İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, kooperatif üyeliği sırasında taşıma imza ile sahte bono oluşturulduğu iddiasıyla açılan menfi tespit davasında, davalının dolandırıcılık suçundan mahkumiyetini ve bilirkişi raporunu esas alarak ilk derece mahkemesi kararını onayan istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının, davalı tarafından 75.000 TLlik icra takibine konu kambiyo senedinin kooperatif üyeliği sırasında verilen boş imza kullanılarak "taşıma imza" yöntemiyle sahte olarak oluşturulduğunu iddia ederek borçlu olmadığının tespitini ve senedin iptalini talep ettiği menfi tespit davasında, davalının dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilikten mahkumiyetini ve senedin sahteliğini grafoloji uzmanı raporuyla saptayan ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesini detaylandırmaktadır.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ44. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R IDOSYA NO: 2024/823 KARAR NO: 2026/837İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İstanbul 21. Asliye Ticaret MahkemesiTARİHİ: 19/06/2023NUMARASI: 2021/198 E. - 2023/482 K.DAVANIN KONUSU: Menfi TespitİSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/05/2026Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından .... İcra Müdürlüğünün ...Esas numaralı dosya ile takip başlatıldığını, takibe konu edilen alacakların hiç bir dayanağı bulunmadığını, davacının böyle bir borcunun bulunmadığını, icra takibine konu yapılan kambiyo evrakı olarak gösterilen 17/02/2015 düzenleme tarihli ve 75.0000,00 TL olarak gösterilen senedin sonradan üyelik sırasında imzalı olarak verilen belge üzerine doldurulmak suretiyle imza transferi - taşıma imza şeklinde sahte bono oluşturularak davacı aleyhine icra takibi ile tahsil edilmeye çalışıldığını, davacının davalı ile hiçbir alışveriş yapmadığını ve borçlanacağı herhangi bir senette vermediğini, davacının konut sahibi olmak amacıyla çoğunlukla üyelerinin kamu çalışanı olduğu ... kayıt olduğunu, kayıt sırasında tüm üyelerden boş imza için esas olmak üzere imzalı belge alındığını, davalının üyelerin çoğuna ait belgeleri alarak kendi uhdesinde bulundurduğunu, başkanlık için aday olup seçilememesinden sonra kooperatif üyelerinin çoğu hakkında taşıma imza ile senet haline getirerek yaklaşık 45 - 50 kişi hakkında icra takibi başlatarak, haksız para tahsili peşine düştüğünü, .... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile asıl alacak 75.000,00 TL olmak üzere 98.079,45 TL ile ödeme emrinin tebliğ edildiğini, bunun üzerine davacı lehine haklarını korumak amacıyla davalı aleyhine İstanbul 17. İcra Hukuk Mahkemesi 2018/597 Esas sayılı dosya ile takibe karşı dava açıldığını, ayrıca sahte evrak tanzimi ile sahtecilik ve dolandırıcılık suçları işleyen suç duyurusunda bulunulduğunu, davacının kooperatife üyelikten kaynaklı ödenmemiş herhangi bir borcunun bulunmadığını, tüm bu nedenlerle; davacının dava konusu .... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosya ve bu dosyaya konu taşıma imza ile oluşturulmuş belgeden dolayı borçlu bulunmadığının tespitini ve sahte bononun iptal edilerek geçersiz sayılmasını, tüm hakları saklı kalmak kaydıyla icra takibine konu söz konusu bononun borçlusu olmadığının menfi tespitini, davalının kötü niyetli olmasından dolayı haksız ve sebepsiz icra takibi sebebiyle takip konusu alacağın en az %20'si oranında kötü niyet tazminatı ile yine takip konusu alacağın %10'u oranında para cezasına mahkum edilmesini, tüm yargılama harç ve giderleri ile karşı vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ:Davalı taraf cevap dilekçesinde özetle; davanın görevli mahkeme olan Asliye Ticaret Mahkemelerinde açılması gerektiğini, arabuluculuğun dava şartı olması nedeniyle davanın usulden reddinin gerektiğini, yargılama usulünün basit yargılama usulü olması gerektiğini, açılan takip dosyasında borçlu (davacı) ... hakkında bonoya dayalı olarak kambiyon senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını ve sonrasında görülen borca itiraz davasında, İstanbul 17. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2019/599 Karar sayılı kararıyla takibe yapılan itirazın reddedildiğini, dava konusu senedin sahteliği iddiasının mesnetsiz olduğunu, TTK m. 776 uyarınca bononun zorunlu tüm unsurlarını eksiksiz olarak karşıladığını, tüm bu nedenlerle; mahkememizde açılan iş bu davanın görevsizliğini, usulden ve esastan reddini, davacı aleyhine asıl acak miktarının %20 den aşağı olmamak üzere TTK m. 72'ye göre tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini mahkememizden talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk derece mahkemesi 2021/198 esas, 2023/482 karar sayılı, 19/06/2023 tarihli kararı ile; "Dosya kapsamı incelendiğinde; davalı hakkında İstanbul 6.Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/241 Esas - 2022/303 Karar sayılı dosyasında dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından hapis cezası verildiği görülmüştür. Mahkememizce re'sen görevlendirilen Grafoloji Uzmanı ... sunduğu 29/04/2023 Tarihli bilirkişi raporunda özetle;"...Dosya muhteviyatında bulunan İnceleme konusu olan 17.02.2015 düzenleme tarihli ve 75.000 TL bedelli senet aslı üzerindeki imzaların taşıma imza olup olmadığı yönünde yapılan incelemede; Senedin belge yönünden ebatlarının matbu senet ebatlarının sol kenar ile üst kısmının ölçülerinin sağ ve alt kenar ölçülerine göre farklı olduğu, Bilgisayar ve yazıcı marifetiyle oluşturulan senet metni ile borçluya ait bilgiler ve imza yazılarının farklı yazı tipi ve boyutlarında olduğu, Ayrıca senet üzerinde sonradan yazıcı marifetiyle print edilmesinden kaynaklanan mürekkep atıklarının kağıt zeminde mevcudiyetinin tespit edildiği, Senet sol — üst ebatlarının sağ ve alt ebatlarındaki uyumsuzlukları, üzerinde yer alan yazı karakterlerinin tipi ve boyutları, kağıt zemin yüzeyindeki mürekkep atıkları dikkate alındığında önceden farklı amaçla düzenlenmiş bir belge üzerinden senet haline dönüştürüldüğü..." yönünde kanaat bildirilmiş, işbu bilirkişi raporu dosya içeriğine toplanan delillere uygun ve karar vermeye elverişli bulunduğundan, mahkememizce verilen kararda dikkate alınmıştır. Bunun yanında İİK 72/5 maddesi uyarınca kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için takibin haksız olarak yapılması yeterli görülmemekte aynı zamanda alacaklının kötü niyeti aranmaktadır. Yani alacaklı takibin yapıldığı anda ya borçlunun kendisine hiç borcu olmadığını bilmesi ya da talep ettiği kadar borcu olmadığını bilmesi gerekmektedir. Somut olayda; senet üzerindeki imza davalı tarafından taşıma yoluyla alınmış olup, her ne kadar imza davalıya ait olsa bile senede doğrudan atılmadığından, icra takibi başlatan davalı mahkememizce açıkça kötü niyetli olarak görülmüş, sonuç olarak 1-Davanın KABULÜ ile; Davacının .... İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı icra dosyası ve buna dayanak 17/02/2015 düzenleme tarihli, 75.000,00TL bedelli senet yönünden davacının davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, senedin davacı yönünden iptaline,2-Yapılan takipte davalının kötü niyetli olduğu kanaatine varıldığından, takdiren %20 üzerinden hesaplanan 15.000,00TL tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine" karar vermiştir.İSTİNAF:Davalı taraf istinaf dilekçesinde özetle; ...Mahallesinde yer alan ... İnşaatı sürecini, .....bünyesinde, genel kuruldan alınan yetkiler ve kat karşılığı inşaat sözleşmeleriyle usulüne uygun şekilde yönettiğini, inşaatın devamı aşamasında kooperatifin ve üyelerin ödeme güçlüğü çekmesi üzerine, sürecin sekteye uğramaması adına bankalara ve üçüncü kişilere karşı şahsi kefaletini sunduğunu, bu risk karşılığında borçlu üyelerden teminat niteliğinde senetler aldığını, Dairelerin borçlu üyelere güven ilişkisi içinde teslim edildiğini, ancak davacı tarafın borçlarını ödemediği gibi, imzası kendisine ait olan senetler hakkında "sahtelik" ve "fotomontaj" iddialarıyla menfi tespit davası açtığını beyan ettiğini, kendisinin şahsi mal varlığıyla kooperatif borçlarını ödemeye devam ettiğini, asıl mağdurun kendisi olduğunu ve karşı tarafın sebepsiz zenginleştiğini, HMK 187 ve 190 maddeleri uyarınca ispat yükünün davacıda olduğunu, davacının ise dosyaya hukuken geçersiz "faks veya fotokopi" belgeler dışında somut bir delil sunmadığını, bononun temel borç ilişkisinden bağımsız olduğunu, bedelsizlik iddiasının ancak kesin delille ispatlanabileceğini, bilirkişi raporlarının dahi senetteki imzaların davacıya ait olduğunu tevsik ettiğini, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarının eksik, taraflı ve mahkemeyi yanıltmaya yönelik olduğunu; inşaatın maliyeti, kooperatif defterleri ve banka kayıtları incelenmeden hüküm kurulduğunu, aynı iddialarla açılan İstanbul 39. Ağır Ceza Mahkemesindeki davadan beraat ettiğini, bu kararın mevcut davada emsal teşkil etmesi gerektiğini, Kooperatif işlemlerinin 1163 sayılı Kanun ve ana sözleşme uyarınca çift imza kuralına tabi olduğunu, davacı tarafın iddia ettiği "imza sirküsü" kurgusunun hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, savunma hakkının kısıtlandığını belirterek usul ve yasaya aykırı mahkeme kararının kaldırılmasını, inşaat maliyetlerinin, tapu kayıtlarının ve kooperatif defterlerinin uzman bilirkişilerce yeniden incelenmesini ve yeniden inceleme ile davanın reddini talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP:Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalının istinaf dilekçesinde yer alan talep ve gerekçeler hukuken geçerli olmadığını, davalının istinaf dilekçesinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğundan mahkeme kararının onanmasını talep etmiştir. GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; İİK'nın 72. maddesi kapsamında, sahtelik iddiasına dayalı olarak bonoya yönelik menfi tespit istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verildiği, davalı tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür. Dosyanın tetkikinde; .... İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı takip dosyasına konu 17/02/2015 düzenlenme tarihli, 75.000-TL bedelli senet keşidecisinin davacı, lehtarın davalı olduğu, senedin alt kısmında biri sağda, biri ortada ve biri solda olmak üzere üç adet imza olduğu, senedin üst kısmında "..." ad ve soyadı ile adres, ev ve cep telefon numaraları olduğu, telefon bilgilerinin altında senet metninin yer aldığı, dava dışı kooperatife verilen imzalı yazının sahtecilik sureti ile bonoya dönüştürüldüğü iddiası kapsamında menfi tespit isteminin mevcut olduğu anlaşılmıştır. İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/241 E. 2022/3030 K. sayılı dosyası kapsamında, davalı ... hakkında kooperatif yöneticisi sıfatıyla, kooperatifin faaliyetleri kapsamında ve kamu kurumu ve kuruluşları aracı kılınmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğini sabit görülerek 44 kez 1 yıl 8 ay hapis ve 44 kez 2500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, ayrıca özel belgede sahtecilik suçunu işlediği sabit görülmekle 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği görülmüştür. İlk derece mahkemesi tarafından grafolog bilirkişi marifeti ile inceleme yapılmasına karar verilmiş ve senedin belge yönünden ebatlarının matbu senet ebatlarının sol kenar ile üst kısmının ölçülerinin sağ ve alt kenar ölçülerine göre farklı olduğu, bilgisayar ve yazıcı marifetiyle oluşturulan senet metni ile borçluya ait bilgiler ve imza yazılarının farklı yazı tipi ve boyutlarında olduğu, ayrıca senet üzerinde sonradan yazıcı marifetiyle print edilmesinden kaynaklanan mürekkep atıklarının kağıt zeminde mevcudiyetinin tespit edildiği, senet sol — üst ebatlarının, sağ ve alt ebatlarındaki uyumsuzlukları, üzerinde yer alan yazı karakterlerinin tipi ve boyutları, kağıt zemin yüzeyindeki mürekkep atıkları dikkate alındığında önceden farklı amaçla düzenlenmiş bir belge üzerinden senet haline dönüştürüldüğü tespit edilmiştir. Böylece raporun denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu, takip konusu senedin mevcut imzalardan yararlanılarak bilgisayar ortamında oluşturulduğu, serbest şekilde borçlanma iradesi ile imzalanmadığı, belgenin düzenleniş tarzına göre kooperatif üyeliği gereği alınan bir belge olduğu ve takibe konu senedin sahte olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca imzalı belgenin sonradan senede çevrilmesinde İİK 72/5. maddesi gereğince davalı/ lehtarın kötü niyetli kabul edilmesi gerektiğinden davanın kabulü ile davacı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Tüm bu nedenlerle istinaf edenin sıfatı ile istinaf sebepleri kapsamında yapılan inceleme neticesinde, davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..../06/2023 tarih ve 2021/... E. 2023/...K. sayılı kararına karşı, davalı tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 6.699,80- TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 1.674,95-TL harcın mahsubu ile bakiye 5.024,85-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 14/05/2026