Anayasa Mahkemesinin özel hayata saygı hakkı ihlali kararı sonrası, eczane sözleşmesinin gerekçesiz feshinin haksızlığına ve iptaline ilişkin temyiz onama kararı.
Özet: İlk olarak haksız fesih olarak değerlendirilen eczane protokolü fesih işleminin, istinaf ve temyiz incelemeleri sonucunda hukuka uygun bulunduğu kararı verilmesine rağmen, Anayasa Mahkemesinin özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle yeniden yargılama kararı vermesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi önceki kararından dönerek fesih işlemini haksız bulmuş ve iptal etmiş, bu karar da Yargıtay tarafından onanarak, kurumun takdir yetkisini kullanırken kanuni dayanaklar ve müdahalenin nedenlerine ilişkin bireyselleştirilmiş, güçlü ve yeterli gerekçe sunma zorunluluğu vurgulanmıştır.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2026/197 E., 2026/225 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 26. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2016/518 E., 2019/28 K.Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; davalının 01.12.2016 tarihli yazısı ile sahibi ve mesul müdürü olduğu ... Eczanesi ile davalı Kurum ile arasında imzalanan ilaç teminine ilişkin 2016 yılı Protokolünün (5.1) maddesinde yazılı "Taraflar bir ay önceden yazılı bildirimde bulunmak şartıyla sözleşmeyi her zaman feshedebilir." maddesi gereğince hiçbir gerekçe bildirilmeksizin sözleşmenin feshedildiğini, savunmalarının alınmadığını ileri sürerek, gerekçesiz fesih işleminin haksızlığının tespiti ile Kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili; fesih işleminin OHAL kapsamında gerçekleştirildiğini, Kurum işleminin taraflar arasındaki Protokole ve mevzuata uygun olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 31.01.2019 tarihli kararıyla; davanın kabulüne, davalının fesih işleminin haksızlığının tespiti ile Kurum işleminin iptaline karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin 27.05.2019 tarihli kararıyla; 2016 yılı Eczane Protokolü'nün (5.1) maddesinde, "Taraflar bir ay önceden yazılı bildirimde bulunmak şartıyla sözleşmeyi her zaman feshedebilir." düzenlemesinin mevcut olduğu, bu madde gereğince davalının bir ay önceden yazılı bildirimde bulunmak şartıyla sözleşmeyi her zaman fesih hakkının bulunduğu, bir fesih gerekçesi bildirmek zorunlu olmadığından eczacıdan yazılı savunma istenmesinin sonuca bir etkisinin olmadığı, basiretli bir tacir gibi davranması beklenen eczacının imzaladığı sözleşme hükümleri ile bağlı olduğu, kaldı ki tarafların her zaman yeniden sözleşme yapma imkanına sahip oldukları ve davalı Kurum işleminde bir hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.V. ONAMA VE ONAMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Dairece verilen 02.07.2020 tarihli ilamla; usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiş; sonrasında davacının yaptığı bireysel başvuruyu inceleyen Anayasa Mahkemesinin 2020/28956 başvuru numarası ve 30.04.2025 tarihli kararıyla; özel hayata saygı hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.2. Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Anayasa Mahkemesinin bahsi geçen kararında, davalı Kurumun fesih yönünde kullandığı takdir yetkisinin kanuni dayanaklarının gösterilmesi, müdahalenin nedenlerine ve başvurucunun mesleği üzerindeki etkilerine ilişkin bireyselleştirilmiş güçlü ve yeterli gerekçe sunulması gerektiği belirtilerek, sözleşmenin davalı Kurum tarafından feshinin özel hayata saygı hakkına müdahale oluşturduğuna karar verildiği, bu kararın bağlayıcı niteliği ve gerekçede belirtilen hususlar dikkate alınarak hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması gerektiği gerekçesiyle; Anayasa Mahkemesinin 2020/28956 başvuru sayılı ve 30.04.2025 tarihli kararına istinaden, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kesinleşen kararının kaldırılarak davanın kabulüne, davalı Kurumun 01.12.2016 tarihli yazı ile tebliğden itibaren 1 ay sonra sözleşmenin feshedileceğine dair işleminin haksız olduğunun tespiti ile önlenmesine, Kurum işleminin iptaline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili; Kurum işleminin mevzuata uygun olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı Kurum tarafından davacı hakkında uygulanan fesih işleminin iptali istemine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemesince; Anayasa Mahkemesinin 2020/28956 başvuru sayılı ve 30.04.2025 tarihli kararında belirtilen hukuki esaslar gözetilerek karar verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.