Kanun hükmünde kararname ile mühürlenen işyerinin kira sözleşmesindeki sorumluluk, mücbir sebep ve itirazın iptali talepleri hakkında temyiz incelemesi.
Özet: Kiralanan işyerinin 15 Temmuz darbe girişimi sonrası Kanun Hükmünde Kararname ile mühürlenmesi nedeniyle kiracının kira bedelini ödemekten imtina etmesi üzerine açılan itirazın iptali davasında, hem ilk derece mahkemesi hem de bölge adliye mahkemesi, mühürlemenin kiraya verenden kaynaklanmadığı ve kiracının kira sözleşmesi gereği taşınmazı kiraya verene teslim ettiği tarihe kadar kira bedellerinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar vermiş; bölge adliye mahkemesi ayrıca sözleşmedeki temerrüt faiz oranının, yıllık faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşmaması koşuluyla geçerli olduğuna hükmetmiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2778 E., 2025/2449 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 10. Sulh Hukuk MahkemesiSAYISI : 2018/991 E., 2022/282 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVADavacı vekili; taraflar arasında imzalanan 10.01.2016 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli kira sözleşmesi kapsamında, aylık kira bedelinin 10.09.2016 tarihinden itibaren net 14.608,69 TL olduğunu, davalının işyeri ve etüt merkezi olarak kullandığı kiralananın 15 Temmuz darbe girişimi sonrası çıkartılan 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında 05.08.2016 tarihinde mühürlendiğini, mühürleme sırasında yalnızca davalının kullanımında olan yerlerin değil, taşınmazın tamamının mühürlendiğini, diğer katlara ve bölümlere girişin mümkün olmadığını, kiralanının mühürlenmesi sonrasında davalı tarafından kira bedelinin ödenmediğini, mühürleme sebebiyle kiralananın bulunduğu taşınmazın tamamının kullanılamaz hale gelmesi sebebiyle davacının zarara uğradığını, kiralananın davacıya teslim edildiği 04.01.2017 tarihe kadar işleyen kira bedellerinden sorumlu olan davalının, 128.934,76 TL kira borcunu ödememesi nedeniyle aleyhine başlatılan takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek; takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı vekili; başta kiraya veren davacı tarafından karşılanmasına karar verilen ana yapıdaki tadilat masraflarının davalı tarafından karşılanmasına karar verildiği için taraflar arasında 6.250,00 TL bedelli ikinci bir kira sözleşmesi imzalanarak ilk sözleşmenin feshedildiğini, kira bedellerinin sözleşmeye uygun olarak ödendiğini, müvekkiline ait özel eğitim kurumunun hatalı bilgi/bildirim sonucu sehven kapatıldığının sonradan kesinleştiğini, kiralananın kararname gereği kapatılmasıyla 05.08.2016 sözleşmenin kendiliğinden son bulduğunu, bu tarihten sonraki dönem için kira bedeli talep edilemeyeceğini, davacının kiralananı başka bir eğitim kurumuna kiraladığını, savunarak, davanın reddine ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının yazılı kira sözleşmesi ile kira bedelini ispat ettiği, kira bedelini ödeme yükümlülüğünün kiralanın tahliyesi ile birlikte anahtar teslim tarihine kadar devam edeceği, mühürleme işleminin davacıdan kaynaklanmadığı, davalının davacı yanca bildirilen taşınmazdaki mührün sökülerek kiralananın kendisine teslim edildiği 04.01.2017 tarihine kadar kira bedellerinden sorumlu olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile takibe vaki itirazın kısmen iptaline, takibin 126.499,98 TL asıl alacak yönünden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; karar, taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalının taşınmazın anahtarlarının davacıya teslim edildiği 04.01.2017 tarihine kadar olan kira bedellerinden sorumlu olduğu, kira sözleşmesinin (3.) maddesinde; kira bedelinin ödenmesinde gecikme ve/veya yasal yollara müracaat halinde, kiracı için aylık %5 temerrüt faizi kararlaştırıldığı, Mahkemece yapılan araştırmalardan ve düzenlenen bilirkişi raporlarından davalının tacir olmadığının anlaşıldığı, buna göre taraflar arasında kararlaştırılan temerrüt faiz oranı yıllık faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşmadıkça geçerli olduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 120. maddesi uyarınca uygulanacak faiz belirtilmeden hüküm kurulmasının hatalı olduğu gerekçesiyle; davalının istinaf başvurusunun reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın kısmen kabulü ile takibe vaki itirazın 126.499,98 TL yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, alacağa takip tarihinden itibaren yıllık faiz oranının %100 fazlasını aşmayacak şekilde hesaplanacak oranda temerrüt faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili; kiralanan iş yeri kararname ile kapatıldığından kira sözleşmesinin kendiliğinden sona erdiğini, mücbir sebep halinde kiracıdan kira sözleşmesini devam ettirmesinin beklenemeyeceğini, kiralanana yapılan masrafların davacı yedinde kaldığını, davacının hazır ve masrafı yapılmış, eğitim kurumu haline getirilmiş yeri kolaylıkla bir başka eğitim kurumuna kiraya verdiğini, davalı tacir olmadığından sözleşmedeki aleyhe hükümlerin uygulanmayacağını, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin haksız olduğunu, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.B. Gerekçe ve DeğerlendirmeUyuşmazlık, kira alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçeye, imzası inkar edilmeyen 10.01.2016 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin feshedildiğinin davalı tarafından ispat edilememesine, davalının bağlı olduğu sözleşme uyarınca kiralananın tahliye edildiği tarihe kadar kira bedellerinden sorumlu bulunduğunun anlaşılmasına göre davalının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.