Acentelik sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davası: Sigorta şirketinin kaza sonrası olay yerini terk eden sürücüden rücuen tazminat talebi.
Özet: Bir sigorta şirketi, sigortalısı aracın sürücüsünün kaza yerini terk etmesi üzerine üçüncü taraf aracına ödediği hasar bedelini halefiyet ilkesi gereği rücuen tahsil etmek amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali ve takibin devamı için dava açmış; davalılar ise zaman aşımı, rücu şartlarının oluşmadığını ve sürücünün kaza yerini terk etmeyip not bıraktığını iddia ederek davanın reddini savunmuştur.

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/40 Esas - 2025/872

T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/40 Esas
KARAR NO : 2025/872
DAVA : İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12.05.2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
ASIL DAVA: Davalı şirket adına kayıtlı olup diğer davalı ...'ın sevk ve idaresindeki müvekkil şirkette sigortalı ... plakalı araç ile 17.07.2024 tarihinde meydana gelen kazada zarar gören 3. Kişiye ait ... plakalı aracın hasar masraflarının müvekkil sigorta şirketince ödendiğini, kaza sırasında ... plakalı sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk etmiş olması nedeniyle davacı sigorta şirketinin ödemiş olduğu tazminatı rücuen talep hakkı doğduğunu, bunun üzerine ... Esas sayılı dosyası ile davalılar aleyhine başlatılan icra takibine davalıların itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını ileri sürüp fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalıların itirazlarının iptaline, takibin devamına, müvekkil şirket lehine %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazlarının olduğunu, rücu şartlarının mevcut olmadığını, davalı sürücünün kaza yaptığı diğer araç malikine ulaşamadığından not bıraktığını, olay yerini terketmediğini, zararın davacı sigorta şirketince karşılanması gerektiğini bildirip davanın reddini savunmuşlardır.
BİRLEŞEN DAVA:Davalı şirket adına kayıtlı olup diğer davalı ...'ın sevk ve idaresindeki, müvekkili Sigorta Şirketi'nde sigortalı ... plakalı aracın 17/07/2024 tarihinde meydana gelen kazada üçüncü kişiye ait ... plakalı araca çarpması nedeniyle üçüncü kişiye ait aracın hasarının Sigorta Şirketi'nce ödendiğini, kaza sırasında ... plakalı sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk etmiş olması nedeniyle Sigorta Şirketi'nin ödediği tazminatı rücuen talep hakkı doğduğunu, bunun için ... Esas sayılı dosyası ile davalılar aleyhine başlatılan icra takibine davalıların itirazı üzerine takibin durdurulduğunu ileri sürerek itirazın iptali, takibin devamı, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Zaman aşımı, hak düşürücü süre ve husumet itirazlarında bulunarak, rücu şartlarının bulunmadığını, sürücünün çarptığı araç malikine ulaşamadığından not bıraktığını, olay yerini terk etmediğini, zararın Sigorta Şirketi'nce karşılanması gerektiğini bildirip davanın reddini savunmuşlardır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava ve birleşen dava, davacının sigortalısına ve sigortalı araç sürücüsünekarşı yapmış olduğu ödemenin halefiyet ilkesinden kaynaklı tahsili amacıyla girişilen icra takibine davalıların yapmış olduğu itirazın iptali isteminden ibarettir. (İİK. md. 67)
Tarafların gösterdiği deliller toplanmıştır; Poliçe, hasar dosyası, ekspertiz raporu ve ödeme belgelerinin dosyaya geldiği, ... Esas sayılı, ... Esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden geldiği, ... sayılı dosyasının mahkememiz dosyası ile birleştirildiği ve Mahkememizce gerekli bilirkişi incelemesi yaptırılarak dosyaya kazandırıldığı görüldü.
Poliçe bilgilerinin incelenmesinde; ... plaka sayılı otobüsün davalı ... Tic.Ltd.Şt. adına kayıtlı iken kaza tarihini de kapsayacak şekilde 05.05.2024/05.05.2025 tarihleri arasında davacı sigorta şirketinde ...'li olduğu, kazanın 17.07.2024 tarihinde meydana geldiği, poliçe limitinin 200.000,00 TL olduğu görülmüştür.
İİK'nun ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra memuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder. Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur." 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır.
... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalılar aleyhine 07.11.2024 tarihinde başlatılan ilamsız icra takibinde; 87.714,77 TL asıl alacak, 4.037,28 TL faiz olmak üzere toplam 91.752,05 TL istendiği, takibin dayanağının ... plakalı aracın 17.07.2024 tarihinde yaptığı kaza sonucu ... plakalı araçta oluşan hasar masrafı olarak gösterildiği, ödeme emrinin davalı ...'a ve ... ..Ltd.Şt'ne 12.11.2024'de tebliğ edildiği, davalıların 13.11.2024 tarihinde asıl alacağın tamamına, faizine ve ferilerine itiraz ettiği, takibin durdurulduğu, davacının yasal süresi içerisinde eldeki davayı açtığı görülmüştür.
... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalılar aleyhine 06.03.2025 tarihinde başlatılan ilamsız icra takibinde 16.000,00 TL asıl alacak 789,04 TL faiz olmak üzere 16.789,04 TL istendiği, takibin dayanağının ... plaka sayılı araca yapılan değer kaybı ödemesinin aracı kullanan kişinin olay yerini terk etmesi nedeniyle ödenen bedelin iadesi olarak gösterildiği, ödeme emrinin Cemaloğullarına tebliğ edilemediği, davalı ...'a 11.03.2025 tarihinde tebliğ edildiği, davalıların her ikisinin ayrı ayrı 11.03.2025 tarihinde borca, faize ve ferilerine itiraz ettiği, takibin durdurulduğu, davacının yasal süresi içinde eldeki davayı açtığı görülmüştür.
Sigorta sözleşmeleri ile ilgili düzenleme 6102 sayılı TTK 1401 vd maddelerinde yapılmıştır. Sigorta sözleşmeleri; sigortacının bir prim karşılığında, kişinin parayla ölçülebilir bir menfaatini zarara uğratan tehlikenin, rizikonun meydana gelmesi halinde bunu tazmin etmeyi ya da bir veya bir kaç kişinin hayat süreleri sebebiyle ya da hayatlarında gerçekleşen bazı olaylar dolayısıyla para ödemeyi veya diğer edimlerde bulunmayı yükümlendiği sözleşmedir (TTK m. 1401/1). Başlıca sigorta türleri, zarar sigortaları (TTK m. 1453 vd) ve can sigortalarıdır(TTK m, 1487 vd). Zarar sigortaları, mal sigortaları ve sorumluluk sigortaları şeklinde yapılır. Can sigortaları, hayat sigortası, kaza sigortası, hastalık ve sağlık sigortası şeklinde yapılır. Bazı sigortaların yapılması mevzuatları gereği zorunludur. Bazı sigorta türleri devlet tarafından önemli ölçüde desteklenmektedir. TTK m. 1472 hükmünde; sigortacının halefiyet ilkesi ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir. Kanunda yapılan düzenleme uyarınca; sigortacı sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmış olması halinde sigortacı mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek dava veya takibe kaldığı yerden devam edebilir. Sigortalının, sigortacıya geçen hakları ihlal edecek şekilde davranış göstermesi durumunda sigortacıya karşı sorumlu olur. Sigortacı zararı kısmen tazmin ettiği takdirde, sigortalı kalan kısımdan dolayı sorumlulara karşı sahip olduğu başvurma hakkını kullanabilir.
Mahkememizce Görevlendirilen Makine Mühendisi Bilirkişisi ...'den Aldırılan 17.07.2025 Tarihli Bilirkişi Raporundan Özetle; "-Meydana gelen trafik kazasında; ... plakalı araç sürücüsünün, 2918 sayılı KTK” nın 84/L “Park için ayrılmış yerlerde veya taşıt yolu dışında kurallara uygun olarak park edilmiş araçlara çarpma, Hallerinde asli kusurlu sayılırlar.” Kuralını ihlal etmesi neticesi, asli ve tam kusurlu bulunduğu,
- ... plakalı araç sürücünün, oluşan kazada bir kusuru bulunmadığı,
- ..., ... şasi numaralı, ... model, ... plakalı araçta oluşan hasarın, yapılan ekspertiz çalışmasında; toplam hasarın, 100.200,00 TL (iskontosuz) olarak hesaplanabileceği,
- Servislerin ve yedek parça tedarikçilerinin genelde uyguladıkları iskonto (%10) dikkate alınırsa; hasarın, 90.180,00 TL olacağı,
Görüş ve kanaatine varıldığı." bildirilmiştir.
Mahkememizce Görevlendirilen Makine Mühendisi Bilirkişisi ...'den Aldırılan 25.10.2025 Tarihli Bilirkişi Raporundan Özetle; "-Davaya konu, ..., ... şasi numaralı, ... model, 177.768 km de, ... plakalı aracın, meydana gelen trafik kazası sonrası oluşan hasarın onarılması sonucu, 2. Elrayiç değerinde 53.000,00 TL değer kaybı oluşacağı, görüş ve kanaatine varılmıştır." bildirilmiştir.
Deliller değerlendirilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde; 6102 sayılı TTK 1472. maddesinde düzenlenen sigortacının halefiyet ilkesinden kaynaklı iş bu davada görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu, davalının zaman aşımı ve hak düşürücü süre itirazlarının yerinde olmadığı, mahkememizce dosya kapsamına uygun, ayrıntılı ve gerekçeli görülerek benimsenen birbiriyle uyumlu bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalı sigortalı .......Ltd.Şt. adına kayıtlı iken 17.07.2024 tarihinde meydana gelen kazada kaza tespit tutanağına
Ve dosyadaki bilirkişi raporuna göre sigortalı araç sürücüsü ...'ın kazanın oluşumunda asli ve tam kusurlu olduğu, dava dışı ... plakalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünün ise tam kusurlu olduğu kazada olay yerini terk ederek tutanak tutulmasını önlemeye çalıştığı, dava dışı kusursuz 3. Kişiye ait ... plakalı araçta, toplamda; 90.180,00-TL hasar bedeli, 53.000,00-TL değer kaybı oluştuğu, ancak davacının zarar gören 3. Kişiye ödediği hasar bedelinin 87.714,77-TL, değer kaybının 16.000,00-TL olduğu, davalıların ödeme tarihinden itibaren temerrüde düşürüldüklerinin kabulü gerektiği, bu tarihten itibaren asıl alacaklara işlemiş faiz talep edebileceği, belirlenen hasar miktarının ekspertiz raporu uyarınca uygun ve makul olduğunun belirtilmiş bulunduğu, yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri ve açıklamalar ışığında davacının yapmış olduğu ödemeden kaynaklı davalılara karşı halefiyet hakkına sahip olduğu, haksız fiilde alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, buna göre yapılan hesaplamaya göre davacının gerçek zararının ... dosyasında davalıların kusuruna denk gelen kısmın 87.714,77-TL asıl alacak ve 4.037,28-TL işlemiş faiz. Birleşen ... dosyasında 16.000,00-TL değer kaybı alacağı olduğu anlaşıldığından, davanın bu miktarlar üzerinden kabulü ile davalının itirazının iptaliyle takibin bu miktarlar üzerinden devamına karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-ASIL DAVANIN KABULÜNE
... Esas sayılı dosyada davalının itirazının 87.714,77 TL asıl alacak ve 4.037,28 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 91.752,05 TL üzerinden devamına ,
Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine,
2-BİRLEŞEN DAVANIN KABULÜNE
... Esas sayılı dosyada davalının itirazının 16.000,00 TL asıl alacak ve 789,04 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 16.789,04 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına,
Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine,
ASIL DAVA YÖNÜNDEN;
-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 6.267,58-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.108,14-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 5.159,44-TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,
-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 2.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına,
-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-Davacı tarafından yapılan; 615,40-TL Başvuru Harcı, 1.108,14-TL Peşin/nisbi Harcı, 8.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 687,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 10.411,04TL'nin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, ,
-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN;
-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 1.146,86-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 615,40-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 531,46-TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,
-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 16.789,04-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-Davacı tarafından yapılan; 615,40-TL Başvuru Harcı, 615,40-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 1.230,80TL'nin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 2.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına,
-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin e duruşma ile yüzüne karşı, davalı vekilin duruşmada yüzüne karşı, asıl davada gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere, birleşen davada miktar itibariyle kesin olarak verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 26/11/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı