İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinden kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir itirazının reddi kararına dair istinaf kararı
Özet: Bu hukuki evrak, menfi tespit davasında, icra takibine konu çekin imzasız kaybedildiği iddiasıyla davacı tarafından talep edilen ve icra veznesine yatırılacak paranın alacaklıya ödenmemesi yönündeki ihtiyati tedbir kararının, davalı vekilinin itirazının ilk derece mahkemesince reddedilmesi üzerine, davalının bu red kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunun incelenmesine ilişkin olup, dosya istinaf mahkemesince ilk incelemeden geçirilmiştir.

T.C.
İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ16. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IDOSYA NO:2026/898 EsasKARAR NO: 2026/1161İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ:20/04/2026 (Ara Karar)NUMARASI:2025/928 EsasDAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ:09/07/2026İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İHTİYATİ TEDBİR TALEBİ:Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dilekçesinde özetle; İstanbul 29. İcra Dairesi'nin .... sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine konu 1903109 seri numaralı 116.828,57-TL bedelli ve .... Şti. keşidecili çek üzerinde yer alan imzanın davacıya ait olmadığını, davacının bahse konu çeki imzasız bir şekilde taşıdığı sırada kaybettiğini, buna ilişkin olarak İstanbul CBS'ye şikayette bulunulduğunu, borcu ve imzaya ayrı ayrı itirazlarının bulunduğunu, bu durumun yapılacak imza incelemesi neticesinde sübut bulacağını belirterek icra takibinin tedbiren durdurulmasına ihtiyati hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İHTİYATİ TEDBİR KARARI: İlk derece mahkemesince 25/12/2025 tarihli ara karar ile; takipten sonra açılan menfi tespit davasında teminatlı ya da teminatsız olarak takibin durdurulmasının mümkün olmadığı, ancak İİK 72. maddesi gereği icra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarında teminat karşılığında ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesine girecek paranın alacaklıya verilmemesi yönünde karar verilebileceği, davacı aleyhine İstanbul 29. İcra Müdürlüğü'nün... sayılı dosyası ile yürütülen icra takip dosyası ve dava dosyasındaki bilgi ve belgeler uyarınca, hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceği veya gecikme sebebiyle ciddi bir zararın doğabileceği gerekçesiyle, İİK 72/3.maddesi uyarınca teminat karşılığında icra veznesine yatacak paranın alacaklıya ödenmemesine kararı verilmiştirİHTİYATİ TEDBİRE İTİRAZ:Davalı vekili ihtiyati tedbire itiraz dilekçesinde; kambiyo senedi ile borç taahhüdü altına giren kişi borçlu olmadığını ileri sürüyor ise bu iddiasını ispat etmekle yükümlü olduğunu, davacı-borçlunun takip konusu çeki bizzat imzalayarak müvekkili şirkete verdiğini, bilirkişi incelemesi ile de bu durumun ortaya çıkacağını, dava dilekçesinde dahi icra takibini başlatan alacaklıyı yanlış göstererek, müvekkili şirket yerine üçüncü bir şirketin adına yer verdiğini, teminatın yatırılmadığını, kararın gerekçesiz olduğunu, ihtiyati tedbir koşullarının oluşmadığını belirterek ihtiyati tedbirin kaldırılmasını talep etmiştir.İHTİYATİ TEDBİRE İTİRAZIN REDDİ KARARI:İlk derece mahkemesince 20/04/2026 tarihli ara karar ile; dava dosyadaki bilgi ve belgeler uyarınca, hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceği veya gecikme sebebiyle ciddi bir zararın doğabileceği takdir olunmakla HMK 389, 390/3. maddelerindeki koşulların sağlandığı, yaklaşık ispat şartının mevcut olduğunun değerlendirildiği, öte yandan davanın menfi tespit davası olduğu, HMK 390. maddesi gereğince davacı tarafça yaklaşık ispat koşulunun sağlandığı kanaatiyle mahkememizce davacı şirket yönünden usulüne uygun ihtiyati tedbir kararı verildiği, kaldı ki İİK 72/3.2.c maddesi uyarınca, buradaki tedbir kararından amaçlananın icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesine ilişkin olduğu, takibin durdurulmasına karar verilmediğinden alacaklının takibe devam ederek tüm icrai işlemleri yapabileceği/borçlunun mal varlığına haciz işlemlerine devam edebileceği gerekçesiyle, karşı tarafın yasal koşulları oluşmayan tedbire itirazlarının reddine karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde, itiraz dilekçesindeki beyanlarını tekrarla; kambiyo senedi ile borç taahhüdü altına giren kişi borçlu olmadığını ileri sürüyor ise bu iddiasını ispat etmekle yükümlü olduğunu, ihtiyati tedbire hükmedilen ve itirazımızın reddine ilişkin mahkeme kararları gerekçeli olmadığını, gerekçe gibi gözüken hususların da gerçeğe aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.GEREKÇE:Dava, menfi tespit davasıdır.Dairemiz önüne gelen somut uyuşmazlık ise, davalının ihtiyati tedbire itirazının reddine dair 20/04/2026 tarihli ara karara ilişkindir. Karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince 25/12/2025 tarihli ara karar ile, İİK 'nun 72/3 maddesi uyarınca, % 20'si teminat gösterilmesi durumunda, davacı tarafından icra veznesine yatırılacak paranın alacaklıya ödenmemesi konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesine karar verildiği, ara kararın davacı vekiline 30/12/2025 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafın HMK’nın 393/1. maddesi uyarınca bir haftalık yasal süre içinde ihtiyati tedbir kararının uygulanmasını talep etmediği gibi hükmedilen teminatı da yatırmadığı, bu nedenle mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararı kendiliğinden kalkmış sayıldığı ve davalı vekilinin bu karara yaptığı itiraz konusuz kaldığından, Mahkemece ihtiyati tedbire itiraz hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, 20/04/2026 tarihli ara kararı ile davalı vekilinin itirazının reddine dair kararın yerinde olmadığı anlaşılmakla, HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca davalı vekilinin istinaf itirazının kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve davalının ihtiyati tedbire itirazı konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE,2-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince İstanbul 10.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/928 Esas sayılı dosyasından verilen 20/04/2026 tarihli ara kararın KALDIRILMASINA,3-HMK’nın 393/1. maddesi uyarınca Mahkemece verilen 25/12/2025 tarihli ihtiyati tedbir kararı kendiliğinden kalkmış sayıldığından, davalı vekilinin ihiyati tedbire yaptığı itirazı KONUSUZ KALDIĞINDAN KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,4-İstinaf peşin harcının talebi halinde davalıya iadesine, 5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararla birlikte değerlendirilmesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oy birliği ile kesin olarak karar verildi.09/07/2026