Orman vasfını yitiren arazinin 2/b kapsamında değerlendirilmesi talebiyle açılan davada hukuki yarar ve aktif dava ehliyeti değerlendirmesi.
Özet: Orman ve 2/b alanları konusundaki bir taşınmazın hukuki niteliğine ilişkin uyuşmazlıkta, davacılar, uzun yıllardır zilyetliklerinde bulunan ve önceki 2/b uygulamalarında orman sınırları dışına çıkarılmış olmasına rağmen, son orman kadastro komisyonu tarafından orman içinde bırakılan taşınmazlarının yeniden 2/b niteliğine sahip olduğunun tespitini talep etmiştir; ancak ilk derece ve istinaf mahkemeleri, bu tür davalarda gerçek kişilerin idareyi zorlama yetkisinin olmadığını, hukuki yarar ve aktif dava ehliyetlerinin bulunmadığını gerekçe göstererek davanın reddine karar vermiştir.

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2020 E., 2025/1245 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Ortaca 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2022/665 E., 2023/236 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... ve arakadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. ............ ili .......... ilçesi ........ Mahallesinde 3116 sayılı Orman Kanun'u uyarınca yapılan orman tahdidinde dava konusu yerin orman sayılan yer olduğu, 1979 yılında yapılan 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 1744 sayılı Kanun'la değişik 2. madde çalışmalarında 3 numaralı orman kadastro komisyonuna bağlı 3 numaralı ekip tarafından dava konusu yerin 13.10.1965 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini kaybettiğinden Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, ancak daha sonra Köyceğiz Orman İşletme Müdürlüğünce Aydın İdare Mahkemesinin 1985/599 Esasına kayden itiraz davası açıldığı, yargılama devam ederken, 1992 tarihinde ise 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde uygulaması çalışmalarında 97 numaralı orman kadastro komisyonu tarafından ise dava konusu yerin 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğinin tam olarak kaybetmiş olduğu ancak Aydın İdare Mahkemesi kararının saklı kalmak kaydıyla 2/B uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmasına karar verildiği, Aydın İdare Mahkemesinin 28.05.1988 tarihinde kesinleşen 1991/320 Esas ve 1993 Karar sayılı kararıyla dava konusu XXIII numaralı yerin orman sınırları dışına çıkarılmasının iptaline karar verildiği, 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'un (6292 sayılı Kanun) uygulaması neticesinde 102 numaralı orman kadastro komisyonunca bazı parsellerin Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı görülmüştür. 2. Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ........... ili ......... ilçesi ........... Mahallesinde bulunan taşınmazın, 1949 yılından beri nizasız ve fasılasız ve imar-ihya yoluyla (ekip-biçme ve zeytin yetiştirilerek) ..........oğlu .......... tasarrufu altında bulunduğunu, sonrasında ise dededen ve babadan eklemeli olarak mirasçılarına geçtiğini, müvekkillerince 2016 yılında satın alındığını, yörede yapıla 2/B çalışmalarında, müvekkillerinin zilyetliğinde bulunan alanı çalışma alanı sınırları dışında bırakılırken benzer başka alanların 2/B madde kapsamına alındığını, öncesinde 2/B alanında iken, inceleme yapan 102 numaralı orman kadastro komisyonu tarafından orman sınırları içinde bırakıldığını, yargı kararlarının uygulanması açısından 102 numaralı komisyonun 97 numaralı komisyonu dikkate alması ve maddi hataları düzeltmesi gerekirken, yok hükmündeki 30 numaralı komisyonun tespitlerine göre hareket edilmesi nedeniyle mağduriyete sebep olunduğunu ileri sürerek, 102 numaralı orman kadastro komisyonu tespitinin iptali ile müvekkillerinin hak sahibi olduğu taşınmazın 2/B niteliğine sahip olduğunun tespitini talep etmiştir. II. CEVAPDavalılar Hazine vekili ve ... vekili cevap dilekçelerinde özetle; davanın reddini savunmuşlardır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "taşınmazlara 2/B uygulaması yapma yetkisinin 6831 sayılı Kanun'un 6. maddesi uyarınca Orman İdaresinde olduğu ve mahkeme kararı ile Orman İdaresini zorlayıcı nitelikte dava açılamayacağı, bununla birlikte 6831 sayılı Kanun'un 2/3. maddesi uyarınca taşınmazların ancak Hazine adına orman sınırı dışına çıkartılabildiği, bu madde göz önünde bulundurulduğunda orman niteliğini kaybetmiş taşınmazlar yönünden bu davaları açma hak ve yetkisinin Hazineye ait olduğu, davacı tarafın dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı, gerçek kişilerin bu yolda idareyi zorlayıcı şekilde dava açmakta hukuki yararı ve aktif dava ehliyeti bulunmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; 102 numaralı komisyon ve 97 numaralı komisyon tespitinin hukuka uygun olup olmadığının tespiti ve yargı kararının uygulanması amacıyla kurulduğunu, yörede ilk defa 2/B uygulaması yapılması gibi durumun söz konusu olmadığını, 102 numaralı komisyonun tespitlerini yeni bir işlem gibi anlayan İlk Derece Mahkemesinin hukuka aykırı biçimde karar verdiğini, müvekkillerinin bugün itibarıyla 2/B tespitinin yapılmasını sıfırdan istemediğini, geçmiş yargı kararlarının uygulanarak uzun zamandan beri gelen uyuşmazlığın çözümünü istediklerini, mevzuat ile 2/B niteliğindeki alanın zilyetine tanınan haklar nazara alındığında da müvekkillerinin huzurdaki davayı ikame etmekte hukuki yararlarının olduğunu, 6292 sayılı Kanun gereğince 2/B'ye ayrılan taşınmazların kullanıcılarının hak sahibi olarak kabul edildiğini ve bu kişilere kullanıcısı olduğu taşınmazı satın alma hakkı verdiğini, uyuşmazlık konusu 102 numaralı komisyonun tespitlerinin hukuka aykırı olması nedeniyle de davanın kabulüne karar verilmesini talep ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, dava konusu yerde 2/B işlemlerini yapan 102 numaralı komisyonun işleminin iptali istemine ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 732,00 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.