Yargıtay, silahlı terör örgütü üyeliği suçlamasında, kesin ve inandırıcı delil bulunmaması nedeniyle sanığın beraat etmesi gerekirken verilen mahkumiyet hükmünü bozdu.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararının, sanığın savunmasının aksine örgütsel iletişim ağı kullanmadığı, kod adı bulunmadığı, örgüte yardım kastıyla hareket ettiği veya örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katıldığına dair kesin ve inandırıcı delil ikame edilemediği, sadece eşinin ekli olduğu ve konuşma içeriği tespit edilemeyen bir uygulamaya dair tespitin yetersiz olduğu, dolayısıyla delillerin hatalı değerlendirilerek yerinde olmayan gerekçelerle mahkumiyet hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle sanık hakkındaki mahkumiyet hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/... E., 2021/694 K.SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : BozmaBölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Her ne kadar tebliğnamede 1 numaralı görüşte ''Sanığın zorunlu müdafinin 14.05.2020 tarihli vekillikten çekilme dilekçesinin sanığa tebliğ ile talebi halinde vekaletnameli müdafiye durumun bildirilmesi, aksi halde zorunlu müdafi tayini ile durumdan haberdar edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi'' gerekçesiyle bozma talep edilmiş ise de sanığın yargılama aşamasında müdafii ile temsil edilerek savunmasının müdafi huzurunda alındığı, bölge adliye mahkemesi gerekçeli kararı ve sanık müdafiinin çekilme dilekçesinin sanığa tebliğ edildiği anlaşılmakla tebliğnamede bu yönde bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Savunmasında ... adlı uygulamayı kullanmadığını bildiren sanığa ait olduğu belirtilen dosya içerisinde mevcut ... tespit değerlendirme tutanağında sadece eşinin ekli olduğu ve herhangi bir konuşma içeriği tespit edilemediği görülmekle; savunmasının aksine örgütsel iletişim ağı kullandığı saptanamayan, kod adı kullanmayan, örgüte yardım kastı ile hareket ettiği ya da örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katıldığını ortaya koyan kesin ve inandırıcı delil ikame olunamayan sanığın ispat edilemeyen müsnet suçtan beraatine karar verilmesi gerekirken, delillerin hatalı değerlendirilmesi suretiyle ve yerinde olmayan gerekçeye dayanılarak yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,Kanuna aykırı, sanığın temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca ... 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.