**Muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davasında, dava değerinin taşınmazın gerçek değeri üzerinden mirasçı payına göre belirlenmesi esası.**
Özet: Mirasbırakan babanın mal kaçırma amacıyla taşınmazlarını davalı oğluna devrettiği iddiasıyla açılan muris muvazaası ve tapu iptali-tescil davasında, ilk derece mahkemesinin reddi kararı, istinaf mahkemesince kısmen kaldırılarak bazı taşınmazlar yönünden davanın kabulüne hükmedilmiş; bu kararın temyiz incelemesinde, gayrimenkulün aynına ilişkin davalarda dava değerinin taşınmazın dava tarihindeki gerçek değeri üzerinden, pay oranında açılan muris muvazaası davalarında ise davayı açan mirasçının payına isabet eden değer esas alınarak belirlenmesi gerektiği vurgulanmıştır.

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1157 E., 2025/839 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Çanakkale 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2019/519 E., 2023/166 K.Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacı; mirasbırakan babası ...’ın, maliki olduğu 4 61... parsel sayılı taşınmazdaki 1, 2 ve 3 nolu bağımsız bölümleri 17.05.1994 tarihinde, yine mirasbırakan babası ... ve annesi ...’in 1/2’şer paylarla malik oldukları 5 16... parsel sayılı taşınmazda bulunan 8 nolu bağımsız bölümdeki paylarını 23.07.2008 tarihinde, intifa haklarını üzerlerinde bırakarak çıplak mülkiyetlerini davalı oğulları ...’e satış suretiyle devrettiklerini, temliklerin mirasçıdan mal kaçırma amacıyla muvazaalı olarak yapıldığını ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında adına tesciline karar verilmesini istemiştir.Davalı; dava konusu tüm taşınmazları bedelini ödeyerek mirasbırakanlardan satın aldığını, dava konusu 80 parselde bulunan binadaki 1 nolu bağımsız bölümün muris tarafından, 2 ve 3 nolu bağımsız bölümlerin ise kendisi tarafından inşaa edildiğini, her iki murisinin tüm ihtiyaçlarının kendisi tarafından karşılandığını, murislerin davacıya İstanbul’da ev alırken yüksek miktarda maddi yardımda bulunduklarını, ayrıca murislerin davacıya üzerinde iki adet mesken bulunan taşınmazı bedelsiz olarak devrettikleri, bu nedenle murislerin malları paylaştırmak amacıyla 4 61... nolu parsel sayılı taşınmazda bulunan 1 nolu bağımsız bölüm ile 5 16... parsel sayılı taşınmazda bulunan B blok 8 nolu bağımsız bölümlerin çıplak mülkiyetlerini rayiç değerlerinden biraz düşük olacak şekilde devrettiğini, murislerin her iki çocuğuna da eşit davrandığını, bunu sağlamak için paylaştırma amacıyla hareket ettiklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesince, murisin sağlığında maddi durumunun iyi olduğu, hem kızını hem de oğlunu maddi olarak desteklediği, her ikisi lehine de kazandırmalar yaptığı ancak sağlığı bozulduğunda davacının murisle ilgilenmediği gibi maddi ve manevi desteğini de göstermediği, gelip gitmediği, hatta murise küs olduğu, davalının ise gerek sağlığında gerekse hastalığında murise maddi ve manevi olarak destek verdiği, murisin bakımı ile ilgilendiği, davacı tarafça iddianın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bursa Bölge Adliye Mahkemesince; tarafların ortak murisleri ... ve ...'in yaptıkları iki akit ile toplam dört adet bağımsız bölümü davalıya satış sureti ile devrettikleri, tanık beyanları ile murisin maddi durumunun iyi olduğu, taşınmaz satışını gerektirir ihtiyacının bulunmadığı, davalının aynı anda taşınmazları alabilecek maddi gücünün bulunmadığı gibi bedeli ödediğini de ispat edemediği, davacı kızı ile arasının iyi olmadığı, uzun süredir görüşmedikleri, murisin 4 61... parsel sayılı arsayı satın aldıktan sonra üzerine üç katlı bina yaptırdığı ancak binanın davalının gönderdiği önemli miktarda para ile yapılması nedeniyle 2 ve 3 nolu bağımsız bölümleri bedelini ödemek adına davalıya satış gösterdiği, dolayısı ile 17.05.1994 tarihinde yapılan devrin mal kaçırma amaçlı olmadığı, davalı tarafça murisler ile ilgilenilmiş ise de akit tarihlerinde özel bakım gerektirecek uzun süren ağır bir hastalık durumunun bulunmadığı, 23.07.2008 tarih yapılan devirin mal kaçırma amaçlı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesisi ile dava konusu 4 61... parsel sayılı taşınmazdaki 2 ve 3 nolu bağımsız bölümler yönünden davanın reddine, dava konusu 4 61... parsel sayılı taşınmazdaki 1 nolu bağımsız bölüm ile 95 parsel sayılı taşınmazdaki 8 nolu bağımsız bölüm yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 27.06.2025 tarihli ek kararıyla, kararın kesin olup temyiz yoluna başvurulamayacağı gerekçesiyle temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesinin ek ve asıl kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: -K A R A R-Bilindiği üzere 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 16. maddesi uyarınca, gayrimenkulün aynına taalluk eden davalarda dava değerinin gayrimenkulün değerine göre belirleneceği öngörülmüştür. Dava değerinin belirlenmesinde taşınmazın dava tarihindeki keşfen saptanacak gerçek değerinin esas alınacağı açıktır.Öte yandan pay oranında açılan muris muvazaası hukuki nedenine dayalı davalarda, dava değerinin davayı açan mirasçının payına isabet eden değer olacağı da kuşkusuzdur.Diğer taraftan, 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile; 12.01.2011 tarihli 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ek 1. maddesinin 2. fıkrası "(2) 2 00... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341, 3 62... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiştir.Somut olayda; davaya konu 4 61... parsel sayılı taşınmazdaki 1 nolu bağımsız bölüm ile 95 parsel sayılı taşınmazdaki B-Blok 8 nolu meskenin dava tarihindeki keşfen saptanan değerleri toplamı 498.166,48 TL olup, davacının ½ miras payına isabet eden değerin 249.083,24 TL olduğu, anılan değerin dava tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırı olan 58.800,00 TL'nin üzerinde olduğu anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesinin 27.06.2025 tarihli ek kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine,Davalının Bölge Adliye Mahkemesinin asıl kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 12.761,17 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.