Kadastro tespitiyle ilgili miras, zilyetlik ve imar-ihya koşulları uyarınca taşınmazın hazineye tescili kararına yönelik temyiz incelemesi.
Özet: Çok taraflı bir kadastro davasında, mirasçıların, Hazinenin ve asli müdahilin, zeytinli tarla vasfındaki 299... parselin ilk tespitle adına yazılan kişi aleyhine mülkiyet iddialarını içeren taleplerini değerlendiren ilk derece mahkemesi, davalı veya davacı mirasçıların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve imar-ihya şartlarını sağlamadığına hükmederek, taşınmazın kadastro tespitinin iptaline ve Hazine adına tesciline karar vermiş, bu karar taraflarca istinaf edilmiştir.

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1948 E., 2024/468 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Milas Kadastro MahkemesiSAYISI : 2019/73 E., 2022/132 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl dava dosyasının davacıları ... ve arkadaşları vekili, davalı ... ........ vekili ile asli müdahil ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Kadastro sırasında, ....... ili ........ ilçesi ........ Mahallesi çalışma alanında bulunan 2 99... parsel sayılı 1.669,0 m² yüzölçümündeki taşınmaz ifraz satınalma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle zeytinli tarla vasfıyla ... adına tespit edilmiş, bilahare bilahare kadastro komisyonuna yapılan itirazlar reddedilerek taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiştir.2. Asıl dosyanın davacıları ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; 2 99... parsel sayılı taşınmazın müvekkillerine murisleri ...'den intikal ettiğini ve taşınmazın kadastro sırasında ... adına tespit edildiğini yapılan tespitin hatalı olduğunu belirterek, taşınmazın müvekkilleri adına miras payları oranında tesciline karar verilmesini talep etmiştir.3. Birleşen dava dosyanın davacısı Hazine vekili dava dilekçesinde; 2 99... parsel sayılı taşınmazın davalı adına tespit edildiğini, davalının 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 14. madde şartlarını sağlamadığını, taşınmaz üzerinde herhangi bir tarımsal faaliyette bulunulmadığını, taşınmazın taşlık olduğunu, arazi üzerinde tel örgüyle çevrili bir yapı ve bahçesi bulunduğunu fakat taşınmazın sonradan açıldığını ve bu nedenle üzerinde herhangi bir kullanım olmadığını belirterek taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile Hazine adına tescilini talep etmiştir.4. Asli müdahil ... müdahale dilekçesinde; dava konusu taşınmazın adına tescil edilmesini talep etmiştir.II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; 2 99... parsel sayılı taşınmazın davacıların murisi ... ile bir ilgisi olmadığını, taşınmazın ...'e ait bizzat kendisi tarafından kullanılan taşınmaz olduğunu, aradan yol geçmesi sebebiyle iki parçaya ifraz edildiğini ve bu kısmı ...'in davalıya satarak zilyetliğini devrettiğini ve davalının eklemeli zilyetlik ile taşınmazı iktisap koşullarını sağladığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava konusu taşınmazın, 1965 yılında seri bazda yapılıp kesinleşen orman kadastrosuna göre, orman sayılmayan yerde kaldığı, 2 99... ve 2 parselin bütün halinde muris ... tarafından kullanıldığı, dava konusu yerde tarımsal faaliyet yapılmadığı sadece hayvanlarını otlattığı, hava fotoğrafları incelendiğinde dava konusu taşınmaza sınır Mazı yolunun 1972 yılı öncesinde açıldığı, davacıların ...'in mirasçıları olduğu, yine davalıya satış yapan ...'in de davacıların kardeşi olduğu, kadastro tutanağında adı geçen ........... ise ...'in eşi olduğu, dava konusu yerin muris ...'e ait olduğunun yerel bilirkişilerce beyan edildiği, başka bir deyişle bu yer ...'in üst soyundan gelme olup eşi............ ait olduğunun ispatlanamadığı, ...'in kadastro çalışmaları sırasında tespit bilirkişisi olarak görev yaptığı 2008 yılında davalı ...'e yazıldığı, her ne kadar 1988 yılında satış yapıldığı belirtilmişse de muris ...'in vefat ettiği 1997 yılına kadar kendisinin kullandığı, kadastro çalışmalarının yapıldığı 2008 yılına kadar ise kimse tarafından kullanılmadığı, tespit sonrası taşınmazın üzerindeki yapı ve düzenlemelerin yapıldığı, dava konusu taşınmazın (B) harfi ile gösterilen bölümünün imar ihyasının tamamlanmadığı, her ne kadar (A) harfi ile gösterilen bölüm yönünden açıklık olması nedeniyle imar ihya edilmiş olduğu belirtilmişse de dinlenen yerel bilirkişiler ve tarafların murisi ...'in bu yeri hayvanlarını otlatmak için kullandığını ve üzerinde tarımsal faaliyet yapılmadığını beyan ettiği gözetildiği bu yönde zilyetliğin ekonomik amaca uygun olduğundan söz edilemeyeceği ve 3402 sayılı Kanun'un 14. ve 17. maddelerinde aranan imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının davalı ve asıl dosya davacıları lehine oluşmadığı" gerekçesiyle asıl dava dosyasının davacıları ve asli müdahilin davasının reddine, birleşen dava dosyasının kabulüne, 2 99... parsel sayılı taşınmazın kadastro komisyon tutanağı tespitinin iptali ile taşınmazın 1.669, 50... yüzölçümü ile zeytinli tarla vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı asıl dava dosyasının davacıları ... ve arkadaşları vekili, davalı ... Erdal vekili ile asli müdahil ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava konusu 2 99... parsel sayılı taşınmazın, 1965 yılında seri bazda yapılıp kesinleşen orman kadastrosuna göre orman sayılmayan yerde kaldığı, 2 99... ve 2 parselin bütün halinde muris ... tarafından kullanıldığı, dava konusu yerde tarımsal faaliyet yapılmadığı sadece murisin hayvanlarını otlattığı, hava fotoğrafları incelendiğinde dava konusu taşınmaza sınır Mazı yolunun 1972 yılı öncesinde açıldığı, davacıların ...'in mirasçıları olduğu, yine davalıya satış yapan ...'in de davacıların kardeşi olduğu, kadastro tutanağının edinme sebebinde adı geçen ve tespit maliki davalı ...'e taşınmazı 1988 yılında haricen sattığı tutanakta belirtilen .......... ise ...'in eşi olduğu, dava konusu yerin muris ...'e ait olduğunun yerel bilirkişilerce beyan edildiği, başka bir deyişle bu yerin ...'in üst soyundan gelme olup eşi .............. ait olduğunun ispatlanamadığı, ...'in kadastro çalışmaları sırasında tespit bilirkişisi olarak görev yaptığı ve taşınmazın 2008 yılında davalı ... adına tespit edildiği, her ne kadar tutanakta 1988 yılında satışı yapıldığı belirtilmişse de muris ...'in vefat ettiği 1997 yılına kadar taşınmazı kendisinin kullandığı, murisin vefat tarihi olan 1997 yılından kadastro tespitinin yapıldığı 2008 yılına kadar ise taşınmazın kimse tarafından kullanılmadığı, tespit tarihinden sonra taşınmazın üzerindeki yapı ve düzenlemelerin yapıldığı, dava konusu taşınmazın (B) harfi ile gösterilen bölümünün imar ihyasının tamamlanmadığı, her ne kadar (A) harfi ile gösterilen bölüm yönünden açıklık olması nedeniyle imar ihya edilmiş olduğu belirtilmişse de dinlenen yerel bilirkişiler ve tarafların murisi ...'in bu yeri hayvanlarını otlatmak için kullandığını ve üzerinde tarımsal faaliyet yapılmadığını beyan ettikleri gözetildiğinde bu yöndeki zilyetliğin ekonomik amaca uygun olduğundan söz edilemeyeceği, tüm bu hususlar gözetildiğinde taşınmazda 3402 sayılı Kanun'un 14. ve 17. maddelerinde belirtilen mülkiyet edinme şartlarının asıl dosya davacıları ile asli müdahil ve davalı lehine gerçekleşmediği anlaşıldığından, davacılar ve asli müdahilin davasının reddine, birleşen dosya davacısı Hazinenin davasının kabulüne karar verilmesinde ayrıca asıl davada reddedilen dava nedeniyle kendisini vekille temsil ettiren davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmediği" gerekçesiyle asıl dava dosyasının davacıları ... ve arkadaşları vekili, asli müdahil ... ile davalı ... vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Asıl dava dosyasının davacıları ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi, dava konusu taşınmazın davacıların murisi ... tarafından kullanıldığı, kadastro tutanağında satış yapmış gözüken ........... ile bir ilgisinin olmadığı, dolayısıyla ...'in burada herhangi bir hak sahibi olmadığı yönündeki tespitlerin doğru olduğunu ancak miras bırakan ...'in dava konusu taşınmazda tarımsal faaliyet yapmadığı sadece hayvanlarını otlattığı yönündeki tespitinin hatalı olduğunu, tanık beyanları ile 2 99... ve 2 parselin bütün halinde muris tarafından kullanıldığının ispat edildiğini, miras bırakanın taşınmazı tarımsal faaliyette bulunarak kullandığını, 3402 sayılı Kanun'un 14. ve 17. maddelerinde aranan şartların ...'in mirasçıları olan davacılar lehine oluştuğunu, İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca birleşen dava dosyasının davacısı Hazine yönünden davanın kabulüne karar verilerek dava konusu taşınmazın Hazine adına tespitine karar verilmiş olmasına rağmen davalı ...'e yönelttikleri asıl dava yönünden vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının da yasal olmadığını belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi tarafından birleşen dava dosyasının kabulüne karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, asıl dava dosyasının reddine karar verilmiş olmasına bir itirazının olmadığını, kadastro tutanağında dava konusu taşınmazın ............. müvekkiline satıldığının tespit edilmesinin asıl nedeninin ........... mahalli bilirkişilik yapan ...'in eşi olması nedeniyle kadastro çalışmalarında kadastro görevlilerince iltimas gösterildiği ima edildiğini ancak dosya da bu hususta mevcut bir delil bulunmadığını, dava konusu taşınmazın 1950 yılından beri tarım arazisi olarak kullanıldığı, imar-ihyasının tamamlanmış olmasına rağmen zilyetlikle kazanım şartları oluşmadığından davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, muris ...'den intikal eden tüm taşınmazların mirasçılar arasında taksim edildiğini ve tanıklarının hepsinin dinlenilmeyerek savunma hakkının kısıtlandığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 3. Asli Müdahil ... temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazı, kadastro tutanağı kesinleşmeden satın aldığına ilişkin senedi dosyaya ibraz ederek davalı yanında asli müdahil olarak davaya katıldığını, dava konusu taşınmaz üzerinde evi olduğunu, davalının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ettiğini, dava dosyasında bildirilen tanıkların dinlenmediğini eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde şahıslar lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı 6100 sayılı Kanun 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asıl dava dosyasının davacıları ... ve arkadaşları vekili, davalı ... ........... vekili ile asli müdahil ...'ın temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.