Ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında davacıların reddedilen ihtiyati haciz talebine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi istinaf kararının incelemesi.
Özet: Davacılar, Fırat Tekstil aracılığıyla davalıya sattıkları tekstil ürünlerinin bedelinin ödenmemesi üzerine 60.000 Euro alacak davası açarak ihtiyati haciz talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, alacağın varlığı ve miktarına dair yeterli yaklaşık ispat bulunmadığı gerekçesiyle bu talebi reddetmiştir. Davacılar vekili istinaf başvurusunda, mal teslim evrakları, gümrük beyannameleri ve faturaların, davalının isim ve imzasını içerdiğini belirterek yaklaşık ispatın gerçekleştiğini ve ihtiyati haczin kabul edilmesi gerektiğini savunmuştur. İstinaf Mahkemesi, İcra ve İflas Kanununun 257. maddesindeki koşullar çerçevesinde bir para borcunun bulunup bulunmadığı ve yaklaşık ispatın sağlanıp sağlanmadığı hususlarını değerlendirmektedir.

T.C. ... ... ... DAİRESİ

T.C.
...
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
... DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ... ... TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ : ...
NUMARASI : ... Esas
DAVACILAR : 1-... - ...
2-... - ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... -...
...
DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : ...
KARAR YAZIM TARİHİ : ...
Davacılar vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilleri ... ve ...'ın evli olduklarını, Fırat Tekstil isimli adi ortaklığı değişik tarihlerde idare ettiklerini, davalı ...'a sahibi oldukları Fırat Tekstil isimli adi ortaklılık üzerinden ihraç suretiyle tekstil ürünleri sattıklarını, faturalarda malların gönderildiği kişinin davalı ... olduğunun açıkça yazılı olduğu gibi gene faturalarda yazılı olan ''... 10 ... ... ...'' adresinin de davalı ...'un ... da bulunduğu dönemlerde yaşadığı evin adresi olduğunu, malların teslim edilmesine rağmen ödeme yapılmadığını, uygun görülecek olan teminat karşılığında borçlunun taşınır, taşınmaz malları, bankalardaki tüm varlıkları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyaten haciz konulmasına karar verilmesini, yargılama sonunda davanın kabulüne, şimdilik ...,00 EURO'nun fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankasının efektif satış kuru üzerinden TL karşılığının dava tarihi olan ... tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca uygulanacak Euro cinsinden döviz faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkili davacılara ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ... TARİHLİ ARA KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, "Dosya kapsamında mevcut delil durumuna göre alacağın varlığı ve miktarına ilişkin yaklaşık ispata elverişli delil bulunmadığından davacı vekilinin İHTİYATİ HACİZ TALEBİNİN REDDİNE" karar verilmiştir.
Karara karşı, davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacılar vekili istinaf dilekçesi ile; mal teslim evraklarında davalının bizzat isim ve imzasının bulunduğunu, dosyaya sunulan gümrük beyannameleri ve faturalarda dikkate alındığında yaklaşık ispatın gerçekleştiğini beyanla, talebin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
Dava, faturadan kaynaklanan alacağın tahsili ile istemi olup, talep ihtiyati hacze ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelerle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İhtiyati haciz, İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 257 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. İİK'nin 257. maddesinde düzenlenen ihtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına (önceden) geçici olarak el konulmasıdır.
HMK'nin 406/2. maddesinde geçici hukuki koruma olarak kabul edilen ihtiyati haczin koşullarını düzenleyen İİK'nin 257. maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;
Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder” hükmüne yer verilmiştir. Maddenin birinci fıkrasında vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz talep etme koşulları; ikinci fıkrada ise vadesi gelmemiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilecek haller düzenlenmiştir.
Gerek birinci, gerekse ikinci fıkra hükümleri dikkate alındığında, ihtiyati haciz talep edebilmek için, öncelikle ortada bir para borcunun bulunması, bir diğer deyişle ihtiyati haciz talep eden kişinin talep konusu borcun alacaklısı sıfatına sahip olması gerekir.
Maddenin birinci fıkrasına göre ihtiyati haciz isteyebilmek için, alacağın kural olarak vadesinin gelmiş olması gerekir. Vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilmesinin diğer bir şartı ise alacak rehin ile temin edilmemiş olmalıdır. Rehin ile temin edilmiş olan bir alacak teminata haiz olduğu için ihtiyati hacze gerek yoktur.
Yukarıda belirtilen şartların bulunması halinde, vadesi gelmiş bir borcun alacaklısı, ihtiyati haciz için gerekli "yaklaşık ispat" şartının da gerçekleşmesi durumunda başka bir şart aranmaksızın ihtiyati haciz isteme hakkına sahiptir.
Vadesi gelmemiş bir borçtan dolayı ihtiyati haciz talep edilebilmesi ise; İİK’nin 257. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenmiştir. Söz konusu fıkraya göre, borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa, borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, bu hallerde ihtiyati haciz talep edilebilecektir.
İİK'nin "ihtiyati haciz kararı" kenar başlıklı 258. maddenin birinci fıkrasının 2. cümlesinde “Alacaklı alacağı ve icabında İhtiyati haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur.” denilmektedir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için bir kimsenin aleyhine delil olmak üzere vücuda getirdiği bir belgenin varlığı şart değildir. İhtiyati haciz kararı verilirken dikkat edilmesi gereken hususun alacağın yazılı delille ispatı değil, alacağın varlığı konusunda hâkime kanaat verecek dellilerin sunulmasıdır. Hâkim, taraflar arasındaki ilişkiye, alacağı doğuran sebebin şekline ve niteliğine göre ibraz edilen delilleri değerlendirerek alacağın varlığı hakkında bir kanaata vardığı takdirde İİK'daki diğer şartlar mevcutsa, ihtiyati haciz talebini kabul edecektir. Alacağın varlığına kanaat getirilmesi yaklaşık ispattır.
Somut olayda, ihtiyati haciz talep eden vekilince dosyaya sunulan teslim belgelerinde davalının isim ve imzasının bulunması ile ürünlere ait gümrük beyannameleri ve faturaların dosyaya ibraz edilmiş olması dikkate alındığında, sunulu tüm bilgi ve belgelere göre İİK'nin 257. maddesinde öngörülen yaklaşık ispat şartlarının somut olayda gerçekleşmiş olduğu kanaatine varılmakla, mahkemece talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş olup, kararın bu nedenle kaldırılarak teminat mukabilinde talebin kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
I-) Davacılar vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE, ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan ara kararının KALDIRILMASINA, 6100 sayılı HMK m. 353/1-b-2 hükmü gereğince YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, Buna göre;
1-) Davacılar vekilinin ihtiyati haciz talebinin KABULÜ ile; dava konusu ... Euro ( ... TL) alacak ile sınırlı olmak üzere davalı adına kayıtlı menkul, gayrimenkul ve araçlar ile 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine 2004 sayılı İİK. 257 ve devamı maddeleri uyarınca İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA,
2-) Dava konusu alacağın ... Euro ( ... TL) %15'i oranında nakit ya da teminat mektubu davacı tarafından mahkeme veznesine depo edildiğinde kararın infazı için bir suretinin ilk derece mahkemesi tarafından davacı vekiline verilmesine,
3-) Kararın verildiği tarihten itibaren on gün içerisinde icra dairesinden kararın infazını istenmediği taktirde, 2004 sayılı İİK'nın 261/1 maddesi gereğince ihtiyati haciz kararının kendiliğinden kalkacağının davacı vekiline ihtarına,
II-) İstinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince davacılara iadesine,
III-) İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek esas kararla birlikte dikkate alınmasına,
IV-) Kararın ilk derece mahkemesinde taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f hükmü gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. ...
...
Başkan ...
¸(e-imzalıdır)
...
Üye ...
¸(e-imzalıdır)
...
Üye ...
¸(e-imzalıdır)
...
Katip ...
¸(e-imzalıdır)