Miras endişesiyle verilen vekaletin yeğen tarafından kötüye kullanılarak taşınmazların üçüncü kişilere devredildiği iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil davasının hukuki değerlendirmesi ve sonuçları.
Özet: Dava, davacının çocuklarına devretme niyetiyle yeğeni/damadına verdiği vekaletnameyi, vekilin yıllar sonra kendi alacağını tahsil etme veya aile içi anlaşma iddiasıyla oğlu ve baldızı adına taşınmaz devretmesi üzerine, vekalet görevinin kötüye kullanıldığı gerekçesiyle açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir; ilk derece ve istinaf mahkemeleri, vekilin sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğini, iddia edilen borcun ve gerçek bir satışın ispatlanamadığını ve alıcıların kötü niyetli olduğunu belirterek davanın kabulüne karar vermiştir.
1. Hukuk Dairesi         2025/5909 E.  ,  2026/3848 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/2529 E., 2025/1813 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/296 E., 2024/269 K.
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel istemine ilişkindir.
Davacı vekili; davacının eşinin 10.02.2005 tarihinde vefat ettiğini, davacının çocuklarının, babalarının yeni bir evlilik yapacağı ve sahibi olduğu malları evleneceği kişi üzerine geçireceği yönündeki endişelerini davacıya bildirmeleri üzerine, davacının taşınmazlarını çocuklarına devretmek istediğini ancak çocuklarının devir masraflarını karşılayacak maddi imkanları olmadığı için davacının güvendiği yeğeni aynı zamanda damadı olan davalı ...'nu taşınmazların devri hususunda vekil tayin ettiğini, bu süreçte davacı evlenmediği için davalıya verilen vekaletin unutulduğunu, davalının 13 yıl evvel bir teminat olarak verilen vekaleti kötüye kullanarak dava konusu taşınmazın davacıya ait hisselerinin 3/4'ünü oğlu davalı ...'na 1/3'ünü ise baldızı ...'a satış sureti ile devrettiğini, davalıların taşınmazın davacıya ait olduğunu bildiğini belirterek İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan ... parsel numaralı taşınmazın davalı ... adına kayıtlı olan 153/510 hissesinin ve aynı taşınmazda davalı ... adına kayıtlı olan 51/510 hissesinin iptali ile davacı adına tesciline, taşınmazın devri halinde taşınmazın değeri oranında belirlenecek tazminatın yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili; davalı ...'nun kayınvalidesinin Adapazarı depreminde yıkılan ... Mahallesindeki evinin yeniden inşasından dolayı 68.000,00 USD dayısı aynı zamanda kayınpederi olan davacıdan alacağı olduğunu, davacının belirtilen borca karşılık dava konusu edilen taşınmazları satıp bedelinden alacağını alması için 13.05.2005 tarihinde vekaletname verdiğini, davalının davacının 68.000,00 USD tutarlı borcu nakden ödemesi için iyi niyetle uzun süre beklediğini, davacının ödeme yapamadığından bir daire ve bir dükkanı kendi alacağına karşılık davacının muvafakatiyle ve kendi nam ve hesabına oğlu ...'na ve bir daireyi daha önceki aile meclisi kararı olan mal paylaşımına dair anlaşma gereği ... nam ve hesabına oğlu ...'na ve bir daireyi de bahsedilen aynı anlaşma gereği davacının diğer kızı olan baldızı ...'a tapuda satış suretiyle devrettiğini, vekaletin kötüye kullanılmasının söz konusu olmadığını, 2 adet dairede miras anlaşmasının yerine getirilmesi durumu ve bir dükkan ve bir dairede ise vekil edenin borcunun ifası için yapılmış bir inançlı temlik durumu mevcut olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı vekilin yaptığı tadilat masrafına ilişkin herhangi bir somut fatura benzeri kayıt ve belge sunmadığı, vekilin tadilat masrafından kaynaklanan alacağını denkleştirmek amacıyla davacının kızı ve kendi oğlu ...'ye devir işlemini yaptığı, bu satışın gerçek bir satış olmadığına ilişkin bir uyuşmazlık bulunmadığı, miras taksim sözleşmesi yahut davacının devir konusunda yazılı bir onayının bulunmadığı, davalı ...'in bu işlemlerinden davaya konu taşınmazdaki malikler davalı ... ve ...'ın doğrudan bilgi sahibi olduğu dolayısıyla iyi niyet karinesinden faydalanamayacakları, vekilin özen, sadakat ve hesap verme borcuna ilişkin yükümlülüğünü yerine getirmediği bu cihetle vekaletnamenin kötüye kullanılarak danışıklı devir gerçekleştirildiği, Sakarya'da bulunan taşınmazın davacının eşinden mirasen intikal ettiği ve halen davacı ve çocuklarının kullandığı, bu durumda davacının miras payına göre Sakarya'daki taşınmazda bulunan 4 katlı binanın tamamının tadilatından sorumlu olacağına ilişkin bir durum tespit edilemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu taşınmazda davalı ... ... adına olan 3/10 hisse ile davalı ... adına kayıtlı 1/10 hisse kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiş, kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; satış bedellerinin davacıya ödendiğinin ispatlanamadığı, vekil ve kayıt maliki olan davalıların birbirlerini tanıdıkları, son kayıt maliki davalının TMK'nın 1023. maddesi koruyuculuğundan yararlanamayacağı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 39.088,35 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.