Bursa Bölge Adliye Mahkemesi, Organize Sanayi Bölgesi genel kurul kararının iptali davasında OSBlerin tacir olmaması nedeniyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk olduğuna hükmederek istinafı reddetti.
Özet: Bir Organize Sanayi Bölgesi genel kurul kararının iptali istemiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi davanın görev yönünden usulden reddine ve uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemelerinde görülmesi gerektiğine karar vermiş; davalının bu karara karşı, ticari uyuşmazlık olduğunu ve asliye ticaret mahkemelerinin görevli olması gerektiğini belirterek yaptığı istinaf başvurusu, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, Yargıtayın OSBlerin tacir olmadığı ve mutlak ticari dava niteliği taşımayan uyuşmazlıklarda asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğu yönündeki içtihadı gereğince reddedilerek, ilk derece mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu onanmıştır.

T.C. BURSA BAM 13. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/640 - 2024/833

T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
13. HUKUK DAİRESİ K A R A R
DOSYA NO : 2024/640
KARAR NO : 2024/833
BAŞKAN : ...
ÜYE : ..
ÜYE :...
KATİP : ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/1232
KARAR NO : 2023/1216
KARAR TARİHİ : 29/12/2023
İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ : 23/01/2024
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av....
DAVALI : ...
[25969-15420-04630] UETS
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
B.A.M. KARAR TARİHİ : 04/04/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 15/04/2024
Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın görev yönünden usulden reddine dair verilen karara süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde, ...Sanayi Bölgesinin 06/10/2020 tarihli Genel Kurul kararının İl Hıfzısıhha Kurul Kararına aykırı olarak yapılması, 13. Maddedeki kamu yararı ifadesinin muğlak bırakılması, pay sahiplerinin haklarını sınırlandıran ve ortadan kaldıran şekilde gerçekleştirilmesi, OSB Genel Kurul Çağrısının usulüne uygun yapılmaması nedeniyle usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla 06/10/2020 tarihli olağan genel kurul kararlarının yok hükmünde olduğunun tespiti ile iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davaya bakmakta Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olması nedeniyle davanın HMK 114/1-c maddesi delaleti ile 118/2. Maddesi gereğince usulden reddine karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde, 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunun 25/5 maddesine göre OSB mevzuatında boşluk olması halinde TTK'nın anonim şirketlere ilişkin hükümlerinin OSB'lerde uygulanmasını istediğini, buna göre görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, iptali istenen 2020 yılına ait karara yönelik hak düşürücü 3 aylık sürenin geçtiğini beyanla mahkemece verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE :
Dava, Organize Sanayi Bölgesi Genel Kurul Kararının iptali istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava olabilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafının da tacir olması ve uyuşmazlığın ticari işletmeleriyle ilgili hususlardan doğmuş bulunması veya anılan Kanun maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan olması gerekli ve yeterlidir. Aynı Kanun’un 5/2. maddesinde ticari davaların, ayrı asliye ticaret mahkemesi olan yerlerde o yerdeki asliye ticaret mahkemesinde görüleceği hükme bağlanmış, maddenin 3.fıkrasında; asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi arasındaki ilişki görev ilişkisi olarak belirlenmiştir.
4962 sayılı OSB Kanununda, OSB'lerin özel hukuk tüzel kişisi oldukları belirtilmiştir.
Her ne kadar, dairemizin 07.03.2023 tarih, 2022/299 Esas, 2023/544 Karar sayılı kararı ile, benzer uyuşmazlıkta, davanın asliye ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiği, yönünde karar verilmiş ise de, 5235 sayılı yasanın 35. Maddesi kapsamında uyuşmazlığın giderilmesi bakımından Yargıtay 11 . Hukuk Dairesinin, 2022/4599 Esas, 2023/3797 Karar sayılı ilamı ile " OSB'lerin taraf olduğu davalarda diğer taraf tacir olsun ya da olmasın, uyuşmazlığın mutlak ticari dava olmadığı hâllerde yargılamanın asliye hukuk mahkemelerinde görülmesi gerektiği" gerekçesi ile, OSB'lerin Tacir olmadığına, taraf olduğu davalarda diğer taraf tacir olsun ya da olmasın, uyuşmazlığın mutlak ticari dava olmadığı hâllerde yargılamanın asliye hukuk mahkemelerinde görülmesi gerektiğine ilişkin kararı kesin ve bağlayıcı olduğundan eldeki dosyada; davalı tacir olmadığı gibi mutlak ticari dava da söz konusu olmadığından uyuşmazlığın genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinde görülüp çözülmesi gerekir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2014/8822 Esas 2015/4862 Karar, 2021/19203 Esas 2022/416 Karar sayılı ilamları, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2016/2659 Esas 2016/5223 Karar sayılı ilamı) . Davalı vekilinin istinaf başvurusu yerinde değildir.
HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına ve istinaf konusu yapılan nedenlere ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesin kararı usul ve yasaya uygun olması nedeniyle davalı vekilinin istinaf taleplerinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/12/2023 tarih ve 2023/1232 - 2023/1216 sayılı kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b-1 hükmü gereğince davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2- İstinaf kanun yoluna başvuran davalıdan alınması gerekli harç peşin alındığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
3- Karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
4- İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5- İstinaf yargılama giderinin istinafa başvuran taraf üzerinde bırakılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-a. hükmü uyarınca kesin olmak üzere 04/04/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
...
Başkan
...
...
Üye
...
...
Üye
...
...
Katip
...