Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar ve maddi manevi tazminat davasına ait gerekçeli kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, bir trafik kazası sonucu omzuna platin takılan, geçici ve kalıcı iş göremezliğe uğradığını, aracında değer kaybı oluştuğunu ve psikolojik sıkıntılar yaşadığını iddia eden davacının, kazadan sorumlu tuttuğu sürücü ve sigorta şirketinden maddi ve manevi tazminat talep etmesi üzerine açılan davada, davalı sürücünün kazanın davacı aracının aşırı hız ve kural ihlali nedeniyle meydana geldiğini, davacının emniyet kemeri takmadığını savunarak kusursuz olduğunu belirtmesi; davalı sigorta şirketinin ise bazı zararların teminat kapsamında olmadığını, dolaylı zararlardan sorumlu olmadığını, sağlık giderlerinin SGK tarafından karşılanması gerektiğini ve davacının kendilerine önceden başvuru yapmadığını iddia ederek davanın reddini talep etmesi hakkındaki yargılamayı özetlemektedir.

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARARESAS NO : ...KARAR NO : ...HAKİM : ...KATİP : ...DAVACI : ...VEKİLİ : Av. ...DAVALI : 1- ...VEKİLİ : Av. ...DAVALI : 2- ...VEKİLİ : Av. ...DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)DAVA TARİHİ : ...KARAR TARİHİ : ...KARAR YAZIM TARİHİ : ...Mahkememize açılan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan yargılaması sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davaya konu kazanın davacı müvekkili ve müvekkilinin oğlu ...'nin sevk ve idaresindeki ...plakalı araç ile davalı ... Türk Sigorta Şirketi sigortalısı diğer davalı Yusuf Karadut'un hakimiyetindeki ... plakalı araç arasında meydana geldiğini, davalının aracının bir anda müvekkilin içerisinde bulunduğu aracın önüne çıktığını,...'nin davalının aracına çarpmamak için direksiyonu sola kırdığını ancak kazayı önleyemediğini, kaza sonucunda müvekkilinin aracının sağ ön tampon far kısmında zarar ve müvekkilinin kolunda ağrı meydana geldiğini, kazada davalı...'un tam ve asli kusurlu olduğunu, kazadan kaynaklı davacının omzuna platin takıldığını, davacının malul kaldığını, davacının geçirdiği ameliyat ve omzunda bulunan platin nedeniyle kol gücü gerektiren birçok işte çalışamayacağından beden gücü kaybının da söz konusu olduğunu, tedavi süresince geçici iş göremezlik ve tedavi sonunda kalıcı olarak iş göremezlik halinin mevcut olduğunu,.....Sigorta Şirketine maddi ve manevi zararlarının tazmini için PTT aracılığıyla ve ayrıca elektronik posta yoluyla ayrı ayrı gönderilen taleplerinin sonuçsuz kaldığını, arabuluculuk müessesinde tarafların anlaşmaya varamadıkarını, müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybının, kaza sebebi ile yaralanan müvekkilinin tedavi masraflarının, tedavi süresince geçici ve tedavi sonunda kalıcı olarak iş görememesi sebebi ile uğradığı maddi ve manevi zararın, ayrıca bu süreçte yaşadığı psikolojik sıkıntılar dolayısıyla uğradığı manevi zararın davalılar tarafından tazmin edilmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle davacının aracında meydana gelen araç değer kaybı nedeniyle şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminata, davacının geçici iş görememesi nedeniyle şimdilik 100,00-TL maddi tazminatın ve kalıcı iş görememesi nedeniyle şimdilik 900,00-TL maddi tazminata, davacının tedavi sürecinde yaşadığı elem ve keder nedeniyle 50.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.CEVAP :Davalı ... cevap dilekçesinde özetle: söz konusu kazanın müvekkilinin bütün kurallara riayet ederek aracını park etmek istediği esnada ...'nin Karayolları Trafik Kanunu'nda belirtilen hız limit ve kurallarını ihlal etmesine bağlı olarak müvekkilinin aracının sağ arka kısmına çarpması neticesinde meydana geldiğini, kaza mahalline yakın yerde okul geçidi bulunduğunu hız limitinin 30 km/h olduğunu ...'nin hız limitlerini aşarak müvekkilinin aracına çarptığını, davacıya ait aracın sürücüsünün kendi kusur ve ihmali nedeniyle meydana gelen kazada %100 kusurlu olduğunu, kazanın meydana geldiği esnada davacının oğluna "Oğlum isyan etme, oğlum yavaş sür demedim mi?" şeklinde sitemde bulunduğunu, davacı tarafın emniyet kemerinin kaza sırasında bağlı olmadığını, davacının emniyet kemeri takmamasından müvekkilinin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, müvekkilin park alanına girmek istediği esnadaki hızının maksimum 4-5 km/h olduğunu bu hıza sahip aracın kazada %100 kusurlu olamayacağını, trafik kazasına konu aracın sigorta poliçesi olduğundan iddia olunan borç ve ferileri bakımından müvekkilinin bir sorumluluğunun bulunmadığını, açıklanan nedenlerle haksız ve yersiz davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Sigorta Şirketi cevap dilekçesinde özetle: mağdurların dava yoluna gitmeden önce sigorta şirketine başvuru zorunluluğunun bulunduğunu ancak davacı tarafından müvekkili şirkete değer kaybı ve maluliyet talebi ile ilgili herhangi bir başvuruda bulunulmadığını, araç mahrumiyet bedelinin teminat kapsamı dışında olduğunu, müvekkilinin ZMMS poliçesinden kaynaklanan sorumluluğunun sadece gerçek zarar ile söz konusu olduğunu, bunun dışında dolaylı zarar taleplerinin müvekkili nezdindeki ZMMS poliçesinden kaynaklanan bir sorumluluğunun bulunmadığını, kazanç kaybı, mahrum kalınan karar, araç mahrumiyet bedeli, ikame araç bedeli vs. gibi davacı taleplerinin de dolaylı zararlar olup bahse konu taleplerin de reddinin gerektiğini, yapılan son yasal düzenlemeler ile sağlık hizmet bedelleri ve geçici iş göremezlik zararı ve tedavi giderlerinin sosyal güvenlik kurumu tarafından karşılanacağını, sigorta şirketlerinin sorumluluğunun bulunmadığını, davacının sürekli iş gücü kaybına ilişkin talebi açısından, davacı tarafın zararlarının karşılanabilmesi için belge asıllarının ve kusura ilişkin raporların müvekkili şirkete ibrazının gerektiğini, sigorta şirketlerinin manevi tazminat sorumluluklarının bulunmadığını, izah edilen nedenlerle dava öncesi müvekkili şirketin poliçeden kaynaklı sorumluluğunu yerine getirmiş olması nedeniyle haksız ve mesnetsiz davanın reddine, davaya konu kazaya ilişkin olarak kusur oranlarının tespitine, davacının dolaylı zararlara ilişkin talepleri bakımından müvekkili şirketin dolaylı zararlardan sorumlu olmaması sebebiyle davanın reddi ile yargılama harç ve giderleri ile ücret-i vekaletin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER :Sigorta poliçesi, kaza tespit tutanağı, sosyal ve ekonomik durum araştırmasına ilişkin kolluk tutanağı, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi kayıtları, nüfus kayıt örneği, Melikgazi İlçe Emniyet Müdürlüğünün cevabi yazısı ve ekinde belgeler, kaza görüntüleri, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyasının uyap kayıtları, SGK kayıtları, hastane kayıtları ve tarafların dayandığı tüm deliller toplanmış, gerekli bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır.Dosyaya mübrez 12/10/2024 tarihli tarihli trafikçi-makine mühendisinin bilirkişinin sunduğu raporda: davaya konu aracın Peugeot marka otomobilin kaza anında 22 yaşında olduğu, ön kısımdan hasar aldığı, geçmiş trafik ve kasko sigortası hasar kayıtları incelendiğinde geçmiş 4 adet hasar kaydının olduğu ve 27.02.2016 tarihli geçmiş trafik kazasında da yine aynı ön bölgeden hasar aldığı ve dava konusu kaza anında hasarlanan parçaların daha önce meydana gelen kazada orijinallığını yitirdiği Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi kayıtları ile sabit olduğundan, orijinal olmayan parçalarda dava konusu kaza dolayısıyla meydana gelen hasarlanmadan dolayı değer kaybının oluşmayacağı yönünde görüş bildirmiştir.Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi'nin 04/07/2025 tarihli raporunda: davalı sürücü ...un %80 (yüzde seksen) oranında kusurlu olduğu, davacı taraf sürücüsü ...'nin %20 (yüzde yirmi) oranında kusurlu kanaatinde olduklarını bildirmişlerdir.Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 18/09/2025 tarihli raporunda: erişkinler için engellilik değerlendirilmesi hakkında yönetmelik kapsamında birlikte değerlendirildiğinde; ...'nin 18/04/2023 tarihli trafik kazası sonucu meydana gelen kemik kırığı ve üst ekstremitede mevcut (plak vida tespitli humerus şaft kırığı, omuz ekleminde mevcut hareket kısıtlılığı) patolojileri nedeniyle; 4 ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığı, tıbbi şifa süresinin 4 ay olduğu, 1 ay süreyle bakıcı / yardımcı desteğinin tıbben uygun olacağı, tüm vücut fonksiyon kaybı oranının veya engel oranının %2 olduğu kanaatinde olduklarını bildirmişlerdir.Aktüerya uzmanı bilirkişiden alınan 02/04/2026 tarihli raporda: dava konu kaza sonrası davacının geçici iş göremezlik zararının 30.858,54-TL, sürekli iş göremezlik (maluliyet) zararının 126.907,61-TL, toplam (geçici ve sürekli iş göremezlik) zararının 157.766,15-TL olduğu, söz konusu zararın Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sakatlık/ölüm teminat limiti (kaza tarihi itibariyle 1.200.000,00-TL) kapsamında kaldığı şeklinde görüş bildirmiştir.Tanık ... "ben davacının oğlu olurum, kaza anında ... plakalı aracı ben kullanıyordum. Ben kendi şeridimde gidiyordum, yol gidiş - geliş iki şeritliydi, davalının aracı park halindeydi, ben geçerken aniden önüme çıktı, sinyal vermedi, benim hızım 30-40-km/s civarıydı. Davacı annem sağ ön koltukta oturuyordu, emniyet kemeri takılıydı, kazadan sonra annem sağ kolundan yaralandı, kolu alçıya alındı, sonra tutmayacağını söyleyerek platin taktılar. Şu anda kolunu eskisi gibi kullanamıyor, belli bir seviyeye kadar kaldırabiliyor. Kazadan sonra 1 gün devlet hastanesinde 2 gün de şehir hastanesinde kaldı, ameliyat da şehir hastanesinde yapıldı. Devlet hastanesinde ameliyat edemeyeceklerini söylediler, davalı araç sürücüsü kazadan sonra bizimle irtibata geçmedi, herhangi bir maddi yardımda da bulunmadı. Annemin o zaman sigortası yoktu, annem ev hanımıdır, tüm masraflarını ben yüklendim. Annemin ilaçlarını sigortasız ben aldım, çünkü annemin sigortası yoktur, annemin kişisel temizliği ve ev temizliği için bakıcı tuttum, 3 ay boyunca bakıcı eve devamlı gidip geldi, ilk ay için 15.000,00-TL verdim, sonraki aylarda parça parça geldiği gün kadar ödedim" şeklinde beyanda bulunmuştur.Davacı vekili dosyaya sunduğu 08/05/2026 tarihli ıslah dilekçesinde: geçici iş göremezlik tazminatı olarak talep ettikleri 100,00-TL'yi 30.758,54-TL artırarak toplam 30.858,54-TL'ye, kalıcı iş göremezlik tazminatı olarak talep ettikleri 900,00-TL'yi 126.007,61-TL artırarak toplam 126.907,61-TL'ye yükselttiklerini, değer kaybı talebi yönünden bilirkişilerce değerlendirme yapılmadığından bu yönden ıslah yapmadıklarını bildirmiştir.YARGILAMA VE GEREKÇE:Dava, davacının yolcu olarak bulunduğu aracın karıştığı trafik kazasında yaralanması nedeniyle araçta oluşan değer kaybı ve davacının kazada yaralanması nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik zararı ile manevi tazminat talebine ilişkindir.18/04/2023 tarihinde, davacının yolcu, davacının oğlu ...'nin sürücü olarak bulunduğu ... plakalı araç ile davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç arasında yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Davacı bu kazadan kaynaklı olarak şimdilik 1.000,00-TL araç değer kaybı, 100,00-TL geçici iş göremezlik, 900,00-TL sürekli iş göremezlik ve 50.000,00-TL manevi tazminat istemiyle eldeki davayı açmıştır.Dosya arasında yer alan ruhsat kayıtları, ZMMS poliçesi ve kaza tespit tutanağına göre... plakalı aracın davacı ... adına kayıtlı olduğu,... plakalı aracın malik ve sürücüsünün davalı ... olduğu, ZMMS sigortacısının davalı... Sigorta olduğu anlaşılmaktadır.KTK 97 maddesi uyarınca davacı tarafça dava açmadan evvel mail yoluyla davalı sigorta şirketine başvurulmuş, buna dair mail çıktısı ve başvuru dilekçesi örneği dosyaya eklenmiş, ayrıca taraflar arasında arabuluculuk görüşmesi yapılmış, dava şartının bu şekilde sağlandığı anlaşılmıştır.-Mahkememizce kusur ön sorun değerlendirmesinde,Mahkememizce taraf tanıkları dinlenmiş, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyasının uyap kayıtları dosya arasına alınmış, kaza tespit tutanağı celp edilmiş, adli tıp kurumundan kusur raporu alınmıştır.18/04/2023 günü saat ... sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ...plaka sayılı otomobili ile... Caddesi'ni takiben ... Bulvarı istikametinden gelip ... Caddesi istikametine iki şeritli yolda seyir halinde iken ... Sitesi... blok önüne geldiğinde, otomobilinin sağ ön köşe kısımları ile; ...Caddesi'ni takiben ... Caddesi istikametinden gelip ...Sitesi...blok önünde park yerine girmek için sola manevra yapan davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki... plaka sayılı otomobilinin sağ yan kısımlarının çarpışmaları sonucu davaya konu trafik kazası meydana gelmiştir.Kazanın gerçekleştiği yerin meskun mahal içinde, kaza yerindeki azami hız limiti 50 km/s, şerit sayısı 2, şerit genişliği 8m, yol platform genişliği 10m ve üzeri, iki yönlü yol, asfalt kaplama, cadde, gün durumu gündüz, hava durumu bulutlu, yolun yüzeyi kuru, yatay güzergah düz yol, düşey güzergah eğimsiz, yol şerit çizgisi var, yandan çarpma(3) şeklindedir. Bu kazanın oluşumunda davalı sürücü...'un gündüz vakti meskun mahal içi iki yönlü yolda sevk ve idaresindeki otomobili ile seyrederken geldiği olay mahallinde yola gereken dikkatini vermesi, iki yönlü yolda sola manevra yapmadan evvel karşı yön şeridinden düz seyirle gelen diğer sürücü yönetimindeki otomobile ilk geçiş hakkını bırakması gerekirken bu hususlara riayet etmeyerek aksine hareketle seyir yönünü kapatması neticesinde meydana gelen kazada %80 oranında, sürücü ...'nin ise gündüz vakti meskun mahal içi iki yönlü yolda sevk ve idaresindeki otomobili ile seyrederken geldiği olay mahallinde yola gereken dikkatini vermesi, seyrini müteyakkız bir biçimde sürdürmesi gerekirken bu hususlara riayet etmeyerek aksine hareketle diğer sürücü yönetimindeki otomobilin sağ yan kısımlarına şeridinde etkin fren tedbiri ile çarpmayı önleyemediği olayda %20 oranında kusurlu olduğu raporda belirtilmiştir.Düzenlenen bu raporun kaza tespit tutanağı, savcılık dosyası ve tanık beyanı ile uyumlu olduğundan yeniden kusur raporu aldırılmasına gerek görülmemiş ve hükme esas alınmıştır.Mütefarik kusura ilişkin değerlendirmede;6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "tazminatın belirlenmesi" başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğine ve özellikle kusurun ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; "tazminatın indirilmesi" başlıklı 52. maddesinde ise; zarar gören taraf, zararı doğuran fiile razı olduğu veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olduğu yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırdığı takdirde hakimin, tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği açıklanmıştır. Buna göre, zarar görenin zarar katılması veya zararın artmasına sebep olduğu hallerde zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almamasında müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gerekir. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (Eren, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582) Zararın doğumu ya da artmasına yol açan fiil, zarar görenin davranışlarından ileri gelmişse müterafik (ortak) kusurdan söz edilir. (Kılıçoğlu, Ahmet, Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2012, s.418)Yukarıda da açıklamalar dikkate alındığında, davacının müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılabilmesi için zararın bu nedenle artması zarar ile mağdurun eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir.Dosya kapsamında bulunan delillerden davacının araçta ön koltukta yolcu olduğu, kaza tespit tutanağında emniyet kemerinin takılı olmadığına dair bir tespit yapılmadığı, davacının tanığı olup aracın da şoförü olan tanık ...'nin mahkememiz huzurunda alınan beyanında davacının kaza sırasında emniyet kemerinin takılı olduğunu beyan ettiği, savcılık dosyasında alınan beyanlarda bu hususta bir ifade bulunmadığı, bunun haricinde davacının meydana gelen zararın artmasına sebep olduğuna dair başkaca bir delilin de bulunmadığı görülmekle hesaplanan tazminatlardan müterafik kusur indirimi yapılmamıştır.-Maluliyet durumuna dair değerlendirmesinde; Davacının kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yükümlerine göre ERÜ Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan rapor almıştır. Alınan 18/09/2025 tarihli rapora göre davacının 4 ay süreyle geçici iş göremez halde kalacağı, sürekli iş göremezlik oranının %2 olduğu belirtilmiştir. Düzenlenen bu rapor dosya kapsamı ile uyumlu olması ve bu rapor ile çelişen başka bir rapor bulunmaması nedeniyle mahkememizce de hükme esas alınmıştır.-Aktüerya hesabına ilişkin değerlendirmede; HMK’nun 273/1. maddesi gereği mahkememizce toplanan tüm deliller ve tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle; TRH 2010 yaşam tablosu ve Yargıtay içtihatlarında kabul edilen progresif rant usulü (%10 arttırma-iskonto formülü ile) ile davacının aktüer zarar hesabının yapılması hususunda açıklamalı rapor alınmasına karar verilmiştir. Davacı dava dilekçesinde aylık gelirine dair bir beyanda bulunulmadığı, asgari ücretin üzerinde gelir elde ettiğine dair bir delilin dosyaya yansımadığı, bu nedenle asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamanın uygun olacağı kanaatine varılmıştır. Bu nedenle karar tarihinde geçerli olan asgari ücret miktarına göre hesaplama içeren 02/04/2026 tarihli aktüer bilirkişi raporuna mahkememizce de itibar edilmiştir.- Geçici iş göremezlik tazminatının teminat kapsamı dışında olup olmadığına dair değerlendirmede;2918 sayılı Kanun’un 98.maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Kanun’un 59. maddesinde, “Trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı", kanunun geçici 1.maddesi ile de "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, sözkonusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanunun 59’uncu maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği" öngörülmüştür.Sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün kanundan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. 2918 sayılı Kanun’un 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumu'na geçtiğinin kabulü gerekir. Buna karşın belgesiz tedavi giderlerinden sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün sorumlulukları devam etmektedir.Somut olayda geçici iş göremezlik tazminatı, ZMMS poliçesinin kişi başına sakatlık ve ölüm kalemine dahil olup davalı sigorta şirketinin bu kalem zararlardan sorumluluk limiti kaza tarihi itibariyle 1.200.000,00-TL'dir. Hükmedilen 157.766,15-TL geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı sigortanın daha önceden ödemesi bulunmadığından teminat limiti kapsamındadır.-Faize ait değerlendirmede;2918 Sayılı Kanun'un 99. maddesinde, sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel sartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluslarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı 2918 Sayılı KTK'nun 98/1, 99/1, ZMMS Genel Şartlarının B.2-c maddesi uyarınca hak sahibine kaza ve zarara ilişkin tespit tutanağının ve bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya başvurmasından itibaren 8 iş günü sonunda tazminat miktarını ödememesi halinde, bu tarihte, böyle bir başvurunun yapılmaması halinde ise arabulucuk başvuru tarihinde temerrüde düşeceğinden, temerrüt faizine bu tarihten itibaren hükmedilmesi gerekir.Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır.Anılan açıklamalar uyarınca davacı vekilinin davalı sigorta şirketine başvuru belgesi bulunsa da ekine gerekli evraklar eklenmediğinden sigorta şirketini temerrüde düşürmeye yeterli görülmediğinden arabulucuya başvuru tarihi olan 28/08/2023 tarihi temerrüt tarihi olarak kabul edilmiştir. Davalı sürücü yönünden ise kaza tarihi olan 18/04/2023 tarihinden itibaren faize hükmedilmiştir.Davacı dava ve ıslah dilekçesinde talep ettiği tazminatlar için yasal faiz talep edilmiştir. Sigortalı araç hususi nitelikte olduğundan hükmedilen tazminatlara yasal faiz uygulanmıştır.-Manevi tazminata dair değerlendirmede;Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, Türk Medeni Kanununun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hükmedeceği öngörülmüştür.Yargıtay’ın 22.6.1966 tarih ve 1966/7 Esas 1966/7 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden, hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken, ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hâkimin takdirine bırakılmış ise de hâkim; Medeni Kanununun 4. maddesinde yer alan hakkaniyet ilkesi gözeterek, hukuk ve adalete uygun hak ve nesafet kurallarına göre uygun miktarda tazminat takdir etmesi gerekmektedir. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların değerlendirilmesi gerekir. Hakim manevi tazminata hükmederken; tarafların kusur durumu, kusur derecesi, ekonomik ve sosyal durumları, zarar ile olay arasındaki illiyet bağı, ölüm halinde kaza ile ölüm arasında illiyet bağının bulunması, olayın tarihi, olayın ağırlığı, olay tarihindeki paranın satın alma gücü, davacı sayısı gibi hususlar dikkate alınarak davacılar için zenginleşme, davalılar için yoksulluğa neden olmayacak şekilde belirlenmelidir.Somut olayda; yukarıda belirtilen manevi tazminat kriterleri, meydana gelen olayın ve davalının fiilin niteliği, olayın oluş yer ve şekli, davalı araç sürücüsünün %75 kusuru, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacının olay tarihindeki yaşı, kazadan dolayı %2 malul kalması, 4 ay geçici iş göremezlik durumu nedenleriyle çekmiş olduğu acı ve ızdırap hali, olay tarihindeki paranın alım gücü göz önünde bulundurulduğunda dava dilekçesinde talep edilen 50.000,00-TL manevi tazminatın dosya kapsamı ile uyumlu olduğu sonucuna varılmıştır.-Değer Kaybı Talebine İlişkin Değerlendirme;Yargıtay Yerleşik uygulamalarına uygun olarak, değer kaybının kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı (aracın km'si, metal komponentlerin yoğunluğu, korozyon dozajı ve önceye ait hasarlar nedeni ile orjinalliğin yitirilip yitirilmediği), aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı), tramer kayıtlarına göre araçta meydana gelen hasarlar irdelenerek, emsal satışlar da araştırılmak suretiyle, aracın kaza tarihindeki 2. el rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. el rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının bilirkişiler tarafından hesaplanması gerekir.Bu ilkelere göre makine mühendisi bilirkişi tarafından sunulan 12/10/2024 tarihli raporda davacıya ait aracın kaza anında 22 yaşında olması, geçmiş trafik ve kasko sigortası hasar kayıtları incelendiğinde 4 adet hasar kaydının bulunması, bu kazalarda aracın ön bölgesinden yine hasar almış olması, dava konusu kazada da ön bölgeden hasar alması, dolayısıyla kazada hasarlanan parçaların orijinalliğini yitirmesi, orijinal olmayan parçaların değişmesinin değer kaybına sebep olmaması nedeniyle bu kazadan dolayı her hangi bir değer kaybı zararının oluşmayacağı tespit edilmiş, mahkememizce de usul ve yasaya uygun rapora itibar edilerek davacının değer kaybı talebinin reddine karar verilmiştir.-Arabuluculuk ücretine ilişkin değerlendirmede;TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir.Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır.Yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilerek arabuluculuk masrafları davacı üzerinde bırakılmıştır. (Bkz. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/2615 Esas, 2024/7426 Karar sayılı ilamı)H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;DAVANIN KISMEN KABULÜ ile,1-30.858,54-TL geçici iş göremezlik ve 126.907,61-TL sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam 157.766,15-TL maddi tazminatın davalı ... A.Ş. yönünden (ZMMS poliçesinin kişi başına sakatlık ve ölüm limitinden karşılanmak üzere) arabulucuya başvuru tarihi olan 28/08/2023 tarihinden, davalı ... yönünden kaza tarihi olan 18/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,2-Davacının değer kaybı talebinin reddine,3-50.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 18/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan tahsili ile davacıya ödenmesine,4-Maddi tazminat talebinin kabul edilen kısmı yönünden: 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 10.777,01-TL ilam harcından, tahsil edilen 269,85-TL peşin harç ve 427,60-TL ıslah harcının mahsubuna, bakiye 10.079,56-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,5-Manevi tazminat talebinin kabul edilen kısmı yönünden: 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 3.415,50-TL ilam harcının davalı ...'tan tahsili ile hazineye gelir kaydına,6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,7-Davacı tarafın yaptığı 269,85-TL başvurma harcı, 269,85-TL peşin harç, 427,60-TL ıslah harcı, 7.200,00-TL bilirkişi ücreti, 3.900,00-TL adli tıp fatura ücreti, 1.791,50-TL posta ücreti olmak üzere toplam 13.858,80-TL yargılama giderinin kabul - ret oranına göre hesaplanan: 13.771,51-TL'lik kısmının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,8-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,9-Maddi tazminat talebinin kabul edilen kısmı yönünden: karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine,10-Maddi tazminat talebinin reddedilen kısmı yönünden: karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2. maddesi uyarınca 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile kendisini vekille temsil eden davalılara ödenmesine,11-Manevi tazminat yönünden: karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'tan tahsili ile kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine,Dair, davacı vekili ile davalı ... vekilinin yüzlerine karşı, diğer davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/07/2026Katip ...e-imzalı Hakim ...e-imzalı