Haksız gözaltı tazminat davasında, Bölge Adliye Mahkemesinin manevi tazminatı düşük tutan kararı hak ve nesafet ilkelerine aykırılık nedeniyle Yargıtayca bozuldu.
Özet: Haksız gözaltı nedeniyle açılan tazminat davasında, terör örgütü üyeliği suçlamasıyla 9 gün haksız yere gözaltında kalan ve beraat eden davacıya ilk derece mahkemesince düşük miktarda maddi ve manevi tazminat hükmedilmiş, istinaf mahkemesi manevi tazminatı daha da düşürmüş; Yargıtay ise davacının sosyal ve ekonomik durumu, suçlamanın niteliği ve gözaltı süresi gibi faktörler dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarının hak ve nesafet ilkelerine aykırı şekilde eksik bulunarak hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle kararı bozarak manevi tazminatın yeniden belirlenmesi için dosyayı bölge adliye mahkemesine göndermiştir.
12. Ceza Dairesi         2022/8109 E.  ,  2026/3878 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/191 E., 2022/349K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, Temyiz isteminin reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı nedeniyle 10.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 21.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile ev hanımı olan davacıya net asgari ücret üzerinden yapılan hesaplama ile 480,94 TL maddi, 1.500,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 21.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, manevi tazminatın 750,00 TL'ye indirilmesi suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekilince temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, davalı vekilinin temyiz isteminin kesinlik sınırı itibariyle reddine, davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmolunan maddi ve manevi tazminat miktarının atılı suçlamanın niteliği ve müvekkili üzerindeki etkileri dikkate alındığında çok düşük kaldığına, ilişkindir.
Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddine karar verilmesi gerektiğine, hükmolunan tazminat miktarlarının fahiş olduğuna ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Manisa 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/496 Esas - 2019/233 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 21.04.2018 - 30.04.2018 tarihleri arasında toplam 9 gün gözaltında kaldığı, yapılan yargılama neticesinde 16.04.2019 tarihinde beraatine karar verildiği, beraat kararının 25.04.2019 tarihinde kesinleştiği, 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı süresinin mahsuba konu yapılmadığı, Kanun'da öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından manevi tazminat miktarlarının düşürülmesi suretiyle hükmün düzeltilerek tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Davalı vekilinin temyiz isteminin, davacı vekilinin 16.03.2022 tarihli temyiz dilekçesinin tebliğ edilmesinin ardından 24.03.2022 tarihinde yapıldığı ve bu itibarla katılma yoluyla temyiz isteminde bulunulduğu anlaşıldığından, tebliğnamedeki kesinlik sınırı itibariyle ret isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi'nin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.04.2026 tarihinde karar verildi.