Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde açılan, bilirkişi raporlarıyla desteklenen marka hükümsüzlüğü ve devir davası.
Özet: Davacı, davalı adına tescilli markanın, davacının 2000 yılından itibaren devam eden önceki ve iyi niyetli kullanımına rağmen davalı tarafından kötü niyetle tescil edildiği iddiasıyla, markanın hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine veya kendisine devrine karar verilmesini talep ederken; mahkemece alınan bilirkişi raporunda, davacının uzun süreli ticari kullanımının bulunduğu, davalının ise markayı internet ortamında kullanmadığı, dava konusu markanın davacının seri markalarıyla karıştırılma ihtimali olduğu, kötü niyet ve diğer nedenlerle hükümsüzlük şartlarının sağlandığı tespit edilmiş olup, davalı ise markayı yasal olarak tescil ettirdiğini, davacının kullanımının markasal nitelikte olmadığını ve kendi başvurularına itiraz etmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/222 Esas
KARAR NO : 2026/98
DAVA : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/10/2024
KARAR TARİHİ : 10/06/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı adına ---------- sayı ile tescilli “------------” markasının dava sonuçlanıncaya kadar 3. kişilere devrinin önlenmesi için takdiren teminatsız İhtiyati Tedbir Kararı verilmesine ve bu amaçla Türk Patent ve Marka Kurumu’na müzekkere yazılmasına ve Markalar Dairesindeki sicile şerh edilmesine, davacının gerçek hak sahibi olduğu “----------” markasının geçmiş tarihlerde aralarında ticari ilişki bulunan davalı tarafça Kullanımının Tedbiren durdurulmasına anılan markayı taşıyan tüm ürünlerin tanıtım, üretim, satışı, dağıtımı ve hertürlü tanıtım vasıtasıyla kullanılmasının durdurulmasına bu konuda verilecek İhtiyati Tedbir Kararının infazı için ilgili İcra Müdürlüklerine müzekkere yazılmasına, Dava süresince, davalı tarafın işbu haksız marka hakları üzerinden doğan haklarını müvekkil ile yetkili ---------- distribütörleri aleyhine kullanılmamasını teminen İhtiyati Tedbir Kararı verilmesine; Takdiren davacının teminattan muaf tutulması suretiyle, davalı tarafın, --------- tescil no.lu “----------” ibareli markadan doğan haklarının 3. kişilere ve bu kapsamda özellikle davacı ve ---------- iştiraki olan ----------Ş’ine karşı ileri sürmesinin dava sonuçlanıncaya kadar önlenmesinin temini amacıyla Ters Tedbir Kararı verilmesine, (özellikle SMK 10. maddesi delaletiyle) ve, davalı adına haksız ve hukuka aykırı şekilde tescil edilmiş olan ----------- sayı ile tescilli “----------” markasının asıl hak sahibi olan davacının adına devrine ve tesciline; mezkur markanın devri mümkün olmadığı takdirde ise, izah edilen nedenler ile Davalı adına ---------- sayı ile tescilli “------------” markasının hükümsüzlüğüne ve Türk Patent ve Marka Kurumu sicilinden terkinine karar verilmesini talep ettiği anlaşıldı.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ---------- başvuru numaralı, 10.11.2023 tarihli ve 27.11.2023 bülten tarihli ----------- ibareli markanın müvekkili tarafından tescil ettirildiğini, markanın iletişim alanında kullanılmak üzere tescil edildiğini, davacı tarafın markayı haksız kullandığının tespit edilmesi üzerine --------- Noterliği'nin 11.08.2024 tarih ve --------- yevmiye sayılı ihtarnamesi ile bildirim yapıldığını, davacının markayı tescil ettirmeyerek ciddiye almadığını, davacının marka tescil sürecinde Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde herhangi bir itirazda bulunmadığını, bu hususun müzekkere ile sorulmasını talep ettiklerini, müvekkilinin ---------- Şti. firmasında genel müdür sıfatıyla çalışmadığını ve yetkili olmadığını, bu durumun --------- Ticaret Sicil Gazetesi'nden sorulmasını istediklerini, davacı ile müvekkil arasında 2014-2020 yılları arasında imzalandığı iddia edilen sözleşmenin imza sahiplerinin tespit edilmesini beklediklerini, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını ve markayı lastik sektöründe kullanma amacı gütmediğini, davacının dava konusu ibareyi sadece bayileri arasında cari hesap ve sipariş kontrolü için kullandığını, bu kullanımın marka niteliği taşımadığını, yargılama sürecinde UYAP kaydının yapılmadığını, bilirkişi raporu ve dava dilekçesi eklerinin eksik ve geç tebliğ edilmesi nedeniyle savunma haklarının kısıtlandığını, silahların eşitliği ilkesi gereği bilirkişi raporunun yanlı ve hukuka aykırı olduğunu belirterek dosyanın yeniden bilirkişiye tevdi edilmesini, davanın usulden ve esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
D E L İ L L E R V E G E R E K Ç E : Dava, davalı adına tescilli ----------- numaralı markanın 6/1,6/2,6/3,6/4,6/5,6/6,6/9 maddeleri nedeniyle devri olmadığı takdirde hükümsüzlüğü konusuna ilişkin davadır.Mahkememizde aldırılan 10/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda; ----------- adresli internet sitesinin sipariş oluşturma üzerine kurulu olduğu, sitede ilgili logonun kullanıldığı, alan adı kaydının ----------- tarafından yapıldığı, alan adının 24.08.2000 tarihinde tescil edildiği ve 24.08.2026 tarihine kadar kayıtlı bulunduğu, internet sitesinin yer sağlayıcısının ---------- olduğu, davacının ---------- markasını 2000 yılından itibaren kullandığı, davalının ise internet ortamında herhangi bir kullanımının bulunmadığı, mahkemece marka sahibinin izni olmaksızın başvuru yapıldığı kanaatine varılması halinde davacının SMK 10. madde kapsamında markanın kullanımının yasaklanmasını ve tescilin devrini talep edebileceği, davacı adına tescilli seri markalar ile dava konusu marka arasında karıştırma ihtimali olduğu, kötüniyet ve diğer gerekçelerle hükümsüzlük şartlarının sağlandığı kanaatine varıldığı tespit edilmiştir.Mahkememizde aldırılan 26/01/2026 tarihli bilirkişi raporunda; Davalı taraf ... ---------- hesabının Haziran 2020 de oluşturulduğu, -------- Şti” de Ocak 2017---------- Şti.” “Genel Müdür” Ocak 2019- Hesap sahibinin deneyimleri arasında Ocak 2019 “Bölge Satış Yöneticisi Halen bilgilerinin bulunduğu, Davalının “----------” markasını internet ortamında kullanımına dair herhangi bir veriye rastlanmadığı, Davacıya ait ----------- ve diğer Seri Markaları ile Davalıya ait ----------- markasının ortak ve esas unsurunun “----------” ibaresi olduğu, aynı kelime olan ---------- sözcüğüne farklı kelimeler eklenmek suretiyle marka adlarının oluşturulduğu, davacının marka serisi oluşturmaya yetecek kadar markasının mevcut olduğu, ortalama tüketici nezdinde, davalının ----------- Tescil no'lu markasının davacının seri markalarının arasında olduğuna dair bir algı oluşabileceğinden davalının "-------- markasının SMK 10. mad. cihetinde tescilinin davacıya devrine ya da hükümsüzlüğüne karar verilebileceği şeklinde rapor sunulduğu görüldü.
Tarafların gösterdikleri deliller toplanmış, tüm usuli eksiklikler giderilmiştir. İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacının ------- ve -------- esas unsurlu çok sayıda markanın tescilli sahibi olduğu, davalı adına tescilli davaya konu --------- numaralı "----------" ibareli markanın SMK 6/1,6/3,6/9. Maddeleri uyarınca davacıya devrine olmadığı takdirde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ettiği, davalı vekilince markaların benzer olmadığı iddia edilerek davanın reddinin talep edildiği davalı adına tescilli --------- numaralı "----------" ibareli markanın 35. Sınıfta tescilli olduğu, aldırılan 10/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda taraf markalarının benzer olduğu yönünde görüş bildirildiği, daha sonra aldırılan 26/01/2026 tarihli bilirkişi raporunda davalı markasının hükümsüzlük koşullarının oluştuğu yönünde görüş bildirildiği buna göre dosya kapsamı değerlendirildiğinde davacı şirketlerin yurtdışında faaliyet gösterdiği, ticari unvanlarının asli unsurunun ---------- olduğu, ticari unvan yönünden SMK 6/6 maddesi uyarınca yapılan incelemede davalı markasında yer alan ---------- ibaresinin davacılar ticaret unvanında benzer olduğu, iltibas yönünden yapılan değerlendirmede davacı şirketlerin TPMK nezdinde çok sayıda --------- ve --------- esas unsurlu çok sayıda markanın tescilli sahibi olduğu, davalı markası ile karşılaştırıldığında esas unsurun --------- ibaresi olduğu, bu yönüyle tüketici nezdinde davalı markasının davacının seri markalarından biriymiş gibi algılanabileceği, davalı markasında yer alan --------- ve ---------- ibarelerinin markayı farklılaştırmadığı gibi ----------- ibaresinin davacının --------- numaralı markasında da mevcut olduğu, bu şekilde SMK 6/1. Maddesi uyarınca iltibas oluşması sebebiyle hükümsüzlük koşullarının oluştuğu yine davacı şirketlerin uzun yıllardır hem yurt dışında hem --------- -------- esas unsurlu marka ve ticaret unvanı ile faaliyette bulunduğu, ---------- ibaresi üzerinden gerçek hak sahibinin davacı şirketler olduğu, SMK 6/3. Maddesi uyarınca da hükümsüzlük koşullarının oluştuğu davalının davaya konu markasının tescil sınıfı olan 35. Sınıftaki hizmetlerin incelendiğinde davacı markalarının tescil sınıfı olan markaları ile bir kısım hizmetler bakımından örtüşmediği anlaşılmış ise de SMK 6/9. Maddeye göre yapılan değerlendirmede davacı markasının çok uzun yıllardır hem yurtdışında hem -------- ticari faaliyette bulunduğu davalının da daha önce davacı şirketler ile yetkili satıcı sözleşmesi bulunan dava dışı ----------- Şirketinde genel müdür olarak çalıştığı, davacılar markalarından haberdar olduğu, buna rağmen markayı kendi adına farklı tescil sınıfı olsa dahi tescil ettirmesini yine davacı markasının Türkçe olmaması tesadüfen bulunacak ibarelerden oluşmaması gibi hususlar düşünüldüğünde davalı markasının kötüniyetli olarak tescil edildiği kanaatine ulaşıldığından SMK 6/9. Maddesi uyarınca markanın hükümsüzlüğüne karar verilerek kötüniyetli tescil sebebiyle tüm sınıflar bakımından tüm hizmetler bakımından hükümsüzlüğe karar vermek gerekmiş davacılar vekilince her ne kadar SMK 6/2. Maddesi uyarınca markanın devri talep edilmiş ise de mahkememizce tescilin kötüniyetli olduğu kanaatine ulaşıldığından kötüniyetli tescil hiç doğmamış gibi sayılacağından devrinin de mümkün olmadığı anlaşıldığından terditli talep olan hükümsüzlük taleplerinin kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kuruldu.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
HÜKÜM:
Davanın KABULÜ ile,
Davalı adına tescilli ----------- numaralı markanın hükümsüzlüğüne,
1-Alınması gereken 732,00 TL harçtan alınan 427,60 TL peşin harcın mahsubu ile kalan 304,40 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
2-Davacı tarafından yapılan toplam 28.808,50 TL yargılama gideri ve 427,60 TL harç toplamı olan 29.236,10 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince takdir olunan 55.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacılara ödenmesine,
4-Kullanılmayan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair davacı vekili ile davalı vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/06/2026