Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin, mobilya satışından kaynaklanan ticari alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının itirazının iptali davasına ilişkin gerekçeli kararı.
Özet: Ticari satımdan kaynaklanan itirazın iptali davasında davacı şirket, davalıya satılan mobilyaların ödenmeyen 1.046.387,00 TLlik bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiş, davalı ise taraflar arasında adi ortaklık bulunduğunu ve davacının taraf ehliyeti olmadığını savunmuş; yapılan bilirkişi incelemesinde, davacının kendi defterlerinde ilgili fatura kaydına rastlanmamasına rağmen, faturaların GİB sistemi üzerinden davalıya teslim edildiği, Ba/Bs formlarında yer aldığı ve davalının kendi ticari defterlerinde mal olarak kaydettiği, ayrıca kısmi tahsilat sonrası 1.309.128,70 TL borcun bakiye kaldığı tespit edilmiştir.

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ...Esas - ...

T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİKARAR
ESAS NO : ...Esas
KARAR NO : ...
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : ...
KARAR TARİHİ : ...
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ...
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında mobilya satışından kaynaklı olarak fatura kesildiğini, mobilyaların davalı tarafından alındığını ancak bedelinin yaklaşık 1,5 senedir davacıya ödenmediğini, davacı tarafından fatura alacağına istinaden 1.046.387,00-TL tutarındaki mobilya satımının tahsili amacıyla davalı aleyhine Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından tüm borca, ferilerine ve yetkiye itiraz edildiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu beyanla davanın kabulü ile davalının borca ve ferilerine itirazının reddine, icra takibine vaki itirazın iptaline, icra takibinin devamına, davalı hakkında %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davalının 3. kişilere devrini sağlayabileceği taşınır taşınmaz mal varlığına, banka hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz uygulanmasına, vekalet ücreti ile yargılama masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında adi ortaklık bulunmakta olup satış sözleşmesinden kaynaklı herhangi bir alacağın bulunmadığını, somut olayda müvekkili ...'nun davacı şirketin ortağı iken 03/02/2023 tarihinde ortaklıktan ayrıldığını, müvekkilinin, davacı şirketin ortağı iken hissesini, Kayseri 6. Noterliği'nin ... tarihli Limited Şirket Pay Devir Sözleşmesi ile ...'a devreddiğini, adi ortaklık ilişkisinde ortakların karşılıklı birbirlerinden talepte bulunmasının mümkün olmayıp taleplerin şirkete yönelmesi gerektiğini, davacının taraf ehliyetinin bulunmadığını, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklını... Sanayi Ve Dış Ticaret Limited Şirketi, borçlunun ... olduğu, toplam 1.046.387,00-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 20/06/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 20/06/2024 tarihinde itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğu ve 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasının açıldığı görülmüştür.
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının bir örneği Uyap üzerinden celp edilmiştir.
Tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmış, mali müşavir bilirkişi 14/07/2025 tarihli raporunda özetle;
-Davacının 2023-2024 yılına ait yevmiye-kebir-envanter defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde olduğu (beratların olduğu), içerdiği kayıtların birbirini doğruladığı, defterlerin bu haliyle HMK 222/2 ye uygun olduğunun tespit edildiği,
-Davalının 2023 yılına ait yevmiye-kebir defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde olduğu (beratların olduğu), içerdiği kayıtların birbirini doğruladığı, defterlerin bu haliyle HMK 222/2 ye uygun olduğunun tespit edildiğini, ancak 2023 yılı envanter defteri defter adresinin bildirildiği muhasebeci tarafından mükellefe (davalıya) teslim edildiğine dair tutanak ibraz edildiğinden tasdik bakımından inceleme yapılamadığını, davalı mükellefiyetinin 30.04.2023 itibari ile sonlandırdığından 2024 yılı ticari defterinin de olmadığını,
-Davacı ticari defterlerinde davaya konu fatura ve davalı ile ilgili herhangi bir kayda rastlanmadığını, raporda detayı anlatıldığı üzere davacının davaya konu fatura bakımından davalıya borçlu olmadığının tespit edildiğini,
-Takip ve davaya konu faturalar form BA/BS analizinde yer aldığından, alıcı (davalı) tarafından GİB sisteminden teslim aldığı ve herhangi bir red onayı vermediğinin tespit edildiğini, davalı ticari defterinde de fatura içeriğinin 153-Ticari Mallar stoğuna kaydedildiğinin tespit edildiğini, dolayısı ile takip ve davaya konu fatura ve içeriğinin davalıya teslim edildiği GİB sistemi, davalı kayıtları ve form BA/BS analiz sonucu ile tespit edildiğini,
-Davacı kayıtlarında faturadan sonra 53.383,30-TL tahsilat kaydı göründüğünü, bu tahsilatın fatura bedelleri toplamı 1.362.512,00-TL (621.632,00+740.880,00) düşüldüğünde davalının takip tarihi itibari ile 1.309.128,70-TL (1.362.512,00-53.383,30) borçlu kaldığını, takip talebinin ise 1.046.387,00-TL olduğunu,
-Davalı kayıtlarına göre davacının alacaklı görünmediğini, ancak faturalara karşılık ödemeler nakit olarak görünmekte olup, ödemelere ilişkim belge ibrazının olmadığını bildirir yönde tespit ve kanaatlerini sunmuştur. Rapordan birer suret taraflara tebliğ edildiği rapora karşı davacı vekilinin beyan dilekçesi, davalı vekilinin itiraz dilekçesi sundukları görülmüştür.
Mahkememizin 03/02/2026 tarihli duruşmasında davacı tanıkları ... ve davalı tanığı ...'un beyanı alınmıştır.
Mahkememizin 07/04/2026 tarihli duruşmasında davalı tanığı ...'ın beyanı alınmıştır.
Dosya kapsamına göre cevap dilekçesinde yemin deliline dayanıldığından davalı tarafa yemin teklif edip etmeyeceğini bildirmek üzere 2 haftalık kesin süre verilmiş, kesin süreye uyulmadığı takdirde yemin deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı davalı vekiline ihtar edilmiş, davalı tarafça yemine ilişkin herhangi bir beyan sunulmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, İİK m.67 uyarınca açılmış faturaya dayalı itirazın iptali davasıdır.
Dosyanın tetkikinde işbu davanın basit yargılama usulüne göre çözümlenecek davalardan olduğu görülerek yargılama bu usule göre yürütülmüştür. Diğer dava şartlarında da eksiklik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; Davacının, davalı aleyhine yürüttüğü Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına konu 1.046.387,00-TL tutarındaki fatura alacağının bulunup bulunmadığı, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin ticari satım mı yoksa davalının savunduğu şekliyle adi ortaklık ilişkisi mi olduğu, davalının borca itirazında haklı olup olmadığı ve koşulları varsa icra inkâr tazminatı noktalarında toplanmaktadır.
İİK m.67/1 uyarınca, takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak genel hükümler dairesinde alacağının varlığının tespiti ile itirazın iptalini isteyebilir. Somut olayda takip tarihi 12/06/2024 olup, davanın 23/08/2024 tarihinde bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır. Aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca, bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse ve alacaklı talep etmişse, borçlu, haksız çıkılan tutarın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilir; tazminata hükmedilebilmesi için alacağın likit, yani belirli veya borçlu tarafından belirlenebilir olması gerekir.
TTK m.21/2 uyarınca, bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.
HMK m.222 uyarınca ticari defterlerin, ilgili hususlarda usulüne göre tutulmuş olmak ve açılış-kapanış onayları bulunmak kaydıyla sahibi lehine delil olarak kullanılabilmesi, kayıtların birbirini doğrulaması ve diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması şartlarına bağlıdır; defter kayıtlarının sahibi aleyhine delil teşkil etmesi ise herhangi bir koşula tabi değildir. Yine yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca, faturaya dayalı alacak davalarında malın teslim edildiğini ispat külfeti satıcıda, teslim alınan malın bedelinin ödendiğini ispat külfeti ise TMK m.6 ve HMK m.190 gereğince alıcıda (borçluda) bulunmaktadır; ödeme savunması ancak İİK m.68'de sayılan nitelikte yazılı belgelerle veya kesin delillerle ispatlanabilir.
Davalı vekili, taraflar arasında satış sözleşmesi bulunmadığını, davacı şirket ile davalı adına kurulan "SRP Export – ..." işletmesi arasında adi ortaklık ilişkisi bulunduğunu, adi ortaklıkta ortakların birbirinden doğrudan talepte bulunamayacağını ve davacının taraf ehliyetinin bulunmadığını ileri sürmüştür.
TBK m.620 anlamında adi ortaklık, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşme olup; bu iddia, kural olarak yazılı bir ortaklık sözleşmesi, ortak kâr-zarar paylaşımına ilişkin kayıtlar veya tarafların ortak amaç (affectio societatis) iradesini somut biçimde ortaya koyan delillerle ispatlanmalıdır. Somut olayda davalı tarafça taraflar arasında akdedilmiş yazılı bir adi ortaklık sözleşmesi ibraz edilemediği gibi, kâr-zarar paylaşımına dair herhangi bir kayıt da sunulamamıştır. Davalının, davacı şirketin eski ortağı olması ve işletmesinin davacı ile aynı adreste faaliyet göstermiş bulunması, tek başına, takibe konu faturalarla belgelenen mal teslimlerinin bir adi ortaklık içi işlem olduğunu ispata elverişli değildir.
Bilirkişi incelemesi ile, takibe konu faturaların davalının kendi ticari defterinde "320-Satıcılar" hesabında davacı adına kayıtlı olduğu, fatura içeriği malların davalının "153-Ticari Mallar" stok hesabına giriş yaptığı, faturaların ticari senaryolu e-fatura olarak GİB sistemi üzerinden davalıya teslim edildiği ve davalı tarafça yasal süresinde herhangi bir itiraz veya RED onayı verilmediği tespit edilmiştir. Davalının, faturaları kendi kayıt düzeninde bir satım ilişkisinin gerektirdiği şekilde satıcı cari hesabı ve emtia stoku olarak muhasebeleştirmiş, dahası bu faturalara karşılık "nakit ödeme" kayıtları düşmüş olması, taraflar arasındaki ilişkinin satım ilişkisi olduğunun davalı defterleriyle HMK m.222/4 uyarınca sahibi aleyhine delil teşkil edecek biçimde ikrarı niteliğindedir; zira bir adi ortaklık iç ilişkisinde ortağın ortaklığa karşı satıcı sıfatıyla cari hesap alacaklısı biçiminde izlenmesi ve buna ödeme kaydı düşülmesi ticari kayıt düzeniyle bağdaşmaz. Dinlenen tanık beyanları da soyut nitelikte kalıp, yazılı delil ve kayıt düzeniyle desteklenmediğinden bu savunmayı ispata yeterli görülmemiştir.
Öte yandan itirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı bir dava olup tarafları, takip alacaklısı ile takip borçlusudur. Takip alacaklısı davacı şirketin tüzel kişiliği ve taraf ehliyeti (HMK m.50) mevcut olduğu gibi, takibe konu faturaların düzenleyicisi ve defter kayıtlarına göre alacaklısı olması karşısında aktif dava sıfatı da bulunmaktadır. Davalının pay devrinin iptaline ilişkin Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında görülen davanın ise, işbu takibe konu fatura alacağının varlığına etkili olmadığı, kaldı ki davacı vekilinin duruşmadaki beyanına göre anılan davanın davalı aleyhine sonuçlandığı anlaşılmakla, davalının adi ortaklık, taraf ehliyeti ve sıfat yönündeki savunmalarının tümüne itibar edilmemiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporu ile; takibe konu 23/02/2023 ve 06/04/2023 tarihli faturaların her iki tarafın defterinde de kayıtlı olduğu, fatura konusu malların davalıya teslim edildiğinin GİB sistemi, form BA/BS analizi ve davalının stok kayıtları ile sabit olduğu, davacı defterlerinin usulüne uygun tutulmuş ve sahibi lehine delil vasfını haiz olduğu, bu kayıtlara göre davalının takip tarihi itibarıyla takibe konu faturalardan kaynaklanan borcunun 53.383,30-TL tahsilat düşüldükten sonra 1.309.128,70-TL olduğu ve takip konusu 1.046.387,00-TL'nin bu tutarın altında kaldığı tespit edilmiştir.
Davalı defterinde yer alan 20-25/04/2023 tarihli toplam 3.624.666,16-TL tutarındaki "nakit ödeme" kayıtlarına gelince; bu kayıtlar davacının usulüne uygun tutulmuş defter kayıtlarıyla çeliştiğinden HMK m.222 anlamında sahibi lehine delil teşkil etme koşullarını taşımadığı gibi, bu denli yüksek tutarlı ödemelerin hayatın olağan akışına uygun biçimde tediye makbuzu, banka dekontu ve benzeri hiçbir belge ile tevsik edilememiş olması karşısında, ödeme savunmasının ispatlanamadığı sonucuna varılmıştır. Ödeme def'ini ispat külfeti davalıda olup, davalı taraf cevap dilekçesinde dayandığı yemin delilinden de 23/06/2026 tarihli celsede açıkça vazgeçmiştir. Bu itibarla davalının takibe konu borcu ödediği yönünde dosyaya yansıyan hiçbir kesin delil bulunmamaktadır.
Tüm bu tespitler karşısında; davacının davalıdan takip tarihi itibarıyla takibe konu faturalardan kaynaklanan 1.046.387,00-TL tutarında muaccel fatura alacağının bulunduğu, davalının Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasındaki borca ve fer'ilerine itirazının haksız olduğu sübut bulmuş; itirazın 1.046.387,00-TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin devamına karar vermek gerekmiştir.
Takip talebinde takip öncesi döneme ilişkin işlemiş faiz istenmediği ve asıl alacağa uygulanacak faizin türü yönünden takip talebindeki istemle bağlı kalınması gerektiği (HMK m.26) gözetilerek; hüküm altına alınan asıl alacağa takip tarihi olan 12/06/2024 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun m.1 uyarınca değişen oranlarda yasal faiz uygulanmak ve takip talebindeki diğer koşullar ile takibin devamına karar verilmiştir.
Takibe konu alacak, davalının kendi defterinde dahi kayıtlı bulunan, bedeli belirli faturalara dayanmakta olup, davalının borcun tutarını ve dayanağını bilebilecek, basit bir hesapla belirleyebilecek durumda olması karşısında alacak likit niteliktedir. Davalının itirazında haksızlığı sabit olduğundan ve davacı tarafça talep edilmiş bulunduğundan, İİK m.67/2 uyarınca hüküm altına alınan asıl alacağın %20'si oranında icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davanın KABULÜ ile; davalının Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının 1.046.387,00-TL asıl alacak üzerinden İPTALİNE, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faiz uygulanarak ve takip talebindeki diğer koşullar ile devamına,
2-Hükmedilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 71.478,70-TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin yatırılan (12.637,75-TL+5.213,92-TL=)17.851,67-TL'nin mahsubu ile eksik 53.627,03-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvurma harcı, 17.851,67-TL peşin harç, 5.000,00-bilirkişi ücreti, 704,50-TL tedbir harcı, 645,00-TL posta, müzekkere, elektronik tebligat ve kep reddiyat gideri olmak üzere toplam 24.628,77-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap edilen 162.958,05-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
8-Kararın mahiyeti gereği davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
9-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
10-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. ...
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır