İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, taşınmaz kira sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğuna hükmederek davayı usulden reddetmiştir.
Özet: Davacı, davalı ile oluşturduğu adi ortaklığın özelleştirilen taşınmazları işletmek üzere üçüncü bir şirkete devrettiği, bu şirketin kira bedellerini ödememesi sonucu adi ortaklık olarak sorumlu tutulduğu davalarda, davalıya ait pay da dahil tüm borcu ödediğini belirterek, davalının bu alacak için yapılan icra takibine itirazının iptalini ve icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiş; ancak mahkeme, kira ilişkisinden doğan alacak davalarında görevli mahkemenin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 4/1-a maddesi uyarınca Sulh Hukuk Mahkemeleri olması nedeniyle davanın usulden reddi gerektiği kanaatine varmıştır.

T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/73 EsasKARAR NO : 2021/216DAVA : İtirazın İptali (Taşınmaz Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 03/02/2021KARAR TARİHİ : 26/02/2021Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, Merkez İlçe, ... Mahallesi,... ada,... parsel numarasında kayıtlı ve mülkiyeti Türkiye Denizcilik İşletmeleri A.Ş.ye ait taşınmazların, Başbakanlık Özelleştirme Yüksek Kurulunun 02.02.1995 tarihli kararı ile özelleştirme kapsamına alındığını, açılan ihaleyi müvekkili şirket ile eski unvanı ... Turizm İşletmeciliği Yatırım Tic. Ltd. Şti. olan, davalı şirketin oluşturduğu...) olarak adlandırılan adi ortaklık kazandığını, ihale sonrasında Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun aldığ...sayılı ve 17.10.1995 tarihli karar ile ilgili taşınmazlar üzerinde gerçekleştirilecek projenin komşu ada ve parsellere taşması halinde, İzmir ili,...Mahallesi,... parselde kayıtlı dalgakıran ve mendirek ile İzmir ili, ... Mahallesi,... parselde kayıtlı iskele vasfındaki taşınmazların da...A.Ş.’nin muvafakati ile ...’ye tahsisine karar verildiğini, bunu takiben dava dışı... arasında 24.10.1995 tarihli ön sözleşme ve 15.08.1996 tarihli ana sözleşme imzalandığını, ... adi ortaklığı, yukarıda anılan sözleşmelerden aldığı yetki ile ihale konusu yerin işletmesini üçüncü bir şirkete devrettiğini, müvekkili ile davalının oluşturduğu adi ortaklıktan işletmeyi devralan şirket kullanım hakkı ödemelerini yapmadığı için devralan şirketle birlikte müvekkili ve davalı aleyhine açılan davalarda yapılan yargılamada adi ortaklığı oluşturan müvekkili şirket ve davalı... Ltd. Şti. işletmeyi devralan... A.Ş. birlikte projeye konu taşınmazların sahibi... A.Ş.’ye karşı müştereken sorumlu kabul edildiğini, yargı kararlarının kesinleşmesi sonrasında müvekkili şirket icra dosyalarına ...eki ortağının payına düşen kısım da dahil olmak üzere tüm dosya borçlarını ödediğini belirterek davalı şirketin İzmir... İcra Müdürlüğü’nün... E. numaralı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalı şirketten tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı şirket üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davaya konu uyuşmazlık, taraflar arasında kira sözleşmesi kapsamında ödenmeyen fatura bedellerinden dolayı icra takibine yapılan itirazın iptali ile tazminat koşullarının oluşup oluşmadığının tespitine ilişkindir. Kira sözleşmesi bir malın kullanımının devredildiği sözleşme türü olup 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 299. maddesinde; ''Kira sözleşmesi, kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını veya kullanmayla birlikte ondan yararlanılmasını kiracıya bırakmayı, kiracının da buna karşılık kararlaştırılan kira bedelini ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.'' şeklinde tanımlanmıştır. O hâlde kiraya veren, kiralanan şeyi, kiracının kiralanandan yararlanmasını ve semerelerini toplamasını sağlayacak ya da işletilmesini mümkün kılacak şekilde teslim etmek ve sözleşme süresi boyunca da bu durumda bulunmakla yükümlüdür. Bu kapsamda kiralananın işletilmesi için gerekli tüm malzemeleri, imtiyazları, ruhsatları teslim etmesi şarttır. 02/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 4/1-a. maddesinde; "Kiralanan taşınmazların 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'na göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir." hükmü yer almaktadır. Söz konusu hükmün taşınır-taşınmaz ayrımı olmaksızın tüm kira ilişkilerinde uygulanması gerekmektedir.Mahkemenin, davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi (davayı esastan inceleyebilmesi) için varlığı veya yokluğu gerekli olan haller, dava (yargılama) şartlarıdır. Davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi için varlığı gerekli hallere, olumlu dava şartları (görev, hukuki yarar gibi); yokluğu gerekli hallere ise olumsuz dava şartları denilmektedir (kesin hüküm gibi). Dava şartları, dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi (davanın esasına girebilmesi) için gerekli olan da denir. Ancak mahkeme, dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit edince, davanın esası hakkında inceleme yapamaz; davayı dava şartı yokluğundan (usulden) reddetmekle yükümlüdür. Dava şartlarının bulunup bulunmadığı davada hakim tarafından kendiliğinden (re’sen) gözetilir; taraflar bir dava şartının noksan olduğu davanın görülmesine (esastan karara bağlanmasına) muvafakat etseler bile, hakim davayı usulden reddetmekle yükümlüdür."01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun 4/1-a maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir.Somut olayda, uyuşmazlık kira ilişkisinden kaynaklanmaktadır. Dava 17.09.2013 tarihinde 6100 sayılı HMK'nın yürürlüğe girmesinden sonra açıldığına göre görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir." (Yargıtay 3.HD. 2019/856 Esas 2019/2834 Karar sayılı kararı)"01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK’nun 4/1-a maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir.Somut olayda, davacı ile... Planlaması Enerji ve Teknolojik İş Birliği Merkezi AŞ tarafından oluşturulan ortak girişim gurubu ile Türkiye Denizcilik İşletmesi arasında 15/08/1996 tarihli kullanım hakkı devri sözleşmesi imzalandığı, sözleşme kapsamına alınan gayrimenkullerin kullanım (kira) haklarının 25 yıllığına ortak girişim grubuna verildiğini, taraflar arasında ise bahsedilen asıl sözleşme sonrasında 12/01/1998 tarihli "Kullanma Hakkı-Tasarım-Modernizasyon-İşletme Sözleşmesi" imzalandığı anlaşılmaktadır. İlgili sözleşmenin 7/b maddesi uyarınca davalı şirketin, yatırımın tamamlanmasına müteakip işletmeye geçildikten sonra ve işletme süresince işletmenin yıllık KDV dışında brüt kira gelirinin en az 125.000 USD olmak üzere %2.5 oranındaki tutarı...na her işletme yılı sonundan itibaren en geç 10 gün içinde ödeyecek olduğu, temerrüt halinde aylık libor+1.5 gecikme faizi tahakkuk ettirileceği ve ... tarafından...'na ödeneceği, yine 7/c maddesinde; ... ve şirket işletmeyi kendisi üstlendiği takdirde işlettiği kısım piyasa rayiç kira bedeli üzerinden 7/b bendinde belirtilen orandaki tutarı...na ödeyeceği kararlaştırılmıştır. Bu haliyle davacı şirket ile davalı şirketin hak ve yetkilerini devraldığı ... ... A.Ş arasında imzalanan sözleşmenin alt kira sözleşmesi niteliğinde olduğu açık olup, yine taraflar arasında görülen aynı yere ilişkin emsal dava dosyalarında da taraflar arasındaki ilişkinin Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca kira ilişkisi olduğu benimsenmiştir.Dava, 31.12.2015 tarihinde 6100 Sayılı HMK'nun yürürlüğe girmesinden sonra açıldığına göre görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir" (Yargıtay 3.HD. 2018/3276 Esas 2018/6854 Karar sayılı kararı) Dava, 6100 sayılı HMK'nın yürürlüğe girmesinden sonra açıldığına ve kira ilişkisinden kaynaklandığına göre 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 4/1-a. maddesinde düzenlendiği üzere taraflar ticari şirket olsa da kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu anlaşılmakla, "görev" dava şartı yokluğundan HMK 1, 114/1-c, 115/1-2, 6102 sayılı TTK 4/1-a maddeleri gereğince, davanın usulden reddine, kararın kesinleşmesi ve HMK'nın 20. maddesi gereğince iki haftalık sürede başvurulması halinde dava dosyasının görevli İzmir Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-HMK nun 114(1)/c maddesinin yollaması ile HMK nun 115(2) maddesi uyarınca davanın görev dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE, 2-HMK'nun 20 (1) maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ve yasal süre içinde istem halinde dosyanın görevli İZMİR SULH HUKUK MAHKEMESİ'ne GÖNDERİLMESİNE, 3-HMK'nun 331(2) maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine, 4-HMK'nun 20(1) maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yasal süre içinde gönderme başvurusunun yapılmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmek üzere dosyanın ele alınmasına,Dair, tarafların yokluğunda dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi.26/02/2021Katip ...E imza Hakim ...eimza