Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde trafik kazası sonucu araçtaki değer kaybı ve hak mahrumiyeti alacakları için sigorta şirketine ve kusurlu sürücüye açılan tazminat davası.
Özet: Davacının aracı, davalı şahsın sevk ve idaresindeki araç tarafından arkadan çarpılması sonucu meydana gelen trafik kazasında hasar görmüş, değer kaybı ve araç mahrumiyeti zararları oluştuğu iddiasıyla davalı şahıs ve onun zorunlu trafik sigortacısı olan diğer davalı aleyhine tazminat davası açılmıştır; davalı sigorta şirketi önceden ödeme yapıldığını, usul eksiklikleri bulunduğunu ve tazminat taleplerinin fahiş olduğunu savunurken, diğer davalı ise kusuru bulunmadığını ve sorumluluğun sigorta şirketinde olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No

T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 1- ...
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVALI : 2- ... -
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/01/2025
KARAR TARİHİ : 13/07/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 23/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; müvekkili ...'nın maliki olduğu ... plakalı aracın 26/10/2023 tarihinde saat 19:05 sıralarında Kayseri ili Melikgazi ilçesi Hulusi Akar Bulvarı üzerinde seyir halindeyken davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın arkadan çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, kazanın oluşumunda davalı ...'ın %100 tam ve asli kusurlu olduğunu, kaza neticesinde müvekkilin aracında arka tampon demiri, arka tampon, arka panel ve bagaj kapağı gibi parçaların değişimi ve onarımı gerektiğini, bu durumun aracın ikinci el piyasa değerinde ciddi bir düşüşe ve değer kaybına yol açtığını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kusurlu tarafın zararı gidermekle yükümlü olduğunu, davalı ...'ın zorunlu trafik sigortacısı olan davalı ... A. Ş. 'ye 21.12.2023 tarihinde yapılan başvurunun sonuçsuz kaldığını, arabuluculuk sürecinin de anlaşmama ile neticelendiğini, müvekkilin aracının onarımda kaldığı süre boyunca kullanılamaması nedeniyle hak mahrumiyeti zararı oluştuğunu, Yargıtay içtihatları uyarınca araç kiralama faturası sunulmasa dahi makul tamir süresi içerisinde araçtan mahrum kalmanın tazmin edilmesi gerektiğini, davalı ...'a ait ... plakalı araç üzerine ihtiyati haciz konulmasının yaklaşık ispat koşulunu sağladığını belirterek, davalı ...'a ait aracın trafik kaydına ihtiyati haciz konulmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00TL değer kaybı alacağının kaza tarihi olan 26.10.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, ayrıca şimdilik 100,00 TL hak mahrumiyeti tazminatının kaza tarihi olan 26/10/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın belirsiz alacak davası açma imkânı bulunmadığını, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi uyarınca sigorta şirketine usulüne uygun yazılı başvuru yapılmadığını, kaza tespit tutanağının dosyaya sunulmadığını, hasarlı aracın müvekkil şirketin eksperine gösterilmediğini, HMK 121 gereği delillerin tebliğ edilmediğini, ... plakalı aracın 1037181872 numaralı poliçe ile sigortalı olduğunu ve maddi zararlarda araç başına azami 120.000,00-TL teminat limiti bulunduğunu, 11222302512 numaralı hasar dosyası kapsamında 15/12/2023 tarihinde 18.403,56-TL ve 06/12/2023 tarihinde 18.000,00-TL ödeme yapıldığını, bakiye tazminat borcu kalmadığını, kusur tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesi gerektiğini, değer kaybı hesabının 04.12.2021 tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'na göre yapılması gerektiğini, aracın ağır hasar kaydının bulunması halinde değer kaybı talebinin reddedilmesi gerektiğini, ... plakalı aracın daha önce hasara uğrayıp uğramadığının Sigorta Bilgi Merkezi'nden sorulması gerektiğini, 7327 sayılı Kanun ile yapılan değişikliklerin uygulanmasını, müvekkil şirketin temerrüde düşmediğini, haksız fiil nedeniyle avans faizi yerine yasal faiz uygulanması gerektiğini belirterek davanın usulden veya esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ... aleyhine açılan davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin herhangi bir dahli veya kusurunun bulunmadığını, dava konusu ... plaka sayılı aracın kaza tarihi itibarıyla diğer davalı ... A. Ş. tarafından sigortalandığını, zorunlu mali mesuliyet sigortası kapsamında üçüncü kişilerin zararlarının poliçe limitleri dahilinde sigorta şirketince karşılanması gerektiğini, bu nedenle husumetin öncelikle sigorta şirketine yöneltilmesi gerekirken müvekkile yöneltilmesinin hatalı olduğunu, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, davacının talep ettiği tazminat miktarının afaki ve fahiş olduğunu, piyasa gerçekleriyle bağdaşmadığını, davacının iddia ettiği hasar miktarının gerçeği yansıtmadığını, tarafların kusur durumlarının ve gerçek hasar miktarının tespiti için alanında uzman bilirkişiden rapor aldırılması gerektiğini, davacıya ait aracın sigortacısı olan şirketlerden yapılmış veya yapılacak tüm ödemelerin hesaplanacak zarar miktarından mahsup edilmesi gerektiğini, davacının da meydana gelen hasardan kendi kusuru oranında sorumlu olduğunu, bu hususların hesaplamada dikkate alınması gerektiğini, tüm bu nedenlerle davanın reddine ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, maddi hasarlı trafik kazası sonucu aracı hasar gören davacının ZMMS poliçesi kapsamında sigortacı olan davalıdan, araç sürücüsünden ve işletenden maddi zararların (araçtaki değer kaybı, ikame araç bedeli zararı) tazmini talebine ilişkindir.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinin 15/01/2025 tarihli yazısı ile dava konusu araca ilişkin hasar dosyaları gönderilmiştir.
Mahkememizin 08/05/2025 tarihli duruşmasının 7 nolu ara kararında; HMK’nın 266-268 maddeleri uyarınca dosyanın re'sen seçilecek makina mühendisi bilirkişiye tevdi ile kusur oranının ve zarar kalemlerinin hesaplandığı rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi tarafından sunulan raporda özetle; kaza olayının maddi hasarlı ve iki taraflı bir trafik kazası olduğunu, raporun 2.maddesinde belirtildiği üzere kazadaki kök neden; sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracını sürerken karayolları trafik kanunu ve karayolları trafik yönetmeliğinde asli kusurlu sayılan trafik kurallarından ve aracını kullanırken çevre, yol, hava ve trafik durumunu kontrol etmediğini, sürüş güzergahındaki araçların konumunu dikkate almadığını, sürüş esnasında araç hızını ayarlayamadığını ve önündeki araçla ile takip mesafesini koruyamadığını, önünde seyreden aracı güvenli mesafeden takip etmediğini, sürüş esnasında önündeki aracın arka kısımlarına çarparak kaza olmasına neden olduğunu, trafikte başkalarının mal ve can güvenliğini tehlikeye atacak hatalı bir sürüş şekli izlediğini, yaşı itibari ile öngörme, yetenek, tecrübe ve kabiliyetini sürüşüne yansıtamadığını, bu nedenle ... plakalı araç sürücüsü ...' ın meydana gelen trafik kazasında tamamen sorumlu olduğunu, raporun 3.maddesinde detaylıca belirtildiği üzere; ... plakalı araç sürücüsü ...' nın kaza olayında bir ihmalinin bulunmadığı ve herhangi bir trafik kuralını ihlal etmediğini, raporun 4.maddesinde belirtildiği üzere; araçların teknik donanımlarından kaynaklanan bir problemin tespit edilemediğini, kazanın ... plakalı araç sürücüsünün şahsi dikkatsizlikleri ve kural ihlalleri sonucunda ortaya çıktığını, kazanın meydana geldiği yolda trafik işaretlemesi ve yola bağlı bir problemin tespit edilmediğini, bu nedenle Karayolundan sorumlu kurum veya kuruluşun hizmet eksikliği ve sorumluluğunun bulunmadığını, kaza olayının yaşanmasında başkaca kişi ya da kişilerin etkilerinin olmadığını, dava konusu hasarlı aracın tamirinin ekonomik olduğu, 26.10.2023 olay tarihi itibarıyla yedek parça ve işçilik olmak üzere %20KDV dahil Araç Onarım Maliyetinin 40.003,56TL olduğunu, dava konusu araç için 26.10.2023 olay tarihi itibarıyla İkame Araç Bedelinin 5.600TL olduğunu, dava konusu araç için 26.10.2023 olay tarihi itibarıyla Araç Değer Kaybının 25.000TL olduğu, değer kaybı ödemesi yapıldığına dair bir ödeme dekontunun görülmediğini, dava konusu araçta kullanılan parçaların orijinal olup olmadığının tespitinin dosya içeriğinden yapılamadığını, bu tespitin yedek parçaların araç üzerinde montaj esnasındaki tespiti ile anlaşılacağı, bu nedenle dosya içeriğindeki toplam hasar tutarındaki fiyatın dikkate alındığı, aracın kaza tarihi itibari ile 10 yaşında olması nedeni ile orijinal parçanın tedariğinin zor olduğunu, bu nedenle araçta eşdeğer parça kullanıldığının yüksek muhtemel yapıldığı kanaati oluştuğu ve araçta orijinal parça farkından kaynaklı zarar hesabı olmadığını, buna istinaden araç hasar fark bedeli bulunmadığı kanaatinde olduğu bildirilmiştir.
Mahkememizin 11/09/2025 tarihli duruşmasının 2 nolu ara kararında; itirazlarında değerlendirildiği değer kaybının geçmiş kazalarda dikkate alınarak yeniden hesaplama yapıldığı ek rapor hazırlanması için dosyanın rapor sunan bilirkişiye tevdine karar verilmiştir.
Bilirkişi tarafından sunulan raporda özetle; dosya içeriğinde dava konusu aracın 20/03/2016 tarihli hasarına istinaden; ... Motorlu Araçlar tarafından... adına kesilen 07.04.2016 tarihli faturada aracın ön camının sökülüp ve takıldığı, fatura tutarının 906,87TL olduğunu, dosya içeriğinde dava konusu aracın 14/04/2019 tarihli hasarına istinaden; Can Ekspertiz firmasının 22.05.2019 tarihli raporunda aracın sol ön kapı, sol ön çamurlukta değişim ve boya işlemi olduğu, sol arka kapı, sol marşbiyel sacı, sol arka çamurluk, sol ön direkte ise onarım ve boya işlemi olduğunu, hasar tutarının 10.340,39TL olduğunu, dosya içeriğinde dava konusu aracın 19/10/2021 tarihli hasarına istinaden; Can Ekspertiz firmasının 24.12.2021 tarihli raporunda aracın ön tampon ve arka tampon kısımlarından hasar aldığını, parçalarda onarım ve boya işlemi olduğu, hasar tutarının 7.873,51TL olduğunu, dosya içeriğinde dava konusu aracın 02/11/2022 tarihli hasarına istinaden; Simetri Ekspertiz firmasının 09.11.2022 tarihli raporunda aracın arka tampon kısımlarından hasar aldığını, parçalarda onarım ve boya işlemi olduğunu, hasar tutarının 2.325TL olduğunu. aracın geçmiş hasar bilgilerinin durumu, hasar yerleri ve hasar tutarı dikkate alınarak yeniden bir değerlendirme yapıldığını, kök raporda aracın değeri belirlenirken tramer bilgisi dikkate alındığını, burada tramer kayıtlarının detaylarına bakılarak 2.kez bir değerlendirme yapıldığını, değerlendirme de Kayseri ilinde faaliyet gösteren araç alım satım işi yapan farklı firmalardan bilgi alındığını, buna göre araç için kaza tarihi itibari ile 615.000TL ve 620.000TL fiyatlar alındığı ve ortalama olarak 617.500TL' ye alıcı bulabileceği belirlendiğini, dava konusu aracın 26.10.2023 tarihli hasarına göre 2.el rayiç değeri tekrar değerlendirildiğini, buna göre dava konusu araçta; söz konusu kaza nedeniyle araçta değer kaybına neden olan 26.10.2023 tarihli "arka panel, bagaj kapağı" onarım ve boya işlemleri ve hasar sonucunda ortaya çıkan hasar miktarı dikkate alınarak yapılan araştırma neticesinde kaza tarihi itibari 585.000TL ve 590.000TL fiyatlar alındığını ve ortalama olarak 587.500TL' ye alıcı bulabileceği belirlendiğini, Araç Değer kaybı = Araç Hasarsız değeri - Araç Hasarlı Değeri
= 617.500 - 587.500 = 30.000TL olarak hesaplandığı bildirilmiştir.
Davacı vekili tarafından 11/06/2026 tarihli ıslah dilekçesi sunulduğu, davalılara tebliğ çıktığı, ıslah harcının yatırıldığı anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Dava, maddi hasarlı trafik kazası sonucu aracı hasar gören davacının ZMMS poliçesi kapsamında sigortacı olan davalıdan, araç sürücüsünden ve işletenden maddi zararların (araçtaki değer kaybı, ikame araç bedeli zararı) tazmini talebine ilişkindir.
Dava Sigorta poliçesinden kaynaklandığından 6102 sk m. 4-5 gereği mutlak ticari dava olup Mahkememiz görevlidir. Miktar itibariyle davaya tek hakim olarak bakılmıştır. Davalı araç maliki ve sürücü ... husumet yokluğundan davanın reddini talep etmiş ise de bu davalının hem motorlu taşıt sahibi olması nedeniyle hem de haksız fiilin faili olması sebebiyle sorumluluğu bulunduğundan, sigorta şirketinin bulunması işleten ve sürücüden -mağdura karşı- sorumluluğu kaldırmadığından husumet itirazı yerinde görülmemiştir.
Somut olayda, 26/10/2023 tarihinde davacıya ait ... plakalı araç ile davalı ...'a ait olan ve onun idaresindeki ... plakalı aracın kaza yaptığı görülmüştür. Dosya arasında bulunan; taraflarca tanzim edilen kaza tutanağına göre davalı sigortalısı araç sürücüsünün, takip mesafesini korumayarak tam kusurlu şekilde kazaya sebebiyet verdiği, davacının kusurunun olmadığı ikrar edilmiştir.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda davalı sürücünün tam kusurlu olduğu, davacı tarafın ise kusursuz olduğu tespit edilmiştir. Mahkememizce davalı tarafın takip mesafesini korumayarak kazaya sebebiyet verdiği görülmekle, (rapor ve kaza tutanağı tespitleri hükme esas alınarak) davalının tam kusurlu olduğu, davacının ise kusurunun bulunmadığı kabul edilmiştir.
Maddi tazminat talepleri bakımından; davacının araç değer kaybı şeklinde doğrudan zararı bulunduğu; bu zararlardan davalı sigorta şirketinin poliçe limiti kapsamında sorumlu olduğu iddiası incelendiğinde; alınan bilirkişi raporu gereği, davacının aracındaki reel değer kaybının kaza tarihi itibariyle 30.000,00-TL olduğu; Davalı ZMMS sigortacısı ...'nın 36.403,56-TL tamir masrafı ödediği görülmüştür. Davalı sigorta şirketinin limiti 200.000,00TL olup, 36.403,56-TL hasar ödemesi yaptığı bu nedenle bakiyesinin 163.596,44-TL olduğu görülmüştür. Davacı vekili ıslah dilekçesi ibraz etmiş, buna göre değer kaybı talebini 30.000,00-TL'ye yükselttiğini beyan etmiştir.
Davacının ikame araç bedeli tazminatına dair bilirkişi raporunda yapılan tespitler, denetime elverişli ve hakkaniyetli bulunarak hükme esas alınmıştır. Bu bakımdan tamir süresi 7 gün ve kira bedeli 800,00-TL'den hesaplanarak 5.600,000-TL ikame araç bedeli alacağı tespit edilmiştir. Bu kalem de ıslah dilekçesi ile talep edilmiştir.
Davacının 30.000,00-TL değer kaybı, 5.600,000-TL ikame araç alacağına dair talebinin; benimsenen bilirkişi raporunda teyit edildiği görüldü. HMK 190 maddesi gereğince kaza tutanağı, hasar dosyası, bilirkişi raporu delilleri ile ispat edilen alacak kaleminde, davacının talebinin yerinde olduğu anlaşıldı. Bununla birlikte davalıların ıslaha karşı süresinde zamanaşımı definde bulundukları görüldü. Davalıların süresinde ileri sürdükleri zamanaşımı def'i, kaza tarihinden itibaren 2 yılın geçmiş olması, davanın kısmi dava olarak açılmış olması dikkate alınarak; davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, her iki talebin 100,00'er TL üzerinden kabulüne, ıslah ile istenen kısmın zamanaşımından reddine dair karar verilmiştir.
Davacı taraf, davalı sigorta şirketlerine 25/12/2023 tarihinde başvuru yapmış ve sigorta şirketini 15/12/2023 tarihinde temerrüde düşürdüğünü ispat etmiştir. Davalı araç işleteni/sürücü bakımından kaza tarihi temerrüt tarihi olarak tespit edilmiştir. Davalı aracının hususi araç niteliğinde olması dikkate alınarak alacağa yasal faiz işletilmiş; neticede aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davanın Kısmen Kabulü ile
a-100,00-TL değer kaybının davalı ... bakımından 26/10/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, ... şirketi bakımından 15/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile (Sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe miktarı ile sınırlı olmak üzere) tahsil edilerek davacıya verilmesine,
b-100,00-TL ikame araç bedelinin davalı ...'dan 26/10/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsil edilerek davacıya verilmesine,
c-Fazlaya ilişkin taleplerinin zamanaşımı nedeniyle reddine,
2-Alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcının, 615,40-TL peşin harç ve 605,00-TL ıslah harcından mahsubu ile artan 488,40-TL' nin karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine.
3-Davacı tarafça yatırılan 732,00-TL peşin harç, 615,40-TL başvuru harcı toplamı 1.347,40‬-TL' nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan; ilk dava açma gideri 87,5‬0-TL, posta ve tebligat masrafı 427,50-TL, bilirkişi ücreti 5.000,00-TL olmak üzere toplam 5.515,00-TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre belirlenen 31,00-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesap ve taktir olunan 200,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, ( Davalı ... A.Ş.' nin sorumluluğunun 100,00 TL ile sınırlı olmasına )
6-Davalı ... ve ... Anonim Şirketi kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca haksız fiilden kaynaklı maddi tazminat davası olması nedeniyle, aleyhe vekalet davacının vekalet ücretini geçemeyeceğinden 200,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalılara verilmesine, ( Davalı ... lehine hükmedilen vekalet ücretinin 100,00- TL ile sınırlı tutulmasına)
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davanın kabul red oranına göre göre 21,35-TL'sinin davalı ... A.Ş.' den alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davanın kabul red oranına göre göre 3.778,65-TL'sinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
9-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzlerine karşı miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi.13/07/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır