösterilen bir çizime dayalı olarak yapıldığını, iş yeri kapasitesinin talaş toplama sisteminde kullanılabilecek ve aktarılabilecek kapasitenin belirlenmeden sistemin kurulduğunu, hiçbir zaman amacına uygun çalışmadığını, sistemin tam ve eksiksiz olarak davalı şirkete teslim edildiğine dair de bir tutanak düzenlenmediğini, sistemin bu hali ile beklenen faydayı sağlamaya elverişli olmadığını, neticede ayıplı olduğunun açık olduğunu, buna ilişkin davalı tarafından gerekli ihtarname ve itirazlar yapıldığını, fabrikada çıkan yangının davacı yanın üstlendiği işin iyi yapılmaması ve gizli ayıp nedeniyle fonksiyonunu görmemesi ve doğal olarak da çalışmaması nedeniyle çıktığının da belli olduğunu, yüksek motor gücünün kurulması halinde elektrik sarfiyatının çok olacağı gibi varsayıma dayalı ve sorunun özünden uzak beyan ve nitelendirmeler ile sistemin yapılış amacına uygun kullanılmadığı iddiasını kabul etmenin mümkün olmadığını, teknik bir konuda davacı firmanın yukarıda belirtildiği şekilde ne olduğu belli olmayan yalnızca resim şeklinde gösterilen bir çizime dayalı bir taslak ve amaca uygun olmayan ve ayıplı imalat yaptığını, yapılan araştırmada davacının faaliyetini durdurduğunun öğrenildiğini belirterek davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini istemiştir.Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.Mahkemece kaldırma kararından sonra alınan ek rapora itiraz edilmesi üzerine dosya üzerinden yeni bir bilirkişi heyetinden tekrar rapor alınarak davanın reddine karar verilmiştir.Davacının imal ettiği "toz toplamadan kömür kazanına malzeme nakline ilişkin sistemin" davalıya ait fabrikaya yerleştirilmesinden sonra davalının sistemin çalışmadığına ilişkin ihbarları üzerine davacı çalışanları tarafından sistemin incelendiği, cevaba cevap dilekçesine göre en son ayıp ihbarının ... yılının Haziran ayında yapılması üzerine davacı çalışanlarının yeniden sistemi incelediği, davalının bu tarihten sonra sistemin çalışmadığına ilişkin olarak dosyaya bir delil sunmadığı, bu yönde bir iddiasının da olmadığı, davalı fabrikada son ayıp ihbarından aylar sonra../11/... tarihinde meydana gelen yangına kadar davalının söz konusu sistemi kullanmaya devam ettiği, itfaiye müdürlüğü tarafından düzenlenen yangın raporunda katı yakıt taşıma sistemi içinde bulunan talaş tozlarının katı yakıt kazanının hararetinden tutuşması sonucu yangının çıktığı kanaatine varıldığına ilişkin açıklamadan davacı tarafından imal edilen sistemin davalı tarafından kullanılmaya devam edildiğinin anlaşıldığı dosya kapsamı ile sabittir. Eser sözleşmeleri 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 470. vd. maddelerinde düzenlenmiş olup iş sahibinin seçimlik haklarının neler olduğu 475.maddede açıkça gösterilmiştir. Bu maddeye göre iş sahibi eserdeki ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumlu olduğu hallerde eser iş sahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme, eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere eserin ücretsiz onarılmasını isteme hakkı bulunmaktadır. Aynı Kanun'un 477.maddesinde de eserin açıkça veya örtülü olarak kabulünden sonra, yüklenicinin her türlü sorumluluktan kurtulduğu, ancak, onun tarafından kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek olan ayıplar için sorumluluğun devam edeceği, iş sahibinin gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal etmesi halinde eseri kabul etmiş sayılacağı, eserdeki ayıbın sonradan ortaya çıkması halinde işsahibinin gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorunda olduğu, bildirmezse eseri kabul etmiş sayılacağı düzenlenmiştir.Somut olayda davalı iş sahibi sözleşme konusu sistemi kullanamadığını savunmasına ve ayıp ihbarında bulunmasına rağmen sözleşme bedeline ilişkin hiçbir ödeme yapmadığı gibi 4/11/... tarihli yangın raporundan da anlaşıldığı üzere ayıplı olduğunu ileri sürdüğü sistemi bu tarihe kadar kullanmaya devam etmiş, sözleşmeden dönme veya diğer haklarını davacının yangından sonra yaptırdığı tespit işlemine kadar kullanmamış, yangın nedeniyle sistemin zarar görerek çalışamaz hale gelmesinden ve davacının talebi üzerine yapılan tespit işleminden sonra 17/12/... tarihli ihtarname ile sözleşmeden dönme hakkını kullandığını bildirmiştir.Davalının bedelini ödemediği ve ayıplı olduğunu ileri sürdüğü imalatı faturaya itiraz ettiği 26/11/2014 tarihli ihtarnameden yangın tarihi olan 4/11/... tarihine kadar kullanmaya devam etmesi ve bu süreç içerisinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 475.maddesindeki haklarını kullanmaması 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesindeki objektif iyiniyet kurallarına aykırı olduğu gibi ayıplı imalat nedeniyle seçimlik haklarını kullanmayan davalının 6098 sayılı TBK'nun 477.maddesine göre söz konusu imalatı ayıplı olarak kabul etmiş sayılacağı da gözetildiğinde davacının sözleşme bedeline hak kazandığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece davanın kabulü yerine reddi doğru olmadığından davacının istinaf sebepleri yerindedir. 6100 sayılı HMK'nun 355.maddesi gereğince istinafa başvuranın sıfatı, istinaf konusu yapılan nedenler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu sebeple esas bakımından kabulü ile bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK’nun 353/1-b-2 maddesi gereğince mahkeme kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-HMK'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA,a)Davanın KABULÜNE,....600,00.-TL bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,b)Alınması gerekli 1.612,11.-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 403,03.-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 1.209,08.-TL harcın ilk derece mahkemesince davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,c)Davacı tarafından yapılan toplam 4.586,80.-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan gider avansının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,d)Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,e)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'nin 13/2.maddesi gereğince ....600,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,4-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yapılan toplam 220,70.-TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Karar tebliği, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile .. tarihinde karar verildi. ...Başkan... ...Üye... ...Üye... ...Katip...