Kayıp çeklerin istirdadı talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesinin davanın reddi kararının davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine verilen kararın incelenmesi.
Özet: Bu istinaf kararı, kargo şirketi aracılığıyla kaybolan ve hakkında ödeme yasağı kararı bulunan çeklerin gerçek hamili olduğunu iddia eden davacı şirketin, bu çeklerden birini bankaya ibraz eden davalıdan çeklerin iadesini veya bedelini talep ettiği istirdat davasına ilişkindir; davalı ise çeki ticari ilişkisi olduğu müşterisinden aldığını, ödeme yasağı nedeniyle tahsil edilemeyince geri aldığını ve bedelini ödeyerek kendi müşterisine iade ettiğini, bu nedenle çeklerin elinde bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiş, ilk derece mahkemesinin davayı reddetmesi üzerine davacı tarafça istinaf yoluna başvurulmuştur.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/2317
KARAR NO:2026/1143
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:22/09/2022
NUMARASI:2021/415 Esas 2022/533 Karar
DAVANIN KONUSU:Çekin istirdadı
Taraflar arasındaki istirdat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ciro ve teslim yoluyla hamili bulunduğu ... A.Ş. tarafından düzenlenen ... Bankası A.Ş-... Şubesine ait 31.03.2021 vade tarihli 25.000 TL. değerde ... nolu ve ... A.Ş.tarafından düzenlenen ...-... Şubesine ait 06.03.2021 vade tarihli 7.790 TL değerde ... nolu çeklerin müvekkilinin müşterisi ... A.Ş.'ye gönderilmek üzere kargo şirketine teslim edildiğini, Çeklerin kargo şirketi elemanları tarafından kaybedildiğini, Bakırköy 5.Asliye Ticaret Mahkemesinde 2020/911 Esas sayısı ile gerçek hak sahibi ve meşru hamili oldukları 2 adet çekin iptali için dava ikame edildiğini ve çeklerle ilgili ödeme yasağı kararı alındığını, yargılama esnasında davalı ..A.Ş.'nin ... A.Ş. tarafından düzenlenen ... Bankası A.Ş- ... Şubesine ait 31.03.2021 vade tarihli 25.000 TL. değerde ... nolu çeki bankaya ibraz ettiğinin tespit edildiğini ve bankaca mahkemeye bilgi verildiğini, mahkemenin istirdat davası açmak ve tedbir kararı sunmak için bir haftalık kesin süre verildiğini, bu sebeple meşru ve gerçek hak sahibi olduğunun tespiti ile davaya konu çeklerin iadesi, iade mümkün değil ise çek bedellerinin iadesi için işbu davayı açama zaruretinin hasıl olduğunu, dava konusu her iki çekin de keşideci firmalar tarafından aralarındaki ticari ilişkinden kaynaklanan alacağı sebebiyle müvekkili şirkete ciro ve teslim yolu ile devredildiğini, çeklerin müvekkili şirketin elinden rızası dışında çıktığını, çeklerin gerçek hak sahibi ve meşru hamilinin müvekkili şirket olduğunu, bankanın göndermiş olduğu ibraz edilen çek bilgisinde arkada müvekkilin cirosundan sonra imzası olan ...-... ile müvekkil şirketin hiçbir ticari münasebeti olmadığı gibi çekin arka yüzünde imzası dışında şahsa ait T.C. bilgisi veya telefon numarasının da mevcut olmadığını, müvekkilinin kargo şirketince kaybedilen çekinin bu şahıs tarafından ciro edilerek piyasaya sürülmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirkerek, davanın kabulü ile davaya konu çekleri haksız olarak elinde bulunduran davalıdan çeklerin alınarak tarafına verilmesine karar verilmesini, çeklerin iadesinin mümkün olmaması ihtimalinde çeklerin bedelinin tahsiline karar verilmesini, diğer yandan Bakırköy 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/911 Esas sayılı dosyasının vermiş olduğu süre gereği dava konusu çekin ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davaya konu çek fotokopisinden de anlaşılacağı üzere müvekkili şirketin dava konusu çeki, aralarında cari hesap ilişkisi bulunan ve müvekkilinin müşterisi olan ... ... (...) dan anılan kişiden olan alacağına mahsuben aldığını, anılan kişi ile müvekkili şirket arasındaki cari hesap ekstresinin bir sureti ile fatura ve irsaliye suretinin de dilekçe ekinde sunulduğunu, bilahare anılan çekin müvekkili şirket tarafından nakde çevrilmek amacıyla cirolanarak .... A.Ş.'ne verildiğini, çekin vadesi (keşide günü) geldiğinde çek üzerinde ödeme yasağı olduğu için anılan... şirketinin çek bedelini tahsil edemediğini ve bu durumu müvekkili şirkete bildirerek çek bedelinin ödenmesini müvekkili şirketten talep ettiğini, bunun üzerine müvekkili şirketin dava konusu çekin bedelini... şirketine ödeyerek çeki iade aldığını ve çeki borcuna mahsuben kendisine veren ... isimli kişiyle görüşerek çekte ödeme yasağı olduğunu ve bedelinin tahsil edilemediğini bildirdiğini, ... isimli şahsın da davaya konu çek bedelini müvekkili şirkete ödeyerek çek aslını müvekkili şirketten iade aldığını, bu durumu tevsik eden çek teslim bordrosunun bir suretinin de dilekçe ekinde sunulduğunu, müvekkili şirkete husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, çeki tahsil amacıyla muhatap bankaya/takasa ibraz edenin müvekkili şirket değil .... şirketi olduğunu, davacı tarafın iş bu davayı öncelikle anılan... şirketine yönelitmesi gerektiğini, davaya konu çekin müvekkili şirketin elinde olmayıp, müvekkili şirketin çek bedelini haricen tahsil ederek davaya konu çeki kendisine veren ... ... (...)'a teslim ve iade ettiğini, davaya konu çek müvekkili şirket yedinde bulunmadığı için anılan çekin müvekkili şirketten istirdadının da mümkün olmadığını, çeki elinde bulunduran hamilin bu çeki kötü niyetle iktisap ettiğinin yahut iktisapta ağır bir kusurunun bulunduğunun davacı tarafça ispatının zorunlu olduğunu, müvekkili şirketin davaya konu çeki kötü niyetle iktisap ettiğinden veya iktisapta ağır bir kusurunun bulunduğundan bahsedilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirketin halihazırda davaya konu çekin hamili olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dava, 6102 sayılı TTK 792. Maddesi uyarınca açılan çek istirdat-iade davası olduğu anlaşılmaktadır. Dava konusu uyuşmazlığın tespiti; Davacı lehine ciro edilen keşideci ....Şti , ... nolu hesap ... seri nolu , 11.12.2019 vade, 130.000-TL , ... Bank A.Ş ikitelli şubesine ait olan çek’in davalıdan iadesi ve çek bedelinin davalıdan iadesi şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarına ilişkin uyuşmazlık olduğu anlaşılmaktadır.Davalı iyiniyetli 3. Kişi olduğunu iddia etmiştir. Davacının çek iptali davası açtığı anlaşılmış, çek iptali dosyası dosya arasına alınarak incelenmiştir.Davacı ve davalının ticari defterlerinin incelenmesine ilişkin taraflara kesin süre verilmiş , verilen kesin sürede taraflar defterlerini ibraz etmiştir.Dava konusu olan çek ... Bankası ... Şubesinşn 31.03.2021 tarihli ... nolu 25.000 TL bedelli çek olduğu, keşidecisinin davadışı ... A.Ş , lehtarının ... ....A.Ş olduğu , çekin ciro silsilesinin ... ... ....A.Ş ,... ... Şti ,... Davacı olduğu, ... ...-... ... davalı olduğu,.... A.Ş olduğu anlaşılmaktadır.Davacı tarafından dava konusu çekin hamili olduğu, çekin kargo şirketinde kaybolduğunu belirterek 14.12.2020 tarihinde Bakırköy 5. ATM de çek iptal davası açtığı ve ilgili mahkeme tarafından çeke ödeme yasağı konulduğu anlaşılmaktadır.Dava konusu çekin son hamili dava dışı .... A.Ş tarafından 31.03.2021 tarihinde takas aracılığı ile bankaya ibraz edildiği anlaşılmaktadır.Taraf defterlerinde yapılan incelemeye göre davacıdan sonra gelen dava dışı ciro sahibi ... ile davacı arasında ticari ilişki bulunmadığı, davalı ile ... arasında ise ticari ilişki bulunduğu ,davalının çeki .... ,... nolu tahsilat makbuzu ile teslim aldığı, davalı ... A.Ş dava konusu çeki ödeme yasağı tarihi olan 12.01.2021 tarihinden önceki bir tarihte iktisap etmiş olduğu, ciro zincirinde kopukluk olmadığı, nizami olduğu, davalı ... A.Ş nin dava konusu çeki iktisap ederken kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğuna ilişkin dava dosyasında somut delil yer almadığı, davacının çeki elinde bulunduran davalının 6102 sayılı TTK 792 maddesi uyarınca çeki kötüniyetli şekilde iktisap ettiğini ispatlayamadığı anlaşılmakla,davacının iddialarının soyut kaldığı anlaşıldığından " gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava konusu çek için önce açılan çek iptal davasında mahkemenin bankaya tedbir yazılarak çekin ödenmemesi ve ticaret siciline gönderilen ilan metninde ise çek elinde olanın çeki mahkemeye sunmasına karar verdiğini, davalının dava konusu çeki bankaya ibraz ettiğini, çek üzerinde Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/911 E. Sayılı dosyasından tedbir olduğunu ve çok küçük bir araştırma ile çekin kayıp veya çalıntı çek olduğunu öğrenebilecek iken mahkemenin ticaret sicil ilanında çekin mahkemeye sunulması kararına rağmen çeki bankadan alıp piyasaya geri sürdüğünü, bankaya ibraz edilen çek üzerinde tedbir kararı mevcut iken çeki mahkemeye sunmamak cezasız bırakılırsa çek iptal davasında verilen tedbir kararının ve ticaret sicilde yapılan ilanın hiçbir hükmü kalmayacağını, davalının çeki mahkemeye sunmayıp davacının ticari ilişkisi olmayan ...-...'a iade etmesi ve istirdat davasının açılmasına neden olmasının kötüniyetli bir davranış olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava,TTK’nın 792. Maddesi uyarınca çekin istirdatı istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süreleri içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı tarafça ... A.Ş. tarafından düzenlenen ... Bankası A.Ş-... Şubesine ait 31.03.2021 vade tarihli 25.000 TL. bedelli çekin kargoda kaybolduğundan bahisle açılan çek iptali davasında Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/911 Esas sayılı dosyasında verilen ara karar ile davacıya çekin istirdadı için dava açmak üzere süre verildiği, bunun üzerine davacı tarafından eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Çek istirdatı davası, çeki elinde bulunduran hamile karşı açılır. Davaya konu ... Bankası ... şubesine ait 31/03/2021 tarihli 25.000-TL bedelli çekte keşidecinin ....AŞ., lehtarın ......AŞ. olduğu, sırasıyla ....Şti.ne, davacıya, dava dışı ... ... ..., davalıya ve .... AŞ'ne ciro edildiği, çekin ibrazında banka tarafından Bakırköy 5. ATM'nin 2020/911 esas sayılı dosyasından verilen 12/01/2021 tarihli ödeme yasağı kararı nedeniyle işleme alınmadığı şerhi düşülmüştür.Eldeki davada, banka tarafından verilen müzekkere cevabında, çekin ... şubesine .... AŞ tarafından ibraz edildiği bildirilmiştir. Davalı, çekin ...'den alındığına dair cari hesap ekstresi, fatura ve e-irsaliye sunmuş, çekin nakde çevrilmek amacıyla cirolanarak .... AŞ'ne verildiğini, çekin günü geldiğinde... Şirketi'nin ödeme yasağı nedeniyle çek bedelini tahsil edemediğini, müvekkilinden çek bedelinin ödenmesini talep ettiğini, çek bedelini... şirketine ödeyerek çeki iade aldığını, çeki borcuna mahsuben veren ... bedelin tahsil edilmediğini bildirdiğini, ...'ın da çek bedelini ödeyerek çek aslını iade aldığını belirtmiş ve dosyadaki bilirkişi raporunda da çekin 05/04/2021 tarhinde davalı tarafafından dava dışı ...'a iade ettiği tespit edilmiştir. Bu durumda çekin davanın açıldığı tarih itibariyle davalının elinde olmadığı, davanın ancak çekin hamiline karşı açılabileceği dikkate alındığında, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken esas bakımından reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur. Bu nedenle, HMK'nın 33, 355 ve 353/1.b.2 maddeleri uyarınca hükmün resen düzeltilmesi gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, davacı vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmemekle birlikte HMK'nın 33, 355 ve 353/1.b.2 maddeleri uyarınca hükmün resen düzeltilmesi gerektiğinden, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, neticede davacının pasif husumet bakımından reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;Davacı vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmemekle birlikte HMK'nın 33, 355 ve 353/1.b.2 maddeleri uyarınca hükmün resen düzeltilmesi gerektiğinden, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda;
1-Davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine,
2-Alınması gerekli 732,00 TL harçtan, peşin yatırılan 426,94 TL harcın mahsubu ile bakiye 305,06 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından, bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, AAÜT'ndeki esaslara göre belirlenen 25.000,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansınlarından artan kısımların, karar kesinleştikten sonra, yatıran taraflara iadesine,
7-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden;
a-Davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davacı tafından yatırılan istinaf peşin karar harcının ise talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,
b-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin takdiren kendi üzerinde bırakılmasına,
8-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
9-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.11.06.2026
KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.a. maddesi uyarınca, dava konusunun miktarına göre karar kesindir.