İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, taşıma sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali davasında, davacı defterlerindeki ödeme kaydının muhasebe hatası iddiasıyla icra takibinin devamı ve inkar tazminatı talebinin değerlendirilmesi.
Özet: Bu hukuki evrak, bir taşıma sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasına ilişkindir. Davacı, gerçekleştirdiği taşıma hizmetine karşılık kesilen 6.600 TLlik faturanın ödenmemesi üzerine başlattığı icra takibine davalının haksız itiraz ettiğini, takibin devamını ve inkar tazminatı ödenmesini talep etmektedir. Davalı, davaya cevap vermemiştir. Yapılan bilirkişi incelemesinde, davacının ticari defterlerinde ilgili fatura için "alınan ödeme" kaydının bulunduğu ve bu kaydın hesabın bakiyesini sıfırladığı tespit edilmiştir. Bilirkişi ayrıca, davalının temerrüde düşürüldüğüne dair bir belge bulunmadığından faiz talebinin de yerinde olmadığı kanaatine varmıştır. Bu durum, davacının kendi kayıtlarına göre alacağının varlığı konusunda mahkemenin nihai takdirine bırakılan önemli bir çelişkiyi ortaya koymaktadır.

T.C.
İSTANBUL9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : 2025/542 EsasKARAR NO : 2026/403DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)DAVA TARİHİ : 28/07/2025KARAR TARİHİ : 30/06/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... plakalı aracı ile davalı şirket adına 1 sefer taşıma işini üstlenmiş ve bu taşıma/nakliye işine karşılık; 11-07-2024 12:28 tarihli, 6.600,00 TL'lik ... nolu fatura (... arası) kesilmesine rağmen müvekkiline hak kazandığı bu ödeme yapılmamış olduğunu, davalının, ... 18. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında borçlu olarak yer almakta olduğunu, müvekkilinin davalı şirketten alacaklı olduğunu ancak davalı-borçlunun, cari hesap ekstresine göre takibe konu tutarındaki borcunu ödememiş olduğunu, şuan icra dosyasındaki bakiye borç tutarının 13.796,65 TL olduğunu, davalının borçlarının işlemiş ve işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsili için ... 18. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosya ile başlatılan icra takibine davalının 22.11.2024 tarihinde itiraz etmiş ve takibin durmuş olduğunu, davalının itirazlarının hukuken dayanaksız olduğunu, cari hesap ekstre ve tarafların defter kayıtları incelendiğinde takibe konu borcun ödenmediğinin açıkça görüleceğini, davalının itirazlarının haksız ve hukuki temelden yoksun olduğunu, sadece alacağın tahsilini geciktirmek amacını taşımakta olduğunu, alacağın likit bir alacak olup, davalının kötü niyetli itirazı sonucu takip durmuş, müvekkili şirketin mağdur olduğunu ve bu nedenle alacağın %20’sinden az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, dava şartı olan arabuluculuk başvurusunun yapıldığını, arabuluculuk görüşmelerinin tamamlandığını ve anlaşma sağlanamamış olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; ... 18. İcra Dairesinin...E. sayılı dosyasındaki borca yapılan itirazın iptalini, takibin aynen devamını, davalının kötü niyetli itirazı nedeniyle %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.Davalıya usulüne uygun tebligat hazırlandığı ancak davaya karşı cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.DELİLLER VE GEREKÇE;Dava; İİK'nın 67.maddesi gereğince açılmış itirazın iptali davasıdır. ... 18. İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyası UYAP'tan entegre edilmiş, taraf delilleri toplanmış, bilirkişilerden rapor alınmıştır. ... 18. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 6.600,00 TL asıl alacak, 516,00 TL işlemiş faiz, 7.116,00 TL toplam alacak için ilamsız icra takibi yapıldığı, davalı tarafından süresinde itiraz edilmesi neticesinde takibin durduğu ve bu davanın süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Tüm deliller toplandıktan sonra, bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, mali müşavir bilirkişi ... tarafından hazırlanan 18/03/2026 tarihli bilirkişi raporunda; "...Sayın Mahkemenizce tevdi edilen görev ve dosya kapsamındaki tüm bilgi, belge ve tarafımızca incelenen davacı yan ticari defter kayıtları neticesinde; 1.Davacı şirketin 2023 yılı yevmiye defterinin açılış tasdikinin 02.01.2023 tarihinde yapıldığı, tasdik süresinin son gününün resmi tatile (hafta sonu ve yılbaşı) rastlaması sebebiyle işlemin yasal süresi içinde olduğu ve defterlerin HMK m. 222 uyarınca usulüne uygun tutulduğu, 2.Davaya konu 11.07.2024 tarihli, ... nolu, 6.600,00 TL tutarlı faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olduğu ve sunulan WhatsApp yazışmaları ile hizmetin davalıya verildiğinin anlaşıldığı, 3.Ancak davacı yanın ... nolu muavin defter kayıtları incelendiğinde; takibe konu edilen 6.600,00 TL tutarlı fatura için 20.07.2024 tarihinde "ALINAN ÖDEME" kaydı girildiği ve bu işlem neticesinde ilgili hesap bakiyesinin 0,00 (Sıfır) TL olarak göründüğü, 4.Davacı yanın söz konusu kaydın "muhasebe hatası" olduğu yönündeki beyanı ile davalı yanca dosyaya herhangi bir ödeme dekontu sunulmamış olması hususlarının birlikte değerlendirilerek; kendi defter kaydıyla hesabı sıfırlayan davacının alacağının varlığı konusundaki nihai hukuki takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, 5.Davacının takip öncesi davalıyı temerrüde düşürdüğüne dair bir ihtarname veya belgeye rastlanmadığından, TBK m. 117 uyarınca takipte talep edilen 516,00 TL işlemiş faizin yerinde olmadığı,..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü. Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin... E. ... K. sayılı ilamı ile; "Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, Kanun'un ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki ( ticari defterlerindeki ) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır." şeklinde karar verilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu icra takibinin 11.07.2024 tarihli 6.600TL bedelli faturaya dayandığı, bilirkişi raporu ile takibe dayanak faturanın davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, fatura için 20.07.2024 tarihinde alınan ödeme kaydı girildiği, bu işlem neticesinde davacının ticari defterlerine göre davalıdan alacağının kalmadığının görüldüğü anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın reddine,2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre hesap edilen 732-TL. maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 615,40-TL. harcın mahsubu ile bakiye 116,60-TL. harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,3-Davacının yapmış olduğu yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına, 4-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600-TL. arabuluculuk ücretinin tamamının, davacıdan tahsiliyle hazineye irat kaydına,5-Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansından arta kalan kısmın karar kesin olduğundan davacı tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafın yokluğunda, miktar yönünden KESİN olarak karar verildi.30/06/2026 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ...¸e-imzalıdır ¸Bu evrak 5070 sayılı Yasa gereğince elektronik olarak imzalanmıştır.