Araç kiralama sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili takibine itirazın iptali davasında ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edilmemesi nedeniyle davanın reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması.
Özet: Bu hukuki metin, araç kiralama sözleşmesinden doğan alacakların icra takibi yoluyla tahsiline yönelik itirazın iptali davasını incelemekte olup, davacının kira bedelleri ve ek masrafların ödenmemesi üzerine başlattığı takibe davalının itiraz etmesiyle başlayan süreçte, ilk derece mahkemesinin davayı kabulüne rağmen, Bölge Adliye Mahkemesi ödeme emrinin davalı şirkete usulüne uygun tebliğ edilmemesi nedeniyle itiraz sürelerinin işlemeye başlamadığı ve dolayısıyla itirazın iptali davası açılamayacağı gerekçesiyle ilk kararı kaldırarak davayı reddetmiş; Yargıtay ise, itirazın iptali davası için ödeme emrinin usulüne uygun tebliği ve süresinde itirazın şart olduğunu, tebligat eksikliği nedeniyle yapılan itirazın hukuki sonuç doğurmayacağını ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararının doğru olduğunu teyit etmiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2593 E., 2025/2483 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 15. Sulh Hukuk MahkemesiSAYISI : 2020/274 E., 2022/922 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; taraflar arasında 19.09.2017 tarihli, 39 ay süreli ve aylık 1.256 Euro+KDV bedelli araç kiralama sözleşmesi imzalandığını, kira bedelinin tam olarak ödenmemesi üzerine davalı kiracı ve kefile borcun ödenmesi hususunda ihtarname gönderildiğini, borç ödenmeyip aracın iade edilmemesi üzerine savcılığa şirket yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu ve araçların ancak yakalama şerhi üzerine iade alınabildiğini, alacağın tahsili için başlatılan takibe davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek; takibe vaki itirazın iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı vekili; davalının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, durumdan şikayet başvurusu üzerine haberdar olan davalının derhal davacının tüm taleplerini yerine getirdiğini, kiralananın teslim edilerek borcun ödendiğini, iftira suçu nedeniyle şikayetçi olunduğunu savunarak, davanın reddine ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafından davalı aleyhine kira alacağı, vade farkı alacağı, trafik cezası ve geçiş ücreti ile senet protesto masrafı toplamı 32.167,94 Euro ile 1.543,25 TL'nin tahsili için icra takibi başlatıldığı, taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunduğu, alınan kök ve ek bilirkişi raporları ile davacının talep konusu tutarda alacaklı olduğunun tespit edildiği, alacak likit olduğundan icra inkar tazminatı talebinin kabulü gerektiği gerekçesiyle; davanın kabulüne, takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; takip dosyasında davalı şirkete çıkartılan tebligatın iade olduğu, her iki takip borçlusunun 03.01.2020 tarihinde borca itiraz ettiği, takibin durmasına karar verildiği, davalı şirkete ödeme emri tebliğ edilmediğinden ödeme ve itiraz sürelerinin işlemeye başlamadığı ve itiraz hakkı doğmadığından, davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili; alacağın yazılı delille ispat edildiğini, vekilin her iki borçlu için itiraz dilekçesi sunduğunu, vekil marifeti ile yapılan tüm işlemler yok sayılıp tüm sürecin baştan başlatılması gerektiği yönündeki değerlendirmenin hatalı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.B. Gerekçe ve DeğerlendirmeUyuşmazlık, kira sözleşmesinden kaynaklı alacakların tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçeye, itirazın iptali davasının açılabilmesi için ödeme emrinin usulüne uygun şekilde tebliği ve süresi içinde ödeme emrine itiraz edilmesinin gerekmesine, ödeme emri tebliğ edilmediğinden yapılan itirazın hüküm ve sonuç doğurmayacağının ve itirazın iptali davası açılamayacağının anlaşılmasına göre, davacının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.