Muris muvazaası iddiasıyla miras payı oranında tapu iptali-tescil veya tenkis talepli davada, murisin mal kaçırma kastı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin kararın temyiz incelemesi.
Özet: Miras bırakanın değerli taşınmazlarını kız çocuklarından mal kaçırma kastıyla, nüfusa yeğeni olarak kayıtlı ancak öz oğlu olan davalıya bedelsiz devrettiği iddiasıyla açılan miras payı oranında tapu iptali ve tescil, mümkün olmazsa tenkis davasında; ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri, davalı tanıklarının beyanları, miras bırakanın diğer kız çocuklarına da mal varlığı (altın, para, kamulaştırma bedeli ve 21 adet taşınmaz) bırakması, tüm mirasçıları arasında hak dengesini gözeten kabul edilebilir bir paylaştırma yaptığı gerekçeleriyle, mal kaçırma kastının bulunmadığına ve saklı pay kurallarını etkisiz kılma amacı güdülmediğine hükmederek davanın reddine karar vermiştir.
1. Hukuk Dairesi         2025/5935 E.  ,  2026/3849 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/2040 E., 2025/2280 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Aybastı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/8 E., 2025/90 K.
Dava, muris muvazaası hukuki sebebine dayalı miras payı oranında tapu iptali-tescil, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir.
Davacı vekili; muris ...'nin tek erkek çocuğu olan davalıya en değerli taşınmazlarını kız çocuklarından mal kaçırma amacı ile bedelsiz olarak satış suretiyle devrettiğini, murisin yaşı ve mal varlığı itibariyle taşınmaz satmaya ihtiyacının olmadığını, nüfus kaydında yeğeni gibi görünen, gerçekte öz oğlu olan davalıya satış yapmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek dava konusu 1 42... , 6 08... , 5 81... parsel ve 5 88... parsel, 3 87... parsel ve 3 87... parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının iptali ile miras payı oranında davacı adına tescilini, mümkün olmadığı takdirde tenkisini talep etmiştir.
Davalı vekili; davalının üçüncü kişi konumunda olduğunu, müteveffanın vefat tarihinde banka hesaplarında bulunan bakiyenin davacı dahil olmak üzere diğer mirasçıları arasında pay edildiğini, müteveffanın temlik ettiği mal varlığı dışında terekesinde ciddi mal varlığı bulunduğunu, mal kaçırma kastının bulunmadığını ve yapılan temlikin mirasçılarının saklı paylarına tecavüzünün söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı vekili 27.03.2025 tarihli ıslah dilekçesiyle 24.10.2022 tarihli cevap dilekçelerini ıslah ettiklerini bildirmekle; davalının murisin çocuğu, davacının öz kardeşi olduğunu, davalının dava konusu 1 42... parsel için murise makul bir miktar para verdiğini, taşınmaz üzerindeki binanında masrafları davalı tarafından karşılanmak suretiyle inşa ettirildiğini, arsa karşılığı murise verilen paranın da miras hisselerine mahsuben mirasçılara verildiğini, davalının murisin nüfusuna kayıtlı olmadığından diğer mirasçılarını da çağırıp tek tek bilgilendirmek sureti ile davalıya miras hakkına mahsuben dava konusu diğer taşınmazları devrettiğini, kız çocukları için murisin terekesinde hatırı sayılır derecede mal varlığı bulunduğunu, muristen kalan taşınmazın kamulaştırma bedelinin ve murisin hesabında bulunan paranın da davacı ve diğer mirasçılar tarafından pay edildiğini, ayrıca murisin mirasçılarına miras hisselerine mahsuben 30'ar gram altın bilezik verdiğini, davalının anasına ve babasına maddi ve manevi destek olduğunu, davalının murise araba aldığını ve 3 kez yüksek modellerle yenilediğini, murisin mal kaçırma kastının bulunmadığını, sağlığında malvarlığını paylaştırdığını, tenkis şartlarının da oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı tarafın dinlettiği tanıkların murisin kız çocukları olup yaşanan olaylara daha yakından şahit olan kişiler olduğu, murisin hayattayken taşınmazlarını çocukları arasında paylaştırdığı ve dava konusu taşınmazları da davalıya bıraktığı, kız çocuklarına da bazı taşınmazlar bıraktığı, tanık beyanlarında belirtilen murisin hesabında kalan 82.100,00 TL paranın mirasçılarına aktarıldığı, murisin tüm çocuklarıyla ilişkisinin iyi olduğu, mallarını paylaştırırken kız çocuklarını da gözettiği ve onlara altın ve taşınmazlar verdiği, kamulaştırılan parselin kamulaştırma parasının da kız çocukları tarafından kendi aralarında paylaşıldığı, dava konusu taşınmazlar dışında murisin hissesinin bulunduğu ve mirasçı kız çocuklarına intikal eden 21 adet taşınmazının bulunduğu dikkate alındığında miras bırakanın sağlığında hak dengesini gözeten kabul edilebilir ölçüde ve tüm mirasçıları kapsar biçimde bir paylaştırma yaptığı, bu nedenle murisin mal kaçırmak kastından söz edilmeyeceğinden olayda 01.04.19 74... /2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının uygulanamayacağı, davalının resmi nüfus kayıtlarına göre murisin çocuğu ve mirasçısı olmadığı da göz önüne alınarak murisin TMK 565/4. maddesi uyarınca saklı pay kurallarını etkisiz kılmak amacıyla hareket etmediği, sağlığında her bir mirasçısına belirli taşınmazlar ve mallar bıraktığı gerekçesiyle asıl ve terditli taleplerinin reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi benimsemek suretiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.