İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinin, hizmet sözleşmesinden kaynaklı olarak idarece yüklenici işçisine ödenen işçilik alacaklarının yüklenici firmalardan rücuen tahsiline dair kararı.
Özet: Davacı idare, hizmet sözleşmeleri kapsamında ihaleli işlerde görev alan yüklenici firmaların işçisi olan üçüncü bir kişiye ödenen işçilik alacakları, yargılama giderleri ve vekalet ücreti toplamı 117.789,15 TLnin kamu zararı oluşmaması adına rücuen tahsili talebiyle davalı yüklenici şirketlere dava açmış, davalılar ise zamanaşımı, işçinin kamuya geçmesiyle feragat, 6552 sayılı yasa gereği davacının sorumluluğu, kıdem tazminatı sorumluluğunun teknik şartnamede belirtilmemesi ve rücu edilecek tutarın kendi nezdlerindeki çalışma süresiyle sınırlı olması gibi çeşitli itirazlar ve savunmalar ileri sürmüştür.

T.C.

İSTANBUL
22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/617 Esas
KARAR NO : 2026/509
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/09/2025
KARAR TARİHİ : 03/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalıların İdare tarafından yapılan ihalelerin yüklenicisi olduğunu, Dava dışı ...
...'nin davalı şirketlerin iş aldığı dönemlerde işe alarak çalıştırılmasına yönelik İdare aleyhine
dava açıldığını, yapılan yargılama neticesinde .... İş Mahkemesinin 2017/..., 2021/...
kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, ayrıca yargılama gideri ve vekalet ücretinin
ödenmesine karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, ... İcra Dairesinin 2021/... sayılı
dosyası ile ilamlı icra takibine başvurulduğunu, yargılama gideri, dava ve vekalet ücretleri, faizleri,
asıl alacak ve faizleri toplamı için 117.789,15TL ödeme yapıldığını, ödenen bu meblağın kamu zararı
oluşmaması adına dava dışı işçinin SGK kayıtlarına göre çalıştığı tespit edilen yüklenici firmalardan
tahsilini talep ettiklerini, ihale şartnameleri ve sözleşmelerde yer alan hükümler ile Kanun hükümleri çerçevesinde taraflar arasındaki ikili ilişki gereği dava dışı işçiyi çalıştırdıkları süre oranında sorumlu olduklarını, işçinin yüklenicinin işçisi olduğunu, idarenin iç ilişkide ödeme zorunluluğu
bulunmadığını, asıl işveren olmaktan dolayı yapılan ödemelerin tamamından davalıların sorumlu
olduğunu, ... İcra Dairesinin 2021/... sayılı dosyasına ödenmiş olan 117.789,15TL'nin
davalılardan müşterek ve müteselsilen rücuen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davalının dosyada taraf olmadığını, çalışan işçilerin
696 sayılı KHK kapsamında kamuya geçtiğini, kamuya geçiş esnasında işçi tarafından feragat
verildiğini, 6552 sayılı torba yasa uyarınca sorumluluk tek başına davacı idareye ait olduğunu, kıdem
tazminatından sorumluluğu teknik şartnamede açıkça belirtilmediğini, rücuya konu işçilik
alacaklarının hesaplanması ancak işverenlerin işçiyi çalıştırdıkları süre ve çalıştırdıkları ücretle sınırlı
olabileceğini, şirketin sorumluluğu devir tarihinden itibaren 2 yıl ile sınırlı olduğunu belirterek davanın usulden reddine, aksi halde esastan reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Zamanaşımı itirazında bulunduklarını, dava dışı işçinin işyeri devri neticesinde davacı
nezdinde çalışmaya başladığını, işçinin, iş akdinin, davacı nezdinde çalışırken feshedildiğini, fesihle muaccel hale gelen alacak kalemlerinden davacının sorumlu olmadığını, kıdem ve ihbar
tazminatından davacı kurum sorumlu olduğunu, davacı ile şirket arasında imzalanan sözleşmenin şirkete dava dışı işçilere ödenen alacak kalemleriyle ilgili bir sorumluluk yüklemediğini, bu alacağın dava dışı işçinin davacı nezdindeki çalışmasından doğduğunu, bu alacağın şirkete yükletilmesi
halinde davacının sebepsiz zenginleşeceğini, davalının sorumluluğuna hükmedilecekse bile bu tutarın en fazla yarısından sorumlu tutulabileceğini, bunun yanı sıra sorumluluk yükletilecekse bile bu miktar işçinin şirket nezdinde aldığı son ücret ve çalışma süresi dikkate alınarak hesaplanması gerektiğini, tis sözleşmesinin tarafı olmadıklarını belirterek davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Davacı tarafından sunulan deliller dosya arasına alınmış, ....İş Mahkemesinin 2017/... esas sayılı dosyası, ....İcra Müdürlüğünün 2021/... esas sayılı dosyası, Arabuluculuk son tutanağı, Ödeme dekontu, Hizmet alım Sözleşmeleri ve Teknik Şartnameler, Bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
Mahkememizce atanan iş mevzuatından kaynaklı nitelikli hesaplamalar konusunda uzman bilirkişi Dr. ...'in hazırlamış olduğu 29/03/2026 tarihli Bilirkişi Raporunda özetle; taleple bağlı kalınarak davacının alacakları; toplam ... Güvenlik Sorumluluğundan 28.034,16-TL,
... Sorumluluğundan 2.989,34 TL
, ...
Güvenlik (... şirketi) Sorumluluğundan 9.397,00 TL ve ... Güvenlik
(... şirketi) ve
... Güvenlik Ortak Sorumluluğundan 35.582,35 TL
olarak hesaplandığı, sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME ve GEREKÇE:
Dava, dava dışı işçiye (...) ödenen işçilik alacaklarından kaynaklı rücuen alacak davasıdır. Mahkememiz görevli ve yetkili, tarafların, taraf ve dava ehliyeti vardır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 2/6. maddesinde, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmü bulunmaktadır.
İşçi alacakları nedeniyle asıl ve alt işveren işçiye karşı müteselsilen sorumludur. Asıl işveren ile alt işveren arasındaki uyuşmazlıklarda ise genel hükümler uygulanır. Bu nedenle taraflar arasındaki uyuşmazlığın sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir.
Asıl işverenle alt işverenler arasında yapılan hizmet akitlerine göre yapılan iş kapsamında ve değişen alt işverenlere ait işyerinde ara vermeden çalışan işçilerin işçilik alacakları için açtıkları davalar sonunda ödenmesine karar verilen miktarlardan alacaklı işçiye karşı her biri müteselsilen sorumludurlar. Burada Kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (işçiye karşı) müteselsilen sorumludurlar. İç ilişkide (alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki ilişkide) ise, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda taraflar kendi aralarında sözleşme yapabilirler. 6098 sayılı TBK’nun 167. (818 sayılı BK nun 146. m.) maddesindeki düzenleme uyarınca, aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça müteselsil sorumlulardan her biri alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu olacaklardır. Yasa hükmünde eşit sorumluluğun müteselsil borçlularda aksinin kararlaştırılmaması halinde uygulanacağı belirtilmiştir.
Dava dışı işçinin çalışmış olduğu her bir alt işveren dönemine isabet eden işçilik alacaklarından, ilgili olan alt işveren sorumlu olacağından, davalı alt işverenin sorumluluğu da sadece kendi dönemiyle sınırlı olmalıdır. Davalının “son işveren“ olması da bu sonucu değiştirmez. Bununla birlikte feshe bağlı bir hak olan ihbar tazminatından ise, diğer işverenler sorumlu olmayıp, sadece son işveren sorumludur. Başka bir ifadeyle davacı üst işveren, dava dışı işçiye ödemiş olduğu ihbar tazminatını ancak son işverenden rücuen tahsilini talep edebilir. Bunun dışındaki tüm işçilik alacaklarından ise, işçinin çalışmış olduğu dava dışı ve davalı alt işverenler, davacı üst işverene karşı, kendi dönemleriyle sınırlı olmak üzere sorumludurlar. Davalının kendisi dışında başka alt işveren bünyesinde dava dışı işçinin çalışıp çalışmadığı araştırılıp, kendi dönemiyle sınırlı sorumlu tutulması gerekmektedir. (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2014/42038 E, 2016/761 K)
Yargıtay uygulamaları doğrultusunda asıl işveren ile alt işveren arasında imzalanan sözleşmelerde işçilik alacaklarından hangi tarafın sorumlu olacağına dair hüküm bulunması halinde sözleşmedeki hükme göre sorumluluğun belirleneceği, sözleşmede hüküm bulunmadığı hallerde ise yarı yarıya sorumluluk esasına işçilik alacaklarından asıl işveren ile alt işverenin sorumlu olacağının belirlenmiştir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 23/03/2021 tarihli 2021/616 E. 2021/1083 K. sayılı ilamında; "... Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.
İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar.
Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır.
İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır." şeklindedir.
Yükleniciler aleyhine açılan rücu davalarında ayrı sözleşmelerle hizmet ifa eden yükleniciler mecburi dava arkadaşı olmadığı gibi borçtan müteselsilen sorumlu olacaklarına ilişkin kanun hükmü veya sözleşme bulunmamaktadır. Bu nedenle alacak davalarında her davalı aleyhine ayrı tahsil hükmü kurulmalıdır.
Taraflar arasında düzenlenen hizmet sözleşmesinin eser sözleşmesi mahiyetinde olduğu, eser sözleşmelerinde işçilik alacaklarınında ihale bedelinin içerisinde olduğu, aksinin davalılar tarafından ispat edilemediği, taraflar arasındaki sözleşmelerde yüklenicinin sözleşme konusu işte çalıştıracağı personel ile ilgili sorumlulukları ve buna ilişkin şartlarda Yapım İşleri Genel Şartnamesinde yer alan hükümlerin uygulanacağı düzenlendiği görülmüştür.
Yapım İşleri Genel Şartnamesi 34. Maddesinde: (1) Yüklenici, yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine uygun olarak, işe aldığı her işçiye, personele ve teknik elemana, bunların adını ve soyadını, işe giriş tarihini, ücretini ve ücretin ödeneceği tarihi gösteren, kendisi veya vekili tarafından imzalanmış usulüne uygun bir karne vermek zorundadır. Ücret miktarı ve ödeme tarihi değişmedikçe bu karne geçerli sayılır. Değişiklik olduğu takdirde yüklenici çalışanlarına verdiği karneyi bu esasa göre, yedi gün içinde değiştirmek zorundadır. Bu yeni karnede önceki bilgilere ilave olarak yeni karnenin geçerlik tarihi mutlaka yazılır. (2) Yapı denetim görevlisi iş yerinde çalışanlar arasında yüklenici veya alt yükleniciler tarafından ücretleri ödenmeyenlerin bulunup bulunmadığını kontrol ederek ücretleri ödenmeyen varsa yükleniciden ve alt yüklenicilerden istenecek bordrolara göre bu ücretlerin yüklenici hakedişinden ödenmesini sağlayacaktır. Bunun için yüklenicinin hakediş istemesi üzerine bu istek ve hakedişin ödeneceği tahmini tarih, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 36 ncı maddesinde yazılı olduğu şekilde ilan olunur. İlanın yapıldığı, yapı denetim görevlisinin ve yüklenici veya vekili ile işçi temsilcisinin imzaladıkları bir tutanakla tespit edilerek bu tutanağın bir sureti hakedişin ödeme yerine gönderilir.(5) Yüklenicinin iş verdiği alt yüklenicilerin gündelikçi, haftalıkçı veya aylıkçı olarak işyerinde çalıştırdığı işçi, personel ve teknik elemanların tamamı da yüklenicinin elemanları hükmünde olup bunların ücretlerinin ödenmesinden de doğrudan doğruya yüklenici sorumludur. Yüklenici, bunların ücretleri hakkında da aynen kendi elemanları gibi ve yukarıdaki fıkralarda belirtildiği şekilde işlem yapmak zorundadır. Şeklinde düzenleme bulunduğu görülmüştür.
Tüm dosya kapsamında toplanan delillerden; dava dışı işçi ...'nin SGK kayıtlarına göre ... nezdinde 01/08/2008-02/08/2016 tarihleri arasında 8 yıl 1 gün süre ile "özel
güvenlik görevlisi" olarak çalıştığı, Dava dışı işçi ...'nin ... Güvenlik unvanlı işyerinde toplam çalışma süresi
01.08.2008-31.10.2009(1Yıl 2Ay 30Gün) ve 22.07.2013-31.05.2014(10Ay 9Gün) tarihleri arasında
2Yıl 1Ay 9 gün olduğu,
... unvanlı işyerinde toplam çalışma süresi
18.07.2014-30.09.2014 toplam 2Ay 12 gün olduğu, ... Güvenlik(... şirketi) unvanlı işyerinde toplam
çalışma süresi 01.11.2009-21.07.2013 tarihleri arasında toplam 3Yıl 8Ay 20 gün olduğu, ... Özel Güvenlik Ltd. Şti. (... şirketi) - ... Güvenlik Hiz.
A.Ş. İş Ortaklığı unvanlı işyerinde çalışma süresi 1Yıl 10Ay 1 gün olduğu tespit edilmiş olup ....İcra Müdürlüğünün 2021/... esas sayılı dosyasında davacının 117.789,15TL ödeme yapıldığı görülmekle taraflar arasında düzenlenen hizmet sözleşmesinin eser sözleşmesi mahiyetinde olduğu, eser sözleşmelerinde işçilik alacaklarınında ihale bedelinin içerisinde olduğu, aksinin davalılar tarafından ispat edilemediği personele ilişkin sorumlulukları konusunda Yapım İşleri Genel Şartnamesinde yer alan hükümlerin uygulanacağı düzenlendiği ve Yapım İşleri Genel Şartnamesi 34. Maddesinde yüklenicinin işe aldığı her işçiye ücret ödeyeceği, ödememesi halinde bu ücretlerin yüklenici hakedişinden ödenmesini sağlanacağı, alt yüklenicilerin gündelikçi, haftalıkçı veya aylıkçı olarak işyerinde çalıştırdığı işçi, personel ve teknik elemanların tamamı da yüklenicinin elemanları hükmünde olup bunların ücretlerinin ödenmesinden de doğrudan doğruya yüklenici sorumlu olacağı kabul edilmiş olup işçinin işçilik alacaklarından yüklenicinin sorumlu olacağının açıkça düzenlendiği anlaşılmıştır. Her ne kadar davalı ... 4857 sayılı yasanın geçici 12 maddesi gereğince işçilere ödenen kıdem tazminatının alt işverenlerden tahsilinden vazgeçileceğini iddia etmiş ise de davaya konu işçinin güvenlik görevlisi olması sebebi ile anılan düzenleme kapsamında olmadığından bu talebi kabul edilmemiş ve Mahkememizce dava konusu olaya ilişkin tüm belge ve kayıtlar celp edilerek bilirkişi raporu alınmıştır. Bilirkişi raporu olaya uygun ve denetime elverişli olduğundan itibar edilerek hükme esas alınmış olup davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (sorumluluk oranları ...: % 2,54-- ...: % 38,90 -- ... : % 57,04)
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davacının davasının;
A-... A.Ş yönünden KABULÜ ile; 28.034,16TL nin ödeme tarihi olan 24.12.2024 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte adı geçen davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
B-Davanın ... şirketi yönünden KABULÜ ile; 2.989,34TL'nin ödeme tarihi olan 24.12.2024 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte adı geçen davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
C-Davanın ... Danışmanlık şirketi yönünden KABULÜ ile; 49.397,00TL'nin ödeme tarihi olan 24.12.2024 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte adı geçen davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
D-Davanın ... Danışmanlık şirketi ve ... A.Ş yönünden KABULÜ ile; 35.582,35TL'nin ödeme tarihi olan 24.12.2024 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 8.046,17-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 2.011,55-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 6.034,63-TL harcın davalılardan sorumlulukları oranı nispetinde tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 2.011,55TL harcın davalılardan sorumlulukları oranı nispetinde tahsili ile davacıya ödenmesine
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan sorumlulukları oranı nispetinde tahsili ile davacıya ödenmesine
5-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri toplam 11.668,30 TL olmakla davalılardan sorumlulukları oranı nispetinde tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.800,00-TL'nin davalılardan sorumlulukları oranı nispetinde tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
7-Artan gider avansının kararın kesinleştiğinde yatıran tarafa resen iadesine,
Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.03/07/2026
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır